KADİR CESUR
İran’da geçmiş yıllarda Newroz nedeniyle yaşanan yaklaşık 20 günlük resmi tatil döneminde, Van sokakları on binlerce İranlı turisti ağırlıyordu. Yılın bu döneminde yapılan Van Shopping Fest (Alışveriş Festivali), şehri gündüzleri Van, geceleri ise adeta Tahran atmosferine büründürüyordu. Ancak bu yıl savaş nedeniyle sınır geçişlerinin durması, tüm yatırımını bu döneme yapan Van esnafını büyük bir çıkmazla baş başa bıraktı.
Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva, kentin karşı karşıya olduğu ekonomik kaybın boyutlarını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Takva, 2025 yılı içerisinde Van’a 777 bin İranlı turistin giriş yaptığını ve her bir turistin kent ekonomisine ortalama 500 dolar katkı sağladığını belirtiyor. 2026 yılı için konulan 1 milyon turist hedefinin savaş engeline takıldığını ifade eden Takva, çatışmaların sürmesi halinde sadece turizm sektöründe 500 milyon dolarlık bir kayıp yaşanacağı öngörüsünde bulunuyor.
Kentin sınır hattındaki konumu, ticari ilişkilerin sadece turizmle sınırlı kalmamasına neden oluyor. Van’da İran ile doğrudan ticaret yürüten bin civarında şirket bulunurken, Organize Sanayi Bölgesi’nde İranlı yatırımcılara ait 6 fabrika üretim yapıyor. Ancak mevcut savaş durumu, bu ticari trafiğin önünde aşılması güç bir engel teşkil ediyor.
"VAN, 2026 yılını kaybetti"
Turizmci Murat Beyaz da bu karamsar tabloyu destekleyerek, krizin sadece Van ile sınırlı kalmadığını vurguluyor. Beyaz, "Bu savaştan sadece Van turizmi etkilenmedi. Antalya’da sezonluk açılan oteller de İranlıların Newroz’da geleceğini göz önünde bulundurarak planlar yapmışlardı. Van’da tüm esnaf kendini Newroz’a göre ayarlamıştı. Turizm piyasası diken üstünde. Van, bence 2026 yılını kaybetti," diyerek durumun vahametine dikkat çekiyor.
Kendi yaşadığı somut maddi kaybı da aktaran Beyaz, "Newroz dönemi için özel bir havayolu şirketinden, İranlı bir acentenin müşterileri için grup biletleri almıştım. Şimdi o da iptal oldu. Firmaya yaptığımız ön ödemeyi geri alamadık. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın acilen bir kriz masası kurması gerekiyor" diyor.
Oteller boş kaldı
Ekonomik çöküşün en somut görüldüğü alan ise konaklama sektörü. Otel işletmecisi Reşat Yeşilağaç, aylar öncesinden başlayan rezervasyonların bıçak gibi kesildiğini belirterek şunları söylüyor: "Van’da resmi rakamlara göre 150’ye yakın otel var. Buna kaçak otelleri de eklediğimizde toplamda 250 ila 300’e yakın otel var Van’da. Şu anda Van’da otel doluluk oranı yüzde 5 civarında. Geçen sene bu vakitlerde otel doluluk oranı yüzde 70 seviyelerindeydi. Geçen yıl Newroz’u yüzde 74 ile kapattık.”
Üç ay öncesinden itibaren Newroz Bayramı için İranlı turistlerden rezervasyonlar aldıklarını ifade eden Yeşilağaç, “Rezervasyon sayısı da oldukça yüksek oldu. Van’daki otelciler bu savaş belirsizliğine rağmen, bütün yatırımlarını ona göre yaptı. Ben de ciddi bir yatırım yaptım hatta ikinci otelimi de açtım. Savaş olunca bütün planlarımız alt üst oldu. Şimdi ne yapacağımızı da bilemiyoruz” diyerek yaşanılan kayba dikkat çekiyor.
Savaşın etkileri Van’a düzenlenen kültür turlarına da yansımaya başladığını belirten Yeşilağaç, “Nisan ayı için rezervasyonlarını aldığım iki grup, rezervasyonlarını iptal etti. Kentimiz İran’a yakın olduğu için misafirlerimiz Van’a gelmekten vazgeçtiler. Diyarbakır’dan dönme kararı alınmış. Yani yerli acenteden gelecek olan Türk misafirlerimiz de sırf İran’a yakın olduğumuz için iptal etti. Böyle devam ederde 5 aya kalmaz, çoğu işletme kapanır” diyor.
“Ne gelen var ne giden”
Savaşın sıfır noktasındaki kentte, çatışmaların yarattığı yoğun bir kaygı hakim. Kentte yaşayan ve ismini vermek istemeyen İranlı bir eğlence mekanı işletmecisi, madalyonun insani boyutunu şu sözlerle özetliyor:
"Ben uzun zamandır Türkiye’de yaşıyorum ama ailem İran’dadır. Bir haftadır kendilerinden haber alamıyorum. Bu mekânı İranlılar için açtık. Burası normalde özellikle hafta sonları dolup taşardı. Hem Ramazan olması nedeniyle Vanlı müşteri gelmiyor hem de savaş nedeniyle İranlı müşteri gelmiyor. Newroz, bizim için en özel bayramdır. Tatili de uzundur. O yüzden İranlılar, Türkiye’ye çok rahat şekilde gelebiliyorlardı. Sizin paranız bizim paramızdan 4 kat daha değerlidir. Normalde İranlılar için Türkiye pahalıdır. Ama en azından yılda birkaç gün eğlenmek için Van’a geliyorlardı. Şimdi kapılar kapalı. İnsanlar gelemiyor. Burada yaşayan İranlılarda da heves kalmadı. Herkes ailesi için endişe duyuyor.”
Göç ve altyapı korkusu
TÜİK verilerine göre Türkiye’nin en yoksul illerinden biri olan Van’da, olası bir göç dalgasının sosyal krizi derinleştirmesinden korkuluyor. Kentin mevcut fiziksel kapasitesi de bu olası tabloyu kaldırabilecek güçte değil. Van İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Yakup Ebiri, kentteki alt ve üst yapı eksikliklerine dikkat çekerek, tek seferde yaşanacak 50 bin kişilik bir nüfus hareketliliğinin bile Van’ın tüm sistemini kilitleyebileceği uyarısında bulunuyor. Savaşın gölgesindeki kent, hem ekonomik hem de toplumsal bir çöküşün eşiğinde, yetkililerden gelecek acil eylem planlarını bekliyor.
Kadir Cesur, medya kariyerine 2010 yılında başladı. Van TV’de muhabirlik ve haber sunuculuğu, Gazete Duvar’da ise yaklaşık üç yıl boyunca Van Bölge Temsilciliği görevlerini yürüttü. Mesleki çalışmalarını serbest gazeteci olarak sürdüren Cesur, bölgedeki hak ihlalleri, siyaset ve toplumsal dinamikleri saha gazeteciliği disipliniyle ulusal ve uluslararası mecralar için takip etmeye devam ediyor.