Kısa Dalga’nın araştırma dosyası sansürlenmişti... “Vize imparatorluğu” Meclis gündeminde

EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Kısa Dalga’nın sansürlenen araştırma dosyasıyla ortaya çıkan yurttaşların vize başvurularında karşı karşıya kaldığı randevu krizi, yüksek maliyetler ve aracı şirket uygulamalarını Meclis gündemine taşıdı.

Kısa Dalga - Uluslararası bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Lighthouse Reports’un dünya çapında bir vize işleme devi olan VFS’nin faaliyetlerine odaklandığı çalışmanın Türkiye ayağında Kısa Dalga araştırma yaptı.

Canan Coşkun’un hazırladığı "Vize İmparatorluğu" yazı dizisinde VFS’nin Türkiye pazarındaki hâkimiyeti, başvurucuların karşılaştığı sorunlar, Türkiye’deki alt yüklenicisi Gateway şirketinin ticaret hayatı ve AKP’li bürokratlarla ilişkisi ele alındı. Yazı dizisi, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla "milli güvenlik ve kamu düzeni" gerekçesiyle erişime engellendi.

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na iki ayrı soru önergesi verdi.

Bayhan, önergelerde, VFS/Gateway ilişkileri ve Gateway bağlantılı şirketlerin hızlı sermaye büyümesi, 2019 yönetmeliğiyle Dışişleri Bakanı’na verilen yetki, Mevlüt Çavuşoğlu dönemine uzanan görevlendirme iddiaları, Alanya Üniversitesi-Golden Gateway bağlantısı ve yurttaşların kişisel verilerinin özel şirketler eliyle işlenmesini gündeme getirdi.

Bu tabloyu “kamu gücünün ve siyasal ilişkilerin belirli sermaye gruplarının büyüme kanalına dönüştürüldüğü bir düzen” olarak nitelendiren Bayhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a yönelttiği sorularda 30 Nisan 2019 tarihli “Vize Aracılık Hizmeti Alınmasına İlişkin Yönetmelik”i hatırlattı. Yönetmelikle vize aracı kuruluş veya firma belirleme yetkisinin doğrudan Dışişleri Bakanı’na verildiğini belirten Bayhan, bu yetkinin hangi şirketler lehine, hangi ölçütlerle ve hangi denetim mekanizmalarıyla kullanıldığını sordu.

Bayhan, dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu döneminde Gateway, VFS veya bağlantılı şirketlere doğrudan ya da dolaylı biçimde yetki, kolaylık, tavsiye, onay veya imtiyaz sağlanıp sağlanmadığının açıklanmasını istedi.

Önergede, Halis Ali Çakmak’ın 2017’de Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, Irak’ta vize hizmetleri konusunda 2016 yılında kendilerini görevlendiren dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür ettiği iddiası da soruldu. Bayhan, bu görevlendirmenin hangi mevzuata, ihale sürecine veya bakanlık kararına dayandığının açıklanmasını talep etti.

"Yurttaşların bu rant düzeni karşısında korunmasını hangi kurum sağlayacak?"

Bayhan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a verdiği önergede ise vize randevularının karaborsaya düşmesi, aracı şirketlerin randevu erişimini gelir kapısına çevirmesi ve yurttaşların çaresizliğinden para kazanılmasını gündeme getirdi.

Bayhan, Ticaret Bakanlığı'na, yurttaşların kişi başı 150, 200, hatta 300 euroya yaklaşan bedellerle aracı kişi ve şirketlere yönelmek zorunda kaldığı iddialarının Bakanlığın bilgisi dahilinde olup olmadığını sordu.

Vize başvurusu reddedilen yurttaşların başvuru ücreti, hizmet bedeli, sigorta bedeli ve diğer ek ücretleri geri alamamasının tüketici mağduriyeti olarak görülüp görülmediğini soran Bayhan, bu konuda şirketlere herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmadığının açıklanmasını istedi.

Bayhan, Bolat'a şu soruları yöneltti:

"Bakanlığınız açısından ‘milli güvenlik’ yurttaşların haklarının, kişisel verilerinin ve eşit hizmete erişiminin korunması mı; yoksa vize aracılığı üzerinden büyüyen şirketlerin, tekellerin kârının ve rant ilişkilerinin korunması mı anlamına gelmektedir?

Bakanlığınız, vize başvuru süreçlerinde yurttaşların mağduriyetini artıran aracı şirket, danışmanlık firması, sigorta yönlendirmesi ve randevu karaborsası ağını ortaya çıkarmak için kapsamlı bir denetim başlatacak mıdır?

Başlatmayacaksa yurttaşların bu rant düzeni karşısında korunmasını hangi kurum sağlayacaktır?"

"İddiaların kamuoyu tarafından öğrenilmesini engelleyen uygulamalar tüm yönleriyle araştırılsın"

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo da TBMM Başkanlığı'na Meclis Araştırma önergesi verdi. ​​​Ceylan Akça Cupolo, önergesinde şu ifadeleri kullandı:

"Lighthouse Reports öncülüğünde, aralarında Türkiye’den Kısa Dalga’nın da bulunduğu 12 ülkeden 14 medya kuruluşunun ortaklaşa yürüttüğü uluslararası bir gazetecilik araştırması, dünya genelinde vize hizmetlerini neredeyse tamamen elinde tutan hizmet sağlayıcı VFS Global şirketinin karıştığı usulsüzlükler ağını ortaya çıkarmıştır.

VFS Global ve Türkiye’deki (sigortacılık dahil) bağlantılı şirketlerinin yürüttüğü faaliyetler hakkında ortaya çıkan usulsüzlüklerin, bürokratlar ve aileleriyle olan ilişkilerin; vize başvuru süreçlerinde vatandaşların maruz kaldığı mağduriyetlerin; kişisel verilerin korunmasına ilişkin risklerin; söz konusu şirketlerin kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiği sözleşme ve ihale süreçlerinin; getirilen erişim engelleri de dâhil olmak üzere iddiaların kamuoyu tarafından öğrenilmesini engelleyen uygulamaların tüm yönleriyle araştırılması, sorumluların tespit edilmesi ve kamu zararının ortaya çıkarılması amaçlarıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim."

"Son üç yılda AB kurumları ve üye ülkeler nezdinde hangi girişimler yapılmıştır?"

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, şu soruları sormuştu:

"1. Bakanlığınız, VFS Global ve benzeri dış hizmet sağlayıcılar üzerinden yapılan vize başvurularına ilişkin şikâyet envanteri tutmakta mıdır? Son üç yılda kaç şikâyet ulaşmıştır ve bunlar hangi ülkelerde yoğunlaşmaktadır?

2. VFS Global ve benzeri şirketlerin iddia edilen faaliyetleriyle ilgili AB ve Schengen ülkeleri nezdinde temaslarda bulunulmuş mudur? Bu temasların somut sonuçları nelerdir?

3. Vize başvuru süreçlerinde vatandaşlarımızın kişisel verilerinin korunması için Bakanlığınızın ilgili ülkelerden ve dış hizmet sağlayıcılarından talep ettiği güvence ve denetim mekanizmaları nelerdir?

4. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen vizesi başvurularında yaşadığı randevu sıkıntısı, yüksek ret oranları ve artan maliyetler konusunda son üç yılda AB kurumları ve üye ülkeler nezdinde hangi girişimler yapılmıştır? AB ile vizesiz seyahat konusunda yürütülen müzakereler hangi aşamadadır?"

Gateway Şirketler Grubu'ndan açıklama

Gateway Şirketler Grubu'ndan yapılan açıklamada, şöyle denildi:

"Son dönemde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında Gateway Şirketler Grubu ve yöneticilerimiz hakkında çeşitli iddia ve değerlendirmeler yer almaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.

Gateway Şirketler Grubu'nun temelleri 35 yılı aşkın süre önce turizm ve sanayi sektöründe atılmış; grup zaman içerisinde turizm, sanayi, uluslararası hizmetler, teknoloji, tur operatörlüğü, havacılık, sigortacılık, eğitim ve hizmet yönetimi alanlarında gerçekleştirdiği yatırımlarla büyüyerek uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir yapıya dönüşmüştür. Şirketlerimizin ulaştığı kurumsal kapasite; yıllar içerisinde gerçekleştirilen yatırımların, oluşturulan insan kaynağının, teknolojik altyapının ve uluslararası tecrübenin sonucudur. Kamuoyunda ileri sürüldüğü gibi olağan dışı veya ayrıcalıklı bir büyüme değil, uzun yıllara dayanan sürdürülebilir bir ticari gelişim söz konusudur.

Bazı yayınlarda şirketlerimizin başarısı ve büyümesi siyasi ilişkilerle ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır. Bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır, kesinlikle doğru değildir, reddediyoruz. Gateway Şirketler Grubu'nun büyümesi herhangi bir siyasi destek, kamu otoritesinden sağlanmış özel bir imtiyaz veya ayrıcalıklı uygulamanın sonucu kesinlikle değil; 35 yılı aşkın süredir farklı sektörlerde yapılan yatırımların, geliştirilen teknolojilerin, oluşturulan operasyonel kapasitenin doğal sonucudur. Şirketlerimizin tüm faaliyetleri yürürlükteki mevzuat, sözleşmeler ve yetkili kurumların belirlediği kurallar çerçevesinde yürütülmektedir.

Kamuoyunda tartışılan önemli konulardan biri vize süreçleri ve randevu erişimidir. Bu noktada sıklıkla birbirine karıştırılan iki ayrı süreç bulunmaktadır: randevu planlama ve kapasite yönetimi ile başvuru kabul ve operasyon süreçleri. Şirketimizin görevi; başvuruların teslim alınması, biyometrik verilerin toplanması, evrak kontrollerinin gerçekleştirilmesi ve dosyaların ilgili diplomatik misyonlara güvenli şekilde iletilmesinden ibarettir. Vize başvurularının değerlendirilmesi, sonuçlandırılması, kota ve kontenjanların belirlenmesi ile randevu kapasitelerinin oluşturulması tamamen ilgili devletlerin diplomatik temsilciliklerinin ve yabancı iş ortaklarımız tarafından işletilen merkezi randevu sistemlerinin yetki alanındadır. Şirketimizin kapasite belirleme, kontenjan oluşturma, randevu açma veya kapatma yönünde herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Hizmetlerimiz, başvuru sahiplerinin randevu alarak merkezlerimize gelmesinden sonra başlamaktadır. Bu nedenle kamuoyunda zaman zaman dile getirilen randevu bulamama, randevu erişiminde yaşanan zorluklar veya bu süreçlere ilişkin diğer hususlar şirketimizin doğrudan müdahale edebileceği konular değildir. Yabancı iş ortağımız kendi müdahalesinde olan bu merkezi randevu sistemini giderek güçlendirme çabasındadır.

Basında yer alan bazı değerlendirmelerde sigorta hizmetlerimiz de konu edilmektedir. Seyahat sağlık sigortaları ilgili ülkelerin vize mevzuatları kapsamında talep edilen ürünlerdir ve başvuru sahiplerinin belirli bir şirketten sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Sigortacılık faaliyetlerimiz ilgili mevzuat çerçevesinde lisanslı ve denetime tabi şekilde yürütülmektedir.

Şirketimiz ve yöneticilerimiz hakkında ileri sürülen offshore şirketler veya hesaplar yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır, asılsız ithamlardır, kesinlikle reddediyoruz. Bu asılsız ithamlardaki hukuki haklarımızı saklı tutuyoruz. Şirketlerimiz veya yöneticilerimiz adına kurulmuş herhangi bir offshore şirket veya hesap bulunmamaktadır.

Haberde yer verilen Malta faaliyetleri de ticari geçmişimizin doğal bir parçasıdır. Hello Turizm Türkiye kurulduktan sonra Malta ile Türkiye arasındaki turizm hareketliliğinin gelişmesine katkı sağlanmıştır. Ayrıca Malta’da yerel şirket kurulmuş ve Hello Turizm, Malta Hava Yolları ile Malta Turizm Otoritesi’nin resmi temsilciliklerini üstlenmiştir. Bu kapsamda, Türkiye’den Malta’ya seyahat eden misafirlerin otel konaklama organizasyonları, transferleri ve diğer yer hizmetleri süreçleri de yürütülmüştür. Söz konusu faaliyetlerin tamamı ilgili kamu otoritelerinin bilgisi ve denetimi altında gerçekleştirilmiştir. Daha sonra 2006 yılından itibaren Malta Devleti adına yürütülen vize hizmetleri kapsamında da faaliyet gösterilmiştir.

İddialarda adı geçen sanayi kuruluşlarımızda ortak veya yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış bazı yabancı yatırımcılar, resmi kayıtlarda da görüleceği üzere, yaklaşık yirmi yıl önce ayrılmışlardır. Eski ortaklarımızın ortaklığımız bittikten sonraki ticari süreç ve yeni ortaklıkları bizim kontrol alanımız dışında kalan ve bizimle hiçbir ilişkisi olmayan bir konudur. Atfedilen iddialar, kaynağı resmi kurumlara dayandırılmayan gerçek dışı iddialardır.

Alanya Üniversitesi sürecine dahil olmamızın amacı ticari kazanç elde etmek değil; mali ve operasyonel açıdan geliştirilmesi gereken bir yükseköğretim kurumuna destek olmak, akademik kaliteyi yükseltmek ve bölgeye değer kazandırmaktır. Üniversiteye sağlanan destekler ve yapılan yatırımlar resmi mali kayıtlarla sabittir. Bu yaklaşımımızı bir ticari yatırım değil, ülkemize ve gençlerimize karşı sosyal sorumluluğumuzun bir parçası olarak görmekteyiz.

Şirketler grubumuzun başarısının temelinde yalnızca sermaye değil; teknolojiye, insan kaynağına, hizmet kalitesine ve müşteri deneyimine yapılan uzun vadeli yatırımlar bulunmaktadır. Başvuru merkezlerinden çağrı merkezlerine, biyometrik sistemlerden bilgi güvenliği altyapılarına kadar birçok alanda önemli yatırımlar gerçekleştirilmiş, süreçlerimiz sürekli geliştirilmiştir. Bugün uluslararası ölçekte operasyon yürütebilen, teknoloji geliştirebilen ve binlerce kişiye istihdam sağlayan güçlü bir Türk şirketler grubu olarak faaliyet göstermekteyiz.

Kamuoyunun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne saygı duyuyoruz. Ancak gerçek dışı bilgilerle oluşturulan algıların, çarpıtılmış bilgilerin, eksik veya bağlamından koparılmış değerlendirmelerin ve kişilerin itibarını hedef alan yayınların basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine inanıyoruz. Şirketlerimiz ve yöneticilerimiz hakkında gerçeğe aykırı bilgi ve iddialar içeren yayınlar karşısında tüm yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

Bizim başarımız yalnızca şirketlerimizin başarısı değildir. Yerli sermaye ile büyüyen, teknoloji geliştiren, binlerce kişiye istihdam sağlayan ve uluslararası alanda ülkemizi temsil eden her Türk şirketinin başarısı aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik gücüne, insan kaynağına ve uluslararası rekabet kapasitesine yapılan bir katkıdır.

Uluslararası alanda rekabet eden yerli şirketlerin büyümesi ve güçlenmesi her zaman kolay olmamaktadır. Ancak faaliyetlerimizi karalamaya yönelik girişimlerin veya oluşturulmaya çalışılan olumsuz algıların; 35 yılı aşkın süredir emekle inşa edilmiş kurumsal birikimimizi, ülkemize olan katkımızı ve oluşturduğumuz değeri gölgeleyemeyeceğine inanıyoruz.

Yerli ve milli bir şirketler grubu olarak; şeffaflık, kalite, müşteri odaklılık, teknoloji üretimi ve ülkemize değer katma ilkeleri doğrultusunda çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye’mize yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya, eğitime destek vermeye ve faaliyet gösterdiğimiz her alanda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz."

Gündem Haberleri