YUNUS ÜLGER
Yeşiller Partili Cem Özdemir (60), 1994 yılında Alman Federal Meclisi’ne seçilen ilk Türk kökenli milletvekilinden biri olmuştu. Diğeri Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) Federal Meclis’e giren Leyla Onur’du. Leyla Onur’un siyasi kariyeri uzun sürmedi ama Cem Özdemir, kısa bir ara dışında Alman siyaset sahnesinde hep var oldu. Avrupa Parlamentosu milletvekilliğinden partisinin eş başkanlığına ve federal tarım ve tüketicileri koruma bakanlığına kadar farklı siyasi görevlerde bulundu.
Son olarak pazar günü yapılan Baden-Württemberg Eyalet Meclisi seçimini az bir farkla da olsa kazandı. Böylece Almanya’nın ilk Türkiye kökenli eyalet başbakanı olmaya çok yaklaştı. Yeşiller yüzde 30,3 oyla birinci parti olurken, bir iki ay öncesine kadar kamuoyu yoklamalarında Yeşiller’in çok önünde görünen Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU), yüzde 29,7 oyla ikinci sırada yer aldı. Aşırı sağcı parti Almanya için Alternatif (AfD), yüzde 18,8 ile oyunu ikiye katlarken, ülkenin en eski partisi Sosyal Demokrat Parti (SPD), yüzde 5,5 oyla yüzde 5 oy sınırı zorla aşıp eyalet meclisine girebildi.
Baden Württemberg, Yeşiller’in en güçlü olduğu eyalet
Almanya’nın en zengin eyaletlerinden olan Baden-Württemberg, Yeşiller’in en güçlü olduğu eyalet. Burada 2011 yılından beri Yeşiller CDU ile koalisyon hükümetinde başbakanlığı elinde bulunduruyor. Muhafazakâr bir eyalet olmasına karşın, geçmişte atom santralleri sebebiyle çevre ve atom karşıtı hareket oldukça etkiliydi; dolayısıyla bu durum Yeşiller’e yaradı. Eyaletin muhafazakâr tutumuna bağlı olarak Yeşiller’in Baden Württemberg’de diğer eyaletlere göre muhafazakâr olduğunu söylemek yanlış olmaz. Cem Özdemir’in seçimi kazanmasıyla Yeşiller’in başbakanlığında Yeşiller ile CDU koalisyonu büyük bir olasılıkla devam edecek.
Yeşiller, son iki ayda CDU ile arasındaki büyük farkı kapattı
Yaklaşık iki ay öncesine kadar CDU, yüzde 10’un üzerinde bir farkla Yeşiller’in önünde bulunuyordu. CDU’nun adayı Manuel Hagel’in başbakanlığına kesin gözüyle bakılıyordu; Cem Özdemir’e hiç şans verilmiyordu. Peki, Yeşiller bu büyük farkı nasıl kapatıp birinci parti oldu?
Medyada yer alan yorum ve değerlendirmelerde, bu başarı, Cem Özdemir’in partisini dışlayıp seçim kampanyasını kendi siyasi kimliğini ve tecrübesini ön plana çıkararak yürütmesine bağlanıyor. Özdemir kendini o kadar ön plana çıkardı ki seçim afişlerinde partisi Yeşiller’in adını bile yazmadı. Çünkü bir barış partisi olmaktan çok uzaklaşan Yeşiller, son yıllarda federal meclis ile eyalet meclisi seçimlerinde sürekli oy kaybeden bir parti haline geldi.
Göçmenlere karşı popülist söylemlerde bulundu
Özdemir, muhafazakâr ve aşırı sağcı AfD’nin göçmen karşıtı söylemlerle oyunu katladığı bir dönemde, bu kesimden oy devşirmek için göçmen karşıtı söylemlerde de bulundu. Parti yönetimi ve tabanının tersine göçün sınırlanması gerektiğini söyledi. Kızının gece sokağa çıkmasından endişe duyduğunu anlattı; bunu da göçmen kökenli genç erkeklere bağladı.
Seçimden yaklaşık bir hafta önce Kanadalı avukat hayat arkadaşı Flavia Zaka ile Tübingen’de evlendi. Tübingen Belediyesi’nin nikah dairesini seçmesinin sebebi, göçmen karşıtı ve sağ popülist söylemleri sebebiyle 2023’te Yeşiller’den istifa ettirilen yakın arkadaşı Boris Palmer’in Tübingen Belediye Başkanı olmasıydı. Nikahı da tahmin edileceği gibi Boris Palmer kıydı. Bu manevrası, Özdemir’e epeyce oy getirmişe benziyor. Medya Özdemir’in Palmer’e kabinesinde yer verebileceğini yazıyor. Fabrika ayarlarından epeyce uzaklaşmış olan Özdemir’e ve parti yönetimine tepkili olan Yeşiller’in gençlik örgütü, seçim kutlamasına gelen Palmer’i kapıda çevirip içeri almadı.
Seçime iki hafta kala piyasaya sürülen bir video da Özdemir’in işine yaramış görünüyor
Bizim seçimlerde iktidar yanlısı medyaya sunulan videolar benzeri bir video da Özdemir’in başarısına katkı sağlamışa benziyor. Yeşiller’in bir federal milletvekili, seçime iki hafta kala sosyal medyada bir video paylaştı. 2018’de kaydedilmiş videoda, o zaman 29 yaşında olan CDU’nun başbakan adayı Manuel Hagel, bir lisedeki etkinlikte bir kız öğrenciye iltifatlar yağdırıyor, gözlerinin güzelliğini övüyor. Video, moda deyimle sosyal medyada viral oldu, Hagel’e sarkıntılık suçlaması yapıldı. Videoyu paylaşan federal milletvekili, kimseyle konuşmadan videoyu paylaştığını söylese de, bu pek inandırıcı olmadı. CDU, Özdemir’e ve parti yönetimine sormadan böyle bir videonun paylaşılamayacağını söyledi. Hagel’e karşı örgütlü kirli bir kampanya yürütüldüğünü ileri sürdü.
Özdemir’in siyasi hayatında dalgalanmalar oldu
Özdemir’in siyasi hayatını başından beri izleyen bir gazeteci olarak, kendisinin siyasi hayatının başında savunduğu demokratik ve insani değerlerden son yıllarda uzaklaştığını görüyorum. Federal Meclis’te temsil edilen Sol Parti’nin dışındaki tüm partiler, Ukrayna-Rusya savaşını tırmandıran bir politika izliyorlar. Bir zamanların barış partisi olarak Yeşiller, dolayısıyla Özdemir de, bu niteliğini çoktan yitirdi. Filistin’in Gazze’de soykırımına, son olarak İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısına Özdemir’den bir tepki gelmedi.
Özdemir, geçmişte de kamuoyu önünde savunduğu değerlere ters düşen edimleriyle gündeme geldi. 1999’da CDU’ya yakın olan ve silah şirketlerinin lobicisi olan Moritz Hunziger’den piyasa faizinden düşük faizle 80 bin mark kredi almasıyla gündeme geldi. Bu kredi skandalı 2002 yılında Federal Meclis seçimlerine kısa bir süre kala medyaya sunuldu. Ardından görevi gereği yaptığı uçuşlardan elde ettiği uçuş bonuslarını kız arkadaşı için kullanmasıyla gündeme geldi. Kendisi o zamanki görevi olan partinin maliye politikaları sözcülüğünden istifa etmeyince, Yeşiller’in önemli ismi Joschka Fischer’in baskısıyla istifa etmek zorunda kaldı. İki yıl kadar siyasetten uzak durdu, 2004’te Avrupa Parlamentosu’na seçilerek siyasete geri döndü.
10 yıl Yeşiller’in eş başkanlığını yaptı
2004 ile 2009 yılları arasında Yeşiller’in Avrupa Parlamentosu milletvekili olan Özdemir, 2008 ile 2018 yılları arasında partisinin eş başkanlığını yürüttü. 2021 Federal Meclis seçimi sonrasında kurulan SPD, Yeşiller ve FDP’den (Hür Demokrat Parti) oluşan koalisyonda Federal Tarım ve Tüketicileri Koruma Bakanı olarak görev yaptı. Koalisyonun 2024 sonunda dağılmasının ardından Şubat 2025’te yapılan Federal Meclis seçiminde milletvekili adayı olmadı. Yeşiller’in Baden Württemberg Eyaleti Başbakanı Winfried Kretschmann’ın tekrar aday olmayacağını açıklaması üzerine Yeşiller’in eyalet başbakanı adayı seçildi.
Almanyalı Türkiye kökenliler Özdemir konusunda ikiye bölünmüş gibi
Özdemir, bir işçi çocuğu olarak Federal Meclis’e seçilmesi Almanyalı Türkiye kökenliler için “gurur” kaynağı olmuştu. Hürriyet’in Dışhaberler Müdürü Ertuğ Karakullukçu, o kadar ileri gitmişti ki, Cem Özdemir ile Leyla Onur’un Federal Meclis’e seçilmesini, “Bonn’un Fethi” olarak nitelemişti. Almanya’nın başkenti o zaman Bonn kentiydi. Özdemir beklentilerini karşılamamış olacak ki, Karakullukçu Hürriyet’teki köşesinde neredeyse her gün Özdemir hakkında hakaretler içeren yazılar yazmıştı.
Bunda Özdemir’in Kürtlerin ve Alevilerin toplantılarına katılması, bunun yanı sıra Ermeni meselesini sıkça gündeme getirmesi etkili oldu sanırım. Özellikle Ermeni sürgünü ve kıyımını gündeme getirmesi, Almanya’daki Türkiye kökenlileri de ikiye böldü sanırım. Bir kesim Özdemir’e övgüler yağdırırken, sağ muhafazakâr kesim kendisini Türkiye düşmanlığı ile suçluyor. Kendisini solcu olarak niteleyenler arasında da son yıllarda Özdemir’e mesafeli bir duruş olduğunu söylemek pek yanlış olmaz. Seçime kısa bir süre kala Özdemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan yandaşlarının kendisine karşı bir kampanya yürüttüğünü ileri sürüp, “Erdoğan yandaşları bana karşıysa doğru yoldayım” açıklaması yaptı.