Hale GÖNÜLTAŞ
Kısa Dalga - Emniyet, yargı hatta Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararları HTŞ’yi, istikrarlı bir şekilde bir terör örgütü olarak görüyor ve Türkiye için "önemli ve ciddi bir tehdit" olarak tanımlıyordu.
HTŞ, Türkiye Cumhuriyeti tarafından resmi olarak terör örgütü listesine alınmıştı. 31.08.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 50 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile HTŞ, El-Nusra Cephesi’nin güncel isimlerinden biri olarak tescillenmiş ve terör örgütü ilan edilmişti. Bu karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) yaptırım listeleriyle de uyumluydu.
Mahkemeler de özellikle Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin, HTŞ üyeliğini Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi kapsamında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçu olarak değerlendiren kararlarına dayanarak yargılama yapıyordu.
HTŞ’nin Türkiye sınırları içerisinde doğrudan silahlı bir eylemi tespit edilmemiş olsa da emniyet, savcılıklar ve mahkemeler HTŞ’nin diğer faaliyetlerini de tehdit kapsamında değerlendiriyordu.
15 yaşından küçük kız çocuklarını Suriye’ye götürüyorlardı
HTŞ, sosyal medya ve dernekler üzerinden gençleri radikalleştirerek Suriye'deki çatışma bölgelerine sevk ediyor, silah temini için para topluyor ve yasadışı sınır geçişlerini organize ediyordu. Özellikle 15 yaşından küçük kız çocuklarını ailelerinden habersiz ikna ederek Suriye’ye götürmeye çalıştıkları yönünde adli soruşturmalar mevcuttu.
"İlim, Kültür ve Dayanışma" dernekleri adı altında faaliyet gösteren yapılar aracılığıyla mescitler oluşturuluyor, buralarda örgütsel ideoloji doğrultusunda eğitim ve yönlendirmeler yapılıyordu. Ayrıca sosyal medya üzerinden (örneğin "Türk Selefi Grubu" gibi hesaplarla) propaganda yapılıyordu.
“Türk askerine ateş açacaksınız”
Emniyetin raporlarına yansıyan önemli bir bilgi ise HTŞ’nin Türkiye’ye geçmek isteyen Suriye’deki sivil halkı Türk askerine saldırmaları için kışkırttığı yönündeki istihbarattı. Buna göre o dönem Suriye İdlib'de faaliyet yürüten HTŞ’nin kontrolünde bulunan kritik noktaların Rus uçakları tarafından vurulmasından sonra HTŞ, Reyhanlı’dan Türkiye’ye girmek isteyen sivil halka “Size silah vereceğiz, özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlıların ön tarafta olduğu kalabalık gruplar halinde sınır bölgesinde toplanarak sınırdan geçmeye çalışacaksınız. Eğer Türk askeri engel olursa Türk askerlerine ateş ederek sınırdan geçeceksiniz. Sınırı geçtikten sonra dağıttığımız silahları, savaşçılarımız sizden toplayacak ve geri getirecekler” şeklinde propaganda yaptıkları bilgisi yer aldı.
“HTŞ güçlenirse, Türkiye için risk oluşturur”
IŞİD’in zayıflamasıyla birlikte HTŞ'nin bölgede daha güçlü bir tehdit haline gelebileceği ve bu durumun Türkiye için uzun vadeli risk oluşturduğu hem emniyet raporlarında hem de iddianamelerde belirtiliyordu.
Özetle adli makamlar, HTŞ'yi ismi ne olursa olsun El-Kaide kökenli, küresel terör ideolojisini benimseyen ve Türkiye'nin milli güvenliğini, toplumsal huzurunu ve kamu düzenini hedef alan tehlikeli bir silahlı yapı olarak konumlandırıyordu.
Suriye İdlib bölgesindeki sivil halkı, Hatay/Reyhanlı sınırından zorla geçmeye teşvik ederek Türk askerine karşı kışkırtma ve kadın/çocukları canlı kalkan olarak kullanarak sınır hattında kaos yaratma planları yapıldığı raporlarda yer alıyordu.
HTŞ’nin Suriye’deki temel hedefleri azınlıklardı
Devletin resmi belgelerine göre örgütün Suriye'deki temel stratejisi, “Esad rejimini devirerek El-Kaide ideolojisine dayalı bir yönetim kurmaktı.”
Adli makamlar ve istihbarat birimleri HTŞ’nin rejim kuvvetlerine karşı çatışmaların yanı sıra Hristiyanlar, Nusayriler ve Dürziler gibi azınlıklara yönelik de eylemler gerçekleştirdiğini rapor ediyordu. 2013'te Hristiyanların yaşadığı Malule kasabasına yaptığı saldırının altı çiziliyordu. HTŞ’nin eylem tarzı olarak genellikle bomba yüklü araç patlatma, motosikletli canlı bomba ve el yapımı patlayıcılar kullandığı belirtiliyordu.
Örgüt, hâkim olduğu bölgelerde petrol kuyuları, işlenmiş pamuk stokları ve sanayi bölgelerini ele geçirerek kendine düzenli bir gelir kaynağı yaratıyordu. Ayrıca çatışmalardan elde edilen silah ve mühimmatı "ganimet" olarak kullanıyordu.
Yarın: HTŞ, insan kaçakçılığı ve Türkiye’ye kaçak getirilen uyuşturucu haplar