Özgür Özel: "60’a yakın milletvekili veya yakınının fonlarda oldukları söyleniyor, Erdoğan listeyi açıklasın"

Özgür Özel, fon krizine ilişkin, "60'a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor. Eski bakanlar var. AK Parti'nin elinde liste var, TC'lerine kadar biliyorlar. Biz isim gizliyor değiliz ama teyit edebilmemiz için, doğru liste elinde olan Erdoğan'ın bu listeyi teker teker açıklaması lazım" dedi. Özel, "Cumhurbaşkanı adayımız hâlâ İmamoğlu'dur" diyen Özel, İmamoğlu'nun aday olmaması durumunda Mansur Yavaş'ı işaret etti.

Kısa Dalga- Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel gündeme ilişkin konuştu. Fon skandalından belediyelere yönelik soruşturmalara kadar Sözcü TV canlı yayınında gazetecilerin sorularınına yanıt veren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da çağrıda bulundu.

Sermaye piyasasına ilişkin fon soruşturması kapsamında açıklanan ve açıklanmayan isimlerle ilgili bir soru üzerine Özel, şöyle dedi:

"Burada, bir iktidar içi hesaplaşmada tarafların birbiri hakkında yaptırdıkları sızdırmalar ve burada sapla samanın birbirine karışması yüzünden çok ciddi bir teyit mekanizmasına ihtiyaç olduğu kesin. İsimler üzerinden iş boşu boşuna magazinleştiriliyor. İşte Mustafa Sandal'ın eşi, eşinin babası... Esas meselenin hangi AK Partililerin aldığından da önemlisi kötü, denetimsiz bir sistem kurulup, liyakatsiz atamalar yapılıp, insanlara da 'Tera fon, Saray'ın Fonu, Tere fon şu üst düzey bürokratların şu bakanların içinde olduğu fon. Herkes orada paraya para katlıyor' deyip bu işlerden kazananlar diyorlar, üst düzey AK Partililerin berberleri, kaybedenler de onların müşterileri en çok. Neden? Çünkü 'Nereye yapalım?' 'Koy Tera'ya, koy şu hisseyi götürecekler' deyip daha sonra berberlerde bolca hisse konuşulur ama ne zaman çıkacağı söylenemeyen genel halk ya da Adalet ve Kalkınma Partisi'ne çok yakın kimi faiz olmasın bu helal kazanç diye baktığı, kimi de herkesin parası buradaymış en garanti şey burada dediği yerde büyük bir vurgun var ve vurgundaki mağduriyeti örten bir magazinleştirme ya da bir tartışma doğru değil.

"Gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz"

Ümit Özlale'nin, Mahinur Hanım'ın babasının ismini açıklaması, aynı isim soyisim doğru hatta MKK numarasına kadar doğru ama TC başka birisi o da Bartınlı bir AK Partili. Sanki bunu hiç olmamış gibi bir fırsata çevirmeye çalıştı iktidar. Ben Ümit Bey'in onu açıklamasını doğru buluyorum. Elinde bir bilgi varsa, net bir bilgi olan siyasetçinin bunu bir kere siyasi etik gereği gizlemesi mümkün değil. Nasıl bir gazeteci kamu yararına olan bir istihbaratı değerlendirmezse mesleğini yapmamış olur, biz de siyasetçi olarak gizlersek suçun bir parçası oluruz. 80-85 kişilik liste hepinizde, sizde de var, herkeste var ama bu listenin şimdi Adalet Bakanlığı kaynakları tarafından, daha doğrusu yanlış söylemeyeyim böyle deyince de bütün Adalet Bakanlığını da suçlamak olmaz, şimdi görevden alınan bir basın sözcüsü vardı, gerçek ismi yine mahlas isim kullanıyordu, bunun tarafından o kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki o gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz.

"AK Parti'nin elinde liste var ve TC'lerine kadar biliyorlar"

Mahinur Hanım'ın babasının isminin verilmesi doğruydu. Yanlış çıktı ve neyi gördük? AK Parti'nin elinde liste var ve TC'lerine kadar biliyorlar. Sonradan Mahinur Hanım başladı bağırmaya 'Mağdur oldum da mağdur oldum. Özür dilensin de özür dilensin.' Bazı köşe yazarları yazdı, ‘Bu haysiyet cellatlığıdır.' Ben de dedim ki 'Siz Aile Bakanı'sınız.' Bir buçuk yıldır başta İBB davası ve diğer belediyelere yapılan operasyonlarla insanların babalarına, eşlerine, çocuklarına haysiyet cellatlığı yapılıyor. Milletinki 17 aydır sürüyor, sizinki 7 dakika sürdü. Bu 7 dakikadan mağduriyet üretiyorsunuz. Özür mü istiyorsunuz? Ben sizden özür dileyeyim ama siz de gidin Ekrem İmamoğlu'nun babasının bahçesini dozerle kazdılar, 'Senin oğlun hırsız buraya para gömmüş olabilir' diye ya da kuyularda altın aradılar. 6 yaşındaki çocukların sabah 06.00'da kulağındaki altına dedektörle baktılar babasının rüşvetini mi kulağında taşıyor diye. Veya 6 yaşındaki çocuk bugün annesinden ayrı Manisa il başkanımız, il başkanı olma suçundan cezaevinde yatırılıyor.

"Ağrı Dağı kadar gerçek bir şey var"

6-7 tane isim doğru çıktı bir tanesinde her şey doğru TC'si başka çıktı. Ama odağı saptırıp meseleyi başka bir yere sanki hepsi iftiraymış gibi... Ağrı Dağı kadar gerçek bir şey var. 455 bin tekil yatırımcı 2 milyon kişi buradan, borsadan 5 milyon kişi ve doğrudan bu işin maliyeti 124 milyar dolara çıktı. Bakın, 20 milyardı 90 milyar oldu 110 milyar oldu, 124 milyar dolar doğrudan maliyeti olan bir iş var ve öyle bir noktaya doğru gidiyoruz ki şirketler kolay kredi bulamadıkları için itibarlı şirketler normal şartlarda kendileri bir tahvil oluşturuyorlar ve oluşturdukları tahvile borçlanıyorlar piyasadan, 10 yıldır bu yasal olarak mümkün ve günü gelince de bunu ödüyorlar. Böylelikle uygun kredi yatırımcıdan kendi kendilerine temin etmiş gibi oluyorlardı. Şimdi bu özel sektör tahvili ÖST'lerde ödeyememe sorunları başladı çünkü orayı da düzgün denetlememişler. Ödeyebilecek olana da artık kimse güvenmiyor ve büyük bir sıkıntı, skandal var.

O yüzden biz isim gizliyor değiliz ama teyit edebilmemiz için doğru olanın, doğru liste elinde olan Erdoğan'ın bu listeyi teker teker açıklaması lazım. Yoksa birtakım manipülasyonlar iktidar içindeki iki üç kutubun birbiriyle hesaplaşmasında muhalefeti kullanan ve bunu hem kendi iç hesaplaşmalarında kullanan hem de meselenin odağını çarpıtan bir yaklaşım var. Ona karşı tedbirli davranıyoruz."

"60'a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor"

Özgür Özel, "Sizin açıklamalarınızdan da anlıyoruz ki AKP içinde bir fon çatışması var. Bunun tarafları kimler?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Burada isim isim net olarak şunlar bu tarafta, bunlar bu tarafta diyemem ama bir Erdoğan'a çok yakın üst düzey bürokrasi var. Adalet Bakanlığı, Adalet Bakanı ve onunla birlikte İstanbul'dan gelen ve esasen hepimize çok vicdansız ve acımasızca düşmanlık eden bir iktidarın iftirayla sürdürülmesini kendilerine görev edinmiş bir ekip var. Bunun yanında milletvekili grubunda önemli sayıda kişinin olduğu söyleniyor. İşte 60'a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor. Eski bakanlar var.

Ama burada enteresan bir şekilde yargı gücünü kullananların da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'yla Ankara'dan Adalet Bakanlığı'nın daha düne kadar Adalet Bakanı'nı tanımaksızın doğrudan Erdoğan'la ilişkiyle Türkiye Cumhuriyet Başsavcısı gibi davranan birisi geldi Adalet Bakanı oldu. Şimdi İstanbul Cumhuriyet Başsavcısını hadsizlik yapmakla, sınırlarını aşmakla falan suçluyor. Böyle bir çatışma var. Bunu herkes biliyor.

Emniyete güvenmeyen başsavcılıklar jandarmayla operasyon düzenlemek ne demek, o emniyet müdürlerini ve o ekipleri kim atıyor, o ekiplerin kim haber vereceğini söylüyor yani devletin içinde jandarmanın emniyete güvenmediği ya da bazı savcıların jandarmayla çalıştığı, bazı savcıların emniyetle çalıştığı, Adalet Bakanı'nın daha üç beş ay öncesine kadar sürdürdüğü görevi yapan kişiye o günlerde kendi yetkisini aşıp Adalet Bakanı'nı tanımıyordu şimdi oradaki Cumhuriyet Başsavcısını kendi kontrolünden çıkmakla suçluyor. Böyle işler var. Ve genel olarak Adalet ve Kalkınma Partisi'nin içindeki belli ekiplerin adamları, yok ailedeki taraflar, aileyle diğer tarafların bir çatışması ve genel olarak baktığınızda birlikte olup gruplaşan, ekipleşenlerin ortak çıkarları birbirlerine biliyorsunuz en kuvvetli bağ suç ortaklığıdır, en kuvvetli bağlardan bir tanesi birlikte suç işleyenlerin birbirine olan bağlılığıdır. Diğer taraftan da Erdoğan sonrası dönemle ilgili ciddi bir hesaplaşma, kamplaşma, ekipleşme olduğu görülüyor.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Kabine üyelerimizin ailelerini hedef alanlar var" şeklindeki açıklamalarının sorulması üzerine de şunları söyledi:

"Birincisi Mahinur Hanım 'Babamdan özür dilensin' diyor. Ben de dedim ki 'Mahinur Hanım böyle diyorsun. Ben babanın ellerinden öperim. İstiyorsan ben özür dileyeyim ama sen de dön bu kadar yarattığınız mağdurdan özür dile. Senin baban 7 dakika mağdur kalmış. Bizim arkadaşlarım babaları 17 aydır çocuklarına hırsız deniyor' Ve ne deniyordu işte İBB'deki parkelerin arasından avrolar çıkt. Sonradan ne anlaşıldı? Yokmuş öyle bir görüntü. Veya KİPTAŞ'tan daire dağıttınız diyordu. Bir tanesinin ispatı yok. Sonuçta benim de babam var. Öğretmenevine çıkıyor ve bir gece önce 7 tane televizyonda birden ilk önce hem de Adalet Bakanı'nın ağzından Özgür Özel Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı'yla bir benzin istasyonunda buluştu diyor. Beni İçişleri Bakanlığı'nın koruma ekibi koruyor. Sabahleyin 09.00'da Ankara'da evimden alınmış genel merkeze gitmişim gece 19.30'a kadar genel merkezde çalışmışım, kimlerle görüştüğümün ceridesi var herkeste. O ortaya çıkınca 'Pardon öyle değilmiş.'

"Benim arkadaşlarımın her birisinden ayrı ayrı haysiyet cellatlığı yapılıyor"

Benim eşim, kızım, annem, babam, kardeşim teyzemler, dayımlar onlar insan değil de bir tek Mahinur Hanım'ın babası mı insan? Fon vurgunu yaptın dendi. 'Yok bu isim benzerliği. İsim, soyisim aynı.'

Tamamen yalanlar üzerine 17 aydır benim arkadaşlarımın her birisinden ayrı ayrı haysiyet cellatlığı yapılıyor. Oradaki benim söylediğim 'Amca çok üzüldüyse ellerinden öperim ama sen de dön başka amcalara bak' diyorum.

Niye yanlış olsun? Aksine tam da hani mesajımın ulaşmasını sağlayacak bir şekilde onların restini restle görüp ondan sonra 'Gel bakalım hadi şimdi sen de bunu yap' dedik. Tık var mı Mahinur Hanım'dan? Aile Bakanı o. 'Evet biz yaşadık. Benim babam bundan üzüldü adı geçince ama bu kadar insanın da annesinin, babasının boşu boşuna üzüldüğü bir yerde ben de bu duyguyu anlamış oldum' desin o zaman Mahinur Hanım'ın kendisini ayağa kalkarak tebrik edeyim. Hadi bu erdemi göstersinler bir göreyim."

"Bazı soruların sorulmasını ya da yanıtlarının verilmesini istemiyorlardı”

Özgür Özel, Yeni Parti’de yapılan fon toplantısı sonrasında, soruşturma kapsamındaki tutukluları ziyaret etme kararı alındığının hatırlatılması ve ziyaretin amacının sorulması üzerine, "Soma Komisyonu'nda ben görev yaptım. En önemli bilgiler Soma'daki tutuklularla cezaevinde komisyonun yaptığı görüşmede rahat rahat soruyorsunuz. Sonra 15 Temmuz Komisyonu biliyorsunuz çalışıyordu tutuklularla görüşme fikrine AK Partililer çok şiddetli şekilde karşı çıktılar ve komisyon o meseleyi yapmadı. Bazı soruların sorulmasını ya da yanıtlarının verilmesini istemiyorlardı” dedi.

Özel, 2011-2015 yılları arasında cezaevi komisyonunda görev yaptığını, komisyonla 178 cezaevine 280 ziyaret yaptıklarını anlattı. Özgür Özel, "Sekiz kitabımız var. Cezaevi şartları ve cezaevindeki bazı mülakatların, bazı sorulara verecek cevapların hakikate ulaşma konusunda ne kadar etkili olduğunu da bilirim. Bu da benim fikrimdi. Madem ki Meclis bir komisyon kurmuyor. Kursa oraya birilerini veririz ve o komisyondan talep ederiz. Gidelim tutuklularla görüşelim ve soru sorarız onlara, seni kim atadı, kim söyledi diye" şeklinde konuştu.

"Doğrudan bir ismi öne çıkarmak da istemem"

"Özellikle görüşmek istediğiniz biri var mı" sorusu üzerine Özel, "Doğrudan bir ismi öne çıkarmak da istemem. Tutarlar şimdi ona da görüşme izni vermezler, bilmem ne yapmazlar. İzin verilip verilmeyeceğini de görürüz” diye konuştu.

Milletvekillerinin, yasama ve denetim olmak üzere iki temel görevi bulunduğunu hatırlatan Özgür Özel, “Milletvekilleri, meclis komisyonu olsa o komisyon marifetiyle giderlerdi. Madem komisyonu kurmuyorlar milletvekillerinin cezaevi ziyaret hakları var. Tutuklu olanların tamamına 10 milletvekilimiz ziyarette bulunacağız” dedi.

Bu ziyaretlerin sonuçlarını kamuoyuyla da paylaşacaklarını, diğer muhalefet partilerine de ileteceklerini aktaran Özel, “Bir dayanışma ziyareti yapacak değiliz. Gerçeğe, hakikate ulaşabilmek için işin o tarafına gidip sorular yönetmek ve cevap almak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, 2028'de yapılacak erken seçime kapıyı kapattı

Özel, 2028 yılında yapılacak bir erken seçime kapalı olduklarını belirtirken, "2027'ye bir seçim tarihi söylüyorlarsa ne kadar erken bir tarih olursa o kadar sıcak bakarız. Söylesinler tarihi bakarız" dedi. Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile görüşmesinden haberdar olduğunu belirterek, Yavaş'ın cumhurbaşkanı adaylığı konusunda önemli bir seçenek olduğunun altını çizdi.

Özel, seçimlerin erkene alınmasına ilişkin bir soru üzerine, "Muhalefet partileri erken seçimden kaçmaz. İktidar partisi erken seçim yapmayı göze alıyorsa, mart ayında bir erken seçim teklif ediyorlarsa bunu ciddi şekilde oturup konuşuruz. Yazı da geçelim, sonbahara gelelim, kasım olsun, oralar bizim için zor. 2028'e kapalıyız. 2027'ye de bir seçim tarihi söylüyorlarsa ne kadar erken bir tarih olursa o kadar sıcak bakarız. Söylesinler tarihi bakarız" dedi.

"İstanbul'da da her belediyeyle ilgili ortalığı kaynatıyorlar"

Özel, gözaltına alınan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın Yeni Parti'ye katılmak istediğini ancak operasyon olabileceği tehdidiyle bunu biraz geciktirmek zorunda kaldığını belirterek, "İstanbul'da da her belediyeyle ilgili ortalığı kaynatıyorlar. Bakırköy Belediye Başkanı'nı ziyaret edeceğim. Bakırköy Belediye Başkanı iki yıldır görevde olduğu için iki yıllık dosyayı istiyorlar, bir buçuk dönemdir görevde olan başkanlar için bir buçuk dönemlik dosyaları istiyorlar. Belediye başkanı kanıtlanacaksa önce kanıtı bulacaksın, sonra suçlayacaksın. Bunlar kanıt üretmeye çalışıyorlar ve ürettikleri kanıt hep belediyeyle iş yapan müteahhitlerin zorla verdikleri beyanlar oluyor" diye konuştu.

"Butlan CHP'sinde bir iyi niyet yok"

Özel, İBB Meclisi'ndeki tabloya ilişkin bir soru üzerine, "Yeni Parti'yi kurarken en çok nede zorlandın derseniz, günlerce düşündük. Çözümünü en zor bulduğumuz soru, bu soruydu. Partiyi kuracağız ve diyeceğiz ki 'gelen gelsin'. Örneğin 30 kişilik bir ilçeyi düşünün, CHP'nin üyeleri bölündüğü anda başkan hedef haline gelecek. Ben o anda hiçbir belediye başkanımızı Yeni Parti'ye davet etmiyoruz, kendi durumlarına baksınlar demiştik. Bir anda sokakta Yeni Parti'nin kurulma günlerindeki o coşku, o heyecanla, önce hiç riski olmayanlar geçiverdi. Bazılarına durun dedik, İBB'ye çok önemli risk olabilir, durun dedik. Durdular, durdular, durdular ne zamana kadar. Yeni Parti'yi kurmuşum, Yerel seçimin başarımın en önemli yerlerinden bir tanesi İstanbul ve ben gelmeyin diyorum. Butlan CHP'si belediye başkanlarımı ihraç etmeye başladı. Neymiş suçları? Yeni Parti kongresine çiçek yollamış. Önce iki, sonra üç, dün dört belediye başkanımız katıldı, daha da katılıyor. Yanılmıyorsan 107 belediye meclis üyesi de YENİ Parti'ye geçti. Butlan CHP'sinde bir iyi niyet yok. Belediyeler Birliği seçimini bahane ediyorlar ya TBB sürecini anlatayım. Normalde CHP'de 50 var, bizde de 350 var. Ama biz durun dediğimiz arkadaşları butlan kendine sayıyor, TBB'de adayı biz çıkaracağız diyor. Onların normalde sayısı 46 - 47. Ve isim söylüyorlar bize... Biz 400 kişiyle 50 kişiye oy vereceğiz, Belediyeler Birliği'ni de butlanla alacaklar. Yok öyle şey dedik, Ayşe Ünlüce'yi aday çıkardık. Bunlarla ne konuşacaksın yani. İstanbul'un iradesi Ekrem İmamoğlu'dur. Milletin iradesini savunmak için ne yapmak gerekir, tartışıyoruz, çalışıyoruz. O gün geldiğinde ne olacağını şimdiden söyleyemem. Önemli olan milletin bugünden ne yapıldığını görmesi" diye konuştu.

"Aydın Belediye Başkanı, kimin ilan ettiği belediye başkanıydı, kimin prensesiydi?"

Özel, belediye başkanı transferlerine ilişkin bir soru üzerine, "İlk seçimde biz iktidar olursak, bizim bakanlarımız, belediye başkanlarına ya AK Partiye katılacaksın, ya hapse atılacaksın demeyeceğine göre yani belediye başkanları üzerindeki baskı sona ereceğine göre belediyelerle ilgili bu işler sona erer. Bir Siyasi Etik Kanunu çalışıyoruz. 'Yolsuzluk yapanlar ya Yeni Parti'ye ya AK Parti'ye geçiyorlar' diye bir laf söylediler. Ben bu yargının elinde iftira atılan belediye başkanı, orada mı duruyor, burada mı duruyor bakmam. Ben Ekrem İmamoğlu'nu da Vahap Seçer'i de siyasi taarruza uğramış iki mağdur belediye başkanı olarak görürüm, kimin ne tarafta durduğuna bakmam. İlk giden Aydın Belediye Başkanı, kimin ilan ettiği belediye başkanıydı. Kimin prensesiydi? Giden üç beş karaktersiz olunca vay, bu adayları kim belirledi" ifadesini kullandı.

"Cemil Tugay hakkında birkaç dosya var, çağırdılar, gösterdiler"

Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasına ilişkin bir soru üzerine, "Bütün arkadaşlar PM'deki anketleri gördü. Tunç Soyer, benim Bornova Anadolu Lisesi'nden ağabeyim. Ben Tunç Soyer'e bir anket gösterdim, İzmir'de tehlike çanları çalıyor dedim. Manisa'da yüzde 60, Denizli'de yüzde 60 aldığınız gün, İzmir'de yüzde 48 alıyorsanız, İzmir'de seçmen bir mesaj veriyordu. En mükemmel adayı bulamadığımız ortada. İzmir'in öfkesini yeterince dindiremediğimiz ortada. Topyekun bir yanlışımız var, hiçbirimizin kendini kenara ayırmaması lazım. Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu olsun çok istedim ben. Beş aday adayını ankete koydum. O anketin sonucunda küçük bir farkla da olsa Cemil Tugay önde çıktı. Gelecek seçim İzmir'le öyle bir helalleşmeyi düşünüyorum ki... Günü gelince İzmir'in belediye başkanlarını İzmirliler belirleyecek. İzmirlinin notu kıt, geçmişten beri birikmiş öfkesi var. Biz İzmir'i çok kırdık. Önümüzdeki dönem, geçmişte yapılmış bütün haksızlıkları telafi ederek... Cemil Tugay hakkında birkaç dosya var. Çağırdılar, gösterdiler. Transfer olması için her şeyi yaptılar. Gittim İzmir'de gördüm, paspas olmuş. O kadar değmez ki..." diye konuştu.

Özel, "Yeni Parti ivme mi kaybetti" sorusu üzerine, "Bizim oyumuzun 30'ün biraz üzerinde ya da biraz altında olduğuna yönelik genel kanaat var. Ama bu fon vurgunundan sonra ortaya çıkan büyük deprem ile Yeni Parti'nin öne çıktığını söyleyen arkadaşlar var. Sahada olan bir firmanın ham verilerinin çok umut verici olduğunu söylediler" dedi.

"Mansur Başkan'dan bir şüphemiz yok"

Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüşmesinden haberdar olup olmadığı sorusuna, "Cumhurbaşkanına gittikten sonra cümleler arasında vardı. Haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şey. Cumhurbaşkanının imzasını istemiş, o da bakanına çalışın demiş. Bu görüşmeler yapılacak. Mansur Başkan'a sorulacak sorular değil bunlar. Bizim Mansur Başkan'dan bir şüphemiz yok. Bugün de gördüm yine, gizli mi görüşsün. Görüştüğünü kendi paylaşıyor, linç falan. Mansur Başkan konusunda benim herhangi bir şüphem yok, sürekli diyalog halindeyiz. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok" yanıtını verdi.

Özel, "Mansur Yavaş Türkiye adına önemli bir seçenek. Benim için cumhurbaşkanı aday adayı. Ben onun adına bir şey demeyeyim ama şu yaklaşımına saygı duymak lazım. Geçen sefer adayımızın ilan edildiği güne gidin. O gün bir sürpriz yapıp Mansur Yavaş ya da Ekrem İmamoğlu desek, bugün bambaşka bir yerdeydik. Ne diyor, 'Ben görevimin başındayım, görevimi yapacağım, günü gelmeden de bunu konuşmayacağım' diyor. Bu son derece saygıyla karşılanması gereken bir durum. 'Ben işimi iyi yapayım, günü geldiğinde değerlendireyim' diyor. Mansur Yavaş, kimsenin ihmal edemeyeceği Türkiye için önemli bir seçenektir. Adayımız mı, değil. Adayımız Ekrem İmamoğlu. Benim de Mansur Başkanın da oyu var. Ama Ekrem Başkan'ın diplomasını iptal ettiler. İmamoğlu'nun adı geçtiğinde meydanlar inliyor. Büyük bir destek var. Diploma iptalinin İdare Mahkemesi'nden döneceğini düşünüyordum, dönmedi. Danıştay evresi var, döner diye ümit ediyoruz, döndüğü takdirde adayımız Ekrem İmamoğlu. Ekrem Başkan aday olamıyorsa, o gün gelince değerlendirilecek bir seçenektir Mansur Yavaş" ifadesini kullandı.

"Benim seçeneklerim arasında Özgür Özel yok"

Özel, "Sizin cumhurbaşkanı adaylığınız konuşuluyor" sözleri üzerine, "Yalan. Bu meseleyi nifak sokmak için... Benim karar verdiğim bir şey var, mücadeleyi sürdürmek. Kurultayla birlikte güçlü, yeni kadrolar... Tarihin en büyük seçim ordusunu kurarak tarihin en uzun seçim kampanyasını yapacağız. Günü geldiğinde doğru adayı belirlemek, Türkiye'yi bu kabustan uyandırmak, benim işim o. Benim seçeneklerim arasında Özgür Özel yok. Ben, seçeneklerin arasına kendisini koyan birisinin, nasıl bir ihtirasla Türkiye'nin önünü kararttığını gördüm. Orada benim de sorumluluğum var, son kabul eden oldum ama sonunda kabul ettim, benim de hatam var. Kazanacak iki aday varken, Türkiye'yi karanlığa itenin hatasını tekrar etmek istemem. 'Başka aday yok, seninle kazanıyoruz', o zaman kimse sorumluluktan kaçamaz. Bir tek ben kazanıyorsam doğru aday benim demektir. O zaman olur. Ama ben kendimi bir seçenek olarak kendi aklımda da ortada da tutmuyorum" ifadesini kullandı.

"Ekrem İmamoğlu ile aramda şu güne kadar sıfır sorun oldu"

Özel, Ekrem İmamoğlu ile arasında sorun olduğu iddialarının konuşulduğunun anımsatılması üzerine, "Bu cuma Ekrem İmamoğlu ile görüşeceğim. Ekrem Başkan ile birbirimize kardeşliği aşan bir hukukla bağlıyız. Bunu en çok da Ekrem Başkan ifade ediyor. O da benimle ilgili rızalığını söylüyor. Ben de içerideki onurlu duruşundan çok razıyım. Biz, birbirimize emanetiz bundan sonra. Kimseyle gerginliğimiz yok. Ekrem İmamoğlu ile aramda şu güne kadar sıfır sorun oldu" dedi.

"Kapıda karşılayıp omurgasız omurgasız sarılmalar..."

Özel, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in çocuğunun düğününe kendisini çağırıp çağırmadığı sorusu üzerine, "MESEM'de ölen çocukların yas evine gitmiş mi Yusuf Tekin de beni düğün evine çağırıyor. Bu kadar kirli, bu kadar üslupsuz bir dil kullanacaksın, sonra randevu isteyeceksin, biz de o şey gibi kapıda karşılayıp omurgasız omurgasız sarılmalar falan... Daha bugün akşam Nehir ile Nevin çıktı. Bir düğüne gideceksem, bir gün çağırırlarlarsa Nehir ile Nevin'in düğününe giderim, Yusuf Tekin'in düğününe değil. Yusuf Tekin randevu istemedi, isterse de vermeyeceğiz. Çocuklara, eğitim sistemine yaptıklarıyla, her aldığı kararla, her rezaletle, Cumhuriyet tarihinin en kötü, en başarısız, en kötü niyetli Milli Eğitim Bakanı. Nevin ile Nehir'den utanırım, MESEM'de ölen çocuklardan utanırım. Uzak dursun bizden" ifadesini kullandı.

Özel, İstanbul Barosu Başkanlığı seçimlerine ilişkin bir soru üzerine, "Açık söyleyeyim İbrahim Bey'i ben çok severim. Ama Baro seçimlerinde açıktan taraf olmadık. İbrahim Bey'in ekibinde çok sayıda Yeni Partili arkadaşımız var ama Ümit Kocasakal'ın seçilen yönetiminde de üç Yeni Partili arkadaşımız var" dedi.

Gündem Haberleri