Balık, Düzce’ye neden uğramıyor?

Akçakoca kıyılarından Düzce’nin iç sularına uzanan bölgede balıkçılar, son yıllarda hem denizde hem de göl ve göletlerde balık popülasyonunun gözle görülür biçimde düştüğünü söylüyor.

BERNA DİLEK

Batı Karadeniz’de suyun bereketi giderek azalıyor. Akçakoca kıyılarından Düzce’nin iç sularına uzanan bölgede balıkçılar, son yıllarda hem denizde hem de göl ve göletlerde balık popülasyonunun gözle görülür biçimde düştüğünü söylüyor. Uzmanlar ve balıkçılar, bu gerilemenin ardında kontrolsüz avcılık, hayalet ağlar ve yetersiz denetimin yanı sıra su kaynaklarının azalmasının da etkili olduğuna dikkat çekiyor.

Amatör Balıkçılık Federasyonu’na (ABAF) bağlı Düzce Amatör Sportif Olta Balıkçıları ve Doğal Hayatı Koruma Derneği kurucu yöneticilerinden Ekrem Canseverli, özellikle iç sularda balık popülasyonunun ciddi şekilde azaldığını, Düzce’de göl ve gölet sayısının zaten sınırlı olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“İç sularımızda bazı göl ve göletler kapatıldı ya da dolduruldu. Zaten az olan balık popülasyonu daha da azaldı. Düzce’de düzgün göl ve gölet sayısı fazla olmadığı için balık bulmak gerçekten zor. Bazı baraj ve sularda balık popülasyonu neredeyse yok denecek seviyeye geldi.”

Canseverli ayrıca hayalet ağlar, aşırı avlanma ve denetim eksikliğinin balık popülasyonunu olumsuz etkilediğini belirtti.

“Limit kontrolü yeterince yapılmadığında bir gölde kısa sürede yüzlerce kilo balık tutulabiliyor. Bu da balık popülasyonunun hızla azalmasına neden oluyor.”

Veriler ne diyor?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ülke genelinde su ürünleri üretimi 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7,6 azaldı, 933 bin 194 ton su ürünü üretildi. Aynı dönemde avcılık yoluyla elde edilen üretim yüzde 21,6 düşerek 356 bin ton seviyesine geriledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 Su Ürünleri Raporu’na göre ülke genelinde deniz avcılığı 2023 yılında 420 bin 527 ton seviyesindeyken, yüzde 23,3 azalarak 2024 yılında 322 bin 462 tona geriledi.

Buna karşın Tarım ve Orman Bakanlığı’nın raporuna göre, Batı Karadeniz’deki deniz avcılığı, 2023 yılında 72 bin 103 ton iken 2024 yılında 101 bin 261 tona yükseldi.

TÜİK’in Batı Karadeniz’e ilişkin verileri ise avcılık yoluyla üretimin istikrarsız bir seyir izlediğini de ortaya koyuyor. 2020 yılında 113 bin 425 ton olan avcılık miktarı, 2021’de 79 bin 523 tona geriledi. 2022 yılında 118 bin 168 tona yükselen avcılık, 2023’te 72 bin 103 tona düşerken, 2024 yılında 101 bin 261 tona çıktı.

“Balık popülasyonu hava koşullarına göre değişebiliyor”

30 yıldır amatör balıkçılık yapan Ramazan Kuşçu, bazı balık türlerinin avlanmasında yıllara göre farklılık görebildiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Denizlerimizde hava olayları ve su sıcaklığı balık popülasyonunu etkileyebiliyor. Örneğin bazı yıllar kasım ayında bol miktarda çinekop ve palamut görülürken bazı yıllar hiç çıkmayabiliyor. Bir yıl bol olan balık başka bir yıl az olabiliyor.”

Denizlerde balık popülasyonunu etkileyen sorunlardan birinin trol balıkçılığı olduğunu belirten Kuşçu, “Orta su trolü ve gırgır gibi yöntemlerle yapılan avcılıkta deniz tabanı süpürülüyor. Bu durum balıkların yaşam alanlarını yok ediyor” dedi.

Karadeniz genelinde hamsi üretimindeki düşüş dikkat çekti. TÜİK verilerine göre; 2023 yılında 273 bin tonun üzerine çıkan hamsi, 2024 yılında yaklaşık yüzde 44 oranında düşerek 153 bin ton seviyesine indi.

Palamut avcılığında ise tersine bir tablo görülüyor. 2023 yılında düşük seviyede olan palamut avı, 2024 yılında arttı.

Bu durum, Karadeniz genelinde balık türlerinin yıllara göre değişkenlik gösterdiğini ortaya koydu. Batı Karadeniz’de balıkçıların dile getirdiği “bir yıl var, bir yıl yok” şeklindeki düzensiz avcılık tablosuyla da örtüştü.

Ramazan Kuşçu

“Hayalet ağlar balıklar için büyük tehlike”

Balıkçılar, deniz ve iç sularda hayalet ağların balıklar için tehdit olduğunu da ifade eden Ramazan Kuşçu, “Kıyılarda ve kayalıklarda çok sayıda misina ağ görüyoruz. Bu ağlar balıklar için büyük tehlike oluşturuyor. Hayalet ağların tamamen yasaklanması ve üretiminin durdurulması gerekiyor” dedi.

“Bölgede balıkçılıkla geçim sağlamak zor”

28 yıldır balıkçılıkla uğraşan İbrahim Yılmaz ise Akçakoca ve çevresinde balık popülasyonunun son yıllarda belirgin şekilde azaldığını söyledi. Yılmaz, balıkların geçiş noktası olduklarını belirterek şöyle konuştu:

“Bölgemiz balıkçılık ile geçim sağlamak konusunda kısır bir konumda. Birçok balığın sadece geçiş bölgesinde kalıyoruz. Sabit bir balık popülasyonu yok. Balığın kalıp yumurta bırakacağı veya yuvalanabileceği uygun kıyı hattımız da yok.”

Yılmaz ayrıca çevresel faktörlerin de balık popülasyonunu etkilediğini kaydederek, “Atık sular, zirai ilaçlar ve çevresel etkiler de balık popülasyonunun azalmasına neden oluyor” dedi.

Akçakoca’da iki balıkçılık kooperatifi faaliyet gösteriyor

Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Hakan Eryıldırım, Akçakoca’daki balıkçılık faaliyetlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Akçakoca’da Melenağzı Su Ürünleri Kooperatifi ve S.S. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi olmak üzere iki balıkçılık kooperatifinin faaliyet gösterdiğini dile getiren Eryıldırım, şöyle konuştu:

“Kayıtlarımıza göre Melenağzı Kooperatifi 25 ortak ve 20 ticari tekne, Akçakoca Kooperatifi ise 90 ortak ve 82 ticari tekneye sahip. Ortak sayıları kongre dönemlerinde değişebilmektedir. 2012 yılında balıkçılık filosuna yeni tekne eklenmesi yasaklandığından dolayı tekne sayıları çok fazla değişmemektedir. Avcılık sezonunda diğer illerden gelen teknelerle beraber yoğunluk yaşanmaktadır.”

Deniz suyu sıcaklıkları balıkların yaşam döngüsünü etkiliyor

Eryıldırım, deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın balıkların yaşam döngüsü üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekerek, “Deniz suyu sıcaklığı ortalamalarının yıllara göre artış gösterdiği görülüyor. Bu durum balıkların üreme, büyüme ve göç zamanları üzerinde etkili olabiliyor” dedi.

Eryıldırım, Akçakoca’daki avcılık tür ve miktarlarındaki değişimlerin de TÜİK verileri ile paralellik gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan Eryıldırım, bölgede kirlilik kaynaklı belirgin bir olumsuzluk tespit edilmediğini de belirterek, “Bölgemizde kirlilik kaynaklı bir olumsuzluk görülmemektedir” dedi.

Berna Dilek, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü mezunu. Sakarya Üniversitesi'nde İletişim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans programını tamamladı. Anadolu Üniversitesi'nde Görsel İletişim Tasarımı Bölümü'nde okuyor. Daha önce internet haber sitelerinde SEO haber editörlüğü ve yazarlığı yaptı. Gazeteciler Cemiyeti'nde 9. Köy Sertifika ve Telif Desteği projesi kapsamında haberler yaptı.

Özel Haber Haberleri