Boğaziçi’nde genel sekreter affını istedi, yerine Serdivan Belediyesi’nden atanan Burhanettin Kanlıoğlu getirildi

Serdivan Belediyesi’nde 'veri hazırlama kontrol işletmeni' iken önce Boğaziçi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde fakülte sekreteri, ardından genel sekreter yardımcısı olan Burhaneddin Kanlıoğlu, kayyım rektör Naci İnci’nin kararıyla şimdi de genel sekreterliğe getirildi.

CANAN COŞKUN

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılındaki kayyum rektör atamasıyla başlayan kadrolaşma ve atamalardaki tartışmalı uygulamalar devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atadığı kayyım rektör Naci İnci, üniversitenin genel sekreterliğine Serdivan Belediyesi’nde 'veri hazırlama kontrol işletmeni' iken önce kayyım rektörün açtığı İletişim Fakültesi’ne fakülte sekreteri, ardından genel sekreter yardımcısı yapılan Burhaneddin Kanlıoğlu’nu atadı. Kanlıoğlu’nun özlük dosyasındaki belgelerde tartışmalı bilgiler yer aldığı ortaya çıkmıştı.

Boğaziçi Üniversitesi’nde genel sekreter yardımcısı olan Burhaneddin Kanlıoğlu, 2021 yılında Sakarya’ya bağlı Serdivan Belediyesi’nde Kültür İşleri Müdürü olarak görevliydi. Bu görevini yürütürken aynı zamanda belediyeye bağlı Serdivan Fikir ve Sanat Akademisi’nin yılda iki kez yayımladığı Ahlak isimli dergide de yardımcı editörlük yapıyordu.

Kanlıoğlu, aynı zamanda Müfid isimli bir dergide de hem yazarlık hem de yayın danışmanlığı yapmıştı. Sitedeki özgeçmişine göre, Kanlıoğlu felsefe lisans tahsilini 2013 yılında tamamlamış. Lisans tahsilinden bu yana çeşitli sivil toplum örgütleri, öğrenci birlikleri ve yayın işleri ile ilgilendiği söylenen Kanlıoğlu, Sussex Üniversitesi’nde “Ahlak ve Politik Felsefe” üzerine yüksek lisans yapmış. İstanbul Üniversitesi'nde felsefe alanında doktora yaptığı belirtilen Kanlıoğlu, 2022-2023 yılları arasında Sakarya Üniversitesi’nde Siyaset Felsefesine Giriş dersini vermişti.

Erdoğan’a rahle göndermişlerdi

Kanlıoğlu’nun Serdivan Fikir ve Sanat Akademisi’yle bağlantısı 2019 öncesinde başlamıştı. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, 12 Eylül 2019 tarihli yazısında akademiden övgüyle bahsediyor, belediyede özel kalem olarak görevli Hamid Balcı ve Burhaneddin Kanlıoğlu’nun “özverili, coşkulu ve entelektüel gayretlerini” öne çıkarıyordu. Akademide çocuklara Osmanlıca’dan bilim, sanat ve fikir dersleri, siyerden adab-ı muaşeret derslerine kadar geniş yelpazede eğitimler verildiğinden bahsediyordu. Kurumun ismi, 2017’de öğrencilerinden birinin, oğlu Bilal aracılığıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “rahle” göndermesiyle de gündeme gelmişti.

Kanlıoğlu’nun akademiden ayrılışı ise tartışmalı olmuştu. AKP’nin Serdivan ilçe teşkilatında uzun yıllar görev yapan ve bugün Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili olan Burak Erken’in, belediyenin özel kalem müdürü Hamit Balcı ve Kanlıoğlu ile anlaşmazlığa düştüğü iddia edilmişti. Bu süreçte Kanlıoğlu akademideki görevinden ayrılmış, kurumun adı da “Serdivan Kültür Sanat” olarak değiştirilmişti.

Veri hazırlama ve kontrol işletmeni

Aynı zamanda kurucuları arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da olduğu Birlik Vakfı'nın Sakarya şubesinde Eğitim, Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi olan Kanlıoğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne geçişiyle ilgili resmi yazışmalar da dikkat çekmişti. Üniversite Rektörlüğü, Mart 2023’te Serdivan Belediyesi’ne gönderdiği yazıda Kanlıoğlu’nun belediyede “veri hazırlama ve kontrol işletmeni” kadrosunda bulunduğunu bildirmişti. Belediyeden gelen cevapta da aynı bilgi yer aldı. Ancak, Müfid dergisindeki özgeçmişinde belirtilen “İstanbul Üniversitesi’nde felsefe doktorası yaptığı” bilgisi bu yazılarda yer almadı.

Özlük belgelerindeki çelişki

Devlet memurlarının derece ve kademeleri, görevde geçirdikleri süreye göre belirleniyor. Buna göre her yıl için bir kademe, her üç yıl için ise bir derece ilerlemesi yapılıyor. Bu derece ve kademeler yalnızca unvanı değil, emekli maaşı ile ikramiye hesabını da doğrudan etkiliyor. Bu konuda Kanlıoğlu’nun ataması sırasında hazırlanan dosyadaki belgelerde ciddi çelişkiler dikkat çekiyordu.

Kanlıoğlu’nun dosyasında, kazanılmış hak aylığının 6’ncı derece 1’inci kademe olduğu yazılıydı. Oysa devlet memurları en alt 9’uncu dereceden göreve başlıyor. 2021’de memuriyete başlayan bir kişinin, hesaplamaya göre, en fazla 9’uncu derece 2’nci kademede olması gerekiyordu. 6’ncı dereceye ulaşabilmek için yaklaşık dokuz yıl görev yapmak şart. Yani, Kanlıoğlu’nun normal şartlarda ancak 2030 yılına kadar bu dereceye ulaşması mümkün olabilirdi.

Bu nedenle dosyadaki derecelendirme, Kanlıoğlu’na dokuz yıllık memuriyet deneyimine sahip bir memurun haklarını kazandırmış oldu. Ayrıca, mevzuata göre daire başkanı olabilmek için en az beş yıl memuriyet geçmişi gerekiyor. Kanlıoğlu, yüksek lisansını Ekim 2018’de tamamladıktan hemen sonra memuriyete başlamış olsaydı bile, bu süre yine de dolmamış olacaktı.

Berat Albayrak’ın posta kutusundaydı

Kayyım rektörün bugünkü yazısıyla genel sekreter Hasan Fehmi Topal’ın “görevden affını istediği” belirtildi. Topal’ın yerine Burhanettin Kanlıoğlu’nun atandığı kaydedildi.

Kayyım rektör Naci İnci’den önce Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasından sonra ilk icraatı genel sekreterliğe Nedim Malkoç’u vekaleten atamaktı. Malkoç, Bulu sağlık iznindeyken yerine vekalet eden bugünkü “kayyım rektör” Naci İnci tarafından 1 Haziran 2021’de genel sekreter olarak atanmıştı. Malkoç, geçmişte Osmanlı Eğitim Ocakları Kocaeli şube başkanvekilliği yapmıştı ve Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un yeğeniydi. Malkoç’un ardından bu koltuğa Hasan Fehmi Topal oturdu. Topal, hem okulda lisans öğrencisi olması hem de iktidara yakınlığıyla bilinen Boğaziçi Üniversiteliler Derneği (BURA) başkanlığı yapmasıyla dikkatleri üzerine çekti.

Hasan Fehmi Topal, 2012’de Boğaziçi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) mimarlık yüksek lisansı yaparken TÜBİTAK bursu ile YTÜ’de mimarlık tarihi doktorasına başladı. Daha sonra doktorayı bırakıp 2018 yılında “Ecnebi memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun” çerçevesinde verilen bursla Birleşik Krallık’ta bulunan Birmingham Üniversitesi’ne gitti. Burada 2021 yılında İnşaat Mühendisliği Programı’nda doktorasını tamamlayan Topal, yine aynı kanun üzerinden Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’ne doktor öğretim görevlisi olarak atandı.

Topal’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın hackerler tarafından sızdırılan e-posta yazışmalarında da ismi geçiyor. Birinde Boğaziçi Üniversitesi tefsir dersi mail grubunda Suriyeli bir aile için yardım topladığı bilgisiyle yer alırken, diğerinde de Berat Albayrak’a Boğaziçi Yöneticiler Vakfı yöneticisi Fatih Elmalı tarafından tavsiye ediliyor ve özgeçmişi yollanıyor. Elmalı, Topal’ı Berat Albayrak’a şöyle anlatmış:

“Selamun aleykum. Ekte CV’si bulunan kardeşimiz Boğaziçi inşaattan mezun çok iyi bir insandır. Şura başkanlığı da yapmış, sosyal yönü kuvvetli, son derece güvenilir, güler yüzlü ve ağırbaşlı özellikle executive asistant (yönetici asistanı) olarak çok çok başarılı olabilecek vasıftadır. Gerçi o normal inşaat mühendisliği işlerine de razı ama sizin için bulunmaz bir executive coordinator (yönetici koordinatörü) olabilir. Cevaplarınızı bekliyorum vesselam.”

Toplamda üç akademik makalesi bulunan ve sonrasında akademik bir çalışma üretmeyen Hasan Fehmi Topal, yeniden atama kriterlerini karşılamadığı halde Naci İnci’nin 10 Şubat 2025 tarihli kararıyla üç yıl süre ile doktor öğretim üyesi kadrosunda görev yapmaya devam edecek.

Hasan Fehmi Topal, Boğaziçi Üniversitesi’nde genel sekreter olduktan sonra işe alım komisyonu başkanlığı da yaptı. Komisyonun işe aldığı kişiler siyasi kadrolaşma iddialarını güçlendirirken bu siyasi gelişmeler de işe alımları şekillendirdi.

Topal’ın üniversite kadrosuna alınma süreci, kampüs koridorlarında liyakat tartışmalarını en çok alevlendiren konulardan birisiydi. Süreci yakından takip eden kaynaklar, Topal’ın Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) görevliyken devlet bursuyla yurtdışına gittiğini, kanun gereği mecburi hizmetini YTÜ’de tamamlaması gerektiğini söylemişti. Ancak o dönem Boğaziçi’ndeki ilgili enstitünün hiçbir talebi olmamasına rağmen, Topal buradaki kadroya dahil edilmişti.

Özel Haber Haberleri