İspanya'yı kurtaran hamle - Yapay zekanın yarattığı yeni meslek - Kirpileri koruyalım

Bültenimiz yine haberle dolu. Savaş sürerken petrol fiyatları yükseliyor. Bu durum tarladan fabrikaya, mutfaktan havalimanına her yeri etkiliyor. İran'da öğrencilerin katledildiği saldırıda oklar açıktan açığa ABD’yi işaret ediyor. Robotlar başka bin cephede savaşmaya başladı. İklim krizi araştırmasında okyanusa binlerce litre kimyasal döküldü.

Orta Doğu'da savaş...

- Okul saldırısındaki füzenin izi ABD’ye uzanıyor

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaş iki haftayı geride bıraktı. Karşılıklı saldırı atakları devam ederken bir sivil katliamla ilgili ortaya çıkan yeni bilgiler var. 28 Şubat’ta İran’da öğrencilerin okul saldırısından söz ediyoruz.

Bu kısmı size Kısa Dalga’dan Hale Gönültaş’ın kisadalga.net'te yayımlanan haber analizinden aktaracağım: İran’ın güneyindeki Minab kentinde bir kız okulunu hedef alan saldırı, sadece sivillerin ölümü nedeniyle değil, kullanılan füzenin kaynağı nedeniyle de uluslararası tartışma yarattı.

Saldırıyla ilgili görüntüler ve uydu fotoğraflar açık kaynak araştırma grupları, askeri analistler ve görüntü doğrulama ekipleri tarafından incelendi. Patlama sonrası bulunan parça kalıntılarının ve füzenin uçuş profilinin ABD yapımı bir seyir füzesine işaret ettiğini belirtiyor. İnsan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler olayın savaş suçu kapsamında soruşturulması çağrısı yapıyor.

PODCASTİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

- Petrol fiyatları patladı...

Savaş, Körfez’den petrol ve doğalgaz ihracatını vurdu ve fiyatları hızla yükseltti. Benzin ve dizel fiyatları ABD ve İngiltere’de ciddi artış gösterdi. Jet yakıtı fiyatlarındaki yükseliş havayolu maliyetlerini artırıyor. Enerji maliyetlerindeki artış, gıda, tarım, imalat ve teknoloji sektörlerine de yansıyarak küresel ekonomide riskleri büyütüyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki yükselişin tüketici harcamalarını azaltarak ekonomik daralmaya yol açabileceğini vurguluyor.

  • İspanya nasıl kurtuldu?
  • Bu tablodan diğerlerine göre çok daha az etkilenen bir ülke var: İspanya...
  • İran'a yönelik saldırılara karşı net tavır koyan, ABD Başkanı Trump'ın 'ekonomik tehditlerine' "Savaşa hayır" diye karşılık veren İspanya, son altı yılda rüzgâr ve güneş enerjisine büyük yatırımlar yaptı. Bu sayede Avrupa’da enerji fiyat artışlarından en az etkilenen ülkelerden biri oldu.
  • 2019’dan bu yana yenilenebilir enerji kapasitesini artıran ülke, elektrik üretiminde pahalı fosil yakıtların etkisini büyük ölçüde azalttı. İspanya’nın elektrik fiyatları diğer Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha sınırlı etkilendi ve hane faturaları Avrupa’nın en düşükleri arasında kaldı.
  • Uzmanlara göre yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar, fosil yakıt ithalatına bağımlılığı azaltarak ülkeleri enerji krizlerine karşı daha dayanıklı hale getiriyor. İspanya ayrıca yeni güneş ve rüzgâr santralleri sayesinde büyük miktarda gaz ithalatını da önledi.

- La Macarena’ tartışması...

"İspanya'yla son günlerde başlayan yakınlaşma belki enerji politikalarına yansır diyoruz" ve yine İspanya'dan bir haberle devam ediyoruz. ABD'nin İran'a yönelik saldırılarıyla ilgili görüntüler sosyal medyada İspanya’nın dünyaca ünlü “La Macarena” şarkısıyla paylaşıldı. Video kısa sürede viral olurken, şarkının izinsiz kullanılması yeni bir tartışma başlattı.

Şarkının söz yazarlarından Antonio Romero Monge, şarkıyı “dünyayı mutlu etmek için” yazdığını belirterek savaş görüntüleriyle kullanılmasının kendisini üzdüğünü ifade etti. Romero Monge, herkesin şarkıyı kullandığını ve bunu kontrol etmenin neredeyse imkânsız olduğunu da söyledi.


Silahlı robotlar cephede

Savaş ve güvenlik haberlerinin bütün bülteni ele geçirmesini istemiyorum ama bu konuyla ilgili ilginç bir haberi daha aktarmak istiyorum. Sonrasında yapay zeka, bilim, çevre ve sanat haberleriyle devam edeceğiz.

İnsansız hava araçlarından sonra şimdi cephelere insansız kara araçları sürüldü. Ukrayna ordusu bu robotları makineli tüfek, el bombası fırlatıcı ve patlayıcılarla donatarak savaş alanında kullanmaya başladı. İKA'lar yani insansız kara araçları, askerlerin yaklaşmasının tehlikeli olduğu bölgelerde görev yapıyor. Patlayıcı taşıyabiliyor. Çoğu sistem kısmen otonom çalışsa da ateş açma kararı hâlâ uzaktan kontrol eden operatörler tarafından veriliyor.

Ukrayna’da üretim hızla artarken, Rusya da kendi silahlı kara robotlarını geliştiriyor. Uzmanlara göre savaş alanında robotların rolü giderek büyüyecek ve gelecekte hava, kara ve denizde çok sayıda insansız aracın aynı anda saldırı düzenlediği daha otomatik sistemler görülebilecek.


Yapay zeka yeni bir meslek doğurdu...

Şimdi sırada yapay zekayla ilgili ilginç bir haber var. Yapay zeka birçok mesleği bitirecek derken, tersi oldu ve yeni bir meslek grubu yarattı. Mesleğin adı "veri merkezi arazisi avcıları." Ne yapıyor bu avcılar? Yapay zekâ sistemlerinin ihtiyaç duyduğu elektrik kapasitesine uygun araziler arıyor. Bunun için de bir zamanların petrol avcıları gibi ABD genelinde eyalet eyalet dolaşıyor.

Seattle merkezli Cloverleaf Infrastructure gibi şirketler, şebekedeki kullanılmayan elektrik kapasitesini tespit ederek enerji şirketleriyle anlaşmalar yapıyor. Sonra yüzlerce dönümlük arazi satın alıyor ve izinleri tamamlanan bu alanları OpenAI, Meta ve Google gibi teknoloji şirketlerine yüksek kârla satıyor.


Yazarlar bu sefer boş kitapla isyan etti

Sıradaki yapay zeka haberi edebiyat dünyasından... İngiltere’deki yazarlar, yapay zekâ şirketlerinin eserlerini izinsiz kullanmasına dikkat çekmek için yaratıcı bir protestoya imza attı. Londra Kitap Fuarı’nda dağıtılan “Bu Kitabı Çalmayın” adlı eser, neredeyse boş sayfalardan oluşuyor; içinde yalnızca binlerce yazarın adı yer alıyor.

  • Protestonun amacı, yapay zekânın kitapları izinsiz kullanmasına karşı bir mesaj vermek. Edebiyatçılar ayrıca İngiltere'de tartışmaya açılan ve yapay zekâ şirketlerinin telifli eserleri izin almadan kullanmasına olanak sağlayabilecek tasarıya da karşı çıkıyor. Katılan yazarlar arasında Kazuo Ishiguro, Alan Moore, Marian Keyes, Malorie Blackman, Philippa Gregory ve Mick Herron gibi ünlü isimler bulunuyor. Organizatör Ed Newton-Rex, bu protestonun amacını şöyle özetliyor: “Üretken yapay zekâ, eğitildiği eserlerin sahipleriyle rekabet ediyor ve onların geçim kaynaklarını tehdit ediyor."

İklim krizi için denize kimyasal döküldü

Şimdi size ilginç bir araştırma yönteminden söz edeceğim. ABD’de Woods Hole Oşinografi Enstitüsü, Maine Körfezi açıklarında 65 bin litre sodyum hidroksit kullanarak okyanus alkalinitesini artırma deneyi yaptı.

Amaç, okyanusun atmosferden daha fazla karbondioksit çekmesini sağlayarak iklim değişikliğiyle mücadele etmek. Deney sırasında suyun pH değeri 7,95’ten 8,3’e yükseldi ve yaklaşık 10 ton karbon okyanusa geçti; plankton ve larvalar üzerinde belirgin bir zarar görülmedi.

Ancak uzmanlar, bu yöntemin potansiyel riskleri konusunda uyardı ve bu teknolojinin güvenli olup olmayacağının henüz net olmadığını belirtiyor.


Avrupa'nın kirpi hamlesi

Avrupa kirpilerini trafik kazalarından korumak için yüksek frekanslı ultrason kullanımı konusunda çalışıyor. Araştırmalar, kirpilerin ultrasonik sesleri duyabildiğini ortaya koydu. Buna göre, araçlara veya bahçe makinelerine bu caydırıcılar takıldığında, kirpiler sesleri algılayarak tehlikeyi fark edebilir ve yollardan uzaklaşabilir. Böylece, trafik kazaları nedeniyle kaybedilen kirpi sayısı önemli ölçüde azaltılabilir.


Adet kanındaki sağlık sırları...

Bilim insanları, adet kanının rahim sağlığı hakkında önemli bilgiler taşıdığını ve pek çok hastalığın teşhisinde kullanılabileceğini araştırıyor.

Adet kanı; kanın yanı sıra hormonlar, proteinler, bakteriler ve rahim ile üreme organlarından gelen hücreleri içeren karmaşık bir biyolojik sıvı olduğu için “doğal bir biyopsi” olarak görülüyor.

Araştırmacılar gönüllülerden tampon veya ped yoluyla toplanan örnekleri inceleyerek hastalıkların biyolojik göstergelerini bulmaya ve ameliyat gerektirmeyen tanı testleri geliştirmeye çalışıyor.


Sağlıklı yaşam için yeni formül: 30 farklı bitki ye

Sağlıklı yaşam için ortaya atılan yeni bir yaklaşım var: “30 bitki puanı..” 10 binden fazla kişinin katıldığı American Gut Project araştırmasına dayanan bu yaklaşım, bağırsak sağlığını desteklemek için haftada 30 farklı bitkisel gıda tüketmeyi öneriyor.

Sebzeler, meyveler, baklagiller, tam tahıllar, fındık ve tohumlarla ot ve baharatlar bu sistemde puan sayılırken, amaç miktardan çok çeşitliliği artırmak.

Sistemde aynı bitkiyi tekrar tüketmek ek puan kazandırmıyor. Farklı renklerdeki meyve ve sebzeler ayrı puan olarak değerlendirilebiliyor. İşlenmiş gıdalar bitki puanı hesabına dahil edilmiyor; örneğin beyaz ekmek veya beyaz pirinç sayılmazken tam tahıllı ürünler puan getiriyor.

Uzmanlara göre bu yaklaşım bağışıklık, sindirim ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlayabiliyor.


Chalamet-gate: Opera ve baleye erişim tartışması

Oyuncu Timothée Chalamet’nin bir söyleşide opera ve baleyi “artık kimsenin umurunda olmayan şeyler” olarak nitelemesi kültür dünyasında geniş bir tartışma başlattı. Roma’dan Viyana’ya birçok opera kurumu sosyal medya üzerinden oyuncuya yanıt vererek hem eserlerini tanıttı hem de onu temsillere davet etti.

Paris Operası, La Scala ve Barselona’daki Gran Teatre del Liceu gibi kurumlar paylaşımlarında operanın hâlâ canlı bir sanat olduğunu vurgularken, bazı izleyiciler ve sosyal medya kullanıcıları da Chalamet’nin sözlerini sert şekilde eleştirdi.

Tartışma sürerken bazı sanatçılar ve uzmanlar konunun yalnızca Chalamet’nin sözleri olmadığını, asıl meselenin opera ve balenin daha erişilebilir hale getirilmesi olduğunu savundu. Bazı yorumcular ise tartışmanın opera ve baleye ilgiyi yeniden gündeme taşıdığını belirterek bu polemiğin sanat dünyası için beklenmedik bir tanıtım etkisi yarattığını dile getirdi.


Birden fazla evren olabilir mi?

“Çoklu evren” fikri, evrenimiz dışında başka evrenlerin de var olabileceğini öne süren bir teori olarak hem bilim insanlarının hem de bilim kurgunun ilgisini çekiyor.

Bazı fizikçiler, evrendeki yerçekimi, ışık hızı veya parçacıkların kütlesi gibi doğanın temel sabitlerinin yaşamı mümkün kılacak şekilde “ince ayarlı” görünmesini bu fikirle açıklamaya çalışıyor. Buna göre sonsuz sayıda evren varsa, farklı sabit değerlerine sahip bu evrenler arasından yalnızca yaşamın mümkün olduğu bir evrende bulunuyor olmamız şaşırtıcı olmayabilir; bu yaklaşım “antropik ilke” ile ilişkilendiriliyor.

Bilim insanları çoklu evrenin nasıl oluşmuş olabileceğini açıklamak için farklı teoriler öne sürüyor. Kuantum mekaniğinden doğan “çoklu dünyalar yorumu”, parçacıkların farklı olası gerçekliklerde aynı anda var olabileceğini savunurken, başka bir teori evrenin ilk anlarındaki hızlı genişlemenin uzayın farklı bölgelerinde ayrı evrenler oluşturmuş olabileceğini ileri sürüyor.

Ancak bu evrenlerin doğrudan gözlemlenmesi mümkün olmadığı için teori hâlâ tartışmalı; bazı araştırmacılar kozmik mikrodalga arka planındaki izleri inceleyerek dolaylı kanıtlar arıyor, ancak birçok bilim insanı çoklu evren fikrinin şimdilik kesin bir teori olmaktan çok bir dizi hipotez ve tahminden oluştuğunu söylüyor.


Araştırma: Irkçılık psikolojik rahatsızlığa yol açıyor

Avustralya’da yapılan yeni bir meta-analiz, ırkçı veya aşırı önyargılı görüşlerin akıl sağlığı sorunlarından kaynaklandığı yönündeki yaygın varsayımı tersine çeviriyor.

Araştırma kapsamında 2 binden fazla katılımcıyla yürütülen üç çalışma incelendi. Ruh sağlığı sorunlarının kişileri ırkçı görüşlere yönelttiğine dair güçlü bir kanıt bulunmadı. Buna karşılık önyargılı tutumların zamanla depresyon, kaygı ve psikolojik stres gibi ruh sağlığı sorunlarının güçlü bir habercisi olduğu belirlendi. Araştırma ayrıca sosyal izolasyonun hem ırkçılığı hem de ruhsal sorunları tetikleyen bir faktör olduğunu ortaya koydu.


Haftaya görüşmek üzere hoşça kalın...

Podcast Haberleri