AKP'yi karıştıran "Kripto Kürtçü" tartışması: 'Hayırdır beyler?'

Halep'te çatışmaların olduğu süreçte yapılan açıklamalar AKP’li Mehmet Metiner, Hüseyin Çelik ve Orhan Miroğlu'nu hedef haline getirdi. İktidar yanlısı çevrelerde 'Kripto Kürtçü' tartışması başlattı.

Kısa Dalga - Türkiye’de Ekim 2025’ten beri devam eden çözüm sürecinde kritik adımlar atılıyor. Suriye’deki gelişmeler Türkiye açısından önemli ve dikkatle de takip ediliyor. Ortadoğu’da manzara her zamanki gibi ‘pamuk ipliğine bağlı.’ 10 Mart mutabakatına uygun adımlar atılması ve görüşmelerin yapılması beklenirken Suriye Ordusu ve SDG arasında günlerce süren çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalar şimdilik ‘ateşkes’ açıklamalarıyla bitti.

Bu süreçte yaşananlarla ilgili açıklamalar AKP’li üç ismi hedef haline getirdi.

Ne dediler?

Mehmet Metiner, Halep’te çatışmalar sürerken “Ne Şara yönetiminin Suriye’ye kaybettirmesine ne de SDG-YPG’nin Kürtlere ve Suriye’ye kaybettirmesine elbette gönlümüz razı gelmez” demişti.

Hüseyin Çelik de “Terörist’likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet Şara’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?” açıklaması yapmıştı.

Osman Miroğlu da X’ten şu paylaşımı yapmıştı: “Bir gün Aleviler bir gün Dürziler şimdi de Halep’te Kürtler’e karşı sonuç vermeyecek askeri operasyonlar yaparak, yeni bir Suriye yaratılamaz. Herkes kendini koruyacak güce sahiptir ve bu yolla istikrar sağlamak mümkün değil. Daha fazla kan dökülmeden müzakere ve diyaloga dönülmelidir.”

Yahya Fırat: Ajitasyon yapıyorlar

Yahya Fırat, Haksöz gazetesinde 10 Ocak’ta yayımlanan ‘Suriye'de tezahür eden Kürtçülük’ başlıklı yazısında üç isim verdi ve şöyle dedi:

“Hüseyin Çelik, Mehmet Metiner, Orhan Miroğlu gibi yolları AK Parti'den geçen bu kişiler, Suriye hükümeti ile PKK'nın uzantılarını aynı kefeye koyarak "Kürt hakları ihlal ediliyor" ajitasyonunu yapıyor.

“(…) Hüseyin Çelik, son derece çirkin ve hikmetten yoksun bir uslüpla, "'Terörist'likten Suriye Cumhurbaşkanlığı'na terfi ettirilen Ahmet eş'Şara'yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?" ifadesini kullandı.

Çelik, YPG'ye yönelik operasyonları sanki Kürtlere karşı yapılmış gibi aktarıyor. Türkiye ve Suriye hükümetlerinin PKK'nın işgalci ve yayılmacı anlayışına müsaade etmeyen politikasını Kürt düşmanlığı olarak manipüle ediyor.

Mehmet Metiner, Kürtçü olduğu yönündeki eleştirilere "vız gelir, tırıs gider" diye atar yapıyor. Sonra eleştiri alınca tevil yoluna gidiyor.

Orhan Miroğlu, söz konusu Suriye olunca "Kürtler aşağı Kürtler yukarı" paylaşımlarını yapıyor.”

Metiner, Çelik ve Miroğlu fotoğraflı paylaşım

Yeni Akit yazarı Kenan Alpay da Fırat’ın yazısının linkini, Hüseyin Çelik, Mehmet Metiner, Orhan Miroğlu’nun fotoğraflarını kullanarak şu paylaşımı yaptı:

“Suriye’deki mücadele şimdi de PKK-YPG fenomeni üzerinden kripto Kürtçüleri gün yüzüne çıkarıyor.”

Mehmet Metiner: Bunun bir geçmişi var

Böylece sosyal medyada ‘kripto Kürtçüler’ başlığıyla bir tartışma başladı.

Mehmet Metiner, X hesabından Zararlı Bir Tartışma: “Kripto Kürtçüler, Türkçülük - Kürtçülük Meselesi -1’ başlıklı paylaşımla uzun yanıt verdi.

“O paylaşımın bir geçmişi var” diyen Metiner, özetle şunları yazdı:

“(…) Süreç karşıtı o malum ırkçı-faşist güruhun ağzıyla şahsımı hedefe koyan o İslamcı görünümlü zatın yıllara sâri şahsi kinine burada değinmeyi gerekli bulmam. Girişim dergisini çıkardığımız 1985’li yıllara uzanmamın yeri de burası değil. Unutmam mümkün değil: Halepçe soykırımını kapak yaptığımız için adımızı “Kürtçü”ye çıkarmışlardı. O yıllardan başlayarak “Kürtçülük” suçlamasını üzerimize boca eden bir yerden geliyor o zat. Sonrasına eklenen kinini ve kıskançlığını “islamcılık “ kılıfı üzerinden sürdürmesi ise “İslamcılık” adına yakışıksız. Tıpkı Halepçe katliamında sergilediğimiz İslami ve insani duruşumuzu “İslamcılık” adına “Kürtçülük”le yaftalayanlar gibi. Ne yazık ki bazı “İslamcılar”ın böyle bir sabıkası var. Sonradan bu anlayışını değiştirenler olduğu gibi o mahut zat gibi her farklı düşünen Kürdü “Kripto Kürtçü” diye suçlayacak noktaya evrilenler de var.

‘Bir bir not almalısınız’

Paylaşımlarına devam eden Metiner, tartışmada sessiz kalanlara da sitem etti ve şunu yazdı:

“Kimin ne yazdığını, niye yazmaya cesaret edemediğini, yazmak zorunda kaldığında da zevahiri kurtarmak için nasıl yazdığını… Kimlerin de satır aralarında nasıl bir hinlikle içlerindeki kini kustuğunu… Fırsatı ganimet bilen çakal kılıklıların o namert sözlerini… Dost diye bildiklerinizin gülünü de, suskunluğunu da… Not almalısınız bir bir bence.”

Miroğlu: İslamiyete sızan ‘kripto İslamcılar’

Eski AKP milletvekili Osman Miroğlu da Metinir’in yazısını alıntılayarak, “Bu coğrafyanın en kadim halkı, köksüz, bir geçmişi bile olmayanların criptosu mu olacak, güldürmesinler” dedi. Miroğlu’nun yazdıkları şöyle:

“(…) Kürtler hiç bir şeyin ve hiç kimsenin criptosu olmadılar. Biz Yahudiler gibi yeryüzü sürgünü bir halk değiliz ki varlığımızı devam ettirebilmek için criptoculuğa bir çeşit sabataycılığa meyledelim, kimliğimizi gizleyelim! İskender’i takmamış, anavatanını her şeye rağmen terketmemiş bir milletin evlatlarıyız! Bu coğrafyanın en kadim halkı, köksüz, bir geçmişi bile olmayanların criptosu mu olacak, güldürmesinler!

Ama bugün İslamcılıktan Kemalizm’e ve Baasçılığa geçişin ne kadar kolay olduğunu yerden biten mantar misali İslamiyetin içine sızan cripto islamcıların da çoğalmakta olduğunun da hiç şüphesiz farkındayız!”

Ekmen: Akla, vicdana sığmaz

Hüseyin Çelik cephesinden henüz bir açıklama gelmedi. Tartışma sosyal medya paylaşımları ve köşe yazılarıyla devam ediyor.

  • DEVA Partisi Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, “Hüseyin Çelik, Orhan Miroğlu, Mehmet Metiner‘e kripto Kürtçü demek akla vicdana ve ahlaka sığmaz” paylaşımı yaptı.

Hüda Par Genel Başkan Vekili Şehzade Demir de ‘Evet zararlı bir tartışma’ derken, Miroğlu, Metiner ve Çelik’e destek verdi: “Sorunlarımıza mercek tutuldu diye insanları ötekileştirmek kriptoculukla suçlamak sadece yeni sorunlar doğurur. İnsanların fikrine katılmak zorunda değiliz. Bu bizim hakkımız elbette. Ama fikrine katılmıyoruz diye insanları terörize etmek gibi bir hakkımız olamaz. Yanlış işler…”

Aydın Ünal: Hayırdır beyler

Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal da ‘Hayırdır beyler, nedir bu yaygara?’ başlıklı yazısında isim vermeden bu tartışmaya dahil oldu ve şunları yazdı:

“İçerde bir operasyon yapıldığında, sınır ötesi bir harekât olduğunda, Halep’te yaşananlar gibi, bir şehrin mahallelerini esir almış teröristlere müdahale edildiğinde, PKK sempatizanları, sol örgütler, siyasal mezhepçiler, devlet düşmanları ve Müslümanlardan nefret edenlerle birlikte, bir kısım, aklı başında ve imanlı saydığımız figürler de ortaya dökülüp, dillerinin altındaki baklayı da çıkarmadan, sanki Kürtlere saldırı varmış gibi ortalığı velveleye veriyorlar.

"Hayırdır beyler? Tam olarak derdiniz nedir? Bütün bu operasyonların terör örgütlerine yapıldığını bizim gibi siz de bal gibi biliyorsunuz. Bu operasyonların hedefinin Kürtler olmadığını da bal gibi biliyorsunuz. Öyleyse nedir bu yaygara?"

"Misal, Suriye kuzeyinde, PKK eliyle, İsrail uydusu bir özerk yapı ya da diyelim ki bir devlet kurulsa, bundan memnun mu olacaksınız? Buna sevinecek misiniz? Bunun Kürt halkının lehine bir gelişme olduğuna gerçekten inanıyor musunuz? Bu kadar mı muvazeneyi yitirdiniz?"

"Belli ki döndünüz. Uğurlar ola. Biz buradayız. Aynı yerde, aynı sabit çizgideyiz. Türk, Kürt, Arap kardeştir. Her üçü de Müslüman tek bir millettir. İnsanlığın umudu İslâm’dır, imandır, ümmettir. Biz bu uğurda savaşmaya devam edeceğiz; size ise terör örgütü saflarında mukadder bir mağlubiyetten başka artık hiçbir şey kalmadı.”

'Yazımın muhatabı Metiner değil'

Aydın Ünal, daha sonra X hesabından Mehmet Metiner'i etiketleyerek şöyle yazdı: "Mehmet ağabeyi 90’lardan bu yana yazılarından bilirim. Sonradan birlikte siyaset yaptık, aynı gazetede yazdık. Kürt meselesinde çizgisi nettir. Ümmet tasavvurundan hiç tavizi yoktur. Kuşkusuz bugünkü yazımın muhatabı değildir, olamaz. Esasen muhatap kişiler de değil bir zihniyettir. Mehmet ağabey o zihniyetten beri^dir."

"Kürt meselesi parti ayrımı gözetmeksizin Kürtleri birleştirebiliyor"

Gazeteci Ruşen Çakır ise Medyascope'daki analizinde bu isimlerin birbirlerinden çok farklı siyasal geçmişlere sahip olduğunu vurguladı. Çakır, “Ama hepsi bir noktada Kürtlerin yok sayılmasının Türkiye için iyi olmayacağını söyledi. Bunun karşılığı linç oldu” ifadelerini kullandı.

Çakır’a göre, son dönemde iktidar–muhalefet ayrımı gözetmeksizin oluşan geniş bir mutabakat, Suriye’de Kürtleri tümüyle “terör” parantezine alırken Şam yönetimini tartışmasız meşru kabul ediyor. Bu tabloya rağmen söz konusu isimlerin risk alarak itiraz etmelerinin önemli olduğunu belirten Çakır, “Bu çıkışlar, Kürt meselesinde yapılan uygulamaların parti ayrımı gözetmeden Kürtleri birleştirebildiğini de gösteriyor” dedi.

Çakır, “Kürtçülük” suçlamasının başlı başına bir garabet olduğuna dikkat çekerek, bu dilin çözüm değil, daha derin sorunlar ürettiğini vurguladı.

Gündem Haberleri