Kısa Dalga - 2024 yılında Diyarbakır’da öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran’ın davası, yalnızca bir çocuk cinayeti değil, aynı zamanda Türkiye’de adalet sisteminin nasıl işlediğine dair tartışmaların da merkezine yerleşti. Cinayeti konu alan yeni belgesel, bu tartışmayı daha da derinleştiriyor.
Belgeselde ortaya konan iddialar, sıradan bir “soruşturma hatası” eleştirisinin çok ötesine geçiyor. İddialara göre, dosya daha ilk günlerden itibaren yanlış bir varsayıma kilitlendi; deliller bu varsayıma göre seçildi, bazı kritik bulgular ise ya görmezden gelindi ya da hiç araştırılmadı. Kamera kayıtlarının zamanında incelenmemesi, dijital verilerin çelişkili değerlendirilmesi ve çelişkili ifadelerin sorgulanmadan esas alınması gibi unsurlar, “maddi gerçeğe ulaşılmadığı” tezinin temelini oluşturuyor.
Aile üyelerine ağırlaştırılmış müebbet verilmişti
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025'te amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında “nitelikli öldürme” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onamıştı. Narin Güran’ın cesedini arabasına alarak dere kenarına sakladığı ortaya çıkan Sanık Nevzat Bahtiyar'ın eylemlerinin ise "Nitelikli kasten öldürmeye yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin kararı oy birliğiyle bozmuştu. Belgeselin çarpıcı iddiası ise bu yargılamada yapılan hatalarla aile üyelerinin cezalandırıldığını, oysa ortaya çıkan delillerle fail olarak yargılanması gereken Nevzat Bahtiyar’ın ise ihmal veya kasıt sonucu korunduğu oldu.
Belgeselde kimler var?
Belgeselde Narin Güran’ın babası Arif Güran, amcaları İbrahim Güran, Kurtuluş Güran, Barış Güran ve Erhan Güran, ağabeyleri Berat Güran, Baran Güran ile gazeteciler İsmail Saymaz, Rojda Altıntaş, Onur Erkan, Mehmet Arslan, avukatlar Onur Akdağ, Yılmaz Demiroğlu ile adli bilişim uzmanı Tuncay Beşikçi yer aldı.
Belgeselde yer verilen Narin Güran cinayeti soruşturmasındaki 30 hata şöyle:
1) Soruşturmanın başında olay yanlış yöne çevrildi
Belgeselin en temel iddiası şu: Kolluk, daha ilk günlerden itibaren Narin’in gerçekten nasıl ve nerede kaybolduğunu araştırmak yerine, dosyayı “aile içi cinayet” hipotezine kilitledi.
Bunun dayanağı, jandarma tutanaklarında ikinci günden itibaren olayın “aile içi cinayet olabileceği” yönünde bir yaklaşımın görülmesi. Belgesel, bu nedenle soruşturmanın tarafsız ve açık uçlu biçimde yürütülmediğini; tersine, önce bir fail çerçevesi kurulup daha sonra delillerin o çerçeveye uydurulmaya çalışıldığını öne sürüyor.
Belgeselin bakışına göre bu, bütün sonraki hataların başlangıcıdır. Çünkü soruşturma “kim yaptı?” sorusundan değil, “aileden kim yaptı?” varsayımından hareket etmiştir.
2) Narin’in son görüldüğü saat yanlış kabul edildi ve bütün kurgu bunun üstüne kuruldu
Belgeselde çok vurgulanan bir başka iddia, Narin’in son görüldüğü saat konusunda ağır bir hata yapıldığıdır.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Okul kamerasında Narin’in 15.11 civarında patikaya yöneldiği görülüyor.
- Buna rağmen soruşturma, bazı tanık anlatımları ve yanlış tutanaklar nedeniyle olayı 18.00–19.00 bandına kaydırdı.
- Bu yanlış zaman kabulleri yüzünden, aile bireylerinin o saatlerde nerede olduğu üzerinden şüphe üretildi.
Belgeselin iddiası şu: Eğer başlangıçtan itibaren okul kamerasındaki zaman verisi merkeze alınsaydı, soruşturma çok daha erken biçimde başka kişilere ve başka mekânlara yönelecekti. Mahkemelerin de hatası, bu başlangıç yanlışı üzerine inşa edilmiş anlatıyı yeterince sorgulamamalarıydı.
3) Son görüldüğü yere en yakın ev gözden kaçırıldı
Belgeselde en kuvvetli suçlamalardan biri, Narin’in okul kamerasında son göründüğü patikaya en yakın evin soruşturma boyunca adeta “görünmez” kılınmasıydı.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Jandarma, bölgede yalnızca Güran ailesine ait evlerin yakın olduğunu ima eden tutanaklar düzenledi.
- Oysa soyadı Güran olmayan ve patikaya çok yakın bir başka ev vardı.
- Arama köpeklerinin de ilk etapta bu eve yöneldiği ileri sürülüyor.
- Buna rağmen bu evin sahibi, ilk günlerde diğerleri kadar yoğun biçimde soruşturma odağına alınmadı.
Belgesel bu ev sahibini “hayalet” diye tarif ediyor ve bunun tesadüf olmadığını ima ediyor. Mahkemelerin hatası olarak da, soruşturmadaki bu seçici körlüğü yeterince irdelememeleri gösteriliyor.
4) Kameralar zamanında ve doğru şekilde incelenmedi, kritik görüntüler kaybedildi
Belgeselin çok ağır bir eleştirisi var; kamera incelemelerinin ya yapılmadığı ya da geç yapıldığı yönünde.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Bölge, havaalanına yakın olduğu için çeşitli güvenlik kameralarıyla çevriliydi.
- Aile ve çevredekiler baştan beri özellikle askeri üs/Daran-2 kameralarının incelenmesini talep etti.
- Fakat bu görüntüler ya alınmadı, ya geç bakıldı, ya da 15 gün sonra silindiği söylendi.
Belgesel, bu açıklamayı inandırıcı bulmuyor.
Buradaki temel iddia şu: Eğer güvenlik kamera verileri derhal ve tam olarak toplanmış olsaydı, olayın güzergâhı ve faile ilişkin çok daha net sonuçlara ulaşılabilirdi. Mahkemelerin hatası ise, böylesine kritik bir delilin neden kaybolduğunu ya da neden elde edilmediğini kararın merkezine koymamış olmaları.
5) Arama ve soruşturma bilimsel zeminden çıktı, savruk ve irrasyonel hale geldi
Belgesel, soruşturmanın bir aşamadan sonra bilimsel ve metodik temelden uzaklaştığını iddia ediyor.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Kamera saatlerinin eşleştirilmesi, güzergâh analizi, dijital veri incelemesi gibi temel adımlar gereği gibi yapılmadı.
- Buna karşılık “çubukçular”, “üfürükçüler”, “hocalar” gibi usullerden medet umulduğu anlatılıyor.
- Bu durum, resmi makamların ellerindeki gerçek delillerle ilerleyemediğinin göstergesi olarak sunuluyor.
Belgeseldeki görüşe göre, böyle bir soruşturma ciddiyetten uzaklaşınca, mahkeme önüne de güvenilir ve tutarlı bir dosya gitmez. Mahkemenin hatası, böylesine dağınık bir soruşturmanın ürünlerini sağlam delil gibi kabul etmesidir.
6) Medya manipülasyonu soruşturmanın yerine geçti ve yargıyı zehirledi
Belgesel, medya ve bazı gazetecilerin soruşturmanın doğal uzantısına dönüştüğünü iddia ediyor.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Aile fertlerinin televizyon programlarında söyledikleri bağlamından koparıldı.
- Kürtçe konuşmalar yanlış veya manipülatif biçimde çevrildi.
- Anne, abi ve diğer aile bireyleri hakkında ensest, hayvana cinsel saldırı, “görmemesi gereken şeyi görme” gibi korkunç iddialar dolaşıma sokuldu. Bu anlatıların önemli kısmı sonradan kararda yer almadı.
Belgeselin ana eleştirisi kamuoyunun, somut delillerle değil, korku, önyargı ve sansasyonla şekillendirilmesi oldu. Mahkemelerin hatası da bu toplumsal infaz ortamından yeterince bağımsız davranmamaları ve dosyayı bu zehirli atmosferden arındırmamalarıdır.
7) Aile daha yargılama başlamadan suçlu ilan edildi
Belgeselde, soruşturmanın fiilen bir toplumsal linçe dönüştüğü iddia ediliyor.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Aile fertleri çok yoğun biçimde hedef gösterildi.
- Köy topyekûn suçlu gibi sunuldu.
- “Şeytantepe” gibi damgalayıcı ifadeler üretildi.
- Devlet yetkililerinin açıklamaları da kamuoyunda “fail belli” algısını güçlendirdi.
Belgeselde yer verilen hukukçuların görüşlerine göre soruşturmada masumiyet karinesi daha baştan çöktü. Belgesel, mahkemelerin bu önyargılı atmosfer içinde gerçekten bağımsız bir muhakeme yapmadığını, en azından bunu görünür biçimde telafi edecek bir tutum sergilemediğini öne sürüyor.
8) Devlet yetkililerinin açıklamaları yargısız peşin hüküm etkisi yarattı
Belgeselde, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve yerel idarecilerin açıklamalarının soruşturma ve yargılama üzerinde baskı kurduğu ileri sürülüyor.
- Aileye taziye verilmemesi,
- “Katiller yargı önünde hesap verecek” türü erken ve güçlü açıklamalar,
- İddianame çıkmadan önce bile kamuoyuna “kimlerin katil olduğu anlaşılacak” mesajı verilmesi dosyanın siyasi ve kurumsal olarak belli bir istikamete itildiğinin göstergesi sayılıyor.
Belgeselde mahkemelerin bağımsız değerlendirme yapmaktan çok, çoktan kurulmuş resmi anlatının yargısal onayına dönüştüğü belirtiliyor..
9) Salim Güran hakkında sosyal medya ve sızdırmalarla yapay suç kurgusu üretildi
Belgeselin en dikkat çekici iddialarından biri, Salim Güran aleyhine sosyal medya ve medya üzerinden sahte ya da yönlendirilmiş bir delil atmosferinin üretildiği iddiası oldu.
- Facebook’ta, Salim Güran’ın aracında cesedi gören bir benzinlik çalışanı olduğu iddia edilen bir paylaşım yayıldı.
- Bu paylaşımda, sonradan kamuoyuna sızan bazı teknik ayrıntıların da geçmesi, belgesel tarafından dikkat çekici bulunuyor.
- Belgesel, bunun sıradan bir ihbar değil; kamu görevlileriyle bağlantılı bir manipülasyon olabileceğini ima ediyor.
Sosyal medya “kendiliğinden” değil, soruşturmadaki bazı kişilerin ya da odakların etkisiyle kullanıldı. Mahkemelerin hatası, bu tür sızıntılarla kirlenmiş delil iklimini sorgulamadan devam etmeleridir.
10) Ceset bulunmadan önce tutuklama ve ağır suç isnadı kuruldu
Belgesel, özellikle Salim Güran’ın henüz ceset bulunmadan “cinayet şüphelisi” olarak tutuklanmasını eleştiriyor.
Bu durum, elde yeterli ve güvenilir maddi delil olmadan, medya ve algı üzerinden inşa edilen şüpheyle hareket edildiğini düşündürüyor.
Mahkemeler ve soruşturma makamları, somut olayın gerektirdiği sıkı delil standardını uygulamadı; tersine, henüz oturmamış bir senaryoyu hukuki bir gerçeklik gibi ele aldı.
11) Nevzat Bahtiyar soruşturmaya çok geç dahil edildi, sonra da “kurtarıcı anlatı”ya dönüştürüldü
Belgeselin merkezindeki en büyük tezlerden biri, dosyanın gerçek merkezinin Nevzat Bahtiyar olduğu; ancak bu kişinin uzun süre görmezden gelindiği ve ancak sonradan dosyaya zorunlu olarak dahil edildiği oldu.
- Narin’in son görüldüğü yere en yakın ev onun evi.
- Kırmızı araç bağlantısı sonradan ortaya çıkıyor.
- Cesede son temas eden kişi olarak dosyada yer alıyor.
Buna rağmen ilk günlerde yeterince incelenmiyor.
Nevzat dosyaya girince, soruşturmanın o ana kadarki bütün yanlışlarıyla çelişen yeni tabloyu dürüstçe kabul etmek yerine, Nevzat’ın hikâyesi mevcut aile suçluluğu anlatısına monte edildi. Mahkemenin hatası da bu montajı yeterince çözümlememesiydi.
12) Nevzat Bahtiyar’ın ilk ifadesi yönlendirilmiş ve telkinle alınmış olabilir
Belgeseldeki iddiaya göre, Nevzat Bahtiyar yakalandıktan kısa süre sonra ifadesine geçiliyor ve sorgu tutanağında kendisine adeta yol gösterildiği hissini veren konuşmalar yer alıyor.
- Sorgulayanlar, “sen yapmadın, sadece taşıdın” çerçevesini daha en baştan kuruyor.
- Nevzat’a “bizi kurtar” yaklaşımı sergileniyor.
- Tutanağa onun söylemediği “pişmanım” gibi ifadeler yazılıyor.
- Hatta ifadenin sonunda kendisine teşekkür edildiği belirtiliyor.
- Üstelik Nevzat gözaltındayken telefonuna format atılmaya çalışıldığı öne sürülüyor.
Mahkemeler, bu ifadenin serbest irade ürünü olup olmadığını, telkin veya yönlendirme içerip içermediğini ciddi biçimde denetlemedi.
13) Nevzat Bahtiyar’ın ifadeleri sürekli değişti, buna rağmen esas alındı
Belgesel Nevzat’ın anlatımlarının birbiriyle ciddi biçimde çeliştiğini söylüyor.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Bir ifadede cesedi araçta teslim aldığını söylüyor. Sonraki ifadede evden teslim aldığını söylüyor.
- Battaniye, teslim alma yeri, olay akışı gibi temel iskelet değişiyor.
- Hatta savcılıkta neden alındığı tam olarak açıklanmayan ikinci bir ifadesinin bulunduğu belirtiliyor.
Belgeselde bir kişinin olayın iskeletini değiştirerek çok sayıda ifade veriyorsa, onun anlatımı üzerine mahkûmiyetin inşa edilemeyeceği savunuldu. Buna rağmen, mahkemeler bu değişken anlatıyı güvenilir bir temel olarak kullandı.
14) Nevzat’ın ailesi ve yakın çevresi yeterince soruşturulmadı
Belgesel, Güran ailesinin neredeyse herkesinin ifadesi alınırken Nevzat Bahtiyar’ın eşi ve annesi gibi bazı kritik kişilerin uzun süre dinlenmediğini söylüyor.
Bu, belgeselde “koruma” şüphesinin delili olarak gösteriliyor. İddiaya göre, soruşturma bir aileyi didik didik ederken, asıl kilit kişinin çevresine aynı yoğunlukla gitmedi. Mahkemelerin de bu asimetriyi sorgulamadığı savunuluyor.
15) Daran-2 / askeri üs kameralarıyla ilgili ciddi karartma şüphesi var
Belgeselde kamera meselesi ayrı bir başlık kadar önemli. Sadece görüntülerin kaybolması değil, bu kayıp üzerinde özellikle durulmaması da eleştiriliyor.
- Olay gecesi Nevzat’ın, askeri üs civarında çalışan akrabalarıyla teması olduğu ileri sürülüyor.
- Kamera görüş açısının olay öncesinde kontrol amaçlı olarak kayda alındığı iddia ediliyor.
Kamera delili ile dijital delil hattı yeterince deşilseydi dosya bambaşka yere gidebilirdi. Mahkemelerin hatası, bu şüpheleri tamamlatıcı araştırmalarla sonuna kadar zorlamamak.
16) Daraltılmış baz raporu güvenilmezdi ama mahkûmiyetin omurgası yapıldı
Belgeselde en sert teknik eleştirilerden biri daraltılmış baz raporuna yöneliyor.
Belgeseldeki iddiaya göre bu rapor:
- Telefon sinyallerinden hareketle kişilerin ev içinde, oda oda, ahır civarında nerede bulunduğunu ileri sürüyor.
- Oysa aynı döneme ilişkin telefon adım sayısı ve kamera görüntüleriyle çelişiyor.
- Kullanıldığı belirtilen algoritmalar, Excel verileri ve ölçüm yöntemi yeterince açıklanmıyor.
- Hatta heyetin ve teknik yapının bile şaibeli olduğu iddia ediliyor.
Belgeselde bu raporun bilimsel değil, senaryoya uygun sonuç üreten zorlamalı bir metin olduğu ve mahkemelerin en büyük hatalarından birinin, böyle bir raporu ciddi biçimde test etmeden esas alması olduğu belirtiliyor.
17) Telefon verileri daraltılmış baz raporunu çürütüyordu
Belgeselde, Salim Güran ve diğer aile bireylerinin telefon kayıtlarının suç senaryosuyla örtüşmediği belirtiliyor.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Salim Güran’ın telefonu 14.39–15.20 arasında şarjda.
- 15.23 civarında internette dolaşıyor, haber, altın ve uygulama kullanıyor.
- Anne ve abi telefonlarında da savunmalarıyla uyumlu rutin kullanım izleri görülüyor.
- Belgesel, bu verilerin aile aleyhine kurulan senaryonun dijital verilerle desteklenmediğinin kanıtı olarak sunuluyor. Mahkemenin hatası ise dijital veri ile suç anlatısı arasındaki çelişkiyi yeterince tartmaması.
18) Asıl şüpheli hareketlilik Nevzat’ın telefonunda olmasına rağmen bu hat yeterince derinleştirilmedi
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Nevzat, Narin’in son görüldüğü saatlere çok yakın bir anda Salim’i arıyor.
- Narin’in kaybolmasından hemen sonraki uzun süre boyunca telefonuna dokunmuyor.
- Sonraki saatlerde silme, temizleme, sıfırlama niteliğinde hareketler var.
- WhatsApp kayıtlarını geçmişe dönük siliyor.
- Askeri üs çevresindeki kişilerle irtibat kuruyor.
Belgesel, bunların cinayet sonrası panik ve delil karartma davranışlarıyla uyumlu olabileceğini savunuyor. Buna rağmen soruşturmanın ve mahkemelerin bu hattı merkeze almadığını ileri sürüyor.
19) Nevzat’ın telefonuna gözaltındayken format atılmaya çalışıldığı iddiası yeterince soruşturulmadı
Belgeselde çok ağır bir iddia da bu. Belgeseldeki iddiaya göre Nevzat’ın telefonu, resmi kontrol altındayken fabrika ayarlarına döndürülmeye çalışıldı; işlem başlamış ama sonradan tamamlanmamış olabilir.
Eğer bu iddia doğruysa, sadece bir soruşturma hatası değil, doğrudan delile müdahale anlamına gelir. Belgesel, mahkemelerin bu iddiayı yeterince derinlemesine incelemeden geçmesini büyük bir eksiklik olarak gösteriyor.
20) PSA bulgusu gerektiği gibi araştırılmadı
Belgeselde, Narin’in bedenindeki PSA bulgusunun dosyanın seyrini değiştirebilecek önemde olduğu, ancak mahkemece ciddiyetle ele alınmadığı savunuluyor.
Belgeseldeki iddiaya göre:
- Vajinal sürüntü ve külotun dış kısmında PSA bulunduğu belirtiliyor.
- Belgeselde bunun, olası cinsel saldırı veya istismar bağlantısı açısından kritik olduğu savunuluyor.
- Buna rağmen, ilk adli tıp açıklamasıyla yetinildiği ve ek incelemelerin yeterince zorlanmadığı ileri sürülüyor.
Belgesele göre eğer bu bulgu derinleştirilseydi, olayın motifi ve faili konusunda mevcut aile içi cinayet anlatısından bambaşka bir istikamet çıkabilirdi. Mahkemelerin hatası, bu maddi delili dosyanın merkezine yerleştirmemeleriydi.
21) “Anne-amca ilişkisi” gibi aylarca dolaşıma sokulan iddialar kararda yer almadı
Belgesel, kamuoyunda çok yayılan ama kararın esasına girmeyen birtakım ahlaki ve cinsel içerikli iddiaların soruşturmayı zehirlediğini söylüyor.
Anne ile amca arasında ilişki olduğu, Narin’in bunu gördüğü için öldürüldüğü, aile içinde ensest yapının bulunduğu gibi iddialar kamuoyunu uzun süre meşgul etti. Ancak belgesel, bunların esas kararda doğrulanmadığını vurguluyor.
Mahkemeler, bu tür iddiaların boş çıktığını açık ve güçlü şekilde ortaya koyarak kamuoyu kirliliğini düzeltmedi; böylece aile üzerindeki damga kalıcı hale geldi.
22) İddianame çok zayıftı; buna rağmen kabul edildi
Belgeselde, iddianamenin yalnızca 14 sayfa olduğu ve cinayetin nasıl, neden ve kim tarafından işlendiğine ilişkin tatmin edici bir kurgu sunmadığı iddia ediliyor.
Buna göre iddianame, delilleri değerlendiren değil, aceleyle kamuoyu baskısını karşılamak için hazırlanmış bir metindi. Mahkemenin bunu kabul etmesi başlı başına bir hataydı.
Daha dosyanın giriş kapısında gereken yargısal filtreleme yapılmamış sayıldı.
23) Yargılama olağanüstü hızla yürütüldü ve gerçek araştırması yerine dosya kapatma refleksi baskın oldu
Belgesel, ilk derece, istinaf ve Yargıtay süreçlerinin toplamda olağanüstü kısa sürdüğünü; bu hızın adalet değil “dosyayı kapatma” refleksini gösterdiğini öne sürüyor.
Belgeseldeki iddiaya göre, ilk derece kararı ile Yargıtay onaması arasında yaklaşık bir yıl var ve belgeselde bunun alışılmadık derecede hızlı olduğu belirtiliyor.
Eksik delillerin, tartışmalı bilirkişi raporlarının, çelişkili ifadelerin ve tamamlanmamış dijital incelemelerin varken bu kadar hızlı sonuca gidilmesi, maddi gerçeğin tam olarak araştırılmadığını gösterdiği ifade edildi.
24) Mahkeme mahkûmiyet verdi ama faili ve olayın oluşunu netleştiremedi
Belgeselde ve kritik hukuki itirazlardan biri mahkemenin Narin’in amcası, annesi ve ağabeyine ceza vermesine rağmen, gerekçeli kararda failin tam olarak kim olduğu, motivasyonunun ne olduğu, olayın tam olarak nasıl işlendiği açık ve tutarlı biçimde ortaya konulamaması oldu.
Karar, “olsa olsa bunlar yapmıştır” düzeyinde kaldı. Yani kesin, tutarlı, iç çelişkisiz bir maddi olay anlatısı kurulamadı.
25) İstinaftaki muhalefet şerhinin işaret ettiği eksikler giderilmedi
Belgeseldeki iddiaya göre, istinaf aşamasında karara itiraz eden bir başkan, özellikle PSA incelemesinin yetersizliği, Daran-2 kamera görüntülerinin iyileştirilmesi, soruşturmanın bazı eksik yönleri gibi başlıklarda 14 maddelik bir karşı görüş ortaya koydu.
Buna rağmen bu eksikler esaslı olarak giderilmedi.
26) Ulusal Kriminal Büro raporu tartışmalıydı ama etkili kullanıldı
Belgeselde tartışılan ikinci teknik rapor, bir özel şirket tarafından hazırlanan bir görüntü raporudur.
Ahır önünde bir “karartı” tespit edildiği, bunun Narin olabileceği ima edildiği, ancak bu sonucun çok zayıf olduğu; hatta aynı yerdeki görüntü karartısının bir kaya olabileceğinin savunulduğu belirtiliyor.
Düşük çözünürlüklü, oynanmış veya bozulmuş görüntülerden zorlama sonuç çıkarıldı. Mahkemeler de bu raporun metodolojisini yeterince zorlamadı.
27) Olay yerinin süre-mesafe hesabı mahkeme anlatısıyla uyumlu değil
Belgeselde deneysel canlandırma yapıldığı ve Narin’le yaşıt bir çocuğun okul kamerasındaki son noktadan, raporda varsayılan yere 51 saniyede ulaşmasının fiilen mümkün görünmediği anlatılıyor.
Bu da şu iddiaya dayanıyor: Mahkemenin dayandığı görüntü yorumu, fiziksel gerçeklik ve basit bir zaman-mesafe hesabıyla uyumlu değil. Buna rağmen bu tür çelişkiler giderilmeden hüküm kuruldu.
28) Mahkeme dijital imaj incelemelerini gerektiği gibi tamamlatmadı
Belgesel, özellikle telefon imajları ve uygulama kullanım kayıtlarının bütünsel incelemesinin yapılmadığını söylüyor.
Salim’in telefonunda daha çok 200 bin lira dekontu aranmış. Oysa aktiviteler, ekran kilidi hareketleri, şarj verileri, silme kayıtları gibi asıl kritik veriler bütünlüklü yorumlansaydı başka sonuçlar çıkabilirdi.
Nevzat yönünden dijital izler daha şüpheli görünmesine rağmen bunlar karara yetiştirilmedi.
Bu nedenle belgesel, mahkemenin dijital delil rejimini eksik işlettiğini savunuyor.
29) Yargı, asıl alternatif senaryoyu ciddi biçimde tartışmadı: “Tek fail Nevzat olabilir mi?”
Belgesele göre, dosyada gerçek anlamda sorgulanması gereken esas ihtimal, Nevzat Bahtiyar’ın tek başına fail olması ihtimaliydi. Ancak soruşturma ve mahkemeler, bunu ciddiyetle merkez senaryo haline getirmedi. Belgesel bu görüşünü şunlara dayandırıyor:
- Son görüldüğü yere en yakın ev,
- Cesede son temas,
- Kırmızı araç bağlantısı,
- Telefon sessizliği ve silme hareketleri,
- PSA ve olası cinsel saldırı bağlantısı,
- İfade değişiklikleri,
- Kamera ve dijital veri şüpheleri.
Belgesel, mahkemelerin, “aile içi kolektif suç” kurgusundan vazgeçemedikleri için tek fail ihtimalini gerektiği gibi incelemediğini savunuyor.
30) Sonuçta verilen karar, maddi gerçeği değil, önceden kurulmuş anlatıyı onayladı
Belgeselde soruşturmanın başta yanlış yöne saptığı, medyanın bunu büyüttüğü; devlet yetkililerinin açıklamalarının peşin hüküm yarattığı, teknik raporların senaryoya göre üretildi veya yorumlandığı; alternatif delillerin tam olarak incelenmediği; yargılama da bütün bunları düzelten değil, hızla sonuçlandıran bir mekanizmaya dönüştüğü ifade ediliyor.
Bu yüzden belgesel, mahkemelerin verdiği kararın “hakikati ortaya çıkaran karar” değil, “önceden kurgulanmış anlatıyı hukuken mühürleyen karar” olduğunu iddia ediyor.
Belgeselde ileri sürülen iddialar henüz kesinleşmiş maddi gerçek veya bağımsız olarak doğrulanmış olgular olmasa da, belgeselin soruşturma ve yargılama sürecine yönelttiği eleştiriler, çok ciddi bir adil yargılanma eksikliğini ve hukuki hata olasılığını gündeme getiriyor.