Siyasi mizaha hasret Türkiye, Deniz Göktaş’ı konuşuyor: “Tutuklanacak mı?” yorumları gündem oldu

Komedyen Deniz Göktaş’ın son gösterisi, sosyal medyada gündem oldu. Erdoğan’dan İmamoğlu’na, Fatih Altaylı’dan Celal Şengör’e uzanan siyasi ve güncel esprileriyle dikkat çeken Deniz Göktaş için çok sayıda kullanıcı “Siyasi mizaha hasret kalmışız” yorumunu yaptı. Gösteri bir yandan övgü toplarken, diğer yandan “Bu espriler başına iş açar mı?”, “Tutuklanacak mı?” yorumlarıyla Türkiye’de mizahın üzerindeki baskı iklimini yeniden tartışmaya açtı.

Kısa Dalga - Komedyen Deniz Göktaş’ın son gösterisinin yayınlanmasının ardından sosyal medyada dikkat çekici bir tartışma başladı. Göktaş’ın Erdoğan, Ekrem İmamoğlu, Fatih Altaylı, Celal Şengör ve Türkiye’nin güncel siyasi atmosferine uzanan esprileri, izleyiciler arasında hem büyük beğeni topladı hem de “Bu ülkede artık siyasi mizah yapmak mümkün mü?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Gösteri, kısa sürede X başta olmak üzere sosyal medya platformlarında çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşıldı. Birçok izleyici Göktaş’ın politik mizah dilini “cesur”, “zeki” ve “çok iyi yazılmış” olarak değerlendirirken, bazı kullanıcılar da Türkiye’de siyasi espri yapan sanatçıların karşı karşıya kalabileceği soruşturma ihtimaline dikkat çekti.

Sosyal medyada “Tutuklanacak mı?”, “Silivri yolu görünür mü?”, “Umarım başına iş açılmaz” gibi yorumlar yapılması, gösterinin yarattığı etkinin yalnızca mizahi olmadığını da gösterdi. Göktaş’ın performansı, Türkiye’de mizah, siyaset, ifade özgürlüğü ve yargı arasındaki gerilimli ilişkiyi yeniden tartışmaya açtı.

Erdoğan’dan İmamoğlu’na, Fatih Altaylı’dan Celal Şengör’e

Deniz Göktaş’ın son gösterisinde Türkiye’nin güncel siyasal ve kültürel figürleri geniş bir mizah alanı içinde ele alınıyor. Gösteride Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ilişkin espriler, Türkiye’de iktidar-muhalefet dengesi ve Erdoğan algısı üzerinden yapılan göndermelerle öne çıkıyor.

Ekrem İmamoğlu’na dair göndermeler ise muhalefet siyaseti, liderlik beklentileri ve Türkiye’de değişim arzusunun mizahi bir dille işlenmesi bakımından dikkat çekiyor. Göktaş, yalnızca siyasetçileri değil, medyayı ve kamusal alandaki entelektüel figürleri de esprilerinin konusu yapıyor.

Fatih Altaylı ve Celal Şengör gibi isimlere yönelik göndermeler, gösterinin yalnızca parti siyasetine sıkışmadığını; Türkiye’de medya, entelektüel iktidar, popüler kültür ve kamusal tartışma alanının da mizahın malzemesi haline getirildiğini gösteriyor.

Bu yönüyle Göktaş’ın gösterisi, uzun süredir politik mizaha mesafeli, temkinli ve çoğu zaman otosansürlü bir iklimde yaşayan izleyiciler için farklı bir etki yarattı. Sosyal medya yorumlarında sık sık “Siyasi mizaha hasret kalmışız” duygusu öne çıktı.

Yeni Şafak yazarı: Umarım bir savcı durumdan vazife çıkarmaz

Yazar Yekta Kopan, Göktaş’ın gösterisi için şu yorumu yaptı:

“Deniz Göktaş çok çok iyi. Hiç laf süslemeye, ‘neşemizi çalamazlar’ kafasına girmeye gerek yok. Yani heykelini yapsalar beton yetmez:)) Seni travmalarından severiz.”

Yeni Şafak gazetesi yazarı İsmail Kılıçarslan ise Göktaş’ın Erdoğan esprileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, muhalefetin Erdoğan algısına dikkat çekti:

“Ne yazık ki zihinlerinde Tayyip Erdoğan bir ‘olgu’ değil. ‘Muhayyel bir algı’ bile değil, eni konu ‘uydurulmuş bir Tayyip Erdoğan karikatürü’ ile idare ediyorlar uzun süredir.”

Kılıçarslan, Göktaş’a soruşturma açılmaması gerektiğini de belirterek şunları yazdı:

“Umarım bir savcı falan durumdan vazife çıkarıp soruşturma falan açmaz Göktaş’a. Gülüp geçiyoruz işte. Hak ettiğinden fazla olarak analiz de ediyoruz. Suyunu çıkarmanın alemi yok.”

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu ise gösteriyi hayranlıkla izlediğini belirterek, asıl meselenin mizah karşısında duyulan kaygı olduğunu vurguladı:

“Hayranlıkla izledim. Normalde geriye sadece bu duygunun kalması gerekirdi. Şu yapışkan korku ikliminde, sadece işini çok iyi yapan birini takdir etmenin bile o insan adına kaygı uyandırması, içinde yaşadığımız yapısal şiddetin en çarpıcı göstergelerinden biri.”

Yazar Emek Erez de gösterideki “solcu aile” bölümüne dikkat çekerek şu yorumu yaptı:

“Şu gösterideki solcu aile mevzusu o kadar tanıdık ki gülmedim gözlerim doldu çünkü iyi şeylere ters tepki veririm:) Yine güzeldi, şu ortamda yüzümüz güldü biraz teşekkürler @idgoktas. Bu arada mizah suçmuş gibi sinik sinik Silivri şakası yapmayı bırakın.”

Sosyal medyadaki yorumlar, Deniz Göktaş’ın son gösterisinin yalnızca bir stand-up performansı olarak değil, Türkiye’de politik mizahın imkânları, sınırları ve riskleri üzerine yeni bir tartışma başlığı olarak görüldüğünü ortaya koydu.

Deniz Göktaş kimdir?

Deniz Göktaş, 1995 yılında Ankara’nın Mamak ilçesinde doğdu. Çorumlu işçi-memur bir ailenin çocuğu olan Göktaş, üniversite eğitimine Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde başladı. Daha sonra aynı üniversitede Psikoloji Bölümü’ne geçti ve bu bölümden mezun oldu.

Sinema ve televizyon alanında yüksek lisans eğitimini Kadir Has Üniversitesi’nde sürdüren Göktaş, İstanbul’a sinema eğitimi için gittikten sonra komedi sahnesiyle tanıştı.

2019 yılında TuzBiber Komedi Kulübü’nün açık mikrofon etkinliğinde sahneye çıkan Göktaş, beş dakikalık performansının beğenilmesi üzerine stand-up yapmaya başladı. 2020-2023 yılları arasında farklı sahnelerde gösteriler yaptı.

“Selam Selam” adlı gösterisini 2023 yılında Ses Tiyatrosu’nda kaydedip YouTube’da yayımlayan Göktaş, bu gösteriyle daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.

Göktaş, pandemi döneminde podcast yayınlarıyla da dikkat çekti. “Deniz Göktaş’a Ayıracak Vaktim Yok” ve “Haset” gibi podcast serileriyle dijital platformlarda takipçi kitlesini büyüttü. 2020-2023 yılları arasında Uykusuz dergisinde mizah yazıları da yazan Göktaş, “Gibi” dizisinde bir bölüm rol aldı ve “Ben Tek Siz Hepiniz” adlı kısa filmde oyuncu olarak yer aldı.

Gündem Haberleri