YUNUS ÜLGER
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin boşalan iki üyeliği için başvuran Almanya, üçte iki oy çoğunluğuna ulaşamadı, dolayısıyla konseye seçilemedi. Almanya 193 üyeden 104’ünün oyunu alırken, 134 oy alan Portekiz ile 131 oy alan Portekiz konseye seçildi. Şimdiye kadar altı kez konseyde yer alan Almanya, en son 2019/2020 yıllarında konsey üyesiydi.
Hristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile yine aynı partiden Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Almanya’nın konseye seçilememesini ağır bir yenilgi olarak niteledi. X platformu üzerinden açıklama yapan Merz, amaçlarına ulaşamadıklarını belirtti. Bu sonucun Almanya’nın BM çalışmalarında bir değişikliği yol açmayacağını, sorumluluklarını yerine getireceklerini yazdı. New York’ta açıklama yapan Dışişleri Bakanı Wadephul ise, hayal kırıklığına uğradığını söyledi, yenilgide kişisel bir sorumluluğu olmadığını ifade etti.
İsrail’e koşulsuz destek, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısına çekimser tutum iki temel sebep
Medyada yer alan yorumlarda yenilginin sebebi olarak büyük çoğunlukla Almanya’nın İsrail’in Gazze’ye saldırılarına koşulsuz destek vermesi ile İsrail ile ABD’nin İran’a saldırısına karşı çekimser kalması gösterildi. Ayrıca Venezuelle Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasına Başbakan Merz’in yorum yapmamış olması da sebep olarak gösterildi.
Almanya’nın İsrail ve ABD’ye neredeyse koşulsuz desteğine, en sert eleştiri Alman Birinci Televizyonu’nunda (ARD) yayınlanan siyasi haber programı Monitor’dan geldi. Monitor, Dışileri Bakanı Wadepuhl’un, “Kesinlikle uluslararası hukukun avukatı olacağız” sözünü sosyal medya hesabında paylaşıp, şu soruları yöneltti: “Gerçekten mi? Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama kararına karşın Netenyahu’yu Almanya’ya davet ettiniz. Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasına Merz tepki göstermediniz. İsrail’e silah satmaya devam ediyorsunuz. Almanya, İsrail ordusu ve polisiyle işbirliği yapıyor. Bunları yaparak mı uluslararası hukukun avukatı olacaksınız?”
Alman İkinci Televizyonu (ZDF): Merz için ağır bir yenilgi
Alman İkinci Televizyonu, Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi’ne seçilememiş olmasını, başbakan Merz için ağır bir yenilgi olarak niteledi. Merz’in kendisini, “Uluslararası Başbakan” olarak ilan ettiğini hatırlatıp şu değerlendirmeyi yaptı: “Merz kendini, ABD Başkanı Trump, Çin Devlet Başkanı Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile uluslararası sahnelerde aynı düzeyde görmek istiyordu. Alman diplomatlar bile Merz’in uluslararası sahnelerde yetersiz kaldığını söylüyor. Geçen eylül ayında BM Genel Kurul toplantısına katılmadı.”
Alman Birinci Televizyonu’nda konuşan International Crisis Group’un BM uzmanı Daniel Forti ise Almanya’nın başvuruda geç kalmış olmasını ilk sebep olarak gösterdi. Portekiz ve Avusturya’nın Almanya’dan çok önce destek almak için harekete geçtiğini söyledi. Bunun yanı sıra o da Almanya’nın İsrail’e desteğini, yenilgi sebebi olarak niteledi. BM’de Filistin’e destek veren ve İsrail’in Gazze’ye saldırılarını eleştiren büyük bir kesim olduğunu hatırlattı.
Tageszeitung gazetesi: Almanya, ABD’nin açtığı boşlukları doldurabilir
Berlin’de yayımlanan sol eğilimli gazete Tageszeitung da Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi’ne seçilememiş olmasını ağır bir yenilgi olarak niteledi. Bununla birlikte olumlu bir yorum yayımladı, Güvenlik Konseyi’nin BM’in tek organı olmadığını, birçok organı olduğunu hatırlattı. ABD’nin BM’in bazı organlarından çekildiğini, Almanya’nın bu organlarda boşluğu doldurup daha etkin roller oynayabileceğini ifade etti.
Der Spiegel dergisi ile Die Welt gazetesi de Almanya’nın konseye seçilememiş olmasını Başbakan Merz ile Dışişleri Bakanı Wadephul için ağır bir yenilgi olarak niteledi. Der Spiegel, Merz ile Wadephul’un Almanya’yı uluslararası sahnelerde etkin bir oyuncu yapmak istediklerini hatırlattı, şimdi bu amaçlarına ulaşamayacaklarını vurguladı. Die Welt gazetesi de yenilgi için uzmanların Almanya’nın İsrail ile ABD’ye desteğini gösterdiğini yazdı.