Kısa Dalga - Ertuğrul Özkök hakkında katıldığı bir programdaki sözleri gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla resen soruşturma başlatılmıştı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın demokratlığı üzerine elitist faşistler söz söyleyemez" başlığıyla sosyal medya hesabından yazdığı mesajda, Ertuğrul Özkök’e tepki gösterdi. Uçum, "Nerede olursa olsun elitist faşistler demokrat olamaz. Dertleri demokrasiyi savunmak değil kendilerine avantajlı pozisyon sağlamak için demokrasiyi kullanmaktır" dedi.
"Türkiye’de bu elitist faşistlerin, iktidar nezdinde yerlerinin olduğu ve kendilerini üstün konumda gördükleri dönemde demokrasi umurlarında değildi. Demokrasiyi savunmak akıllarına gelmezdi" diyen uçum, şu ifadeleri kullandı:
"Hatta 'Çobanla benim oyum eşit olur mu?' diyen görgüsüz magazin figürlerinin, 'Oy hakkı eğitime göre sınıflandırılsın ve cumhurbaşkanını yüksek okul mezunları seçsin' diyen zihniyet faşistlerinin beyanlarını baş tacı yaparlar, manşetten verirlerdi. Başörtüsü özgürlüğü konusunda Meclis iradesinin tecelli etmesini kaos diye görürlerdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçmişte şiir okuduğu için verilen haksız bir cezaya bağlı siyaset yasağını 'Muhtar bile olamaz' diye sevinçle karşılayan demokrasi ve özgürlük düşmanı bir zihniyetten söz ediyoruz.
Bu elitist faşistler aynı zamanda batıcılıkla zihinleri asimle edilmiş, batı fetişisti hatta zihnen batıcılığın kölesi olan tiplerdir. Dolayısıyla batının örtük ama giderek açığa çıkan polis devletlerini demokrasi diye yere göğe sığdıramazlar. Gösteriş düşkünü oldukları için batıdaki parıltılı demokrasi makyajlarına hayran olurlar. Dökülmeye başlamış o makyajın altındaki çirkinliği (İslam ve yabancı düşmanlığını, ırkçılığı, sosyal devletin yok olmaya gittiğini, geleneksel aileyi ve insan doğasını tehdit eden saldırıları…) görmezler, görmezden gelirler."
"Halkımız bir kez daha elitist faşistlere haddini bildirecek"
"Şimdi bunlardan biri İspanya diktatörü Franko’nun döneminin sona ermesinden bahisle Cumhurbaşkanı Erdoğan için mesaj vermeye kalkıyor" diyen Uçum, şöyle devam etti:
"Her konuda yavan bilgi çöpüyle, taklide dayalı batıcı şekilcilikle kendilerini güya entelektüel zanneden bu tipler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin özelliklerini, demokratlığını ve hukuka bağlığını asla anlayabilecek bir çapa sahip değildir.
Bunlar yabancı eğlence platformlarındaki ideolojik manipülasyona dayanan kimi siyasi dizileri ve filmleri en büyük siyasi öğreti (!) ve devlet tecrübesi (!) olarak gören sığ tiplerdir. Bu seviyesizliğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik anlamlı bir değerlendirme yapması mümkün değildir. Nefretlerini, üstünü örtmeye çalışarak ifade etmekten başka bir beceriye sahip olmadıkları bellidir. Bayağılıkları ortadadır.
Halkımız Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nasıl kıymet verilmesi gerektiğini çeyrek asırdır gösteriyor.
Gözüken o ki Anayasal bir imkan olan üçüncü kez yani son kez cumhurbaşkanlığı adaylığının yolu TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararıyla açılacaktır. Eminim ki Cumhurbaşkanımız Erdoğan 2028 Nisan ayında (muhtemelen 16 Nisan’da) yapılacağı tahmin edilen genel seçimlerde bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilecektir.
Halkın iradesinin ne olduğunun ve demokrasinin işleyişindeki rolünün farkında olmayanların demokrasi konusunda söyledikleri sözün bir kıymeti olmaz. Halkımız, zamanında ancak kısa süre öne alınmış bir tarihte yapılacak önümüzdeki genel seçimlerde bir kez daha elitist faşistlere haddini bildirecek ve dersini verecektir."
Ne olmuştu?
Ertuğrul Özkök, programda şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bu dönemler geçecek. Ben bir öğrenci olarak İspanya'da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya'da rejim değişti. Bu tür rejimlerin devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez.
Bugünkü rejim Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye'de böyle taşıyacak başka bir insan yok. Uzun süre de olamaz. Neticede Cumhurbaşkanımız da 72 yaşında. Tamam, 72 yaş daha gider ama neticede yaşlar bir gün bitiyor. Ben yaşıyorum bunu. O nedenle herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım."