EKREM BUĞRA BÜTE
26 Eylül'de düzenlenen açılış töreniyle başlayan Adana Altın Koza Film Festivali'nde gösterimler tüm hızıyla sürüyor. Özellikle ulusal yarışmalar ve uluslararası galaların yüksek bir seyirci katılımıyla gerçekleştiği festivalin bu yılki onur konuklarından biri de Bir Ayrılık, Elly Hakkında ve Geçmiş gibi filmleriyle tanınan, yakın dönem İran sinemasının en önemli yönetmenlerinden AsgharFarhadi. Yeni filmi Paralel Hikâyeler'in Altın Koza'daki Türkiye prömiyeri vesilesiyle Adana'ya gelen Farhadi gösterimin ardından festival seyircileriyle buluştu. Festivalin Yaşam Boyu Onur Ödülü verdiği yönetmen ödülünü kabul ettikten sonra festival program direktörü ve sinema yazarı Esin Küçüktepepınar moderatörlüğünde bir ustalık sınıfı gerçekleştirdi.
Söyleşi hem memleketi İran hem de dünyanın çeşitli noktalarında film üreten Farhadi'ninfarklı ülkelerde çalışma koşullarını karşılaştırdığı sözleriyle başladı. Yönetmen, çalıştığı ülkeleri tanımanın kendisi için önemli olduğunu ifade etti ve filmi çekmeden önce buradaki yaşamı deneyimlemeyi kıymetli bulduğunu anlattı. Diğer yandan bütün senaryolarını anadili Farsçada yazdığını not düştü. Ardından senaryo yazma pratiğine dair notlar paylaşan Farhadi, bazen bir fotoğraftan bazen kendisine anlatılmış bir öyküden yola çıktığını, bunun her filmi için farklı olduğunu, yola çıktığı yerin her seferinde değiştiğini söyledi. Senaryolarını yazmaya başladığında nereye varacağını ve nasıl biteceğini bilmediği bir yöntemi olduğunu anlattı.
Farhadi, ustalık sınıfında gerçekliğin yapılandırılmış doğasıyla ilgili de önemli noktalara dikkat çekti. Günümüzde bu meselenin ne kadar önemli olduğunu ısrarla vurgulayan yönetmen şu ifadeleri kullandı: “Gerçek diye bir şey yok, farz edişler var. Şu anda bile bu gerçekleşen şey tam olarak herkes için aynı gerçeklik değil. Paralel Hikâyeler’i yazmaya başladığımda da bunu yapmak, gerçeğin herkes için farklı olduğunu belirtmek istedim. Çünkü hayal gücü hafızanın boşluklarını dolduruyor ve dolayısıyla gerçeklik sürekli olarak yeniden üretiliyor.” Konuşmasına Paralel Hikâyeler'in yapım sürecinin detaylarını anlatarak devam eden Farhadi, yabancı oyuncularla çalışmaktan ve yurt dışında film çekme deneyiminin farklı noktalarından bahsetti.
Ardından seyircilerin sorularını da cevaplayan Farhadi, günümüz sinemasında pek çok yönetmenin başarmak için film yaptığını, bunun kendisine hiç uymadığını söyledi ve yazarken önce kendi duygularını öncelediğini söyledi. Bu doğrultuda Oscar ve Altın Ayı ödüllü filmi Bir Ayrılık'lailgili sevdiği bir anısını da seyircilerle paylaştı: “Ben senaryoyu yazarken asistanlarım bana neden böyle bir film yazdığımı soruyorlardı. Önceki filmim Elly Hakkında başarılı olmuştu ve ona benzer bir film yazmam gerektiğini söylüyorlardı. Ben de onlara bu filmin bana bilinçaltımdan geldiğini ve bunu yazacağımı söyledim. Filmi çektikten sonra da başarılı olacağını düşünmüyordum, hatta filme altyazı bile eklememiştim. Bunun yalnızca İranlılar için yapılmış bir film olduğunu düşünüyordum. Sonrasında Berlinale’den biri filmi görmek istedi ve altyazısı olmamasına rağmen çevirmen aracılığıyla filmi izledi, sonrasında da filmi Berlinale’ye almak istediklerini söyledi. Ben de ona ‘Filmi anladın mı?’ diye sordum. Evet diye cevap verdi ve film Berlin’de gösterildi. Sonra da başarılı oldu çünkü ben o filmi başarılı olsun diye yapmamıştım. Bunu düşünseydim belki de hiç başarılı bir film olmayacaktı.”
Farhadi bir öğrenciden gelen soru üzerine yazım sürecine dair de ilginç detaylar paylaştı. Yeni yazmaya başlayan gençlerin yazarken sıklıkla seyircinin o konuda ne düşüneceğini hesap ettiklerini, bunun yanlış olduğunu söyledi. Kendisi filmlerini yazarken kafasında yalnızca tek bir kişi olduğunu, ilk taslağı yazarken sadece o kişiyi düşünerek yazdığını anlattı. KrzysztofKieślowski'nin Dekalog’unun altıncı bölümünden serbest biçimde uyarlanan Paralel Hikâyeler’inKieślowski'nin dünyasıyla benzerliklerini ve farklarını anlattı. Asghar Farhadi ustalık sınıfı, yönetmenin seyircilerden gelen pek çok soruya hem teknik açıklamalar hem de tavsiyeler sunduğu cevaplarının ardından sona erdi.
Altın Koza’da gösterimler 4 Ekim Pazar gününe kadar devam ediyor. Ulusal yarışmada şu âna dek Karanlıkta Islık Çalanlar, Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri, Günyüzü ve Bir Arada Yalnız filmleri seyirciyle buluşurken yarışmadaki dünya ve Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek filmlerin birçoğu önümüzdeki günlerde gösterilecek. Altın Koza seyircisi bilhassa ulusal yarışma filmlerine büyük ilgi gösterirken festivalin genç sinemacıları sektör profesyonelleriyle buluşturan programı Çukurova Altın Koza Akademi etkinlikleri de oldukça yoğun bir katılımla gerçekleşiyor.
Ekrem Buğra Büte kimdir?
1988'de İstanbul'da doğdu. İstanbul ve Mimar Sinan üniversitelerinde sosyoloji eğitimi aldı. Çeşitli yayınevlerinde editörlük yaptı, sinema ve edebiyat üzerine yazılar yazdı. 2017-2024 arasında Altyazı Sinema Dergisi'nde sinema yazarı, editör ve yazı işleri müdürü görevlerinde bulundu. Hâlen serbest editör, sinema yazarı ve muhabir olarak çalışıyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi.