Kısa Dalga - Hikâye, Kasım 1973’te Batı Almanya’daki bir fabrikanın gece vardiyasında geçiyor. Meryem, mola sırasında Trabzon’daki ailesine yazdığı mektuplarda gurbette geçirdiği son iki yılını anlatıyor. Meryem’in satırlarından geçmişini, bugün yaşadıklarını ve geleceğe dair umutlarını dinliyoruz.
Sevda Hamzaçebi ve Cem Dinler’den oluşan Berlin merkezli indie-pop ikilisi babelfis ile görsel sanatçı Mert Akbal’ın sahneye taşıdığı “Meryem’s Ballad (Meryem’in Baladı): Bir Misafir İşçinin Yolculuğu”nun Türkiye prömiyeri geçen hafta Arter’de gerçekleşti.
İlk gösterimi Kasım 2023’te Deutsche Oper Berlin’de yapılan performans, şiirsel metinler, canlı müzik ve videodan oluşuyor.
1970’lerdeki işçi göçünün büyük bir bölümünü kadınlar oluşturuyordu. Kadınlar, özgürleşme, çalışma ve toplumsal yaşama katılma mücadelesi verirken bir yandan da erkeklerden daha düşük ücretlerle çalışıyorlardı. Birçoğu geçici olarak kalacağını düşünse de zamanla Almanya’daki yaşamları kalıcı hale geldi. Özellikle zorlu koşullara sahip işçi yurtlarında yaşamak, kadınlar arasında zorunlu bir dayanışmayı da beraberinde getirdi.
Meryem’in hikâyesinde anlatılan, kadın işçilerin örgütlediği grev de bu adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı verilen mücadeleyi yeniden hatırlatıyor.
Göç ve kadın emeği üzerinden kaleme aldığı metinde Sevda Hamzaçebi, “Uçan Hollandalı” operasındaki Senta ve Mary karakterlerini güncelleyerek Batı Almanya’daki Pierburg fabrikasında çalışan Türkiyeli misafir işçilerin hikâyesine uyarlamış.
Meryem, hikâyesini mektupları aracılığıyla geçmiş ve bugün arasında gidip gelerek anlatıyor. Henüz 20’li yaşlarının başındaki Meryem, Ağustos 1971’de büyük bir heyecanla yeni hayatına doğru Trabzon’dan gemiyle yola çıkıyor. Ardından İstanbul’dan trenle ver elini Münih…
Ancak umut, zamanla görünmez kılınan emeğe dönüşüyor. Meryem ellerine, kendine yabancılaşmaya başlıyor…
“Gitmek bir seçenekse, kimin için?”
Sahnede hikâye anlatıcısı olarak izlediğimiz ve Meryem’e hayat veren Sevda Hamzaçebi, hikâyenin çıkış noktasını şöyle anlatıyor:
“Çıkış noktam, Richard Wagner'in ‘Uçan Hollandalı’ operasının ikinci perdesinde kadınların iplik eğirdiği sahneydi. Bu sahneyi yetmişlerin Batı Almanya'sında bir fabrikada, Senta'yı ve onu Hollandalıdan vazgeçirmeye çalışan arkadaşı Mary'yi, yani Meryem'i, işçiler olarak hayal ettim. ‘Senta's Ballad'a cevaben de ‘Meryem's Ballad’ ortaya çıktı. Ancak yazdıkça hikâye Wagner'den uzaklaştı ve görünmez kılınan göçmen kadın emeğinin hikâyesine dönüştü. Meryem artık Senta'yı kurtarmaya çalışan Mary değil. Senta zor anında fabrikayı bırakıp gidebiliyor, Meryem gidemiyor. Operada Senta kendini denize atar ve Hollandalıyı kurtarır, Meryem ise kalır ve ayakta durmaya çalışır. Kimse kimseyi kurtarmıyor. Gitmek bir seçenekse, kimin için? Hikâye bu eşitsizliğin etrafında dönüyor.”
Farklı disiplinleri bir araya getiren gösterinin ana gövdesini, şiirsel metinlerin performatif biçimde okunduğu “spoken word” oluşturuyor. Müzikal bölümde ise sahnede klavye, trompet, keman, viyola, viyolonsel ve elektroniklerden oluşan altı kişilik bir orkestra yer alıyor.
Mert Akbal’ın arşiv görüntüleri ve animasyonlardan oluşan videoları, izleyiciyi zaman zaman sahneden uzaklaştırarak kendi iç dünyasına götürüyor. İç içe geçen bu farklı anlatım biçimleri, bir bakıma Meryem’in hayatını da sembolize ediyor.
Kişisel ve toplumsal hafızanın iç içe geçtiği “Meryem’in Baladı”, konser ile tiyatro arasında bir yerde konumlanıyor.
Hamzaçebi, hikâyede kendisine dair bir şey olmadığını söylese de “Bugünün Almanya'sında bir göçmen olarak Meryem'den çok ilham aldım” diye ekliyor.
Müzik direktörlüğünü Cem Dinler’in üstlendiği performansın videoları Mert Akbal’a ait. Seçil Honeywill’in yönetmenliğinde sahneye taşınan gösteride babelfis ve Akbal’a Serkan Emre Çiftçi, Korhan Erel, Penelope Gkika, Philine Metzger ve Emilia Lomakova eşlik ediyor.
Hinterhalt fonuna hak kazandılar
Cem Dinler ve Sevda Hamzaçebi’nin temellerini İstanbul’da attığı babelfis, Haziran 2022’de Musicboard Berlin ve Deutsche Oper Berlin (Alman Operası) ortaklığında yalnızca iki müzisyene verilen Hinterhalt fonuna hak kazandı.
Bu fonla görsel sanatçı Mert Akbal ile birlikte hazırladıkları “Meryem’s Ballad: Bir Misafir İşçinin Yolculuğu” adlı performansın ilk gösterimini de Kasım 2023’te Deutsche Oper Berlin sahnesinde gerçekleştirdiler.