Minab’daki okul saldırısı: Füzenin izi ABD’ye uzanıyor

İran’ın güneyindeki Minab kentinde bir kız okulunu vuran saldırı uluslararası tepki yarattı. Açık kaynak araştırma grupları ve askeri analistler saldırıda kullanılan mühimmatın ABD yapımı bir seyir füzesi olabileceğini belirtirken insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler olayın savaş suçu kapsamında soruşturulması çağrısı yaptı.

HALE GÖNÜLTAŞ

İran’ın güneyindeki Minab kentinde bir kız okulunu hedef alan saldırı, sadece sivillerin ölümü nedeniyle değil, kullanılan füzenin kaynağı nedeniyle de uluslararası tartışma yarattı. Saldırıyla ilgili görüntüler ve uydu fotoğrafları üzerinde çalışan açık kaynak araştırma grupları, askeri analistler ve görüntü doğrulama ekipleri, patlama sonrası bulunan parça kalıntılarının ve füzenin uçuş profilinin ABD yapımı bir seyir füzesine işaret ettiğini belirtiyor.

Bu tür analizleri yapan ekipler arasında uydu görüntüsü ve video doğrulaması ile koordinatlar üzerinden araştırma yapan gazeteciler, askeri teknoloji uzmanları ve uluslararası araştırmacı gazetecilerden oluşan medya kuruluşlarının araştırma birimleri bulunuyor. Saldırının ardından uluslararası insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler olayın bağımsız bir soruşturmayla incelenmesi gerektiğini açıkladı. Uluslararası hukuk uzmanlarına göre saldırının koşulları netleştiğinde olay savaş suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Okul askeri tesislerin bulunduğu bölgede bulunuyor

Saldırı İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bulunan bir kız ilkokulunda meydana geldi. Minab, Hürmüz Boğazı’na yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta. Minap, İran’ın Basra Körfezi’ndeki askeri varlığı açısından kritik öneme sahip bir bölgede yer alıyor. İncelenen uydu görüntülerine göre saldırıya uğrayan okulun hemen yakınında İran Devrim Muhafızları’na ait bir deniz tesisi bulunuyor. Açık araştırmalara göre, saldırı yeri ile askeri tesis arasındaki mesafe birkaç yüz metre. Bu nedenle bazı askeri analistler saldırının hedefinin okul değil, yakınındaki askeri tesis olabileceğini değerlendiriyor. Ancak saldırının sivil bir eğitim kurumunu vurması uluslararası hukuk açısından ciddi tartışma yarattı.

Bölgede bulunan parçalar incelendi

Saldırıyla ilgili görüntüler ve patlama sonrası bölgede bulunan metal parça kalıntıları açık kaynak araştırma ekipleri ve askeri teknoloji uzmanları tarafından incelendi. Analizler kullanılan mühimmatın ABD donanmasında kullanılan Tomahawk tipi seyir füzesi olabileceğine işaret ediyor.

Tomahawk çok alçak irtifada uçar

Seyir füzesi, hedefe doğru alçak irtifada uçarak ilerleyen ve genellikle savaş gemilerinden veya denizaltılardan fırlatılan uzun menzilli bir füze türü. Tomahawk füzeleri yaklaşık 1.600 kilometre menzile sahip ve çok alçak irtifada uçtukları için radarlar tarafından geç fark edilebiliyor. Bu nedenle hava savunma sistemleri tarafından durdurulmaları oldukça zor. Bu da Minab’ın Basra Körfezi’ne yakın konumu, füzenin bölgede bulunan ABD savaş gemilerinden ateşlenmiş olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. ABD yönetimi ise saldırıyı resmen üstlenmiş değil. Washington yönetimi olayla ilgili bir inceleme başlatıldığını açıkladı.

Hedefleme hatası iddiası

Bazı askeri değerlendirmelerde saldırının hedefinin okulun hemen yanında bulunan Devrim Muhafızları’na ait tesis olabileceği, ancak yanlış hedefleme nedeniyle füzenin okula isabet etmiş olabileceği ileri sürülüyor. ABD basınına yansıyan bazı değerlendirmelerde hedef olarak belirlenen binanın eski askeri veri tabanlarında hâlâ askeri tesis olarak göründüğü iddia edildi. Bu senaryoya göre füze teknik bir arıza nedeniyle değil, yanlış istihbarat ya da güncellenmemiş hedef bilgisi nedeniyle okulu vurmuş olabilir.

İnsan hakları örgütlerinden “savaş suçu” uyarısı

Saldırı uluslararası insan hakları kuruluşlarının da tepkisini çekti. İnsan Hakları İzleme Örgütü “saldırının bağımsız şekilde soruşturulması çağrısında bulunarak çocukların bulunduğu bir okulun vurulmasının uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlali anlamına gelebileceğini” açıkladı. Benzer bir açıklama yapan Birleşmiş Milletler yetkilileri de eğitim kurumlarının uluslararası hukuk kapsamında korunan sivil yapılar olduğunu hatırlattı.

Uluslararası hukuk saldırılar için ne söylüyor?

Savaş hukukunun temel kuralları büyük ölçüde Cenevre Sözleşmeleri ve ek protokollerde yer alıyor. Sözleşmeye göre sivillerin kasıtlı olarak hedef alınması savaş suçu sayılıyor. Ayrıca bir askeri hedef bulunsa bile sivil kayıpların açıkça öngörülebileceği saldırılar “orantısız saldırı” olarak değerlendiriliyor ve bu da savaş suçu kapsamına girebiliyor. Uluslararası hukukta da okullar, hastaneler ve sivillerin yoğun olarak bulunduğu alanlar “özel koruma altında” kabul ediliyor.

ABD’nin Afganistan ve Irak saldırıları da tartışmalıydı

ABD’nin Irak ve Afganistan’daki bazı askeri operasyonları da geçmişte uluslararası hukuk ve savaş suçu tartışmalarını gündeme getirmişti. Bu saldırıların bazıları için ABD ordusu kendi içinde soruşturmalar yürüttü ancak bu soruşturmalar çoğu zaman uluslararası mahkemelere taşınmadı. En çok tartışılan saldırılardan biri 2015 yılında Afganistan’ın Kunduz kentinde yaşandı. Kentte bulunan ve Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından hizmet veren bir hastane ABD uçakları tarafından bombalandı. Saldırıda çok sayıda hasta ve sağlık çalışanı hayatını kaybetti.

ABD hatalı bombalamaların suçunu üstlenmiyor

ABD ordusu olayla ilgili soruşturma başlattı ve saldırının “insan hatası ve iletişim sorunları” nedeniyle gerçekleştiğini açıkladı. Bazı askeri personele idari disiplin cezaları verildi ancak olay savaş suçu kapsamında bir mahkemeye taşınmadı. Irak savaşında da benzer tartışmalar yaşandı. 2005 yılında Irak’ın Haditha kentinde ABD deniz piyadelerinin çok sayıda sivili öldürdüğü olay askeri mahkemelerde soruşturuldu. Davaların büyük bölümü düşürüldü ya da disiplin cezalarıyla sonuçlandı. Bu saldırılan uluslararası savaş suçu sayılmasına karşın ABD’deki sorumlular savaş suçlarını soruşturma için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmadı.

ABD UCM’nin yargı yetkisini kabul etmiyor

Uluslararası Ceza Mahkemesi savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlar hakkında soruşturma yürütebiliyor. Ancak ABD bu mahkemenin yargı yetkisini kabul etmeyen ülkeler arasında bulunuyor. Uluslararası savaş suçları davaları genellikle devletler yerine bireyler hakkında açılıyor. Yugoslavya savaşlarının ardından kurulan Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Ruanda soykırımının ardından kurulan Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi çok sayıda askeri ve siyasi lideri yargıladı.

Gözler ABD’nin yürüteceği soruşturmada

Minab’daki okul saldırısı, modern savaşlarda sivillerin korunması ve askeri operasyonların uluslararası hukuk açısından nasıl denetlendiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Uydu görüntüleri, açık kaynak analizleri ve askeri değerlendirmeler saldırıda kullanılan mühimmatın ABD yapımı olabileceğine işaret ederken insan hakları örgütleri olayın bağımsız biçimde soruşturulması çağrısı yapıyor. Washington yönetimi saldırıyla ilgili inceleme başlatıldığını açıklamış durumda. Soruşturmanın sonucunda saldırının askeri bir hata mı, yanlış istihbarat sonucu mu yoksa uluslararası hukukun ihlali mi olduğu netleşecek. Bu nedenle uluslararası kamuoyunda gözler şimdi ABD’li yetkililerin yürüteceği soruşturmanın sonuçlarına çevrilmiş durumda.

Hale Gönültaş, 1992 yılında Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda stajyer olarak gazeteciliğe başladı. Evrensel, Sabah, Akşam ve Vatan gazetelerinde savunma, diplomasi ve Cumhurbaşkanlığı alanlarında çalıştı. Serbest gazeteci olarak ulusal ve uluslararası haber kuruluşları için Türkiye, Irak, Suriye’den göç/sınır ekonomisi/ güvenliği, radikal cihatçı örgütlenmelere dair dosyalar hazırladı. Haber ve söyleşileri New York Times, Le Monde, France 24, Al Monitor’de yayımlandı. Basın Enstitüsü tarafından haberleri dünyada etki yaratan 20 kadın gazeteci arasında gösterildi. Üç kez Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülü, çeşitli kereler Çağdaş Gazeteciler Derneği’nce yılın haber ödülü, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü ve Metin Göktepe Ödülü aldı. RSF International 2025’te Paris’te basın özgürlüğüne ilişkin düzenlediği programda dünyanın en cesur 20 kadın gazetecisi arasına gösterildi. 2023 yılı Erbil Tuşalp onur ödülü sahibi.

Özel Haber Haberleri