YUNUS ÜLGER
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra batı ve doğu, kapitalist ve sosyalist olarak ikiye bölünen Almanya, reel sosyalizmin çökme sürecinde 3 Ekim 1990’da resmî olarak yeniden birleşti. Resmi olmayan birleşme, 9 Kasım 1989’da Doğu Almanya’nın sınır kapılarını açması ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla başladı. Ardından, Doğu Almanya Meclisi, Batı Almanya’ya katılma kararı aldı, bu bakımdan birleşme tanımı aslında doğru bir tanımlama değil. 3 Ekim Almanya’da tatil günüdür ve Alman Birliği Günü olarak her yıl bir eyalette geniş katılımlı törenlerle kutlanır. Bu yıl kutlamalar, “Bir Ülke, Çok Potansiyel” sloganı altında Bremen eyaletinde yapıldı.
Steinmeier: Demokrasi ve ülkenin birliği tehdit altında
Bremen’deki kutlamalar, yürütme, yargı ve eyalet temsilcilerinin katıldığı kilisede dua ile başladı. Ardından, Die Glocke konser salonunda resmî kutlama töreni ve konuşmalar yapıldı. Federal Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier, 36 yıl önce Almanya’nın bölünmesiyle açılan yaranın kapandığını, her iki tarafta da olan birleşme özleminin sona erdiğini söyledi. Steinmeier, ad vermeden aşırı sağcı AfD’nin güçlenmesine dikkat çekerek, yıllarca diktatörlük altında yaşamış insanların, bugün demokrasiyi tehdit eden akımlara yöneldiklerini söyledi. Bu gelişmenin sadece demokrasiyi değil, ülkenin birliğini de tehdit ettiğini ifade etti. Siyasi sorumluluk almış olanların, son yıllarda hangi hataları yaptıklarını gözden geçirip, bu hatalarını, ihmallerini düzeltmeleri gerektiğini vurguladı.
Gerçek birleşme 36 yılda hâlâ 36 sağlanamadı
İki Almanya’nın birleşmesinin üzerinden 36 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine karşın hâlâ gerçek birleşme sağlanamadı. Duygusal, sosyal, ekonomik ve siyasal alanlarda bir birleşmeden söz etmek çok zor. Bu sebeple her birleşme yıldönümünde olduğu bu yıl da gerçek birleşmenin sağlanması talepleri dillendirildi. Birleşmede ilerleme bir yana, batı ve doğu arasında bazı alanlarda ayrışmadan söz etmek hiç yanlış olmaz.
Birkaç yıl öncesine kadar Sol Parti (Die Linke) doğunun partisi olarak tanımlanırdı, çünkü doğu eyaletlerinde güçlüydü. Doğu Almanya’nın tek partisi SED’nin (Sozialistische Einheitspartei Deutschlands) devamı olarak görülüyordu. Şimdi onun yerini aşırı sağcı parti Almanya için Alternatif (AfD) aldı. AfD doğu eyaletlerinde açık farkla birinci parti, son Saksonya Anhalt eyalet meclisi seçiminde yüzde 44 oranında oy aldı, salt çoğunluğa çok az farkla ulaşamadı.
Ekonomik veriler, batı ile doğu arasında uçurumu açıkça sergiliyor
Batı ile doğu arasındaki ayrışmaya sayısal verilerle baktığımızda, öncelikle gelir, servet ve taşınmaz bakımından büyük farklar görüyoruz. Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre batıda brüt aylık ortalama ücret 4.961 iken, doğuda 4.121 euro düzeyinde bulunuyor. 1990’dan bu yan batıda ücretler ikiye katlandı, doğuda ise dörde katlandı, buna karşın arasında 840 euro fark var.
Batı eyaletlerinde geçen yıl 142,5 milyar euro miras bırakıldı ya da hediye edildi. Doğu eyaletlerinde bu miktar sadece 8 milyar euro dolayında tespit edildi. Batıda toplam hane varlığı yaklaşık 257 bin euro iken, doğuda yaklaşık 125 bin euro tutarında bulunuyor. Öte yandan, 1990’dan bu yana yaklaşık 4 milyon doğulu, batı eyaletlerine göç etti.
Siyasal alanda da batı ile doğu arasında büyük farklar var
Deutschland Monitor’un geçen yıl yaptığı anketin bulgularına göre batıda halkın yüzde 76’sı demokratik bir siyaset düzeninden yana, doğuda bu oran yüzde 65 olarak ölçüldü. Batıda yüzde 62 oranında bir kesim ülkede demokrasinin işleyişinden memnun iken, doğuda memnun olanların oranı yüzde 51 dolayında bulunuyor. Buna karşın doğuluların yüzde 35’i memnun değil, yüzde 14’ü ise hiç memnun değil. Alman Birinci Televizyonu’nun (ARD) Deutschlandtrend anketine göre, doğuluların yüzde 44’ü iki Almanya’nın birleşmesinin yararına olduğunu düşünüyor. Yüzde 25’i yaşamına herhangi bir etkisi olmadığını belirtirken, yüzde 19’u birleşmenin zararına olduğunu ifade etti. Batıda ise katılımcıların yüzde 55’i birleşmenin hayatında bir değişime yol açmadığını ifade etti.
Dr. Kubiak: Alman Çeşitliliği Günü olarak kutlansın
Berlin Humboldt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr.Daniel Kubiak, iki Almanya’nın birleşmesinde açıklığa kavuşmayan birçok nokta olduğunu söyledi. Hamburg eyaleti kamu yayın kuruluşu NDR’e konuşan Dr. Kubiak, birleşme sürecinde doğuluların göçmenler gibi batıya uyum sağlamak sağlamak zorunda kaldıklarını söyledi. Buna karşın batılıların böyle bir sorunla karşılaşmadıklarını ifade etti. Bugün doğuluların yüzde 83’ünün 1990’da çalıştıkları mesleklerde çalışmadıklarını, yüzde 15’inin mesleki olarak gerileme yaşadığını, sadece yüzde 25’nin mesleğinde ilerlediğini belirtti. Dr.Kubiak, bugün Almanya’nın kültürel açıdan çok çeşitli bir ülke olduğunu hatırlatıp, 3 Ekim’in Alman Birliği Günü yerine Alman Çeşitliği Günü değiştirilip kutlanmasını önerdi.