2023’teki sözlere 2026’da “devam eden suç” yorumu: Türker Ertürk’e hapis cezası, tahliye kararı

Emekli Amiral Türker Ertürk, TELE1’de 20 Mart 2023’te söylediği sözler nedeniyle üç yılı aşkın süre sonra açılan davada “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan mahkûm edildi. Savcılık, yıllar önceki yayının sosyal medyada dolaşmaya devam etmesini “temadi eden suç” sayarak suç tarihini Ertürk’ün gözaltına alındığı 17 Ağustos 2026 olarak kabul etmişti. Mahkeme Ertürk’e 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası verirken, bir ayı aşkın tutukluluğun ardından tahliyesine karar verildi.

Kısa Dalga- Emekli amiral ve siyasetçi Türker Ertürk hakkında, TELE1’de 20 Mart 2023’te katıldığı canlı yayındaki sözleri gerekçe gösterilerek açılan davada karar çıktı.

Bakırköy’de görülen davada mahkeme, Ertürk’ün “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçunu işlediğine hükmetti. Ertürk önce 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı; suçun basın-yayın yoluyla işlendiği kabul edilerek ceza üçte bir oranında artırıldı, ardından takdiri indirim uygulanarak 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına indirildi.

Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verirken, tutukluluk süresi, delillerin toplanmış olması ve tutuklamadan beklenen amacın gerçekleştiği gerekçeleriyle Ertürk’ün tahliyesine hükmetti.

Üç yıl önceki yayın, 2026’da tutuklama gerekçesi oldu

Dosyanın dikkat çekici tarafı, suçlamaya konu sözlerin 20 Mart 2023’te söylenmiş olmasına rağmen Ertürk’ün 17 Ağustos 2026’da gözaltına alınıp aynı gün tutuklanması.

25 Ağustos 2026 tarihli iddianamede de suç tarihi olarak yayın günü değil, 17 Ağustos 2026 gösterildi.

Savcılığın bu tercihi, “devam eden suç” yorumuna dayandırıldı.

İddianamede, 2023 tarihli konuşmanın sosyal medyada paylaşılmaya devam ettiği, videonun internetten kaldırılmadığı ve bu nedenle suçun sona ermediği ileri sürüldü. Savcılığa göre suç, ancak Ertürk hakkında gözaltı işlemi yapılmasıyla kesilmişti.

Böylece üç yılı aşkın süre önce yapılmış bir televizyon konuşması, sosyal medyada erişilebilir olmaya devam ettiği gerekçesiyle 2026’da işlenmeye devam eden bir suç olarak değerlendirildi.

Suçlama A Haber’in 2023 tarihli paylaşımından çıktı

İddianameye göre soruşturma, sosyal medyada dolaşan video görüntülerinin incelenmesi üzerine başlatıldı.

Dosyaya giren araştırma raporunda, A Haber’in X hesabından 20 Mart 2023’te yayımlanan ve Ertürk’ün konuşmasını içeren paylaşım esas alındı.

Savcılığın suç saydığı bölümde Ertürk, iktidarın değişeceğini söylerken bunun “acılı veya acısız” olabileceğini ifade ediyor; Yüksek Seçim Kurulu üyelerinin hukuk ve vicdanlarına göre karar vermesi gerektiğini söylüyor ve aksi halde ülkenin ileride sorun yaşayacağını belirtiyordu.

İddianamede ayrıca Ertürk’ün, iktidarın demokratik yollarla değiştirilememesi halinde Türkiye’ye yönelik uluslararası yaptırımlar gündeme gelebileceğine ilişkin sözleri ile sunucunun “bedel” sorusuna verdiği onaylayıcı yanıt da suçlamanın parçası yapıldı.

Savcılık siyasi değerlendirmeyi “tehdit” saydı

Savcılık, Ertürk’ün sözlerini siyasi bir öngörü veya eleştiri olarak değil, topluma yöneltilmiş somut bir tehdit olarak yorumladı.

İddianamede, iktidarın değişmemesi halinde YSK üyeleri ve toplumun zorluk yaşayacağı yönündeki ifadelerin korku ve panik yaratabilecek nitelikte olduğu savunuldu ve TCK 213’te düzenlenen “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçunun oluştuğu ileri sürüldü.

Eylemin televizyonda canlı yayında gerçekleşmesi de cezanın TCK 218 uyarınca artırılması talebine gerekçe yapıldı.

Savcılık esas hakkındaki mütalaasında da aynı görüşü korudu ve Ertürk’ün cezalandırılmasıyla birlikte tutukluluğunun devamını istedi.

Ertürk: Konuşmanın üzerinden yıllar geçti

İddianamede Ertürk’ün savunmasının ayrıntıları sınırlı biçimde yer aldı.

Savcılık, Ertürk’ün konuşmanın üzerinden uzun süre geçtiğini söylediğini aktardı ancak bu savunmayı kabul etmedi. Video görüntülerinin internette bulunmaya devam etmesini, suçun sürdüğü şeklinde yorumladı.

Dosyanın hukuken en tartışmalı başlıklarından biri de tam olarak burada ortaya çıktı: 2023’te tamamlanmış bir canlı yayın konuşmasının, görüntülerinin sosyal medyada başkaları tarafından paylaşılmaya devam etmesi nedeniyle 2026’ya kadar süren bir suç sayılması.

İddianamedeki anlatıma göre Ertürk’ün konuşması yalnızca kendi hesabından yapılan ve kendisinin kontrolünde tutulan bir paylaşım üzerinden değil, açık kaynaklarda dolaşan video kayıtları üzerinden soruşturma konusu edildi.

Mahkeme savcılığın suç yorumunu benimsedi

Mahkeme, savcılığın esas hakkındaki mütalaasına paralel biçimde Ertürk’ün sözlerinin TCK 213 kapsamında suç oluşturduğu sonucuna vardı.

Ertürk hakkında:

● TCK 213/1 uyarınca 2 yıl hapis,

● basın ve yayın yoluyla işlendiği gerekçesiyle üçte bir artırım sonucu 2 yıl 8 ay hapis,

● takdiri indirim sonrası ise 1 yıl 14 ay 20 gün hapis

cezasına hükmedildi.

Mahkeme, Ertürk’ün adli sicil kaydı ve UYAP’taki kovuşturma kayıtlarını gerekçe göstererek cezanın ertelenmesine de karar vermedi.

Tutukluluğun devamını isteyen savcılığa karşı mahkemeden tahliye

Savcılık mütalaasında yalnız mahkûmiyet değil, tutukluluğun devamını da istemişti.

Mahkeme ise hükümle birlikte bu talebi kabul etmedi.

Ertürk’ün aldığı cezanın miktarı, 17 Ağustos’tan bu yana tutuklu kalması, dosyadaki delillerin toplanmış olması ve tutuklamanın amacına ulaştığı gerekçeleriyle tahliye kararı verildi.

Başka bir dosyadan tutuklu veya hükümlü değilse Ertürk’ün derhal serbest bırakılması için savcılığa yazı yazılmasına karar verildi. Tutuklu kaldığı süre de olası kesinleşmiş cezadan mahsup edilecek.

Tartışmanın merkezinde yalnız sözler değil, “suç tarihi” de var

Ertürk dosyasını dikkat çekici kılan yalnızca bir televizyon programındaki siyasi ifadelerin “korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” kapsamında değerlendirilmesi değil.

Dosyada savcılık, 20 Mart 2023’te söylenen sözlerin internette dolaşmaya devam etmesini gerekçe göstererek suçu Ağustos 2026’ya kadar devam ettirdi.

İddianame bu nedenle konuşmanın yapıldığı tarihi değil, Ertürk’ün gözaltına alındığı 17 Ağustos 2026’yı suç tarihiolarak yazdı.

Bu yaklaşım, siyasi konuşmaların ve televizyon arşivlerinin yıllar sonra yeniden dolaşıma sokulmasının, konuşmayı yapan kişinin iradesinden bağımsız biçimde ceza sorumluluğunu yıllarca sürdürüp sürdüremeyeceği tartışmasını da beraberinde getiriyor.

Mahkeme mahkûmiyet kararı verdi ancak hüküm henüz kesinleşmiş değil; karara karşı kanun yolu açık.

Özel Haber Haberleri