Özgür Özel'in kuracağı “Yeni Parti” hangi seçmeni çekecek? Halkta karşılık bulacak mı?

CHP'de yeni parti için geri sayım başladı. Kuruluş dilekçesinin kısa sürede verilmesi de beklenirken, yaklaşık 100 milletvekilinin yeni oluşuma katılacağı konuşuluyor. Partinin adı neden gizleniyor? Muhalefette dengeler nasıl değişecek? Yeni parti hangi seçmenden oy alabilir? İşte kulislerde konuşulanlar...

Kısa Dalga- CHP'de mutlak butlan kararının ardından başlayan yeni parti hazırlıklarında süreç hız kazandı. Özgür Özel ve ekibi, kuruluş için resmi başvuruyu günler içinde yapmaya hazırlanırken, partinin ismi ve logosu büyük ölçüde netleşti. Kuruluş dilekçesinin 24 Temmuz'da İçişleri Bakanlığı'na sunulması beklenirken, yaklaşık 90-100 milletvekilinin yeni oluşuma katılması öngörülüyor. Siyaset kulislerinde yeni partinin muhalefet dengelerini nasıl etkileyeceği, seçmende nasıl bir karşılık bulacağı ve Meclis aritmetiğini nasıl değiştireceği tartışılıyor.

Yeni partiye ilişkin son hazırlıklar ve teknik detaylar, dün Özel'in katılımıyla yapılan "seçilmiş" Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu toplantılarında ele alındı. Yeni parti ile ilgili detaylar merak edilirken, diğer yandan mevcut siyasi dengelerin değişip değişmeyeceği, seçmen davranışının nasıl etkileneceği ve muhalefet içindeki güç dağılımının yeniden şekillenip şekillenmeyeceği gibi sorular da tartışılıyor.

Dilekçe ne zaman verilecek, hazırlıklar ne aşamada?

Sözcü Zeynel Emre'nin toplantıların ardından yaptığı açıklamaya göre, yeni partinin kuruluş dilekçesi birkaç gün içinde İçişleri Bakanlığı'na verilecek.

DW Türkçe'nin haberine göre, dilekçe çok yüksel ihtimalle yarın, yani Türkiye'nin "tapu senedi” olarak görülen Lozan Anlaşması'nın imza tarihi olan 24 Temmuz'da sunulacak. Hazırlıkların tamamlanamaması durumunda ise başvuru 27 Temmuz Pazartesi'ye kayabilir.

Partinin logosu ile ismi de hazır; ancak bir engelleme çıkarılmaması için açıklanmıyor. Parti isminin halk arasında kabul gördüğü için "Yeni Parti" olma ihtimali yüksek.

Özel ve ekibinin izlediği strateji kapsamında 90-100 kadar milletvekilinin CHP'den istifa ederek yeni partiye geçmesi beklenirken, butlan kararı öncesindeki Parti Meclisi'nde bulunan ancak milletvekili olmayan isimlerin CHP'de kalması planlanıyor. Böylelikle Yargıtay, butlan kararına ilişkin tedbir uygulamasını iptal ederse eski yönetimin en az üçte ikisi görevde olacak ve CHP'yi tekrar devralabilecek.

Özel'in Salı günkü grup toplantısındaki açıklamasının ardından başlayan CHP'den istifalar ise şu ana kadar 220 bini geçmiş durumda. CHP'nin 1 milyon 800 binin üstünde üyesi bulunuyordu.

Yeni parti henüz kuruluş aşamasında olduğu ve daha önce seçime girmediği için Hazine yardımı alamayacak. CHP kaynaklarından da yoksun kalacak olan yeni partinin bağış kampanyası başlatması düşünülüyor ancak bunun şeffaf şekilde yürütülmesine özen gösterilecek.

Partinin kuruluş dilekçesinin verilmesinin ardından örgütlenme çalışmaları da hızla başlayacak. CHP örgütlerinin yeni partiye geçmesi beklenirken, yasalara göre yeni partinin seçime girebilmesi için en az 41 ilde teşkilatlanması ve seçimden en az altı ay önce büyük kongresini yapmış olması gerekiyor.

Yeni parti siyasette karşılık bulacak mı?

Yargıtay kayıtlarına göre şu anda Türkiye'de 189 faal siyasi parti bulunuyor ve kurulacak yeni parti o ana kadar başka bir parti daha dilekçesini vermezse 190'ıncı parti olacak.

Bu kapsamda yeni parti ile ilgili gündemdeki sorulardan biri halkta karşılık bulup bulmayacağı. Türkiye'de son yıllarda farklı siyasi hareketler yeni parti girişimlerinde bulundu. Ancak bu deneyimler, her yeni partinin beklenen siyasi karşılık bulmadığını ortaya koydu.

İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (IstanPol) Direktörü Seren Selvin Korkmaz, seçmenlerin yenilik ve değişim talebi hesaba katıldığında karşılık bulma ihtimalini oldukça yüksek görürken, ancak bunu hazır ve sabit bir oy oranı olarak görmemek gerektiğine dikkat çekiyor.

Ankara'daki CHP Genel Merkez binası. Binanın girişi ve CHP logosu görülüyorAnkara'daki CHP Genel Merkez binası. Binanın girişi ve CHP logosu görülüyor

İstanPol'un Temmuz araştırmasına göre, her 10 CHP'liden biri "logoya bağlı olduklarını" söylüyor. Korkmaz, yaptıkları son araştırmaya göre seçmenlerin yüzde 30'luk kısmının böyle bir partiye oy vereceğini ya da oy verme ihtimali bulunduğunu söylerken, yüzde 19'un kararının partinin siyasetine, adaylarına ve kadrolarına bağlı olduğunu belirtiyor. Korkmaz araştırma sonuçlarına dair şöyle konuşuyor:

"Dolayısıyla yüzde 49'a yaklaşan geniş fakat koşullu bir potansiyelden söz ediyoruz. Bu potansiyelin kaynağı Özel'e kişisel desteğin yanında, seçilmiş yönetime müdahaleye karşı oluşan meşruiyet tepkisi. Yapılan araştırmalar ve bizim verilerimiz muhalefet tabanının yeni bir partiye açık ve hazır olduğunu gösteriyor."

"Yeni Parti" hangi seçmene hitap edebilir?

Yeni partinin başarısında en kritik başlıklardan biri ulaşabileceği seçmen kitlesi olacak.

Özgür Özel ve destekçileri her fırsatta "ülkedeki tüm demokratları partiye bekledikleri" vurgusu yaparak, sadece CHP'lileri değil AKP iktidarına karşı olan her eğilimden demokrat seçmenlerin oylarını hedeflediklerini belirtiyorlar.

DW Türkçe'ye konuşan bir yetkili, CHP'nin mirasını ve ideolojik çizgisini reddetmeden, "Cumhuriyetin kurucu şemsiyesi" altında seçmen havuzunu genişletmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Bu arada bazı çevrelerde yeni parti için ortaya atılan "ANAP benzeri olacak" iddiaları da Özel'e yakın isimler tarafından kesin bir dille reddediliyor.

Siyasi analistlere göre, böyle bir oluşumun diğer partilerden ne kadar oy çekebileceği, kararsız seçmenlere ulaşıp ulaşamayacağı önemli sorular.

Korkmaz, yeni partiye ilk desteğin CHP seçmeninden geleceğini; ancak partinin İYİ Parti ve DEM Parti seçmenleriyle birlikte MHP ve AKP tabanlarının belirli kesimlerine de ulaşma ihtimali bulunduğunu belirtiyor. Korkmaz, buradaki zorluğu ve bunun çözüm yolunu ise şöyle aktarıyor:

"En büyük güçlük, CHP tabanı, milliyetçi, Kürt ve muhafazakâr seçmenlerin farklı beklentilerini aynı siyasi dil içinde buluşturmak olacaktır. Parti, dar bir ideolojik partiye ya da kimliksiz bir merkez partisine dönüşmeden kapsayıcı bir merkez oluşturursa başarılı olabilir. Özel'in söylemlerinden partinin cumhuriyetçi ve sosyal demokrat omurgaya sahip kapsayıcı bir merkeze oturma niyeti ile kurulacağını görüyoruz."

Başarı için nasıl bir siyasi söylem gerekli?

Türkiye'de yeni kurulan partilerin geçmiş deneyimleri, yalnızca yeni bir isim ya da yeni bir kadronun tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Uzmanlara göre belirleyici olacak unsurlardan biri, partinin hangi politik eksende konumlanacağı ve mevcut muhalefetten nasıl ayrışacağı.

IstanPol'un Temmuz araştırmasına göre, seçmenin önemli kısmı yeni partinin CHP'nin başka bir adla devamı olmasını istemiyor.

"Yeni parti, adalet ve demokratik meşruiyetin yanı sıra ekonomik güvence, gelir dağılımı, liyakat, eğitim, gençlerin gelecek kaygısı ve güçlü kamu hizmetleri etrafında bütünlüklü bir gelecek anlatısı kurarsa başarılı olabilir" diyen Korkmaz, seçmenlerin "aynı kadroların taşındığı değil, CHP'nin birikimini içeren fakat onu aşarak yeni isimler ve yeni bir siyaset sunan bir parti" istediğini belirtiyor.

Korkmaz seçmen beklentisine dair şunları da kaydediyor:

"Ancak gelinen noktada yeni parti için bir fırsat alanı da, artık beklenti büyük ideal ve programların ötesinde sadece var olup mücadele edecek bir yapı kurması. Çünkü bu parti olağan koşullarda kurulmuyor, bizzat ana muhalefet partisi CHP'nin kendi iradesinin yargı eliyle yok sayılması sonucu bir mecburiyet ve meşruiyet mücadelesi ile kuruluyor."

Muhalefette dengeler değişir mi?

Yeni bir siyasi partinin ortaya çıkması yalnızca kendi alacağı oy oranıyla değil, mevcut muhalefet partileri üzerindeki etkisiyle de değerlendiriliyor.

Yeni partinin CHP'den istifa edecek yüksek sayıda milletvekili ile TBMM'nin yeni ana muhalefet partisi olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Yeni sandalye dağılımı ile CHP'nin Mecliste dördüncü veya beşinci partiliğe düşmesi bekleniyor. CHP'nin şu anda 135 milletvekili bulunuyor.

Böyle bir girişimin muhalefet içindeki rekabeti artırıp artırmayacağı, olası ittifak senaryolarını nasıl etkileyeceği ve özellikle muhalif seçmenin tercihlerini değiştirip değiştirmeyeceği önemli tartışma başlıkları.

Korkmaz'a göre Özel'le birlikte milletvekillerinin, belediye başkanlarının, örgütlerin ve seçmenin önemli bölümü hareket ederse yeni parti kısa sürede muhalefetin merkezine dönüşürken, CHP adını ve logosunu korusa bile siyasi ağırlığını kaybedebilir.

Araştırmalarına göre mevcut koşullarda 10 CHP seçmeninden yalnızca birinin Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'de koşulsuz biçimde "logoya bağlı" olduğunu bulduklarını söyleyen Korkmaz, bu bulguyu önemli görüyor.

Bu nedenle yeni parti süreci doğru yönetilirse iktidarın muhalefeti bölme girişiminin terse dönebileceğine işaret eden Korkmaz, son gelişmelerin daha geniş bir muhalefet koalisyonunun kurulmasına yol açabileceğini vurguluyor.

Gündem Haberleri