5 milyon emekli yukarı, 11 milyon emekli aşağı

Türkiye'nin en büyük toplumsal grubunu "emekliler" oluşturuyor. Anlaşılan böylesine büyük bir siyasal gücü "görmek" için seçimlerin yaklaşması gerekiyor...

Mehmet ÇETİNGÜLEÇ

En düşük emekli aylığı 1061 liralık ek zamla birlikte 20 bin liraya çıkacak.

Yüzde 18.48 zamdan yararlanacak “tabandaki” emekli sayısı yaklaşık 5 milyon.

Geriye kalan 11 milyon emekli sadece yüzde 12.19’luk enflasyon farkıyla yetinecek.

Emeklinin alacağı zammı hesaplayan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK).

TÜİK yıllık enflasyon yüzde 30.89, 6 aylık enflasyon yüzde 12.19 diyor.

Buna karşılık, bağımsız hesaplayıcıların oluşturduğu ENAG’a göre 2025 yılı enflasyonu yüzde 56.14, son 6 aylık enflasyon yüzde 20.3.

İki kurumun ortalaması alınsa bile, SGK ve Bağ-Kur emeklilerine son 6 aylık enflasyon farkı olarak en az 16.50’lik zam yapılması gerekiyordu.

Enflasyonun suçlusu emekli mi?

Türkiye’de “enflasyonu emekliler artırıyor” gibi bir algı oluşturulduğu için indirme yükü de emeklinin sırtına bindirilmiş durumda.

Aldıkları aylıkla mutfak ihtiyacını karşılayamaz hale geldikleri görülmek istenmediği gibi, “emekli ve asgari ücretlilerin maaşları kısıldığında enflasyonun düşeceği” zannediliyor.

Ekranlara yansıyan emekli çığlıkları duyulmuyor.

1 yılda 900 bin kişi 'dibe' düştü

DİSK’in 6 ay önce yayınladığı bir rapor, emeklilerin nasıl yoksullaştığını dramatik bir şekilde ortaya koyuyor.

En önemli saptama şu:

“Türkiye’de emekli aylıkları dibe doğru eşitleniyor…”

Gerçekten de, yaklaşık 5 milyon kişiye ek zam yapılırken, yukarıdaki 11 milyon kişinin aylıkları dibe doğru yaklaşmakta.

“Yoksullukta eşitlik” sistemi hızlı çalışıyor.

“En düşük maaş alanlar” listesine bu yıl 900 bin kişi eklendi.

Geçen yıl bu kategoride 4 milyon kişi vardı, şimdi 4 milyon 900 bine yükseldi.

Böyle giderse her yıl 1 milyona yakın emekli “dibe” düşecek.

Bu gurur duyulacak bir tablo değil.

Kişi başına düşen milli gelir payı 2026 sonunda 19 bin dolara çıkacaksa, bunun emekli ve asgari ücretliler başta olmak üzere maaşlara yansıma gerekir.

Avrupa'nın en düşük aylıkları Türkiye'de

DİSK raporuna bakalım:

- 2002 yılında ortalama emekli aylığının kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasılaya oranı yüzde 44 iken, bu oran 2025’te yüzde 29’a geriledi.

- Emekli aylığı ve hak sahiplerine yapılan ödemelerin GSYH’ya oranı AB’ye üye 27 ülkede ortalama yüzde 9.8 iken Türkiye’de yüzde 3.7’dir.

- 2002 yılında emeklilerin yüzde 36.6’sı çalışıyor veya iş arıyordu, Aralık 2024’te bu oran yüzde 65.7’ye yükseldi.

Siyasetin belirleyici aktörleri emekliler

Rapora göre, emekli ve hak sahiplerinin sayısı 16 milyon.

Türkiye’nin en büyük toplumsal grubunu “emekliler” oluşturuyor.

Böylesine büyük bir siyasal gücün memnun edilmemesi, 2026 yılında bir seçimin planlanmadığını gösteriyor.

Seçim de emekli aylıklarına yüksek oranlı zam da 2027’ya kaldı.

Köşe Yazıları Haberleri