Kısa Dalga- Yeni Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, gazeteci Şule Aydın'ın OnlarTv’deki programında konuştu. Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin açıklamalarda bulunan Bulut, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın olası adaylığına ilişkin değerlendirmesinde Yavaş'ın ancak seçim kazanma ihtimali bulunan güçlü bir siyasi yapıdan aday olmayı tercih edeceğini öne sürdü.
CHP'li belediyelere yönelik operasyonların ve siyaset gündeminin değerlendirildiği programda Bulut'a, adı cumhurbaşkanlığı adaylığı için geçen Mansur Yavaş'ın, Yeni Parti'den aday olmaması halinde desteklenip desteklenmeyeceği soruldu. Yavaş'ın siyasi yaklaşımına ilişkin kişisel değerlendirmesini paylaşan Bulut şu ifadeleri kullandı:
"Ben Mansur Yavaş'ın Yeni Parti olmadan aday olacağı kanaatinde değilim. Çok yakın tanımıyorum ama siyasetçilerin konuşmalarında nasıl bir kişilik sergilediğini de az buçuk tahmin edebiliyoruz. Bunca senedir bu işin içerisinde olmanın verdiği durum itibarıyla şöyle bakıyor: Ben sadece aday olmak için aday olmam. Aday olacaksam da kazanabileceğim bir yerden aday olmak isterim. Bunun örneği de 31 Mart seçimleridir, ondan öncesidir.”
"Adayımız Ekrem İmamoğlu"
Yavaş'ın daha önce de belediye başkanlığı adaylığını CHP çatısı altında yürütmeyi tercih ettiğini hatırlatan Bulut, cumhurbaşkanlığı seçiminde de benzer bir yaklaşım sergileyeceğini savundu. Bulut'un programda yer alan ifadeleri özetle şöyle:
"Her seferinde 'Belediye başkanlığı adaylığımı ben Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden yaparım' demişti. Çünkü asıl kitle orada. Yarın da cumhurbaşkanı adayı olacaksa, yüzde ikilik, üçlük bir parti yerine doğal olarak Yeni Parti gibi iktidar namzeti bir partiden aday olacaktır. Siyasi aklı, duygusal aklının ötesinde bir siyasetçi olarak görüyorum ben Mansur Yavaş'ı. Bizim adayımız var zaten. Adayımız Ekrem İmamoğlu. Sadece bizim adayımız da değil. Ön seçimden çıkan bir aday. O döneme geldiğinde Ekrem İmamoğlu'nun durumuna elbette bakılır. Ama bugün mesele, genel başkanımızın söylediği gibi, yol cümleden değerlidir. İnanın kişilerle ilgili hiçbir şeyin kıymeti harbiyesi kalmadı. Bunun içerisinde genel başkan da dâhil olmak üzere. Şimdi birçok arkadaşımız cezaevinde. Yarın keza aynı şekilde diğer arkadaşlarımızın da cezaevine atılma ihtimalleri görünüyor. Karşımızda öyle bir güç var ki devletin tüm olanaklarını bize karşı kullanıyor. O vesileyle ben kalkıp da yine aynı hikâyeye dönecek, 'Şu aday olsun, şu önde olsun, şunu istiyoruz' gibi bir şey söylemek lüks. Bu, arkadaşlarımız adına büyük bir hakaret. Bizim yapmamız gereken iktidar olmamız. Seçime giderken de kim daha çok oy alıyorsa, kimi vatandaş tercih ediyorsa onunla çıkarız. Bunun kim olduğunun inanın kıymetiharbiyesi yok."
“Siyaset bir meslek değil”
Bulut, Ekrem İmamoğlu'nun toplumdan güçlü destek alan bir isim olduğunu belirterek, adaylığının engellenmesi halinde başka bir ismin yarışacağını ancak muhalefetin birlikte hareket edeceğini dile getirdi. Bulut şöyle dedi:
"Çünkü kimi söylesen ona dair bir operasyon gerçekleştiriliyor, düşmanlaştırılıyor. 'Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olmasaydı cezaevine atılmazdı' gibi... Böyle bir şey olabilir mi? Bunun konuşulması bile ne kadar demokrasiden uzak olunduğunu gösteriyor. Siyaset bir iddia işidir. Geldiğinizde daha iyisini talep edersiniz. Yoksa 'Ben burada kalayım' diyemezsiniz. Siyaset bir meslek değil. O vesileyle yaptığınız işte daha iyisini ve daha yukarı hedefleri tutmanız gerekiyor. Ekrem İmamoğlu böyle bir hedef koymuştur, toplumda da yer edinmiştir. Her girdiği seçimde Tayyip Erdoğan'ı geçmiştir. Doğal olarak da ön seçimde insanların teveccühüyle adayımız olmuştur. O tarihte adaylığı engellenirse bir başka arkadaşımız aday olacaktır. Ancak kim aday olursa olsun, yanında Ekrem İmamoğlu, yanında Mansur Yavaş yanında Özgür Özel olacaktır. Bunların hepsinin bir bütün hâlinde adaylığı çok kıymetli. Diğer türlü ayrışarak bir adaylığı topluma izah etme şansımız olmaz."