Ayşe Yıldırım’dan çözüm süreci kulisi: Çerçeve yasa Temmuz’da, Demirtaş için ‘kontrol edemeyiz’ kaygısı

Kısa Dalga TV’de Kemal Göktaş’ın sorularını yanıtlayan Ayşe Yıldırım, yeni çözüm sürecinde hazırlığı konuşulan çerçeve yasaya ilişkin kulis bilgilerini aktardı. Yıldırım’a göre üzerinde konuşulan taslak süreli bir yasa öngörüyor; PKK’den dönüş listesi istenecek, dosyalar tek tek incelenecek, dönenlere 5 yıl siyaset yasağı getirilecek. Yıldırım, Demirtaş için de “Erdoğan’ın, Bahçeli’ye ‘Dışarı çıkarsa kontrol edemeyiz’ dediği” yönünde güvenilir bir kulis bilgisi aldığını söyledi.

Kısa Dalga TV’de Kemal Göktaş ve Ayşe Yıldırım, yeni çözüm süreci tartışmalarında gelinen aşamayı, hazırlığı konuşulan çerçeve yasayı ve Selahattin Demirtaş’ın olası siyasi rolünü değerlendirdi.

Ayşe Yıldırım, çözüm sürecine ilişkin somut adım beklentisinin arttığını belirterek, Ankara’da üzerinde konuşulan çerçeve yasaya dair kulis bilgilerini paylaştı. Yıldırım, henüz taraflarca netleştirilmiş bir metin olmadığını, ancak “üzerinde konuşulan bir taslak” bulunduğunu söyledi.

Yıldırım’ın aktardığına göre, konuşulan taslak 7-8 ya da 8-10 maddelik, süreli bir yasa niteliğinde. Taslağın 1 yıllık geçerlilik süresi öngördüğünü belirten Yıldırım, devletin yaklaşımının yasayı esas olarak PKK mensuplarının silah bırakması ve Türkiye’ye dönüşü üzerine kurduğunu söyledi.

Yıldırım, taslakta geri dönmek isteyen PKK’liler için önce örgütten isim listesi istenmesinin gündemde olduğunu aktardı. Buna göre Türkiye’ye dönmek isteyenlerin dosyaları tek tek incelenecek; silahlı eyleme karışanlar, yalnızca örgüt üyeliği bulunanlar ya da sivil siyaset alanında faaliyet göstermiş olanlar ayrı ayrı değerlendirilecek.

Yıldırım’ın verdiği bilgiye göre, dosyaların durumuna göre kısa süreli cezaevi, şartlı salıverme, denetimli serbestlik ya da haftalık imza gibi uygulamalar gündeme gelebilecek. Yıldırım, dönüş yapanlara “5 yıl siyaset yasağı” getirilmesinin de taslakta yer alan başlıklardan biri olduğunu söyledi.

“Cezaevindekiler için düzenleme görünmüyor”

Programda cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin çerçeve yasadan nasıl etkileneceği de gündeme geldi. Ayşe Yıldırım, şu aşamada cezaevindekilere ilişkin açık bir düzenlemeden söz edilmediğini belirtti.

Yıldırım, mevcut taslakta cezaevindekilere yönelik özel bir hüküm görünmediğini söylerken, Kemal Göktaş da “Dağdan inen silah bırakan serbest kalıyor da cezaevindeki kalıyor gibi bir şey olmaz herhalde” değerlendirmesinde bulundu. Yıldırım ise bu başlığın hâlâ belirsiz olduğunu vurguladı.

Ayşe Yıldırım’ın dikkat çektiği başlıklardan biri de terör örgütü propagandası ya da örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına faaliyet suçlamalarıyla yargılanan kişilerin durumu oldu.

Yıldırım, mevcut konuşulan çerçevede bu kişilerin yasadan yararlanabilmesi için “PKK üyesi olduğunu kabul etmesi” gerekebileceğini söyledi. Bunun itiraz noktalarından biri olduğunu belirten Yıldırım, yurt dışında ya da Türkiye’de bu suçlamalarla karşı karşıya kalan ancak PKK üyesi olmayan çok sayıda kişi bulunduğunu hatırlattı.

“Üst düzey PKK yöneticilerine Avrupa formülü”

Programda örgütün üst düzey yöneticilerinin durumu da ele alındı. Ayşe Yıldırım, devletin üst düzey PKK yöneticilerinin Türkiye’ye dönmesini istemediğini, bu isimler için Avrupa’da kalabilecekleri bir formül üzerinde durulduğunu söyledi.

Yıldırım’a göre, PKK yöneticileri açısından da Türkiye’ye dönüş gerçekçi görünmüyor. Yıldırım, Kolombiya örneğine atıf yaparak barış süreci sonrasında çok sayıda FARC üyesinin öldürüldüğünü hatırlattı ve benzer güvenlik kaygılarının PKK yöneticileri açısından da geçerli olduğunu belirtti.

PKK tarafının üç şartı

Ayşe Yıldırım, PKK’nin fesih süreci sonrasında yapılan açıklamalara da dikkat çekti. Yıldırım, Murat Karayılan’ın 12 Haziran’da yaptığı açıklamada sürecin başarıya ulaşması için iki tarafın da zihniyet değişimi yaşaması gerektiğini söylediğini aktardı.

Yıldırım’a göre PKK tarafının olmazsa olmaz diye ortaya koyduğu başlıklar şunlar: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü, yalnızca PKK mensuplarını değil daha geniş bir kesimi kapsayacak bir yasal çerçeve ve Kürt kimliğinin yasada tanınması.

Yıldırım ayrıca Duran Kalkan’ın açıklamalarına da değinerek, Kalkan’ın MGK bildirilerindeki dile dikkat çektiğini söyledi. Yıldırım’ın aktardığına göre Kalkan, PKK kendisini feshetmesine rağmen MGK bildirilerinde hâlâ “PKK terör örgütü” ifadesinin kullanılmasını eleştiriyor ve bunu sürece direnen çevrelerin varlığına işaret olarak yorumluyor.

Demirtaş kulisi: “Dışarı çıkarsa kontrol edemeyiz”

Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri Selahattin Demirtaş’a ilişkin kulis bilgisi oldu.

Ayşe Yıldırım, “çok güvenilir bir kaynaktan” aldığını söylediği kulis bilgisini aktararak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP’li Feti Yıldız’ın Demirtaş’a ilişkin çıkışlarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bahçeli ile yaptığı bir görüşmede Demirtaş için “Siz onu tanımıyorsunuz, dışarı çıkarsa kontrol edemeyiz” dediğini söyledi.

Yıldırım, bu kaygının Demirtaş’ın tahliyesi konusunda iktidarın tutumunu belirleyen başlıklardan biri olduğunu ifade etti. Yıldırım’a göre, Demirtaş’ın bırakılması halinde aktif siyasete girmesinin önüne geçilecek ve siyasi yasak benzeri mekanizmalar gündeme gelebilecek.

“Demirtaş bırakılırsa seçim sathı mailine girildiğini anlarız”

Ayşe Yıldırım, Demirtaş’ın olası tahliyesine ilişkin de dikkat çekici bir değerlendirme yaptı. Yıldırım, “Eğer Demirtaş bırakılırsa bileceğiz ki seçim sathı mailine girdik” dedi.

Yıldırım’a göre Demirtaş’ın tahliyesi, yalnızca hukuki bir gelişme değil, seçim takvimi ve iktidarın yeni siyasi planlaması açısından da okunması gereken bir işaret olacak. Yıldırım, Demirtaş’ın aktif siyasete dönmesinin engellenmeye çalışılacağını, ancak Demirtaş’ın cezaevinden yazdığı son yazıyla zaten siyaset yaptığını vurguladı.

“Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmüyorum”

Programda Murat Sabuncu’nun “Demirtaş Cumhurbaşkanı adayı olacak” değerlendirmesi de gündeme geldi. Ayşe Yıldırım ise mevcut koşullarda Demirtaş’ın ne DEM Parti’nin ne de bağımsız aday olarak Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşündüğünü söyledi.

Yıldırım, Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşması ve siyasi yasaklı olmaması halinde bile aday olmayı isteyeceğini sanmadığını belirtti. Bunun gerekçesi olarak da sürecin anayasa değişikliği, seçim takvimi ve Erdoğan’ın yeniden adaylığıyla bağlantılı hale gelmesini gösterdi.

Yıldırım’a göre CHP’nin mutlak butlan tartışmalarıyla bölünmüş bir şekilde seçime gitmesi ve DEM Parti’nin de ayrı aday çıkarması halinde ortaya çıkacak tablo Erdoğan’ın lehine sonuç doğurabilir. Yıldırım, Demirtaş’ın böyle bir manzarada aday olacağını düşünmediğini söyledi.

“Çerçeve yasadan sonraki gündem anayasa olacak”

Ayşe Yıldırım, çerçeve yasa sonrasında gündemin anayasa değişikliği olacağını da söyledi. Yıldırım’a göre Kürt hareketi, Kürt kimliğinin yasalarda ve anayasada tanınmasını istiyor; bu konuda çeşitli fikir alışverişleri de yapılıyor.

Yıldırım, iktidarın anayasa değişikliği sürecinde Kürt hareketi ve muhalefetin belli kesimleriyle pazarlık zemini oluşturmaya çalışacağını belirtti. Ancak AKP’nin bu süreci kendi istediği değişiklikler için de kullanabileceğine dikkat çekerek, “Bir parmak bal çalacak ama diğer taraftan ne getirecek onu bilmiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Temmuz kritik ay; Ağustos-Eylül daha sıcak geçebilir”

Yıldırım, sürecin takvimi açısından Temmuz ayının kritik olduğunu söyledi. Meclis’in ne zaman tatile gireceğinin netleşmediğini hatırlatan Yıldırım, çerçeve yasanın Temmuz ayında kamuoyunun önüne çıkmasının beklendiğini ifade etti.

Yıldırım’a göre aksi halde süreçte ciddi bir umut kırılması yaşanabilir. Yıldırım, çerçeve yasa sonrasında Ağustos ve Eylül aylarında daha sıcak gelişmeler yaşanabileceğini de belirtti.

Programda ayrıca, İmralı heyetinin görüşmelerinin yanı sıra farklı heyetler arasında da trafik sürdüğü, taslakların gidip geldiği ve tarafların birbirlerine öneriler ilettiği ifade edildi.

CHP’deki gelişmeler süreci etkileyecek

Ayşe Yıldırım, çözüm sürecinin seyrini etkileyecek önemli başlıklardan birinin de CHP’deki gelişmeler olduğunu söyledi. Yıldırım, Özgür Özel’in yeni parti kurup kurmayacağına ilişkin tartışmaların ve CHP’nin mutlak butlan davasıyla içine girdiği sürecin, çözüm sürecinin geleceği üzerinde etkili olacağını belirtti.

Yıldırım ayrıca Özgür Özel’in Diyarbakır ziyaretine dikkat çekerek, burada vereceği mesajların önemli olacağını ifade etti.

Demirtaş’ın yazısı: “Yapamazsanız biz varız”

Programın sonunda Selahattin Demirtaş’ın son yazısı da değerlendirildi. Ayşe Yıldırım, Demirtaş’ın yazısının iki tarafa da mesaj içerdiğini belirterek, “Süreci siz başlattınız, somut hale getirin” çağrısı yaptığını söyledi.

Yıldırım’a göre Demirtaş’ın “biz varız, biz yaparız” mesajı yalnızca DEM Parti’ye değil, barış isteyen bütün kesimlere yönelik. Yıldırım, bu “biz”in içinde siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin, derneklerin ve bireysel olarak barış isteyen herkesin yer aldığını söyledi.

Podcast Haberleri