Kısa Dalga - Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli programı kapsamında İzmit’in Fethiye Caddesi’nde esnafı ziyaret etti. Ziyaret esnasında Sabri Yalım Parkı’nda bulunan bir bankın üzerine çıkarak konuşan Özel, "Bugün burada yaşananlar, geçen hafta Trabzon'da, Rize'de yaşananlar; ondan önce Gaziantep'te yaşananlar ya da yarın Kayseri'de yaşanacak olanlar normal şeyler değil. Memlekette bir şeyler oluyor. Bir şeyler değişiyor. Bir şey doğuyor, yeni bir şey doğuyor. Yeni bir hareket bir partiye dönüştü. Uğradığımız büyük bir haksızlık, size sorduğumuz yol, sizin gösterdiğiniz yön, çizdiğiniz rotayla sizinle omuz omuza yürüyoruz iktidara. Omuz omuza" ifadelerini kullandı.
"Fatma Kaplan Hürriyet'e kumpas kuranları kınıyoruz"
Seçilmişlerin meşruiyetini savunduklarını belirten Özel, "İzmit'in iradesine kafa tutanları, seçilmiş belediye başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet'e kumpas kuranları kınıyoruz. Yeni Parti olarak tüm üyelerimizle, İzmit örgütümüzle, Kocaeli örgütümüzle birlikte sonuna kadar Fatma Başkanın ve İzmit iradesinin arkasındayız" dedi.
"O kitap ki izin vermedikleri savunmayı millete anlatan kitaptır"
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkının engellendiğini söyleyen Özel, şöyle devam etti:
"12 Eylül yargısı 20 günlük savunmalara izin veriyordu. Darbeci olmasına rağmen dünyanın en gaddar iktidarları savunma hakkını kısıtlamaz. FETÖ'cüler dahi kahraman askerlerimize kurdukları kumpas davalarında savunma hakkını sınırlamıyorlardı. 1 buçuk yıldır iftira atıyorlar. 150’den fazla olay söylediler, hiçbirini kanıtlayamadılar. Bunlara verilecek yanıtı dinlemediler. Ekrem Başkan da karar verdi: 'O zaman' dedi, 'Savunmamı kitap olarak nasıl dağıtacağım?'
Dün itibarıyla kitabın basıldığı basımevini polis bastı, kitaplara el koydu. Yargı çetesinin talimatıyla kitabın basımını durdurma ve toplatma kararı aldılar. O kitap ki izin vermedikleri savunmayı millete anlatan kitaptır. İftiraları teker teker, gerçekleri söyleyen, masumiyeti kanıtlayan kitaptır. İşte karşımızda iftiradan geri durmayan, her türlü yalanı devletin televizyonuna, devletin haber ajanslarına tekrar ettiren, 1 buçuk yıl basında yalanların üstünde, günü gelince savunmayı susturan, savunmanın kitabını toplatan bir anlayış var.
İşte o anlayışın ödüllendirilen Adalet Bakanı dün çıkmış, hiç ama utanmadan sıkılmadan, birkaç iftiracıyla Ekrem Başkan arasındaki polemiği, 'Görüyor musunuz? Şimdi zor durumda. Şimdi canlı yayın ister mi?' diyecek kadar hadsizleşti. Muhatabım o değil. Ama onu atayana, Recep Tayyip Erdoğan'a söylüyorum: Hadi, cesaretin varsa biz varız! Canlı yayın talebimiz ısrarla devam ediyor. Hatta eğer çok kendine güveniyorsa -oldu ya bakan yardımcılığından atamışsın- Adalet Bakanı mahkemenin savcılığına, Ekrem Başkan'ın karşısına çıksın; boyunun ölçüsünü alacak. Boyunun ölçüsünü alacak.
Buradan o Adalet Bakanına, onu atayana ve bize haksızca saldıranlara söylüyorum: Sizin karşılığınızda geri adım atan namerttir. Yeni Parti önüne bakan, iktidar edildiğinde yürüyen ve pozitif siyaset yapan bir partidir. Ama bu arkadaşlarımızı geride bırakacağımız, haksızlığa karşı dilsiz şeytan olacağımız anlamına gelmez. Açıkça söylüyorum: Mücadeleden geri durmayız. Kimseyi yalnız bırakmayız. Böyle kaba kuvvetin karşısında susmayız. Bir santim eğilmez, bir kelime eksik konuşmaz, bir adım geri adım atmayız. Çünkü biliriz ki biz bir kelime eksik konuşursak bu milleti susturacaklar. Biz bir adım geri atarsak bu ülkeyi yüz yıl geriye götürecekler. Biz bir santim eğilirsek bu millete diz çöktürecekler. Buna asla izin vermeyeceğiz."
"Emeklinin de emekçinin de umudu Yeni Parti'nin yeni siyasetidi"
Yeni Parti'nin kadınların umudu olduğunu söyleyen Özel, "Kadınların yeni partisi Yeni Parti'dir. Yeni Parti ev kadınlarının emeklilik umududur. Yeni Parti ev kadınlarını saygıyla, herkesin vatandaş olmanın gururuyla, namusuyla çalışıp kazanamıyorsa temel bir vatandaşlık gelirine sahip olacağı, kimsenin primi yatmadı diye haklarından geri kalmayacağı... Bugün bir şehit annesi diyor, diyor ki: 'Oğlum bize hastane bedava, eczane bedava, altı yüz lirayı verdim şu bir çorba ilaca' diye geliyor. Buradan hem şehit ailelerine söz olsun: Ne hastanede ne diş hekiminde ne eczanede size bir kuruş para ödetirsek namussuzuz, şerefsiziz" dedi.
Emeklilerden tedavi ve ilaç fark ücreti alınmayacağını söyleyen Özel, "Emeklinin de emekçinin de umudu Yeni Parti'nin yeni siyasetidir. Bunu bizimle birlikte İzmit'te belediye başkan vekilimizle, Derince'de, Karamürsel'de belediye başkanlarımızla, tüm ilçe belediye başkanlarımızdaki İzmit'in tutuklu ilçe başkanımızı bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Hem ilçe başkanımıza hem belediye başkanımıza en kısa sürede özgürlük diliyorum" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'nin bir tek umudu var, o da sizlersiniz"
Aslında esnaf yürüyüşü planladıklarını ancak kalabalık nedeniyle bir bank üzerinde konuşma yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:
"Ben otobüsleriniz alındığında, binamız alındığında, tüm imkânlarımız AK Parti yargı emriyle alınıp butlana verildiğinde böyle bu gömlekle bir başımıza yürürken böyle binler, on binler, yüz binler sahip çıkınca teyzem demişti ki bana: 'Hiç üzülme, sana otobüs de alacağız. Hiç üzülme, sana bina da yapacağız.' Biraz önce kanser tedavisi gören bir ablam bir zarfın içinde 200 yüz lira getirdi, 'İktidar olun' dedi. 'Hep beraber' dedim. 'Ben göremem' dedi. 'Göreceksin' dedim. 'Tedavi görüyorum, kanserim' dedi. 'Allah güç verecek, o günleri birlikte göreceğiz' dedim. Onun verdiği o iki 20 lirayla ya da İzmir'de teyzemin sarılıp 'Üzülme sana alacağız' dediği o kampanyayla YENİ Partiye sahip çıktınız. Yeni umuda sahip çıktınız.
Bugün o otobüse teyzem sağ olsun, hepiniz sağ olun. Partinin, yeni partinin otobüsüne ilk adımı şimdi atacağım. Yeni partinin yeni otobüsü, seçim otobüsü iktidarı getirecek. O seçimin otobüsünde ilk kez İzmit'ten yola çıkıyoruz. Buradan sonra yolumuza yoldaşlık etmede bugünkü gibi olun. Nereye çağrıldıysanız koşun. Çünkü Türkiye'nin umudu... Hiç hak etmiyorum, öyle laflar duyuyorum. Ben değilim, biz değiliz. Türkiye'nin bir tek umudu var, o da sizlersiniz. Sizlersiniz! Arkasında durması gerekenin arkasında duranlar, tarihin doğru tarafında duranlar ve ne zaman çağrılsa oraya gidenler bugün gibi kendine burada olmayı bir görev. Bu ülkenin umududur. Kimse enseyi karartmasın."