Kurultay davası: Türkiye’de siyasete kim karar veriyor

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” gerekçesiyle geçersiz sayılmasıyla başlayan siyasi kriz Kısa Dalga Podcast’te ele alındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Hukuku Sorumlusu Gül Çiftci, kararı “hukuk tarihine kara leke olarak geçecek bir karar” diye nitelendirirken, “Bu sadece CHP’ye değil, çok partili hayata tehdittir” dedi.

KISA DALGA - CHP’nin Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı, yaklaşık iki buçuk yıl sonra Türkiye siyasetinin en büyük krizlerinden birine dönüştü. Kurultayda Özgür Özel genel başkan seçilmiş, Kemal Kılıçdaroğlu dönemi sona ermişti. Ancak mahkemenin kurultayı “mutlak butlan” gerekçesiyle geçersiz sayması ve Kılıçdaroğlu ile kurultay öncesindeki parti yönetiminin görevlerine devam ettiğine hükmetmesi, siyasi tartışmayı yeni bir aşamaya taşıdı.

Podcasti dinlemek için tıklayınız.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Hukuku Sorumlusu Gül Çiftci, Kısa Dalga Podcast’te gazeteci Semra Pelek’in sorularını yanıtladı. Çiftci, kurultayın iptaline giden süreci, eski CHP’li Erkan Çakır’ın iddialarını, hukuk ve ceza davaları arasındaki farkı, “mutlak butlan” kararının sonuçlarını ve CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesini değerlendirdi.

Çiftci’ye göre, kurultay kararının etkileri yalnızca CHP ile sınırlı değil; Türkiye’de çok partili siyasi hayatın geleceğini de ilgilendiriyor.

Kurultaydan yerel seçime: CHP’de değişim süreci

CHP, 3-4 Kasım 2023’te 38. Olağan Kurultayı’nı topladı. Kurultayda, uzun yıllar genel başkanlık yapan Kemal Kılıçdaroğlu ile partide değişim isteyen ekip karşı karşıya geldi. Delegelerin oylarıyla Özgür Özel genel başkan seçildi; Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu yenilendi.

Kurultayın ardından CHP yeni yönetimiyle yoluna devam etti. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ise CHP birinci parti oldu; İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehir belediyesini korudu, AK Parti’nin yönettiği çok sayıda belediyeyi kazandı.

Ancak yerel seçimlerin ardından kurultaya ilişkin iddialar yargı dosyalarına taşındı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Hukuku Sorumlusu Gül Çiftci, davaların zamanlamasına dikkat çekerek, ilk davanın Hatip Kararslan, ikinci davanın ise eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş tarafından açıldığını söyledi.

Çiftci, “Lütfü Savaş bu davayı 9 Nisan 2024’te açtı. Yerel seçimlerden hemen sonra açtı. Oysa seçim sürecinde birlikte çalışıyorduk, itiraz süreçlerini birlikte yürütüyorduk. Sonrasında gidip bu davayı açtı” dedi.

“Telefon dağıtıldığı iddiasındaki model henüz üretilmemişti”

Kurultay sürecine ilişkin en çok tartışılan iddiaların başında eski CHP’li Erkan Çakır’ın açıklamalarının geldiğini belirten Çiftci, bu iddiaların gerçek dışı olduğunu savundu.

Çiftci, “Kurultayda telefon dağıtıldığı söylendi. İddia edilen telefon modeli o tarihte henüz üretici firma tarafından bile üretilmemişti. Salonda binlerce kişi vardı. Basın mensupları vardı. Kime dağıtıldı bu telefonlar?” diye konuştu.

Kurultayda para dağıtıldığı yönündeki iddialara ilişkin tanık beyanlarının da somut bilgi içermediğini söyleyen Çiftci, “Bir tanık mahkemede ‘görmedim, duydum’ dedi. Kimden duyduğunu da hatırlamadığını söyledi. Başka bir iddiada ise paraların dağıtıldığını bir Uber şoföründen duyduğunu anlattı” ifadelerini kullandı.

“Yüzü asıktı, gülerek çıktı; bunu delil yaptılar”

Çiftci, soruşturma dosyalarına giren bazı iddiaların “varsayımlara” dayandığını söyledi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik hakkındaki suçlamalardan birine dikkat çeken Çiftci, “Bir tanık, Bursa İl Başkanı’nın bir odaya yüzü asık girip gülerek çıktığını, bu nedenle siyasi menfaat sağlanmış olabileceğini söyledi. Bu ifadeler duruşma tutanaklarına geçti” dedi.

“Mutlak butlan evlilik hukuku için düzenlenmiş bir kavram”

Mahkemenin dayandığı “mutlak butlan” kavramını da değerlendiren Çiftci, bunun siyasi partiler için değil, medeni hukukta evlilik ilişkileri için düzenlenmiş bir kavram olduğunu anlattı.

“Mutlak butlan, bir işlemin hiç doğmamış sayılması anlamına gelir” diyen Çiftci, “Medeni Kanun bunu evlilik hukuku açısından düzenlemiştir. Siyasi partiler, dernekler ya da vakıflar için böyle bir düzenleme yok. Türkiye’de seçim hukukunda itiraz süreleri bellidir. Bir siyasi partinin yıllar sonra bu şekilde yok hükmünde sayılması hukuken açıklanamaz” diye konuştu.

“Karar hukuk tarihine kara leke olarak geçecek”

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını sert sözlerle eleştiren Çiftci, kararın somut delillere dayanmadığını belirtti.

“Kararın her yanı yanlış ve eksik” diyen Çiftci, “Ceza davaları henüz sonuçlanmamış olmasına rağmen bunlardan sonuç çıkarılmış. Oysa masumiyet karinesi diye temel bir hukuk ilkesi var. Bir kişi hakkında kesinleşmiş hüküm olmadan suçlu muamelesi yapılamaz” ifadelerini kullandı.

Kararın gerekçesinde bazı ceza dosyalarına ilişkin eski duruşma tarihlerinin yer aldığını da söyleyen Çiftci, “21 Mayıs’ta verilen kararda, o tarihten önce yapılmış yeni duruşmalar bile dikkate alınmamıştı. Bu kadar özensiz hazırlanmış bir kararın hukukla açıklanması mümkün değil” dedi.

“Bu sadece CHP meselesi değil”

Kararın yalnızca CHP’yi ilgilendirmediğini savunan Çiftci, diğer muhalefet partilerinin de benzer risklerle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

“Bugün CHP’ye yapılan yarın başka bir partiye yapılabilir” diyen Çiftci, “İYİ Parti’ye, DEVA’ya, Gelecek Partisi’ne ya da DEM Parti’ye yapılmayacağının garantisi yok. Bu nedenle mesele sadece CHP’nin iç meselesi değil, çok partili siyasi hayatın geleceğiyle ilgili” değerlendirmesinde bulundu.

“Seçmeni alternatifsiz bırakmamak için mücadele edeceğiz”

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesine de değinen Çiftci, partinin mücadeleyi sürdüreceğini söyledi.

“Seçmeni tercihsiz ve alternatifsiz bırakmamak için sonuna kadar mücadele edeceğiz” diyen Çiftci, “Bugün milyonlarca seçmenin oy verdiği belediye başkanları tutuklu. Seçim güvenliği yalnızca sandık günüyle sınırlı değildir. Seçmenin iradesine sahip çıkmak da bunun parçasıdır” ifadelerini kullandı.

Çiftci, “Bu partinin her kademesinde emeğimiz var. Cumhuriyet Halk Partisi bizim baba ocağımız. Umutsuz olmamak gerekiyor. Bizim umudumuz var ve mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Podcast Haberleri