Hale GÖNÜLTAŞ
Kısa Dalga - TBMM’de “Terörsüz Türkiye” başlığıyla kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı ortak raporda sona yaklaşılırken, Ankara kulislerinde en çok tartışılan başlık Abdullah Öcalan’a yönelik “umut hakkı” tartışması. Sürecin önündeki temel düğümü ise “silahsızlanma mı önce gelecek, hukuki adımlar mı?”, “Geçiş dönemi hukuku mümkün mü?”, “Öcalan’ın hukuki statüsü/durumu hangi aşamada gündeme gelecek?” konuları oluşturuyor.
Sürecin üç düğümü ve açıklanacak metnin niteliği
TBMM kulislerine göre sürecin önündeki temel düğümün üç başlıkta toplanıyor. Bunlardan ilki "Silahsızlanma mı önce gelecek, hukuki adımlar mı?" İkincisi “Geçiş dönemi hukuku mümkün mü?” ve son başlık Öcalan’ın hukuki statüsü tartışması hangi aşamada gündeme gelecek?”
Komisyon çalışmalarında bu başlıklarda ortak bir noktaya henüz ulaşılamadığı belirtiliyor. Bu nedenle de komisyon raporunun, “siyasi uzlaşının sınırlarını gösteren ancak nihai kararları sonraki aşamalara bırakan bir metin” olarak açıklanması bekleniyor.
Rapor yazıldı, siyasi denge aranıyor
Komisyon çalışmalarında teknik yazım sürecinin büyük ölçüde tamamlandığı, ancak metnin “siyasi dengesi” üzerinde son değerlendirmelerin sürdüğü belirtiliyor. Komisyon üyeleri, raporun “bir yasa teklifi niteliği” taşımayacağını, sürecin sınırlarını ve olası yasal başlıkları tarif eden bir çerçeve metin olacağını ifade ediyor. Ankara’da hakim değerlendirme, raporun açıklanmasının ardından asıl tartışmanın Meclis dışında, siyasi partiler ve kamuoyu zemininde devam edeceği yönünde.
Ankara’da en kritik başlık: Umut hakkı
Kulislerde en çok konuşulan konu ise Abdullah Öcalan’a yönelik “umut hakkı” tartışması. Edinilen bilgilere göre, DEM Parti bu başlığın açık biçimde tartışılmasını isterken, AKP ve MHP cephesinin buna kesin mesafeli olduğu ifade ediliyor. CHP ise hukuki reform başlıklarına kapıyı tamamen kapatmamakla birlikte, kişiye özel düzenleme görüntüsü verecek adımlardan kaçınılması gerektiği görüşünde.
Bu nedenle komisyon metninde “umut hakkı” ifadesinin doğrudan yer almayacağı, bunun yerine infaz rejimi, evrensel hukuk ilkeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapan daha genel bir dil kullanılacağı belirtiliyor.
AKP: Önce silahsızlanma
AKP kaynakları sürecin “çözüm süreci” olarak tanımlanmasına mesafeli. Parti içinde hâkim görüş, hukuki düzenlemelerin ancak silahsızlanmanın geri dönülmez biçimde gerçekleşmesi sonrası gündeme gelebileceği yönünde. Bu yaklaşım, komisyon raporunda somut hukuki adımlar yerine ilkesel çerçevenin öne çıkmasının temel nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
MHP: Süreç güvenlik endeksli sürsün
MHP’nin süreçteki konumu ise belirleyici unsurlardan biri olarak görülüyor. Parti, bireysel af veya tahliye tartışmalarına açık biçimde karşı çıkarken, sürecin güvenlik eksenli ilerlemesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle raporda Öcalan’ın hukuki statüsüne ilişkin doğrudan bir ifadeye yer verilmesinin siyasi olarak mümkün olmadığı yorumları yapılıyor.
DEM Parti: Hukuki zemin olmadan ilerleme zor
DEM Parti ise sürecin kalıcı hale gelmesi için hukuki düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Parti temsilcileri, ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini dile getiriyor.
CHP: Meclis zemini, genel düzenleme
CHP’nin yaklaşımı ise süreçte denge arayışı olarak özetleniyor. Parti, sürecin Meclis’te yürütülmesini savunurken, yalnızca belirli bir kişiyi kapsayan düzenlemelere karşı çıkıyor. CHP kaynakları, olası reformların genel hukuk düzenlemeleri şeklinde ele alınması gerektiğini vurguluyor.