Kısa Dalga - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul’da Kazım Karabekir Cemevi’ni ziyaret ederek Alevi dedeleri ve temsilcileriyle bir araya geldi. Hatimoğulları, barış süreci, ekonomik kriz, fon skandalı ve Alevilerin taleplerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de derin bir ekonomik kriz, işsizlik ve yoksulluk yaşandığını belirten Hatimoğulları, demokratik hak ve özgürlüklerin de ciddi biçimde gerilediğini söyledi.
Barış sürecinin iki yıldır devam ettiğini, zaman zaman tıkanıklıklar ve yavaşlamalar yaşandığını ifade eden Hatimoğulları, çatışmaların sona ermesini önemli bir kazanım olarak değerlendirdi.
“Toplumla konuşulmayan barış hakiki bir barış olmaktan uzaklaşır”
Barış sürecinde Alevilerin görüş ve taleplerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, Meclis bünyesinde oluşturulması öngörülen izleme mekanizmasının yalnızca siyasi partilerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
Demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları, kadın hareketi ve insan hakları savunucularının da sürece katılmasını isteyen Hatimoğulları, “Topluma gitmeyen barış, toplumla konuşulmayan barış gerçekten toplumsallaşmış hakiki bir barış olmaktan uzaklaşır” dedi.
“İsim niye açıklanmıyor? Çünkü ucu kendilerine dokunuyor”
Muhalefete yönelik baskılar, gözaltılar, tutuklamalar ve sansür uygulamalarının barış sürecine ilişkin kaygıları artırdığını belirten Hatimoğulları, fon skandalına da değindi.
Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Fonculara atanmayan kayyım küçük esnafa, işletmeciye atanıyor. Foncular bu ülkeyi soyup soğana çevirmişler. Yüz yıldır tanık olmadığımız bir soygun ile karşı karşıyayız. İçinde aktif milletvekillerinin, iktidara yakın üst düzey bürokratların olduğu söyleniyor. İsim niye açıklanmıyor? Mesela muhalefetten isimler olsaydı çarşaf çarşaf serilecekti. Şimdi açıklamıyorlar neden? Çünkü ucu kendilerine dokunuyor.”
“Alevilik kültürel bir motif değil, inançtır”
Alevilerin eşit yurttaşlık ve cemevlerinin ibadethane olarak tanınması taleplerine de değinen Hatimoğulları, “Asla Alevilik Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kenar süsü olacak bir kültürel motif değil. Alevilik bir inançtır ve bu böyle kabul görmelidir” ifadelerini kullandı.
Cemevlerinin resmen inanç merkezi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, eğitimde dinselleşmeye karşı olduklarını ve demokratik bir cumhuriyetin inşasının önem taşıdığını söyledi.