KADİR CESUR - VAN
Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından, gözler Türkiye’nin İran’a açılan en kritik kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’na çevrildi. Sınırın sıfır noktasında, alışılmışın çok dışında bir tablo var. Normalde yılın bu zamanlarında Kapıköy yoğun bir kalabalığa sahne olurdu. Zira İranlılar yaklaşık 20 günlük Newroz Bayramı tatili için Van’a akın ederdi. Ancak bugün Kapıköy’de ne bir bayram coşkusu ne de beklenen o büyük insani göç dalgası var.
Sınır hattında bekleyen gazeteci sayısı sınırı geçen insan sayısından neredeyse daha fazla. Ulusal ve uluslararası medya kuruluşları kameralarını sınıra dikmiş bekliyor ama kadraja giren tek şey derin bir sessizlik.
İran vatandaşlarına engel ve uyarı
Sınırı geçmeyi başaran o çok az sayıdaki insanla konuşulduğumda, sessizliğin nedeni anlaşılıyor. İran tarafında durum göründüğünden çok daha karışık. Kayıt altında konuşmayı kesinlikle reddeden bir İran vatandaşı, sınırın öte yakasında "örtülü bir engel" olduğunu fısıldıyor. Söylediğine göre
ülkeden çıkmak isteyen çok sayıda İranlı'ya "sistem yok" deniliyor ve insanlar geri çevriliyor. Şu an sadece İran vatandaşı olmayanların çıkışına izin verildiği ve bu geçişlerin de pasaportlara dijital ortamda değil, elle işlendiği belirtiliyor.
Gümrük kapısının İran tarafına asılan uyarı levhaları ise rejimin nefesini ensenizde hissettiriyor. İsmini vermek istemeyen bir başka kişi, o levhalarda ülkeden çıkanların kesinlikle basına demeç vermemeleri yönünde sert uyarıların yer aldığını anlatıyor.
İran’da internet ve telefon erişiminin tamamen kesilmiş olması, burada bekleyenleri büyük bir belirsizliğe itiyor. Yakınlarından haber alamayan bazı İranlılar sırf bu belirsizlik yüzünden ülkelerine geri dönüyor. En çarpıcı olanı ise dini lider Hamaney’in öldürülmesine rağmen insanların üzerindeki o ağır korku bulutunun dağılmamış olması.
Kimsenin can güvenliği yok
Görüştüğüm bir başka kişi bu durumu şöyle özetliyor: "Hamaney ölmüş olsa bile rejim devam ediyor. İnsanlar rejimin varlığını sürdürmesinden endişe duyuyor. Öte yandan rejimin yıkılmasını isteyenler de bunun Amerika eliyle olmasını istemiyordu. Şu an İran'da kimsenin can güvenliği yok."
Konuştuğum bir diğer İranlı ise meselenin sadece İran olmadığını düşünüyor. Kayıt dışı sohbetimizde, "Bugün İran'a yapılanlara hep beraber karşı durulmazsa, sıra sizin ülkenize de gelir" diyor. Amerika’yı dünyanın öbür ucundan gelip buralarda istediğini yapan bir "eşkiya" olarak tanımlayan bu kişi, ne molla rejimini ne de Amerikan müdahalesini istemediğini açıkça dile getiriyor.
İran'dan Afgan göçü bekleniyor
Görüştüğüm kaynaklar, olası bir kitlesel göç dalgasının İranlılardan ziyade İran’da yaşayan milyonlarca Afgan ve Pakistanlıdan oluşabileceğini düşünüyor. Kendi ülkelerindeki savaştan kaçıp İran’a sığınan Afganların şimdi bu yeni savaşla birlikte Türkiye sınırına dayanmasına olası bir gözle bakılıyor.