Özgür Özel: Sorumluluğu dizilere, filmlere atıp kurtulamazsınız

Özgür Özel, okul saldırılarına ilişkin, "Sorumluluğu dizilere, filmlere atıp kurtulamazsınız. Bu ülkeyi 24 yıldır tüm yönleriyle, tüm yetkinizle hiçbir mazeretiniz olmaksızın siz yönetiyorsunuz. Yönetimdeki çürüme bir sosyal kriz olarak karşımızdadır" dedi.

Kısa Dalga - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.

"Eğitimle ilgisi olmayan, beceriksiz, hadsiz, cumhuriyetle derdi olan bir Bakanla muhatabız. Bu bakan döneminde okullarda tam 45 şiddet olayı gerçekleşti. Biz son ikisini konuşuyoruz" diyen Özel, şunları söyledi:

"Acı büyük olunca sanki şimdi başladı diye düşünüyoruz oysa sadece bu bakanın döneminde 6 öğretmen, 11 öğrenci, 2 okul çalışanı ve bir veli olmak üzere toplam 20 kişi 45 şiddet olayında hayatını kaybetti. Yusuf Tekin daha 2 Mart'ta Fatmanur öğretmen cinayetinden sonra 'okullarda güvenlik tedbirleri artacak' demişti. Ancak hiçbir tedbir alınmadığı en acı şekilde deneyimlendi. CHP olarak biz bu sorunu sadece güvenlik sorunu olarak ele almadık. Çocuklarımızın içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunları bir bütün olarak görüyoruz. Akran zorbalığı, madde kullanımı, suça sürüklenen çocuklar sorunlarının altında da maalesef bu sosyal çöküş var."

"Bu çöküş, adaletsizlikten ve her gün derinleşen ekonomik krizden bağımsız değil"

Daha bir hafta önce bu kürsüden kantinden yarım kaşarlı tostu, bir çayı veresiye yazdıran öğrencileri konuştuklarını anımsatan Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Neredeyse 10 çocuğumuzdan 4'ü çocuk yoksulluğu sınırları içinde. 37 OECD ülkesi arasında Türkiye Kosta Rika'dan sonra çocuk yoksulluğunda dünya ikincisi durumunda. Bir sosyal çöküş yaşıyoruz. Bu çöküş yönetimdeki liyakatsizlikten özgürlükleri kısıtlayan baskıcı yönetim anlayışından gelirde, vergide, sosyal hayatta, mahkemelerde yaşanan adaletsizlikten ve her gün derinleşen ekonomik krizden bağımsız değil. Uyuşturucu belasının ülkemizi bu kadar sarması, sokaklarda kol gezen çetelere engel olunmaması bunlarla ilgilidir. Sorumluluğu dizilere, filmlere atıp kurtulamazsınız. Bu ülkeyi 24 yıldır tüm yönleriyle, tüm yetkinizle hiçbir mazeretiniz olmaksızın siz yönetiyorsunuz. Yönetimdeki çürüme bir sosyal kriz olarak karşımızdadır. Bugün Sayın Bahçeli'nin, Erdoğan'ın yaptıkları tespitler dahi bir krize, bir çürümüşlüğe işaret etmektedir. 24 yıldır ülkeyi yönetenler ve onları destekleyenler neyden şikayet ediyorsunuz?

Bugün Sayın Bahçeli'nin, Erdoğan'ın yaptıkları tespitler dahi bir krize, bir çürümüşlüğe işaret etmektedir. 24 yıldır ülkeyi yönetenler ve onları destekleyenler neyden şikayet ediyorsunuz? Bugüne kadar liyakatli kadrolarımız en doğru tespit ve önerileri yaparken neden kulak tıkadınız? Yapılması gereken ilk şey Türkiye'yi bu yozlaşmadan kurtarmak, hukukun üstünlüğünü, özgürlükçü demokrasiyi her alanda sarsılmaz bir adaleti inşa etmektir. Yapılması gereken ilk şey bu ülkeyi herkesin güven duyacağı bir adaletle, liyakatle, güçlü kurumlar ve kurallarla yönetecek, buna azmetmiş modern bir yönetim anlayışını iktidara getirmektir. Bizim topluma en büyük vaadimiz budur. Yoksa okullarda yapılacaklar çok nettir. Yıllardır gölge kabinedeki arkadaşımız Suat Özçağdaş çok kuvvetli bir kadroyla çalışıyor. En basitinden şu günlerde konuşulanlarla ilgili bakarsanız daha programımızı tanıttığımız 2 Mart gününde biz ataması yapılmamış öğretmenlerden 100 binini derhal atamayı önerdik. 75 bin okul hemşiresi, 65 bin güvenlik görevlisi dedik. Bu güvenlik görevlilerini de öyle oradan buradan siyaseten değil, bu ülkede görev almış, silahlı mücadele için eğitim almış, silah kullanmayı bilen, kanuna da '7 yıl çalıştıktan sonra başka bir kamu kurumuna geçeceklerdir' denilen uzman çavuşlar var. Bunların hiçbirini dinlemediler."

"Otokrat ve ondan medet umanların hepsini birden yeneceğiz"

"Hiç kimse ama hiç kimse enseyi karartmasın. Zaten bu yaşananlar o gidişin habercileri. Bir bedel ödenmeden acı çekilmeden acıyla sınanmadan bu direnç testlerinde geçmeden iktidar olunmuyor. Bütün kadrolarımız, bütün arkadaşlarımız meselenin tam olarak farkındadır" diyen Özel, şöyle devam etti:

"Sadece 2,5 yıldır girdiğimiz ilk seçimlerde 47 yıl sonra partimizi birinci yaptığımız gibi, Kuzey Kıbrıs seçimlerinde doğru bir yerde durduk, doğru bir hat tarif ettik, var güçleriyle gittiler, seçime müdahale ettiler. Yüzde 65'le kaybettiler. Macaristan'da Orban'ı desteklediler. Orban gitti. Brezilya'da Bolsonaro rakibini Lula'yı hapse attı. Hapiste tuttu. 12 yıl hapis cezası verdi. Ama eninde sonunda Lula cezaevinden çıktı. Seçimlere girdi. Bolsonaro'yu yendi ve iktidara partisini getirdi, ülkesindeki mağdurların sesi oldu. Türkiye'de iktidarın değişmesi için saflar bellidir. Dünyada nasıl Erdoğan, Trump ve İsrail aynı tarafta durup Tom Barrack'ın tarifiyle burada kendilerince kendilerine bir iktidar tarif ediyorlarsa biz Filistin'le beraber dünyanın bütün demokratlarıyla beraber yapılacak ilk seçimi bekliyoruz. İlmek ilmek, acı acı zorluklarla bu yolu yürüyoruz. Ama herkes emin olsun ki yapılacak ilk seçim aynı Macaristan'da, Brezilya'da olduğu gibi demokratlarla otokrat arasında olacaktır. Otokrat ve ondan medet umanların hepsini birden yeneceğiz, Türkiye'ye demokrasiyi geri getireceğiz."

Gündem Haberleri