Kısa Dalga - CHP'de “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, 40’ın altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunlu.
İstinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel yönetiminin Parti Sözcü Zeynel Emre, TBMM'de açıklama yaptı.
Emre, şunları söyledi:
"Parti Meclisi toplantısına katılacaktık. Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza, hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'nin karamsarlığını, itirazını ve olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım diye düşündük. Ancak dün itibarıyla 9 arkadaşımızı yetkisiz bir şekilde disiplin kuruluna sevk edildiği şeklinde bir açıklamaları oldu.
Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda 'usulsüz görev üstlenme' suçunu işlemiş olurlar. Partiye kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir karar alamazlar."
"Bu yanlıştan dönün"
PM'de çoğunluğun karşı tarafta olmadığının bilindiğini söyleyen Emre, "Kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin daha çok, kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden ‘Dokuz milletvekili arkadaşımızı tedbiren disipline sevk ettik’ diye açıklama yaptılar. Amaç, bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız" dedi.
PM'nin düşmesi için gerekli istifa sayısına da değinen Emre, 2020’de seçilen 75 kişilik yapının zaman içinde çeşitli nedenlerle 57 üyeye düştüğünü söyledi. CHP Tüzüğü’nün 24. maddesinin üçüncü fıkrasına işaret eden Emre, şöyle konuştu:
"Tüzüğümüzün çok açık 24'üncü maddesinin üçüncü fıkrası der ki: 'Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır.' 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık. Belli sayıda arkadaşımız da bizimle hemfikir olmasına rağmen, bir ona yakın arkadaşımız da gidip orada yapılanın yanlış olduğunu, partimizin mahvına sebep bulunacağını, bir an evvel olağanüstü kurultay kararı alma dışında bir seçenek olmayacağını ifade etmek üzere toplantıya gidiyorlar.
Burada halkımızın hakemliğinde bu maddeyi, demin ezbere söylediğim maddeyi izninizle okumak istiyorum: 'Partimizin tüzüğünün madde 24, görevin boşalması. Parti Meclisi'nde üyelikler sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan, 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.' Madde bitiyor. Bir istisnası yok. Butlan olursa, tedbir olursa, şu olursa, bu olursa diye bir şey yazmıyor.
Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar, düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz: Bu yanlıştan dönün."
Yargıtay'a çağrı: Bir an evvel bu dosyayla ilgili karar verin
Emre, şöyle devam etti:
"Bugün Türkiye’de demokrasi mücadelesi veren herkesin bel bağladığı üç tane yapı vardır. Birincisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğündeki toplumsal muhalefettir. Bu çatı altındaki diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu problem sadece bizim değil. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tamamen totaliter bir rejime geçmediyse bu üç yapı sayesinde dedir. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alelade bir mahkeme kararı, tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan’ın ifade ettiği gibi CHP’lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır.
Bu ifade ettiğimiz nedenler ve bu gerçekler karşısında Yargıtay'a da son bir kez sesleniyoruz: Bir an evvel bu dosyayla ilgili karar verin ve yurttaşlarımız da bizler de 'Evet, Ankara'da hakimler varmış' diyebilelim. Ülkemizin yaşadığı bu kriz de tarihimizde bir kara leke olarak kalsın, bir daha da bu tür krizleri yaşamayalım."