Kısa Dalga - Güvenpark’taki CHP Ankara İl Başkanlığı önünde yapılacak olan buluşmada; istinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, otobüs üstünden vatandaşlara hitap etti.
Erken saatlerden itibaren vatandaşlar ellerinde Türk bayrakları ile Güvenpark ve çevresine gelmeye başladı. İl Başkanlığı binasına ise Özgür Özel'in posteri asıldı.
Vatandaşlar "Susma, sessiz kalma, faşizm sesten korkar", "Sarayın sofrasında soytarı olacağına halkın sofrasında kahraman ol", "Adalet susarsa millet konuşur", "Sarayların adalet dağıttığı nerede görülmüştür" yazılı dövizler taşıdı.
Yurttaşlar, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Özgür Türkiye, özgür gelecek" sloganları attı.
Yoğun güvenlik önlemleri
Program öncesinde Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Güvenpark çevresi ile bölgeye çıkan cadde ve ara sokaklarda güvenlik tedbirlerini artırdı. İl Başkanlığı çevresinde polis bariyerleri kurulurken, giriş ve çıkış noktalarında güvenlik kontrolleri oluşturuldu.
Bölgede çok sayıda polis ekibi görevlendirilirken, ara sokaklarda TOMA’lar ile çevik kuvvet araçları hazır bekletiliyor.
Mansur Yavaş: Daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerinde
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, programda yaptığı konuşmada, "CHP'yi zayıflatmaya çalışanlar, itibarsızlaştırmaya ve iç tartışmalar üzerinden yıpratmaya yönelik her girişim yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Bilelim ki girişimler Türkiye'nin demokratik birikimini hedef almaktadır, cumhuriyetin değerlerini hedef almaktadır, toplumsal umudu hedef almaktadır. İnsanların değişim umudu, ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, gençler ve emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir" dedi.
Özgür Özel: Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile milletin meselesidir
Özgür Özel, yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
"Değerli Ankaralılar, sizi anlıyorum, öfkenizi anlıyorum. Ancak bugün öfke sözleri değil, umudu yükseltmenin, umut sözlerini söylemenin, iktidar yürüyüşünü başlatmanın, iktidar diye haykırmanın günüdür. Partimiz kurulduğu günden beri, tarihi boyunca Sivas Kongresi'nden bugüne kadar çok zor günler geçirdi. Mallarına el konuldu. Partinin kapısı kapatıldı. Partinin genel başkanları hapse atıldı. İl başkanları suikaste uğradı, şehit edildi. Bu partiye her kötülük yapıldı ama hiç kimsenin gücü CHP'ye yetmedi. Tarihte ilk kez cumhurbaşkanlığında bir partinin genel başkanı otururken, 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken hiç seçim kaybetmemişken bu kez CHP, bir partili Cumhurbaşkanı'nı yendiği için yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl, CHP'nin iktidar umuduna, Türkiye'de seçimle iktidarı değiştirme umuduna yani Cumhuriyet'in en büyük kazanımı sandığa müdahale etmekte, Türkiye'nin birinci partisi CHP'nin başına seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktır, kayyım getirmektedir.
Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele CHP'nin iç meselesi olsa, keşke bu mesele parti içi bir tartışma olsa. Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel-Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile milletin meselesidir. Meydan alabileceğini aldı, doldu, taştı, yollar taştı, sesimizin gidemeyeceği mesafelere ulaştı. Bugün ses sistemi daha güçlü bir otobüsümüz yok, bir telsiz mikrofonumuz yok, bir binamız yok, paramız yok. Ama başkalarında olmayan bir şey var, siz varsınız, siz varsınız, siz varsınız. Siz varsınız."
"Beklediğimizi yaptılar, elektriği kestiler"
Özel, konuşurken elektrik kesildi. Jeneratörün devreye girmesiyle konuşmasını sürdüren Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Beklediğimizi yaptılar, elektriği kestiler, jenaratör devrede. Bizim sesimizi asla kesemeyecekler. Bu saldırılar, bu sabotajlar, yargı darbesi... Bir tek şey isteniyor; Türkiye'de iktidara yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi değil iktidarla yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi istiyorlar. Size and olsun ki iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğim. Türkiye'de yıllardır planlanan müesses nizam kendi siyaset kurgusunu bozmak istemiyor. O yüzden değişmeyen aktörleri, siyasetçileri millete dayatıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişimi, gençleşmeyi, kadınların önünün açılmasını, birbirini ezmeden güç veren anlayışla yaptıklarını hazmedemiyorlar. Biz bu müesses nizamın çarkına iki yerde çomak soktuk. Birincisi; 'bu düzende Türkiye'de seçimle genel başkan değişmez, Atatürk kalksa gelse bu delege düzeni ile genel başkanı değiştiremez' denilen yerde Atatürk'ün kendisini değil fikrini, mücadelesini, azmini sahiplenenler CHP'de kurultayı kazandılar. İkincisi; AK Parti yenilemez, 13 sefer seçim oldu AK Parti yenilmezdir' diyenlere karşı CHP hep birlikte AKP'yi yendik ve müesses nizamın tekerine çomak soktuk. Kimse bu milleti de bu devleti de küçük görmesin. Bu milleti emir eri sanmasın.
Bugün burada partimize yapılan 21 Mayıs darbesinden sonra 24 Mayıs günü partiye yapılan vicdansız saldırıdan sonra bugün buraya gelenler tarihin doğru tarafında duruyor demek kifayetsizdir. Bugün bu meydana gelenler tarihte yerini alacak demek kifayetsizdir. Bugün bu meydan tarihi yazmaya gelmiştir. Türkiye'nin dört bir yanından toplama bir kitleye, parti emekçilerini zorlayarak indirmeye rağmen bu meydanın küsuratı bile orada yoktur. Bu meydan tarihin ta kendisidir. Buradan açıkça söylüyorum; diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz. Mahkemenin Tayyip Erdoğan'ın kurduğu yargı kollarının talimatıyla dünya hukuk tarihinde olmayan Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak kazınan butlan kararı kimseye genel başkanlık meşruiyeti vermez. Yargının butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne mazbatasız bir genel başkan yakışmaz, oturamaz. Gerçekten bu ülkeyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır."
"Utanıyorum, kahroluyorum"
"Buradan açıkça sesleniyorum; hangi delege ile istiyorsanız derhal bir kurultay yapın ve partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun" diyen Özel, şöyle devam etti:
"CHP atama kabul etmez. Bütün il başkanlarımız burada, seçilmiş ilçe başkanları, belediye başkanları, üyeler... Kimse butlan istemiyor, bir atanmış istemiyor. Türkiye'nin demokrasisinin teminatı bu partidir. Derhal kurultayını istiyor. Buradan sizin huzurunuzda söylüyorum; benim bu partiyi nasıl yöneteceğimi taahhüt ettiğim kırmızı kitapta CHP Genel Başkanının ve Cumhurbaşkanı adayının tüm üyelerimizin oyuyla seçilmesi gerektiğini söylemiştik. Geçen seneki 23 Mart'ta ilk sözümü tuttuk, Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirledik. Hiçbir bahaneye sığınmadan şimdi bir kez daha söylüyorum; ben her delege ile yarışa varım ancak kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce CHP örgütlerine sandık koyalım 2 milyon üyeyi çağıralım. Genel Başkanın kim olacağına 2 milyon CHP'li karar versin. O sandıktan kim çıkarsa resmi kurultaya o kişinin genel başkan adaylığında gidelim. Yani hem kurultaydan korkmuyorum ama gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm sözdür; eğer Manisa'da 2015 ön seçiminde yüzde 84 oy alarak tüm zamanların ön seçim rekorunu kırmıştım. Eğer bu ön seçimde yüzde 85'in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım.
Burada tarihi bir fırsat var. Bu kaostan CHP yıpranarak değil güçlenerek, şaha kalkarak iktidara koşarak gidebilir. Bunun için aklı selimin harekete geçmesi lazım. Parti Meclisi toplanacak, çoğunluk sizde yok. Vicdan hakim, partililik hakim toplayamıyorsunuz, vazgeçiyorsunuz. Partinin bayramlaşmasının bir kalabalık olabilmesi için yapılanları hep beraber gördük. Utanıyorum, kahroluyorum. TGRT'deki tipler hatırlayın hepinize vakti geldiğinde her hakareti yapan, her haysiyet suikastini yapanlar butlana vasi atanmışlar. Partiye TGRT'den basın danışmanı atamışlar adamın bir amacı var; CHP'yi yıpratmak için her türlü rezaleti göze alıyor, partiyi yerin dibine sokacak iftiralar atıyor. CHP bunları haketmiyor, bunu size yaptırmayacağım. Ömrü boyunca CHP'ye sövmüş bir anlayışı, parti düşmanı bir anlayışı, CHP'ye her türlü kötülüğü yapmış bir anlayışı partinin koridorlarına sokmak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün baba evine sokmak, canlı yayında TGRT'ye teşekkür etmek dünyanın en ayıp işidir.
Güya bu partinin milletvekili yaptığı bir isim TGRT'de canlı yayında 'bütün bu süreç boyunca katkılarınız unutulamaz, iyi ki varsınız' diyor. Bu sözü söyleyen nasıl CHP'li olabilir? Bütün belediye başkanlarımıza hep birlikte itibar suikastı yapanların ağzını kendi söylemi yapanlar bu partiyi yönetemez. Geçen sene ön seçimde sandık başına ben de gittim, genel başkanım da gitti, Mansur başkanım da gitti, önceki genel başkan da gitti. O gün ekran başkana oy verirken 'TGRT hırsızlara sahip çıkıyorsunuz' diyordu. Şimdi sırf parti içi iktidar için TGRT'nin sözleri benimsenip nasıl belediye başkanlarımızı partiden atmaya, disipline vermeye kalkarsınız. Yazıklar olsun."
"Anıtkabir'e yürüyoruz"
Özgür Özel, konuşmasının sonunda yurttaşlara Anıtkabir'e yürüme çağrısı yaptı. Özel, şunları söyledi:
"Tarihin en büyük kucaklaşmasına, kenetlenmesine ihtiyaç var. Bu yüzden buradayız. Bize bina değil, yürek lazım. Genel merkezden Meclis'e doğru yaptığımız yürüyüşle köhneleşmiş bir anlayışı geride bıraktık. O yürüyüş ile AK Parti'nin kara düzenine geride bıraktık. O yürüyüş ile AK Parti'nin kara düzeninden medet umanları geride bıraktık ve hedefimizi Gazi'nin kurduğu Meclis yaptık. Hedef iktidardır.
Artık saflar netleşmektedir; otokratlar bir tarafta, demokratlar bir taraftadır. Ben demokrasiye sahip çıkan, dayanışma gösteren tüm sendikalara, tüm meslek kuruluşlarına, tüm partilere, tüm sivil toplum örgütlerine ve tüm siyasi partilere yürekten teşekkür ediyorum. Vakit birleşe birleşe kazanma, vakit birleşe birleşe Türkiye'yi iktidara taşıma vaktidir. Bu cendereden bu partiyi çıkarmak için hukuki mücadele, siyasi mücadele ve canımızı bedenimizi ortaya koyarak fiziki mücadeleye var mısınız? Bakın öyle bir yerdeyiz ki ya biz duracağız, teslim olacağız onlar kazanacak, Türkiye kaybedecek ya da bir kez daha hep birlikte çekinmeden, korkmadan, teslim olmadan biz kazanacağız. Var mısınız? Şimdi size soruyorum tarihi bir yürüyüşü başlatıyoruz, var mısınız buradan bir adım geriye adım atmadan hep birlikte yürümeye var mısınız? Bu iktidar yürüyüşünde teslim olmamaya var mısınız? Ben size iktidar için mücadele vaat ediyorum, var mısınız? O zaman bu yürüyüşe, bu iktidar yürüyüşüne, bu meydandan başlayarak tarihe geçmeye değil tarih yazmaya hazır mısınız? Birlikte, benimle birlikte Anıtkabir'e yürümeye var mısınız? Hep birlikte yürüyecek miyiz? Bu adım Türkiye'nin iktidar yürüyüşünün ilk adımıdır. Yürüyelim arkadaşlar."
Özgür Özel, konuşmasının ardından yurttaşlarla birlikte Güvenpark'tan Anıtkabir’e yürüdü.