Emniyet raporu: Uyuşturucunun haritası değişti, eroin gerilerken sentetikler yayıldı, bir yılda 557 kişi öldü

KISA DALGA ÖZEL HABER | Eroin yakalamaları hızla azalırken sentetik ecza, bonzai, metamfetamin ve kokain öne çıktı. 2025’te 311 bin 793 uyuşturucu bağlantılı olayda 379 bin 185 şüpheli kayda geçti. Doğrudan madde bağlantılı ölümler bir yılda yüzde 30’un üzerinde artarak 557’ye çıktı. Cezaevlerindeki 402 bin 546 kişinin 179 bin 978’i uyuşturucu bağlantılı suçlardan tutuluyor.

KISA DALGA ÖZEL HABER

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2025 verilerini esas alarak hazırladığı yeni rapor, hem kullanılan maddelerin hem kaçakçılık yöntemlerinin hem de uyuşturucunun yarattığı sağlık ve ceza adaleti yükünün değiştiğini gösteriyor.

Türkiye’de uzun yıllar uyuşturucu kaçakçılığının simgesi haline gelen eroinde belirgin bir gerileme yaşanırken, boşalan alanı sentetik uyuşturucular, reçeteli ilaçların yasa dışı versiyonları ve kokain dolduruyor. Rapor da genel tabloyu, “geleneksel rotalar üzerindeki eroin kaçakçılığı azalırken sentetik uyuşturucular, sentetik eczalar, sentetik kannabinoidler ve kokain bağlantılı risklerin daha görünür hale gelmesi” şeklinde tarif ediyor.

Altı yılda olay sayısı iki katından fazla arttı

Uyuşturucu bağlantılı olayların uzun dönemli grafiği, sorunun ölçeğinin büyüdüğünü gösteriyor.

2019’da Türkiye genelinde 148 bin 821 uyuşturucu bağlantılı olay meydana gelirken, 2025’te bu sayı 311 bin 793’e ulaştı. Yani altı yılda olay sayısı yüzde 109’un üzerinde arttı.

Aynı dönemde şüpheli sayısı da 220 bin 10’dan 379 bin 185’e yükseldi.

Son iki yıldaki artış önceki dönem kadar hızlı değil: 2024’te 309 bin 28 olan olay sayısı 2025’te 311 bin 793’e; 374 bin 948 olan şüpheli sayısı da 379 bin 185’e çıktı. Ancak toplam tablo 2019’a göre çok daha yüksek bir seviyede.

Bu veriler tek başına uyuşturucu kullanımının aynı oranda arttığı anlamına gelmiyor; olay sayısı kolluk faaliyetlerinin yoğunluğu, operasyon sayısı ve kayıt yöntemlerinden de etkileniyor. Ancak raporun diğer göstergeleriyle birlikte okunduğunda Türkiye’de uyuşturucu piyasasının hem hacim hem de madde çeşitliliği açısından genişlediği görülüyor.

Eski rota küçülüyor: Eroin 22 tondan 2,8 tona indi

Değişimin en net görüldüğü alan eroin.

Türkiye’de 2021 yılında 22,2 ton eroin ele geçirilmişti. Yakalama miktarı 2022’de 8 tona, 2023’te 3,3 tona düştü. 2024’te 4,3 tona çıkan rakam 2025’te yeniden gerileyerek 2,8 ton oldu.

Eroin bağlantılı olay sayısında da benzer bir düşüş var. 2022’de 17 bin 503 olan olay sayısı 2025’te 4 bin 661’e kadar geriledi. Şüpheli sayısı da 2019’daki 25 bin 755 seviyesinden 2025’te 6 bin 650’ye indi.

Rapor bu gerilemeyi özellikle Afganistan’daki gelişmelerle ilişkilendiriyor. Taliban’ın 2022’de haşhaş ekimi ve afyon üretimine getirdiği yasağın ardından üretimde yaşanan keskin düşüşün Balkan rotasındaki eroin trafiğini de daralttığı belirtiliyor.

Fakat eroinin gerilemesi Türkiye’de uyuşturucu sorununun küçüldüğü anlamına gelmedi. Piyasanın ağırlık merkezi başka maddelere kaydı.

Metamfetamin: 2019’da 1 tondu, 2024’te 33,8 tona çıktı

Bu değişimin en belirgin örneklerinden biri metamfetamin.

2019’da Türkiye’de yaklaşık 1 ton metamfetamin ele geçirilirken miktar hızla yükseldi ve 2024’te 33,8 tona ulaştı. 2025’te yakalama miktarı yüzde 25 civarında düşerek 25,3 tona geriledi.

Olay sayısı da 2022’deki 77 bin 765’lik zirveden 2025’te 53 bin 177’ye indi. Şüpheli sayısı 101 bin 193’ten 70 bin 543’e düştü. Buna rağmen rakamlar 2019’un hâlâ çok üzerinde.

Daha dikkat çekici nokta ise metamfetaminin yalnızca Türkiye üzerinden geçen hazır bir madde olmaması.

Türkiye’de 15 metamfetamin dönüştürme merkezi bulundu

Rapora göre 2025 yılında İstanbul, Yalova, Kocaeli ve Gaziantep’te 15 yasa dışı metamfetamin dönüştürme merkezi tespit edildi.

Bunların 12’si İstanbul’daydı.

Bu merkezlerde yaklaşık 2 ton 954 kilogram metamfetamin ele geçirildi. Yalnızca İstanbul’daki merkezlerde 606,8 kilogram kristal ve 1.819,5 kilogram sıvı metamfetamin bulundu.

2022-2025 döneminin tamamına bakıldığında ise 10 ilde 70 yasa dışı dönüştürme merkezi ortaya çıkarıldı ve bu merkezlerde 27,2 ton metamfetamin ele geçirildi. Bunların 56’sı İstanbul’daydı.

Kaçakçılık yönteminin de değiştiği görülüyor. 2022’de yalnızca 383 litre sıvı metamfetamin ele geçirilirken rakam 2023’te 10 bin 415 litreye yükseldi. 2025’te düşmesine rağmen 4 bin 763 litre sıvı metamfetamin yakalandı.

En çarpıcı yükselişlerden biri: 123 milyon sentetik hap

Raporun en dikkat çekici verilerinden biri “sentetik ecza” olarak adlandırılan ve ağırlıklı olarak reçeteli ilaçların yasa dışı üretimi veya dağıtımıyla bağlantılı tabletlerde.

2019 yılında Türkiye’de 2 milyon 32 bin sentetik ecza ele geçirilmişti.

2025’te bu sayı 123 milyon 330 bin tablete çıktı.

Altı yıldaki artış yaklaşık 60 kat.

Sadece 2024-2025 arasında yakalama miktarı 94,6 milyondan 123,3 milyona çıkarak yüzde 30,3 arttı. Olay sayısı da 46 bin 50’den 57 bin 248’e, şüpheli sayısı 64 bin 41’den 67 bin 681’e yükseldi.

Rapor, özellikle pregabalin etken maddeli ürünleri öne çıkarıyor.

2025’te en fazla ele geçirilen ürün 64,5 milyon adetle “Galara” oldu. Bunu 21,4 milyon Gerica, 18,6 milyon Lyrica ve 16,7 milyon Pregabalin ibareli tabletler izledi. Bu dört grup toplam sentetik ecza yakalamalarının yüzde 98’inden fazlasını oluşturdu.

İstanbul’da 11 yasa dışı hap fabrikası

Daha da önemlisi, bu ilaçların yalnızca yasal tedarik zincirinden saptırılmadığı, Türkiye içinde yasa dışı biçimde üretildiğine ilişkin bulgular.

2025 yılında pregabalin içeren tablet üretildiği belirtilen 16 yasa dışı tabletleme merkezi tespit edildi:

İstanbul’da 11, İzmir’de üç, Bursa’da bir ve Antalya’da bir merkez.

Bu merkezlerde 33 milyon 327 bin tablet ile 1.403 kilogram etken madde ele geçirildi.

Bu veri, Türkiye’de uyuşturucu piyasasının yalnızca sınırdan geçirilen maddelerden oluşan bir kaçakçılık modeli olmaktan çıkarak, ülke içinde işlenen veya tablet haline getirilen sentetik maddeleri de kapsayan bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.

Bonzai yeniden yükselişte

Sentetik kannabinoid, kamuoyundaki adıyla bonzai, raporun hem yakalama hem ölüm verilerinde en kritik maddelerinden biri.

2025 yılında Türkiye’de sentetik kannabinoidle bağlantılı 58 bin 316 olay yaşandı ve 75 bin 41 şüpheli kayda geçti.

Ele geçirilen miktar yaklaşık 3 ton oldu.

Bir önceki yıla göre olay sayısı yüzde 19,4, şüpheli sayısı yüzde 18,4, ele geçirilen madde miktarı ise yüzde 34,7 arttı.

Bonzainin piyasaya sunuluş biçimleri de çeşitlenmiş durumda. Raporda sentetik kimyasalların ada çayı, damiana, kekik, tütün ve benzeri bitkisel malzemelere püskürtülebildiği; ayrıca kâğıda emdirilmiş ürünler, sıvılar ve elektronik sigara kartuşları yoluyla da kullanıma sunulduğu belirtiliyor.

Kokain olayları bir yılda yüzde 28 arttı

Kokain de yükselen başlıklardan biri.

2024 yılında 5 bin 750 kokain olayı kaydedilirken 2025’te sayı 7 bin 387’ye çıktı. Artış yüzde 28,5.

Şüpheli sayısı da yüzde 28,2 artarak 8 bin 498’den 10 bin 898’e yükseldi.

Yakalanan kokain miktarı ise aynı ölçüde artmadı: 2024’te 3 bin 81 kilogram olan miktar 2025’te 3 bin 115 kilogram oldu.

Raporda özellikle Mersin ve İstanbul başta olmak üzere limanlar kokain kaçakçılığı açısından kritik risk alanları olarak gösteriliyor. Konteyner taşımacılığı ve deniz yolu sevkiyatlarının giderek daha fazla önem kazandığı belirtiliyor.

Küresel ölçekte ise Ekvador’un Avrupa’ya yapılan kokain sevkiyatında önemli bir çıkış noktası haline gelmesi Türkiye açısından da yakından izlenen gelişmeler arasında.

Captagon’da olay azaldı, ele geçirilen hap sayısı arttı

Türkiye’nin Suriye ve Körfez ülkeleri arasındaki güzergâhtaki konumu Captagon açısından önemini koruyor.

2025 yılında Captagon bağlantılı olay sayısı yüzde 13,3, şüpheli sayısı yüzde 14,4 azaldı.

Buna karşılık yakalanan Captagon miktarı yüzde 26 artarak 20 milyon 49 bin tablete yükseldi.

Rapora göre Suriye’de üretim kapasitesinin zarar görmesine rağmen mevcut stoklar, değişen güzergâhlar ve suç örgütlerinin yeni koşullara uyum sağlayabilmesi nedeniyle risk ortadan kalkmış değil.

Esrar hâlâ en yaygın dosyalardan biri

Sentetik maddelerin yükselişine karşın esrar hâlâ çok yüksek sayıda soruşturmanın konusu.

2025’te 80 bin 746 esrar bağlantılı olayda 101 bin 60 şüpheli kayda geçti.

Bir önceki yıla göre olay sayısı yüzde 17,5, şüpheli sayısı yüzde 16,8 ve yakalanan miktar yüzde 35 düştü. Ele geçirilen esrar miktarı yaklaşık 40 ton oldu.

80 bin 746 olayın 67 bin 650’sinin TCK 191 kapsamında, yani kullanmak amacıyla satın alma, bulundurma veya kullanma suçuyla bağlantılı olması, esrar dosyalarında kullanıcı düzeyindeki işlemlerin ağırlığını gösteriyor.

En ağır gösterge: Uyuşturucu kaynaklı ölümler yüzde 30 arttı

Yakalama ve soruşturma rakamlarının ötesinde raporun en çarpıcı bölümü ölümlere ilişkin.

Adli Tıp Kurumu verilerine göre 2025 yılında 557 doğrudan madde bağlantılı ölüm meydana geldi.

2024’te bu sayı 427’ydi.

Böylece ölüm sayısı bir yılda yaklaşık yüzde 30,4 arttı. 2017’de 941’e kadar yükselen ölüm sayısı 2022’de 246’ya kadar düşmüş, 2023’te 300’e, 2024’te 427’ye ve 2025’te 557’ye çıkmış oldu.

Ölenlerin 530’u erkek, 27’si kadın.

Ölümlerin yaş ortalaması 35,9. Vakaların yüzde 30,5’i 30 yaş altında, yüzde 35,2’si 30-39 yaş arasında, yüzde 34,1’i ise 40 yaşın üzerinde.

15-18 yaş grubunda üç ölüm kaydedildi. Rapora göre 15 yaşından küçük doğrudan madde bağlantılı ölüm bulunmuyor.

Her üç ölümden ikisinde bonzai var

557 ölümün 351’inde sentetik kannabinoid, yani bonzai tespit edildi.

Bu oran yüzde 63.

156 ölümde metamfetamin, 88 ölümde kokain, 54 ölümde ise ecstasy bulundu.

Ölümlerin 247’si, yani yüzde 44,3’ü birden fazla maddenin birlikte kullanıldığı vakalardı.

Bonzainin yükselişi özellikle dikkat çekici.

2024 yılında doğrudan uyuşturucu bağlantılı 427 ölümün 204’ünde sentetik kannabinoid bulunmuştu. 2025’te bu sayı 351’e yükseldi.

Daha da çarpıcısı, 2025’te 222 ölümde tek başına sentetik kannabinoid ölüm nedeni olarak kaydedildi.

Tedaviye başlama yaşı ortalama 22

Uyuşturucu sorununun sağlık sistemine yansımasını gösteren rakamlar da yüksek.

2025 sonu itibarıyla Türkiye’de 144 uyuşturucu bağımlılığı tedavi merkezi bulunuyor. Bunların 64’ünde yataklı tedavi yapılırken 80 merkez yalnızca ayaktan hizmet veriyor. Toplam yatak kapasitesi 1.582.

Gümüşhane dışında 80 ilde en az bir özelleşmiş bağımlılık tedavi merkezi bulunuyor.

2025’te uyuşturucu nedeniyle tedavi merkezlerine 400 bin 22 ayaktan başvuru kaydedildi. Raporda bu sayının mükerrer başvuruları da içerdiği özellikle belirtiliyor. Bunların 185 bin 527’si denetimli serbestlik kapsamında yapılan yönlendirmelerdi.

Yataklı tedavi merkezlerine ise 17 bin 363 başvuru yapıldı. Tekrarlanan başvurular çıkarıldığında 10 bin 619 farklı kişi yatarak tedavi gördü. Bunların yüzde 64,2’si ilk kez tedaviye başvurmuştu.

Tedavi görenlerin yüzde 87,9’u erkek, yüzde 12,1’i kadın.

Tedaviye başvuranların yaş ortalaması 30; en büyük grup yüzde 46,5 ile 25-34 yaş aralığı.

Yatarak tedavi görenlerde maddeye ilk başlama yaşı ortalaması 22,1 olarak hesaplandı.

Tedavide de ilk sırada metamfetamin

Yatarak tedavi görenlerin yüzde 28’i metamfetamin nedeniyle tedavi aldı.

Ardından yüzde 18,2 ile esrar, yüzde 14,9 ile sentetik kannabinoid, yüzde 12 ile eroin ve yüzde 5 ile kokain geliyor.

Özellikle sentetik kannabinoidin payındaki değişim dikkat çekici: 2024’te yatarak tedavilerin yüzde 8,1’ini oluştururken 2025’te oran yüzde 14,9’a yükseldi. Kokain de yüzde 3,5’ten yüzde 5’e çıktı.

Tedavi görenlerin çalışma durumuna bakıldığında yüzde 48,8’inin “düzenli bir işi olmadığı”, yüzde 36,5’inin düzenli işi bulunduğu, yüzde 9,2’sinin işsiz ve yüzde 2,6’sının öğrenci olduğu görülüyor.

Cezaevlerinde 180 bin kişi uyuşturucu suçundan

Raporun en çarpıcı göstergelerinden biri de cezaevlerine ilişkin.

2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki 403 ceza infaz kurumunda 402 bin 546 tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

Bunların 179 bin 978’i uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan cezaevinde.

Başka bir ifadeyle cezaevlerinde bulunan her 100 kişiden yaklaşık 45’i uyuşturucu bağlantılı suçlardan tutuluyor.

Bu oran 2024 yılında yüzde 38,92 iken 2025’te yüzde 44,7’ye çıktı.

Uyuşturucu bağlantılı suçlardan cezaevinde bulunan kişi sayısı 2023’te 98 bin 355, 2024’te 149 bin 523 iken 2025’te 179 bin 978’e ulaştı.

Bu da iki yılda yaklaşık 81 bin 600 kişilik, başka bir ifadeyle yüzde 83’e yakın bir artış anlamına geliyor.

Uyuşturucu suçlarından 32 milyar liralık malvarlığına el konuldu

Mücadelenin mali boyutuna ilişkin veriler de raporda yer aldı.

Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı tarafından suç gelirlerine yönelik 2025’te 44 operasyon gerçekleştirildi.

Bu operasyonlarda 32 milyar 189 milyon liralık varlık, 614 araç ve 1.804 taşınmaza el konuldu.

2023’te el konulan malvarlığı 6,1 milyar lirayken rakam 2024’te 32,4 milyar liraya çıkmıştı.

Uyuşturucuyla mücadeleye yapılan kamu harcaması da arttı. Rapora göre 2024’te yaklaşık 10,32 milyar lira olan harcama 2025’te yüzde 34,9 artarak 13 milyar 930 milyon liraya çıktı.

Raporun çizdiği yeni tablo

2026 raporundaki veriler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’deki uyuşturucu meselesinin yalnızca uluslararası kaçakçılık güzergâhları üzerinden açıklanmasının giderek yetersiz kaldığı görülüyor.

Eroin gibi geleneksel transit maddelerde hem yakalama hem olay sayıları sert biçimde azalırken; sentetik haplarda 123 milyonluk yakalama, Türkiye içindeki 16 yasa dışı tabletleme merkezi, metamfetamin için 15 dönüştürme tesisi ve yüz binleri bulan kullanıcı/bulundurma soruşturmaları başka bir tablo oluşturuyor.

Kokain olaylarındaki yüzde 28’lik artış ve limanlara yönelik uyarılar Türkiye’nin uluslararası kaçakçılık rotalarındaki konumunun sürdüğünü; metamfetamin ve sentetik eczalara ilişkin üretim ve dönüştürme merkezleri ise iç piyasa ve Türkiye içindeki üretim/dönüştürme kapasitesinin de uyuşturucu sorununda ayrı bir başlık haline geldiğini gösteriyor.

Raporda da mücadelenin artık yalnızca yakalanan uyuşturucu miktarıyla ölçülemeyeceği; olay ve şüpheli eğilimleri, liman ve sınır geçişleri, yasa dışı üretim merkezleri, öncü kimyasallar, internet ve kargo yoluyla tedarik ile iç pazar dinamiklerinin birlikte izlenmesi gerektiği belirtiliyor.

Bunun sağlık tarafındaki karşılığı ise 557 doğrudan ölüm, yüz binlerce tedavi başvurusu ve bonzainin ölüm vakalarında giderek daha baskın hale gelmesi.

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu’nun ortaya koyduğu tablo, Türkiye’de uyuşturucu sorununun ortadan kalkmak bir yana, madde türü, üretim biçimi ve kullanım sonuçları bakımından biçim değiştirdiğini gösteriyor.

Özel Haber Haberleri