İMO'dan yapı ruhsatında "üniversite" uyarısı: Deprem ülkesi Türkiye'de ağır sonuçlar doğurabilir

GÜLSEVEN ÖZKAN |Bazı üniversitelerin "sıfır bürokrasi", "tek seferde onay" ve "öncelikli değerlendirme" vaatleriyle yapı ruhsatı süreçlerini pazarlayarak belediyelerin teknik denetimlerini devre dışı bıraktığı gerekçesiyle TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası denetim ve yasal süreç için YÖK'e ve İçişleri Bakanlığı'na başvurdu. İMO Başkanı Selçuk Uluata, "Üniversiteler ticarethane değil. Proje denetimi, onayı ve yapı ruhsatı düzenlenmesi işlemlerini yalnızca uzman kamu personeli yapmalı" dedi.

GÜLSEVEN ÖZKAN

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), bazı üniversitelerin “akademik hızlı geçiş" ve benzeri uygulamalarla yapı ruhsatı süreçlerinde yasal teknik denetimleri devre dışı bıraktığını öne sürerek İçişleri Bakanlığına başvurdu. İMO, belediyelerin üniversitelerden alınan akademik uygunluk raporlarına dayanarak gerekli teknik incelemeleri tamamlamadan yapı ruhsatı düzenlediğinin kendilerine bildirildiğini belirterek bu uygulamaların denetlenmesini, durdurulmasını ve sorumlular hakkında idari süreç başlatılmasını istedi.

İMO, son dönemde üyelerinden gelen başvurular üzerine harekete geçtiklerini duyurdu. Açıklamada, bazı üniversitelerin “akademik hızlı geçiş" ve benzeri adlarla yürüttüğü uygulamalarda yapı ruhsatı alma sürecindeki yasal idari denetimlerin "bürokrasi" olarak gösterildiği, statik projelere verilen akademik uygunluk görüşü veya üniversite onayıyla bu süreçlerin atlatılacağının vaat edildiği ifade edildi. Oda, bazı belediyelerin de üniversitelerden alınan bu raporlara dayanarak projeleri gerekli teknik inceleme süreçlerinden geçirmeden onayladığı ve yapı ruhsatı düzenlediği yönünde başvurular aldığını duyurdu.

"Üniversiteler ticarethane değildir"

İMO, bu uygulamaların belediyelerin asli ve devredilemez kamu görevlerini ihlal ettiğini savundu. Açıklamada, "Belediyelerin asli ve devredilemez kamu görevlerinin ihlali ile üniversiteleri asli varlık nedeninden uzaklaştırarak eğitim ve bilimsel araştırma kurumu olmaktan çıkarıp adeta birer ticari şirket, danışmanlık firması veya aracı kuruma dönüştüren bu durumun kamu yararı ve yapı güvenliği açısından ilgili kurumlar tarafından ivedilikle değerlendirilmesi gerekmektedir" denildi.

"Üniversite raporlarının mevzuatta yeri yok"

İMO, İçişleri Bakanlığına gönderdiği yazıda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21 ve 22. maddelerini hatırlatarak yapı ruhsatı verme yetkisinin belediyeler ve valiliklere ait olduğunu, ruhsat ve eklerinin ilgili idareler tarafından bizzat incelenmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Yazıda, bu yükümlülüğün idarenin kamu gücüne dayanan kolluk faaliyeti olduğu vurgulandı. İMO, "Kanunla yetkilendirilmiş yapı denetim kuruluşlarının varlığı dahi belediyelerin bizzat projeleri inceleme zorunluluğunu ortadan kaldırmazken mevzuatta hiçbir yeri olmayan üniversite raporlarına dayanılarak yasal inceleme safhalarının atlanması hukuken kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

"Deprem ülkesi Türkiye'de ağır sonuçlar doğurabilir"

Türkiye'nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken İMO, yapı ruhsatı süreçlerindeki statik proje ve hesap denetimlerinin eksiksiz yapılmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Açıklamada, "Kamusal denetimlerin bürokratik bir engel gibi gösterilerek atlanması, ileride telafisi imkânsız can ve mal kayıplarına zemin hazırlayacaktır" denildi. Oda ayrıca, belediyelerin zorunlu teknik denetimleri yapmadan ruhsat düzenlemesinin kamu görevlileri açısından ağır sorumluluk doğurabileceğini savundu.

İçişleri Bakanlığına üç talep iletildi

Kurum, Anayasa'nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında İçişleri Bakanlığının idari vesayet ve denetim yetkisini hatırlatarak şu üç talepte bulundu.

81 il valiliği ve tüm belediyelere genelge gönderilerek üniversitelerden alınan raporların kanunda öngörülen teknik denetimin yerine geçemeyeceğinin ve aksi uygulamaların kamu görevlileri açısından idari ve cezai sorumluluk doğuracağının bildirilmesini,

Üniversite raporlarını esas alarak kanuni inceleme ve denetim süreçlerini atlayan belediyelerin tespit edilmesini ve ruhsat işlemlerinin denetlenmesini,

Yapı güvenliğini riske atan sorumlular hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanmasını istedi.

Oda, tespit ettiği üniversite hakkında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) nezdinde hukuki girişim başlattığını, ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına başvurduğunu açıkladı. Oda, hukuki süreç başlattığı üniversitenin adını ise kamuoyuyla paylaşmadı.

“Belediyede teknik personel yetersiz”

İMO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Uluata, belediyelerde teknik personel yetersizliği yaşandığını ve İçişleri Bakanlığınca yeterli teknik kadro tahsis edilmemesinin ruhsat inceleme süreçlerini zorlaştırdığını belirtti. Ancak Uluata, bu durumun belediyelerin kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Uluata, proje denetimi, proje onayı ve yapı ruhsatı düzenlenmesi işlemlerinin yalnızca yetkili kamu görevlileri tarafından yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Proje denetimi, proje onayı ve yapı ruhsatı düzenlenmesi işlemlerinin yalnızca hizmetin niteliğine uygun teknik bilgiye ve uzmanlığa sahip yetkili kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerekiyor” dedi.

“Üniversiteler ticareti faaliyete girişti”

Üniversitelerin bilimsel görüş verebileceğini ancak bunun ticari bir faaliyete dönüştürülmemesi gerektiğini söyleyen Uluata, bazı üniversitelerin kullandığı tanıtım dilini eleştirdi. Uluata, "Üniversitelerin resmi web sitelerinden veya iletişim hatlarından ticarileştirilmiş pazarlama diliyle ‘ruhsat inceleme sırasını bypass eden öncelikli değerlendirme', 'sıfır bürokrasi riski', 'tek seferde onay' sonucu aktif biçimde müşteri ve talep yaratmaya çalışması kamu hizmetini ticarileştiren, akademik tarafsızlığı zedeleyen bir ticari faaliyet. Bu durum, üniversitenin anayasal varlık sebebi ve konumu ile hiçbir şekilde bağdaşamaz” ifadelerini kullandı.

Can güvenliği uyarısı

Türkiye'nin aktif deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Uluata, yapı ruhsatı aşamasındaki teknik denetimlerin can ve mal güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Uluata, "Aktif deprem kuşağında yer alan ülkemizde, yapılaşma süreçleri toplumun can ve mal güvenliği açısından hayati önem taşıyor. Yapı ruhsatı aşamasında statik proje ve hesapların yetkili kamu görevlilerince teknik esaslara uygun yürütülmesi deprem risklerini azaltmadaki en kritik aşama” dedi.

Kamusal denetimlerin bir engel gibi görülmesini eleştiren Uluata, "Kamusal denetimleri bir engel olarak gören bakış açısı ve mevzuatta yeri olmayan yollarla idari ve teknik aksaklıkları aşmaya çalışmak asla kabul edilemez" diye konuştu.

Özel Haber Haberleri