Kısa Dalga- Süleymancılar olarak bilinen yapılanmanın lideri Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturma, operasyonun ardından ortaya çıkan mali ve örgütsel iddiaların yanı sıra, üst düzey yöneticilerin kullandığı öne sürülen özel haberleşme uygulaması Glooper ile de gündeme geldi. Soruşturma kapsamında Kuriş ve beraberindeki şüpheliler hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve vergi mevzuatına aykırılık" gibi suçlamalar yöneltildiği öğrenildi.
"FETÖ'nün ByLock uygulamasına benziyor"
Soruşturmayı kamuoyunun gündemine taşıyan başlıklardan biri de Glooper adlı haberleşme uygulaması oldu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kuriş'in 2016'da yapılanmanın başına geçmesinin ardından büyük para ve malvarlığı hareketlerinin yaşandığını belirterek, üst yönetimin kullandığı öne sürülen Glooper uygulamasına dikkat çekti.
Çiftçi, uygulamayı FETÖ soruşturmalarında gündeme gelen ByLock ile karşılaştırarak, Glooper'a üst kademe tarafından üç aşamalı doğrulamayla girilebildiğini söyledi.
Glooper neden tartışılıyor?
Kuriş yapılanmasını yakından takip eden avukat Burak Bekiroğlu da uygulamanın kamuya açık uygulama mağazalarından indirilemediğini öne sürdü. Bekiroğlu'na göre yazılım Hindistan'da Kuriş tarafından özel olarak hazırlatıldı ve yaklaşık 3 bin 300 kişilik yönetim kadrosu tarafından kullanıldı.
Bekiroğlu, Glooper'ın kullanım amacının yalnızca sıradan bir iletişim faaliyeti olup olmadığının soruşturma açısından önem taşıdığını savunarak sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:
“Glooper’ı Apple Store ya da Android marketlerden indiremezsiniz. Zira dünya nüfusunun kullanımına açık değil. Programın yazılımı Alihan Kuriş tarafından Hindistan’da özel olarak yaptırıldı, kendisi, kurmayları ve 3.300 civarı yönetim kadrosu tarafından kullanılıyor. Öncelikle bu şekilde çok gizli bir programın kullanım amacını anlamak hiç zor değil. Diğer yandan AİHM kararlarının yanlı olduğunu ve özellikle Türkiye karşıtı her türlü karara imza attıklarını tartışmaya dahi gerek yok. Özellikle devamlı AİHM’nin fiziken kapısını aşındıran ve hükümeti karalayıp sanki siyasi bir yaklaşımda bulunuluyormuş izlenimi veren Avrupa’daki firari örgüt unsurları cabası.
ByLock konusunda hata yapılmadı, suç konusu eylemlerini gizlilik içerisinde icraya koyabilmek ve neticede arkalarında delil bırakmamak için ve yargılanma durumunda muhtemel bir cezadan kurtulabilmek amacıyla kullanılan bir haberleşme programını yok saymakta kabul edilemez. Ancak kendinizi kandırmak olur. Kaldı ki ByLock içeriklerini hepimiz dosyalarda ve basında ayrı ayrı gördük, doğrudan örgüte içeriği suç olan veya kumpas yargılamalarla bağlantılı talimatlar verilmiş."
Eski yönetici de uygulamayı doğruladığını söyledi
Glooper konusunda bir başka dikkat çekici açıklama ise 17 Mayıs 2025'te İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na Kuriş yapılanması hakkında 17 sayfalık şikâyet dilekçesi veren Erdal Arıkan'dan geldi. Arıkan, NEFES'ten Aytunç Erkin'e yaptığı açıklamada geçmişte yapılanmanın idari kadrosunda görev aldığını belirterek, kendilerine Hindistan'dan özel bir mesajlaşma programı alınacağının söylendiğini anlattı. Programın Kuriş'in mektuplarının dağıtılması ve özel ya da acil iletişim amacıyla kullanılacağının ifade edildiğini öne sürdü.
Arıkan, programın siber saldırılara karşı güvenlik amacıyla alındığının kendilerine aktarıldığını iddia ederek şöyle dedi:
“O zaman idareciydim. O zaman bize söylediler, cemaatin havuzunda, merkez sekretarya kararıyla Hindistan’dan özel program alacağız, mesajlaşma programı. Alihan Kuriş’in mektuplarının dağılımı, özel-acil haberleşme yapılacak. Herhangi bir siber saldırı olmasın diye bu program alındığını biliyorum.”