Kısa Dalga - “Ailem Güvende” adı verilen soruşturma kapsamında tutuklanan Kaos GL Yönetim Kurulu üyesi ve Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER) üyesi Nedime Erdoğan, Sincan Cezaevi’nden bir mektup gönderdi.
Erdoğan, operasyonun adını öğrendiğinde durumu “trajikomik” bulduğunu belirtti. Yıllardır LGBTİ+’ların eğitimden sağlığa kadar kamusal hayatın farklı alanlarında karşılaştığı ayrımcılığa karşı mücadele ettiğini anlatan Erdoğan, çalışmalarının merkezinde ailelerle çocukları arasındaki bağın güçlendirilmesinin bulunduğunu söyledi.
Erdoğan, mektubunda, “Bir kadın, bir yurttaş ve bir anne olarak verdiğim mücadelenin anlamını hiçbir operasyon değiştiremez” dedi. Mektup, Kaos GL tarafından yayımlandı.
Bir annenin dönüşümünden hak mücadelesine
Nedime Erdoğan’ın LGBTİ+ hakları alanındaki çalışmaları, çocuğunun eşcinsel olduğunu öğrenmesiyle başladı. Erdoğan, savcılık ve hâkimlik ifadelerinde bu süreçte başlangıçta zorlandığını, ancak bilimsel kaynakları okudukça çocuğunu daha yakından tanıdığını anlattı.
Erdoğan’ın anlatımına göre bu süreç, ailesi içindeki ilişkileri güçlendirdi. Aynı gerilimin çok sayıda LGBTİ+ çocuğun ailesinde yaşandığını gözlemleyen Erdoğan, kendi deneyimini başka ebeveynlerle paylaşmaya ve ailelerin çocuklarını reddetmesinin önüne geçmeye yönelik çalışmalar yürütmeye başladı.
Erdoğan, derneklere katılma amacının bilimsel bilgiler ışığında bilinçlenmek ve çocuğuyla arasındaki bağı korumak olduğunu belirterek çok sayıda ailenin dağılmasını önlemeye çalıştığını söyledi.
“Başka bir aile mümkün”
Nedime Erdoğan, 2010’dan beri “Gökkuşağı Aile Grubu” adıyla faaliyet gösteren ve 2019’da dernekleşen GALADER’de çalışmalar yürütüyor. Dernek; LGBTİ+’ların aileleri ve yakınları arasında dayanışmayı geliştirmeyi, ailelerin doğru bilgiye ulaşmasını ve cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği nedeniyle yaşanan ayrımcılıkla mücadele etmeyi amaçlıyor.
Erdoğan, yıllar boyunca yalnızca kendi çocuğunun değil, aileleri tarafından reddedilme, ekonomik güvencesizlik, şiddet ve barınma sorunlarıyla karşılaşan diğer LGBTİ+’ların da haklarını savundu. Yazılarında aileyi biyolojik veya devlet tarafından belirlenen tek bir kalıptan ibaret görmediğini; aile bağının sevgi, dayanışma ve çocuğun yanında durmakla kurulabileceğini anlattı.
Kaos GL’de yayımlanan yazılarında “aileyi koruma” gerekçesiyle LGBTİ+’ları hedef alan politikaların aileleri korumadığını, tersine LGBTİ+ çocuklarla ebeveynlerini yalnızlaştırdığını savundu. Erdoğan’a göre çocuklarını reddetmeyen anne ve babalar da bu politikalar nedeniyle toplumda “istenmeyen aile” konumuna itiliyor.
Erdoğan, LGBTİ+’ların yaşadığı ayrımcılığı yalnızca belirli bir grubun sorunu olarak görmedi. Hakların en fazla ihlal edildiği kesimin özgürleşmesinin toplumun tamamını daha güvenli hale getireceğini savundu. 2025’te tutuklanan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’a yazdığı dayanışma mektubunda da LGBTİ+ ailelerinin hak savunucularının yanında olduğunu belirtti.
Dernek suçlamasına denetim yanıtı
Nedime Erdoğan, cezaevinden gönderdiği son mektupta “Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlamasına da yanıt verdi. Yönetiminde bulunduğu Kaos GL’nin çalışmalarını iç denetim, kamu denetimi ve bağımsız denetçiler aracılığıyla şeffaf biçimde yürüttüğünü söyledi.
Kaos GL’nin kısa süre önce İçişleri Bakanlığı tarafından denetlendiğini belirten Erdoğan, derneğin geçmişte Sağlık Bakanlığıyla ortak projeler yürüttüğünü de hatırlattı. Erdoğan’ın bu sözleri, bir dönem kamu kurumlarıyla ortak çalışma yürüten bir derneğin şimdi faaliyetleri nedeniyle suçlanması arasındaki çelişkiye işaret ediyor.
“Müstehcen eser” suçlamasına tepki
Erdoğan, soruşturmadaki “müstehcen eserler” suçlamasına da değindi. Görsel ve sanatsal çalışmaların ifade ve sanat özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, kamu makamlarının beğenmedikleri eserleri yasaklamasının keyfî uygulamaların önünü açacağını savundu.
Erdoğan, bu suçlamaya karşı “Sıra size de gelebilir” uyarısında bulundu.
Ankara’daki soruşturma kapsamında mahkeme belgelerine göre Kaos GL yöneticileri, “müstehcen” kabul edilen içeriklerin yayımlanmasını kolaylaştırmak ve bu içerikleri çocuklar için erişilebilir hale getirmekle suçlandı. Şüphelilerin dernekteki görevleri ve sosyal medya faaliyetleri tutuklama kararına gerekçe yapıldı. Kaos GL ise soruşturmanın hukuki değil, temel hakları ve örgütlenme özgürlüğünü hedef alan siyasi bir operasyon olduğunu savundu. Ankara soruşturmasında aralarında Nedime Erdoğan’ın da bulunduğu sekiz kişi tutuklandı.
“Ailem Güvende” operasyonu
Operasyonlar 12 Eylül gecesi İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin başta olmak üzere çok sayıda ilde eş zamanlı baskınlarla başladı. Adalet Bakanlığı, 15 ilde 162 şüpheli, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Hükümet operasyonun çocukları, aile kurumunu ve toplumsal düzeni korumayı amaçladığını savunurken; insan hakları örgütleri, barolar ve LGBTİ+ kuruluşları geniş kapsamlı müstehcenlik yorumlarıyla hak savunuculuğunun suç haline getirildiğini belirtti. Operasyonları protesto etmek isteyen yüzü aşkın kişi de gözaltına alındı ve daha sonra serbest bırakıldı.