Kısa Dalga - Eski AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve avukat Mücahit Birinci’nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında tutuklu bulunan iş insanı Murat Kapki’den tahliye karşılığında 2 milyon dolar istediği ve gerçeğe aykırı ifade vermeye zorladığı iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık Mücahit Birinci katıldı. İBB davası kapsamında tutuklu bulunan müşteki Murat Kapki ise Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirilerek duruşma salonunda hazır edildi.
Kapki, Birinci hakkındaki şikâyetinin devam ettiğini belirterek, Birinci’nin 31 Temmuz 2025’te cezaevinde kendisini ziyaret ettiğini, daha önce bir avukat aracılığıyla haber göndererek vekâlet vermesi hâlinde tahliye edilebileceğini ilettiğini anlattı. Bunun üzerine Birinci ile görüşmeyi kabul ettiğini ve noter aracılığıyla vekâletname düzenlediğini belirtti.
Birinci’nin cezaevine geldiğinde yanında iki nüsha hâlinde hazırlanmış bir metin bulunduğunu ifade eden Kapki, kendisinden bu metni okumasının istendiğini söyledi. Kapki, görüşmenin başında Birinci’nin kendisini övdüğünü belirterek, “Sen adamsın, sen şöylesin, sen böylesin. Şurada çok seviliyorsun, burada çok seviliyorsun” dediğini aktardı.
Kapki, Birinci’nin daha sonra kendisine “Önce Makyavelist düşün. Makyavelist olacaksın” dediğini, bir hafta boyunca kendisini Birinci’ye teslim etmesi gerektiğini ve bu şekilde hareket etmesi hâlinde tahliye olabileceğini söylediğini öne sürdü.
Birinci’nin önüne koyduğu metni imzalaması ve metindeki iddiaları ifade olarak anlatması hâlinde tahliye edilebileceğini söylediğini savunan Kapki, bu iş karşılığında kendisinden 2 milyon dolar istendiğini iddia etti. Daha önce 2,5 milyon dolar istendiği bilgisinin kendisine ulaştığını belirten Kapki, “Ben 2 milyon dolar üzerinden pazarlık yaptım” dedi.
"Ben bu ifadeyi verecek olsam sana neden iki milyon dolar vereyim?"
Önüne konulan metni okuduğunda yazılanların doğru olmadığını gördüğünü söyleyen Kapki, metinde Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Hüseyin Köksal, Emrah Bağdatlı ve Fatih Keleş hakkında çeşitli iddiaların yer aldığını anlattı.
Kapki, bazı olaylara bizzat tanık olmadığı hâlde bunları yaşamış ya da başkalarından duymuş gibi anlatmasının istendiğini öne sürdü. Metinde, bazı ihalelerden elde edilen paraların Ekrem İmamoğlu’nun siyasi propagandası ve CHP Kurultayı için kullanılacağı, Özgür Özel’in de bu durumdan haberdar olduğu yönünde iddialar bulunduğunu belirten Kapki, Roma gezisi, gazetecilere para verildiği iddiası ve savcılık soruşturmasının sonuçlandırılmasına ilişkin olduğu öne sürülen konuşmaların da metinde yer aldığını ifade etti.
Kapki, Birinci’ye, “Ben kimseye iftira atamam” dediğini, Özgür Özel’i hayatında görmediğini ve metinde yazılanların kendisiyle ilgisinin bulunmadığını söylediğini aktardı. Daha önce etkin pişmanlık kapsamında savcılığa ifade verdiğini belirten Kapki, yeniden böyle bir metni imzalamayacağını dile getirdi.
Birinci’nin ısrarını sürdürdüğünü öne süren Kapki, kendisine, “Ben zaten bu ifadeyi verecek olsam sana neden iki milyon dolar vereyim?” dediğini anlattı.
Kapki, Birinci’nin “Makyavelist düşün” sözünü tekrarladığını ve CHP’nin öne geçmesi durumunda sonradan yaşananları anlatabileceğini söylediğini ileri sürdü. Birinci’nin kendisine dışarıdaki eli, kolu ve ayağı olacağını söylediğini iddia eden Kapki, hakkında gerçeği yansıtmayan haberler yapıldığını dile getirdiğinde ise Birinci’nin, “Sen merak etme, onlar da bende. Hepsini ben halledeceğim” dediğini aktardı.
"Bunları söylemezsem tahliye olamıyor muyum?"
Kapki, metni imzalamadan tahliye edilmesini istediğini, gerekirse konuşulan parayı verebileceğini söylediğini ancak bunun kabul edilmediğini savundu. Metni okurken kalemle kâğıda çarpı işareti koyduğunda Birinci’nin kendisine kızdığını ve kâğıda herhangi bir şey yazmamasını söylediğini öne sürdü.
Metni imzalamayı reddetmesi üzerine Birinci’nin “İmzalamıyorsan kalkıyorum” dediğini belirten Kapki, kendisinin de “Bunları söylemezsem tahliye olamıyor muyum?” diye sorduğunu, Birinci’nin ise “Senin tercihin” yanıtını verdiğini söyledi.
Birinci ile görüşmesinin ardından yaşananları savcılığa anlatmak istediğini belirten Kapki, acilen görüşme talebini içeren bir dilekçe yazdığını ve dilekçenin ertesi gün savcılığa ulaştığını ifade etti.
Kapki, Birinci’nin avukatlık mesleğini yürütmek amacıyla değil, önüne koyduğu metni imzalatmak ve karşılığında para almak amacıyla hareket ettiğini düşündüğünü belirterek, hakkındaki şikâyetinin devam ettiğini ve cezalandırılmasını talep etti.
Kapki’nin beyanları sırasında sanık sandalyesinde oturan Birinci’nin sık sık başını sallayarak iddiaları reddettiği, bazı anlarda ise güldüğü görüldü.
Kapki, beyanı sırasında iddialarında doğruyu söylediğini vurgulayarak Birinci’ye, “Ben burada en ufak yalan konuşuyorsam üç evladım var, ölüsünü öpeyim” dedi. Birinci ise bunun üzerine, “Allah evlatlarını sana bağışlasın, öyle deme” diye karşılık verdi.
Kapki, Birinci’ye yönelik sözlerini, “Biraz şerefi, namusu varsa o da doğruları anlatır” diyerek sürdürdü.
Kapki’nin ardından söz alan Birinci, savunmasında İBB Davası ile ilişkisi ve avukatlık faaliyeti kapsamında yaptığı işlemlerin suç olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Birinci, vekâletname düzenlenmesi ve elindeki belgeler üzerinden yürütülen tartışmaların avukatlık faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Birinci, avukatın dosya veya belgeler üzerinden müvekkiliyle görüşmesinin ve vekâletname kapsamında cezaevi ziyareti gerçekleştirmesinin suç sayılamayacağını ileri sürdü. Hakkındaki iddiaları reddeden Birinci, daha önce savunmasını yaptığını belirterek beraat edeceğini düşündüğünü ifade etti.
Kapki ise Birinci’ye yönelik şikâyetini yineledi.
Kamera kayıtları istendi
Kapki’nin avukatları, cezaevinde görüşme odasını gören koridor dâhil ilgili bölümlere ait kamera kayıtlarının getirtilmesini talep etti.
Duruşma savcısı da Kapki’nin davaya katılma talebinin kabul edilmesini ve cezaevindeki ilgili bölüme ait kamera kayıtlarının istenmesini talep etti. Mahkeme başkanı, kamera kayıtlarına ilişkin talebi yargılamaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddetti. Ardından savcıya esas hakkında mütalaası soruldu.
Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Birinci’nin üzerine atılı “görevi kötüye kullanma” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaaya karşı beyanda bulunan Kapki’nin avukatları, eylemin hukuki niteliğinin “dolandırıcılığa teşebbüs” veya “nüfuz ticareti” kapsamında da değerlendirilmesine ilişkin beyanda bulunmak için süre istedi.
Birinci ise mütalaaya karşı, “Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum” dedi.
Mahkeme, tarafların mütalaaya karşı beyanlarını hazırlaması için duruşmayı 22 Ocak 2027 saat 10.20’ye erteledi.