Kısa Dalga - İstinaf mahkemesi, Özgür Özel'in Genel Başkan seçildiği 2023'te yapılan CHP kurultayını iptal etmişti. Karar kesinleşinceye kadar da kurultay öncesi yönetimin yani Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin göreve gelmesine karar vermişti.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin (AKPM) Strazburg'daki yaz oturumunda, "Türkiye'de muhalefete baskılar ve yargının işleyişi" başlıklı oturum düzenlendi.
AKPM Türkiye Raportörü Lord David Blencathra, siyasi parti kongrelerine yönelik yargı müdahaleleri ve seçilmiş parti yöneticilerinin görevden uzaklaştırılmasının Türkiye'deki demokratik işleyiş açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Blencathra, bir siyasi partinin iç seçimlerinin yargı kararıyla geçersiz kılınmasının ve seçilmiş yöneticilerin değiştirilmesinin "siyasi çoğulculuk açısından kaygı verici" olduğunu dile getirdi.
Blencathra, belediye başkanlarının görevden alınması, kayyım uygulamaları ve yargının siyasallaştığı yönündeki eleştiriler birlikte değerlendirildiğinde, demokratik alanın daraldığına ilişkin bir tablo ortaya çıktığını kaydetti.
"Akın Gürlek ve diğer Türk yetkililer hakkında yaptırım seçenekleri tartışılmalı"
AKPM Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu Başkanı Alman milletvekili Frank Schwabe, CHP'ye yönelik yargı süreçlerini eleştirerek, Avrupa Birliği'nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında Adalet Bakanı Akın Gürlek ve hukukun üstünlüğünü ihlal ettiği iddia edilen diğer Türk yetkililer hakkında yaptırım seçeneklerinin tartışılmasını desteklediğini ifade etti.
Schwabe, Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olması nedeniyle insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki gelişmelerin AKPM'nin denetim yetkisi kapsamında bulunduğunu belirtti.
"Muhalefet baskı ve müdahale olmaksızın faaliyet gösterebilmeli"
İsviçreli milletvekili Fabian Molina da konuşmasında, Türkiye'de muhalefetin faaliyet alanının daraldığı yönündeki endişeleri dile getirdi. Molina, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının Avrupa Konseyi üyeliğinin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu belirterek, bağlayıcı mahkeme kararlarının uygulanmamasının hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflattığını savundu.
Molina, demokratik sistemlerde muhalefetin baskı ve müdahale olmaksızın faaliyet gösterebilmesinin önemine işaret ederek, Avrupa Parlamentosu'nda da insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğu değerlendirilen kişiler hakkında yaptırım uygulanmasının gündeme getirildiğini hatırlattı.