NATO, Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin sonuç bildirisini yayımladı. Bildiride, bir müttefike yönelik saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayıldığı NATO'nun 5. maddesine ve transatlantik bağa yönelik "sarsılmaz bağlılık" bir kez daha teyit edilirken, savunma sanayii üretim kapasitesinin artırılması ve inovasyonun hızlandırılması için sanayiyle iş birliğinin güçlendirileceği vurgulandı. Ayrıca, 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedarik anlaşmasının duyurulduğu bildiride, İran'ın nükleer silah edinmemesi gerektiği yinelenerek Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine saygı göstermesi çağrısı yapıldı.
NATO'nun "Ankara Zirvesi Ortak Bildirisi" başlıklı resmi açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
1- "Kuzey Atlantik İttifakı'nın Devlet ve Hükümet Başkanları olarak Ankara'da bir araya gelerek, Washington Antlaşması'nın 5. Maddesi kapsamındaki ortak savunma taahhüdümüze ve transatlantik bağımıza sarsılmaz bağlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Bir üyeye yapılan saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır. Birliğimiz, dayanışmamız ve ortak gücümüz; özgür ve demokratik ülkelerden oluşan İttifakımızın bir milyar vatandaşının barış, güvenlik ve refahının temelini oluşturmaktadır. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derecelik yaklaşımımızı sürdürme kararlılığımız devam etmektedir."
2- "Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği ve istikrarına yönelik Rusya'nın oluşturduğu uzun vadeli tehdit ile terörizmin kalıcı tehdidine karşı koymak amacıyla, müttefikler Lahey Savunma Taahhüdü'nü hayata geçirmektedir. 2025 yılında Avrupalı müttefikler ve Kanada, temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırmıştır. Bu yatırımlar, ihtiyaç duyduğumuz askeri kabiliyetleri geliştirirken savunma sanayimizi ve dayanıklılığımızı da güçlendirmektedir. Bugün Ankara'da, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedariklerini duyuruyor; ortak üretim kapasitesini genişletmeyi ve inovasyonu hızlandırmak için savunma sanayisiyle iş birliğini artırmayı taahhüt ediyoruz. Ayrıca, müttefikler arasındaki savunma ticaretindeki engelleri kaldırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürecek ve NATO ortaklıklarından yararlanarak savunma sanayisindeki kapasiteyi ve iş birliğini en üst düzeye çıkaracağız."
3- "Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak. Avrupalı müttefikler ve Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte çalışarak İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmektedir. NATO'nun caydırıcılık ve savunma kapasitesi; nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetlerinin uygun bir bileşimine dayanmakta, bu yapı uzay ve siber yeteneklerle desteklenmektedir. Muharebe üstünlüğümüzü korumakta kararlıyız. Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilirliğini sağlama kapasitemize yatırım yapıyor; derin hassas vuruş kabiliyeti, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknoloji çözümleri ve istihbarat kabiliyetleri dâhil tüm harekât alanlarında belirlenen kabiliyet hedeflerimizi yerine getiriyoruz. Ayrıca, birlikte çalışabilirliğe sahip transatlantik bir savaş bulutu altyapısı geliştiriyor ve güçlü yapay zekâ modellerini hayata geçiriyoruz."
4- "Ukrayna, transatlantik güvenliğe katkı sağlamaktadır. Müttefikler olarak Ukrayna'nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına verdiğimiz sarsılmaz desteği kararlılıkla sürdürüyoruz. Avrupalı müttefikler ile Kanada, Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımlarının büyük bölümünü ikili ve çok taraflı mekanizmalar aracılığıyla finanse etmektedir. Müttefikler, bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulamaktadır. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya 70 milyar Euro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlamayı taahhüt etmekte; 2027 yılında da en az aynı düzeyde desteğin sürdürülmesine yönelik egemen kararlarını teyit etmektedir. Bu kapsamda, Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna'ya çok yıllı finansman sağlama kararını memnuniyetle karşılıyoruz."
5- "İttifak, güvenlik ortamımızı şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere karşı gerekli adımları atmayı ve kendini bu koşullara uyarlamayı sürdürmektedir. Müttefikler, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamakta ve İran'a, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine tam anlamıyla saygı göstermesi çağrısında bulunmaktadır."
6- "Bize gösterdiği cömert misafirperverlik için Türkiye'ye teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızda yeniden bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz."