Almanya'da aşırı sağcı AfD'nin 'önlenemeyen yükselişi'

İnsa kamuoyu araştırma kuruluşunun son anketine göre aşırı sağcı parti Almanya için Alternatif (AfD), yüzde 28 oy oranıyla ülkenin birinci partisi konumuna ulaştı. Federal Hükümet ortakları Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD), ankete göre çoğunluğu kaybetmiş görünüyor.

YUNUS ÜLGER

Avrupa'daki diğer ülkelere göre Almanya’da geç partileşen ve başlangıçta yavaş büyüyen aşırı sağcı akım, son yıllarda büyük bir sıçrama yaparak hızla büyüyor.

Özellikle 2015 yılındaki büyük göç akını, daha sonra Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla enerji fiyatlarında astronomik artış, aşırı sağın temsilcisi Almanya için Alternatif (AfD) partisine epeyce “yaradı”. Son olarak ABD ile İsrail’in İran’a saldırısıyla yine enerji fiyatlarında artış, AfD’nin oyunu daha da artırmış görünüyor. Üst üste gelen krizlerin halka yükünü hafifletemeyen iktidar partileri ise oy kaybetmeye devam ediyor.

Yüzde 28 oy oranıyla ile birinci parti konumunda

Bild am Sonntag gazetesi için İnsa kamuoyu araştırma kuruluşunun son anketine göre AfD oyunu yüzde 28’e yükseltmiş görünüyor. Bu oy oranıyla ülkenin birinci partisi konumuna ulaşan AfD’yi yüzde 24 oy oranıyla Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) izliyor. 1863 yılında kuruluşmuş olan ülkenin en eski partisi Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) oyu ise yüzde 14’te görünüyor. Diğer kamuoyu araştırma kuruluşlarının anketlerinde de AfD birinci parti konumunda bulunuyor.

Bu oy oranlarına göre Federal Hükümet ortakları CDU/CSU ile SPD iktidar çoğunluğunu kaybetmiş bulunuyor. 2029 yılında yapılacak Federal Meclis seçimine kadar durum büyük bir değişim olmazsa, bundan sonra Almanya’da ancak üçlü koaliyon olası görünüyor, çünkü şu anda hiçbir parti AfD ile koalisyon yapmak istemiyor. Medyada yer alan yorumlarda, Federal Hükümet’in, ABD ile İsrail’in İran’a saldırısıyla artan halkın enerji fiyatları yükünü azaltacak tedbir almadığını, bunun da AfD’nin oyunu birkaç puan artırdığı belirtildi.

'Siyasi hayatı bitti' denen Sol Parti (Die Linke), ikinci baharını yaşıyor gibi

İnsa’nın anketinde Yeşiller’in oyun yüzde 12 görünürken, Sol Parti’nin oyun yüzde 11 olarak ölçülmüş. Bunların dışındaki partiler ise yüzde 5 oy sınırını aşamıyor, dolayısıyla ankete göre Federal Meclis dışında kalıyor. Bir yıl kadar önce oyu anketlerde yüzde 5’in altında görünen ve sürekli oy kaybeden Sol Parti ise adeta yeniden canlandı. Son aylarda yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında oyu yüzde 10’un altına düşmüyor.

Bunu da SPD ile Sol Parti’den ayrılan Sahra Wagenknecht’in kurduğu Sahra Wagenknecht Birliği (BSW) partisinin oy kaybetmesine borçlu. Ayrıca Sol Parti’nin Federal Meclis Grubu Başkanı Heide Reichinneck de partinin toparlanmasına büyük katkı sağladı. Sosyal medyayı çok iyi kullanan ve Federal Meclis’te sert çıkışlarıyla tanınan sempatik politikacı, genç seçmenlerin büyük beğenisini kazanıyor.

AfD Eşbaşkanı Weidel: CDU, bizimle hükümet kursun

Partisinin anketlerde birinci parti konumunda görünmesi dolayısıyla X Platformu’nda kısa bir açıklama yapan AfD Eşbaşkanı Alice Weidel, CDU ile hükümet kurmak istediklerini ifade etti. Weidel, şunları yazdı: “Partimiz, rekor anket sonucuna ulaştı, böylece SPD’yi ikiye katladı, CDU/CSU ile arasını da epeyce açtı. CDU ne zaman kendine gelip, Merz ile SPD’den hükümet ortağı olarak vazgeçecek? Almanya’nın kaybedecek zamanı yok.”

Medya, AfD’nin yükselişinden Federal Hükümeti sorumlu tutuyor

Merkur gazetesinde yer alan yorumda, ABD ile İsrail’in İran’a saldırısı sonucu ortaya çıkan enerji krizinde Federal Hükümet’in halkını yükünü azaltacak tedbirler almadığını hatırlattı. Sadece akaryakıtta değil, marketlerde ve diğer ev ihtiyaçlarında da fiyatların sürekli yükseldiğini yazdı. Elektrik fiyatında herkes için indirim ile gıdada katma değer vergisinin düşürülmesi önerilerinin masada beklediğini, çünkü Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’nin bu önerileri reddettiğini hatırlattı. Bunun sonucunun da anketlerde AfD’nin oy artışı olduğunu belirtti.

SPD’ye yakın Die Zeit gazetesi de AfD’nin yükselişinden Federal Hükümeti sorumlu tuttu. Federal Hükümet’in kendi içinde çekişmeler yaşadığını, şimdiye kadar köklü reformlar yapamadığını, bu yüzden de halkın gözünde imajının sürekli kötüleştiğini yazdı. Hükümetin dağılmasının ülke için büyük bir felaket olacağını, en geç bu yaz tatiline kadar ülkenin sorunlarına çözüm getirecek köklü reformları yapması gerektiğini ifade etti.

'Otoriterleşme eğilimi, milliyetçilik ve demokrasiye güvensizlik AfD’yi büyütüyor

Berlin’de bulunan Bilim ve Politika Vakfı uzmanı Dr. Yaşar Aydın, AfD’nin büyümesinin bir çok sebebi olduğunu, bunların başında dünyada otoriterleşme eğilimi, milliyetçilik ile demokrasiye güvenin gittikçe azalmasının geldiğini söyledi. Dünyanın karmaşık bir durum içinde olduğunu, dünya düzenin yeniden yapılandığını, küreselleşmeden geri adım atıldığını, yeni gümrük duvarları örüldüğünü, buna bağlı olarak milliyetçiliğin yükseldiğini söyledi.

Dr. Aydın, AfD’nin büyüme sebepleri hakkında, Almanya özelinde ise şu sebepleri sıraladı: “Almanya çok göç aldı, ülkenin üçte biri göçmen. Tabii bu durum etnik olarak Alman olanlarda bir kaygı yaratıyor. Bir ‘yeter artık’ hissiyatı oluşturuyor. Tabii göçle ilgili sorunlar da biraz tuz biber ekiyor bütün bunlara. İkinci olarak bu Rusya-Ukrayna savaşı. Oraya birçok kaynağın gitmesi tepkilere yol açıyor Almanya'da. Artık eskisi gibi ekonomik dinamizm yok. Bu gelecek kaygısını beraberinde getiriyor. “Biz kendi kaynaklarımızı neden Ukrayna'ya veriyoruz?„ gibi bir söylem var. Hükümetin başarısızlığı ya da en azından medyada böyle bir havanın oluşturulması, medyada hükümetin çok eleştirilmesi, Başbakan Merz’in beklentileri karşılayamamış olması da AfD’nin değirmenine su taşıyor.”

Dr. Aydın, AfD’nin yakında iktidar ortağı olabileceğini düşünmüyor

Şu anda hiçbir parti AfD ile koalisyon hükümeti kurmak istemiyor, bunu da her fırsatta dile getiriyorlar. Anketlerde birinci parti konumunda bulunan, birçok doğu eyaletinde yüzde 35’in üzerinde oy oranıyla birinci parti olan AfD daha ne kadar süre iktidar dışında tutulabilir? Dr. Aydın, eyalet düzeyinde AfD ile koalisyonu zorlayacak durumların ortaya çıkabileceğini, ancak federal düzeyde AfD’nin iktidar ortağı olacağını düşünmediğini söyledi. Tümüyle olmaz demediğini, ancak güçlü bir olasılık olarak görmediğini ifade etti. Merkez partilerin, AfD’nin iktidar ortağı olmasını engellemek için ellerinden geleni yapacağını belirtti.

'AfD’nin olası koalisyon ortaklığı göçmenler için hiç iyi olmaz'

AfD, diğer Avrupa ülkelerindeki gibi kardeş partileri gibi göçe, dolayısıyla çok kültürlülüğe karşı daha milliyetçi bir çizgiyi savunan bir parti. AfD’nin olası koalisyon ortaklığı, göçmenleri nasıl etkiler? Dr. Aydın, AfD’nin koalisyon ortağı olması halinde göçmenlerin kültürel haklarına, kültürel pratiklerine müdahale edeceğini, bunları kısıtlayacağını, bunun sinyallerini zaten verdiklerini hatırlattı. Konuya Müslüman göçmenler açısından bakılacak olursa İslamofobi’nin körükleneceğini, AfD’de çok ciddi bir İslam karşıtlığı ile ırkçılık olduğunu ifade etti, dolayısıyla ırkçılıkla mücadeleye köstek olabiliceklerini söyledi. Finansal ve kaynak ayırma bakımından göçmenlerin belirli pozisyonlarda yükselişine engel olabileceklerini belirtti. Göçmenlerin statüsünü, kazanımlarını da tehlikeye atabileceklerini ifade etti. Dr. Aydın, son yıllarda bir çelişki olarak, göçmenlerin de AfD’ye oy vermeye başladıklarını da hatırlattı.

Özel Haber Haberleri