Kısa Dalga - Türkiye’de Kürt meselesine ilişkin yeniden hız kazanan “süreç” tartışmaları, iktidar kanadından gelen açıklamalarla görünürlük kazanırken, sahadaki tablo bu söylemi destekleyen bir ilerlemeye işaret etmiyor. İktidarın “süreç devam ediyor” mesajlarına karşın, DEM cephesi ve sahadan gelen değerlendirmeler sürecin fiilen ilerlemediğini ortaya koyuyor.
Ankara’da iyimser ton, sahada durgunluk
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de düzenlenen 23 Nisan resepsiyonunda yaptığı “süreç devam ediyor” açıklaması, iktidarın son dönemde kurduğu dili yeniden teyit etti. Bu açıklama, devletin süreci tamamen rafa kaldırmadığı, kontrollü biçimde sürdürdüğü mesajı olarak yorumlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün de partisinin TBM grup toplantısında sürecin tıkandığına dair tartışmaları “kuru gürültü” sözleri ile değerlendirdi. Erdoğan, “Süreç olması gerektiği gibi ilerlemektedir. Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir. Süreci zorlaştıran, yokuşa süren her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumlulukla hareket etmesini bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi de bugünkü yazısında sürecin seyrine ilişkin dikkat çekici bir çerçeve sundu. Selvi, sürecin ilerleyebilmesi için artık bazı kritik adımların atılması gerektiğini yazdı. Selvi önümüzdeki günlerde yasal düzenlemeler yapılması ve tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması gibi başlıkların gündeme gelebileceğini yazdı.
DEM kaynakları: Mesaj var ama adım yok
Hükümet kanadından gelen açıklamaları DEM Parti ve partiye yakın kaynaklara yönelttik. DEM kaynakları sürecin işlerliğine ya da bulunduğu noktaya dair çok daha farklı bir tablo çizdi.
Kaynaklara göre, hükümetin kamuoyuna verdiği olumlu mesajlar “müzakere zeminine yansımıyor”. DEM kaynağı, “süreçte herhangi bir somut adım atılmış değil” ifade etti. Aynı kaynaklar, geçen süreye rağmen hükümet kanadının yasal düzenleme yapmadığını, yeni bir müzakere başlığı açılmadığını ve somut bir takvim oluşturulmadığına dikkat çekti.
Murat Karayılan: Süreç fiilen donduruldu
Fırat Haber Ajansı’na konuşan örgüt yöneticisi Murat Karayılan, sürece ilişkin en sert değerlendirmelerden birini yaptı. Karayılan, bir ayı aşkın süredir Abdullah Öcalan ile görüşme olmamasını “normal değil” sözleriyle değerlendirirken, sürecin mevcut durumda fiilen dondurulduğunu savundu. İktidarın herhangi bir yasal adım atmadığını belirten Karayılan, yapılan açıklamaları ise “siyasi manevra” olarak nitelendirdi.
"Hiçbir somut adım yok"
Karayılan, sürecin ilerlemediğini gösteren başlıkları şöyle sıraladı:
-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması.
-Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay gibi isimlerin serbest bırakılmaması.
-Kayyum uygulamalarının sürmesi.
-Beraat kararlarına rağmen belediyelerde kayyum politikasının devam etmesi.
-Barış bildirisi imzacısı akademisyenlere yönelik yaptırımların kaldırılmaması.
Silahsızlanma: Güvence olmadan olmaz
Karayılan, silahsızlanma tartışmalarına da değinerek, güvence olmadan silah bırakmanın mümkün olmadığını söyledi. “Önce silah bırakın, sonra adım atalım yaklaşımı teslimiyet dayatmasıdır” diyen Karayılan, sürecin ilerlemesi için temel şartın Öcalan’ın statüsü olduğunu vurguladı. Ayrıca Kürt sorununun çözümünün yalnızca silahsızlanmaya indirgenemeyeceğini, bunun uzun yıllara yayılan bir çatışma sürecinin sonlandırılması meselesi olduğunu belirtti.
Son tahlilde iktidar “süreç devam ediyor” mesajı verirken, DEM ve sahadaki diğer aktörler “sürecin ilerlemediğini” vurguluyor. Taraflar arasındaki görüş farklılığı da sürecin en kritik kırılma noktası olarak öne çıkıyor.