Ekonomide “başarı” gibi sıralanan rakamların vatandaşın hayatında bir izi yok. Müteahhitlerin, ihalecilerin, çifte maaşçıların ekonomisi ayrı, emekli Ali Rıza Bey amca ile asgari ücretli Kemal kardeşimizin ekonomisi ayrı. Dünya, Avrupa, OECD ölçeğindeki kıyaslamalarda, gerçekten vatandaşın huzurunu, geçimini ilgilendiren bütün göstergelerde Türkiye dip şampiyonu.
***
Ekranlara çıkıp bal börek bir memleket anlatıyorlar. Kişi başına gelirimiz şu kadar oldu, gelişmiş ülke oluyoruz, ihracatımız şu kadar arttı… Enflasyonla mücadelemiz çok başarılı. İstesek çok hızlı düşürürüz de vatandaşı düşündüğümüz için yavaş gidiyoruz… Emekliler de asgari ücretli de az dişini sıksın. Gabar petrolü, Karadeniz gazı geliyor.
Gelgelelim gerçeklerimiz bambaşka. Aşağıda aklıma gelen “şampiyonluklarımızı” sıralamaya çalıştım. Dahası vardır. Gelin bakalım.
- Hükümetimiz enflasyon konusunda şampiyondur. “Düşürdük” dedikleri yerde de şampiyondur. Venezuela %172, Güney Sudan 113, İran 48,6, Arjantin 31,5, Türkiye 30,65. Afrika’da bizi geçen tek ülke Güney Sudan!
- Hükümetimiz gıda enflasyonunda Türkiye’yi küresel şampiyon yapmıştır. Son bir yılda dünyada gıda fiyatları yüzde 2’den fazla düşerken Türkiye'de ocak ayı itibariyle yıllık gıda enflasyonu yüzde 31’69’dur. Altın madalyalıdır. Dünyada, 200 küsur ülkeden Türkiye’den daha yüksek gıda enflasyonu olan ülke sayısı 4’tür. Güney Sudan, Burundi filan…
- Konut Fiyat Endeksi’nde, Türkiye’yi OECD şampiyonu yapma başarısı hükümetimize aittir. 1558 endeks değerine en yakın ülke Macaristan’ın değeri 206’dır.
- Enerji enflasyonunda Türkiye yüzde 30’la OECD şampiyonudur.
- OECD içinde gün aşırı et, tavuk ya da balık tüketmeyen nüfus oranında Türkiye (yüzde 40’a yakın!) OECD şampiyonudur. (Prof. Dr. Hakan Kara)
- Sosyal yardım alan kişi sayısı 20 milyona yakındır. Sosyal yardım almadan geçinemeyenler toplam nüfusun neredeyse dörtte biridir. TOBB ETÜ’nün hesaplamasına göre Ağustos 2025 itibariyle Türkiye’nin sefalet endeks değeri 65,22’dir. Dünyanın en sefil ülkeleri sıralamasında Sudan, Arjantin, Suriye., Yemen ile birinci ligdedir. Bazı yıllar şampiyonluğu da vardır.
- Hükümetimizin faiz şampiyonluğu çok yönlüdür. Birincisi iç borçlanmada ana paradan daha fazla faiz ödemek gibi acayip bir şampiyonluğu vardır. İkincisi MB faizinde %37 ile gümüş madalyalıdır. Bu seviyede politika faizi olan Avrupa’da yok. Amerika kıtasında tek ülke (Venezuela) var. Afrika’da yok. Avustralya’da yok.
- Hükümetimizin Hazinesi, TL cinsi borçlanmada 10 yıl vadeli yüzde 30’la borçlanıyor. Bu kalemde de gümüş madalyalıdır. Dünyada bundan yüksek faiz veren tek ülke Zimbabve’dir. 2027’de, yani şunun şurasında 1 – 2 yıl sonra enflasyonu tek haneye indireceğini söyleyen hükümetimiz 10 yıl vadeli ancak yüzde 30 faizle borçlanabiliyor. Tek hane enflasyon iddiası ile bu yüksek faizi yan yana getirmeyi başaran başka ülke yoktur.
- 2018’de 900 milyar lira olan merkezi yönetim borç stokunu 6 – 7 yılda 13 trilyonun üzerine getirmek, böylece bütçeyi yutan faiz yükü yaratma becerisi de ödüllüktür.
- Ocak ayı bütçesi geldi mesela. Faize giden para %180 artışla 456 milyar lira. Her 100 liralık vergimizin 39 lirası Türkiye Hazine’sinden tahvil bono alan yerli yabancı yatırımcılara gitti. Eğitime her 100 liradan 19 lira giderken, sağlığa 12 lira giderken faize 39 lira ödemeyi başaran başka bir hükümet var mıdır, ben bilmiyorum.
- Kuru baskılayarak ve faizi yüksek tutarak aradaki faiz marjından yabancı akbabalara dolar bazında yüzde 20 – 30 kazandıran başka bir ülke bilinmiyor. Şimşek programı sayesinde carry trade’ciye döviz bazında bu faizle hükümetimiz şampiyondur. ([1])
- Ekonomi Yazarı İsmet Özkul’un hesaplamasına göre, 2025’te yabancılar faiz geliri, kar payı ve portföy kazancı olarak 27.7 milyar dolar transfer etti. İlk kez transfer miktarı, yabancıların getirdiği doğrudan yatırım ve sıcak para miktarının üstüne çıktı. İstisnai bir başarıdır.
- Hükümetimiz asgari ücretli çalışan sayısında şampiyondur. Asgari ücretli çalışan sayısı Avrupa’da yüzde 10’u geçen ülke yoktur Bizde bu oran yüzde 40’tır. Asgari ücrete komşu düzeyde ücret alanları katarsak yüzde 60’tır. Hükümetimiz Türkiye’yi “asgari ücret” ülkesi haline getirme konusunda da şampiyonudur.
- Hükümetimiz, açlık sınırı altında asgari ücret ödeyerek yine de gül gülistan bir ülke yarattığını söyleyebilme konusunda da şampiyondur. Hükümetimiz 4 milyon emeklisine açlık sınırın bile çok çok altında, 20 bin lira maaş verme şampiyonudur. 16 milyon emeklinin maaş ortalaması 23 bin liradır. Böyle bir rakam dişe dokunur hiçbir memlekette yoktur. Hükümetimiz şampiyondur. Eurostat verilerine göre aylık ortalama net kazançta, 953 Euro ile Türkiye, bin Euro altı kazanç olan tek Avrupa ülkesidir.
- OECD içinde en düşük kadın işgücü oranı (%34) Türkiye’dedir.
- OECD içinde en yüksek öğretim mezunu işsiz oranı (%9,1) Türkiye’dedir. Eğitimli genç işsizliğinin genel işsizlik oranını geçtiği tek ülke Türkiye’dir. Hükümetimiz, işsizlik literatürüne “ev genci” diye bir kavram hediye etme becerisini göstermiştir.
- “Geniş tanımlı işsizlik”te 11 milyondan fazla kişinin ya doğru dürüst işi yok ya da iş bulmadan ümidini kesmiş durumdadır. Böyle bir rakam Avrupa’da, OECD içinde yoktur. Hükümetimiz şampiyondur.
- En yüksek dolaylı vergide hükümetimiz şampiyondur. Türkiye’deki yüzde 65 – 70 oranı OECD’de, Avrupa’da yoktur.
- Enflasyon yüzde 30,6 iken, MB faizi yüzde 37 iken enflasyonun iki katı tüketici kredisi faizi olan başka bir ülke bilinmiyor.
- TOKİ 1,7 milyon “sosyal konut” üretmiş iken ev sahipliği oranını düşürmeyi başarmak azımsanacak bir başarı değildir
- Kamu kaynağını sorumlulukla yöneten hangi hükümet fahiş garantilerle memleket bütçesine 150 milyar dolarlık garanti hortumu bağlamıştır? Dünyanın hangi köprüsünden 46 dolara geçilmektedir?
- Hükümetimiz güzide memleketimizi 20 yıl içinde bütün uluslararası endekslerde dibe çekme şampiyonudur. Türkiye'yi “ekonomik özgürlük” endeksinde Gabon ile Gana’nın arasına bu kadar kısa zamanda yerleştirme başarısı da bir şampiyonluktur. Türkiye, 2025’te Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 17 basamak gerileyerek 182 ülke içinde 124’üncü sırada yer aldı. Hükümetimiz bu kadar dar zamanda bu kadar büyük bir “başarı” gösteren ender ülkelerden biridir. (Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün açıklaması: “2012’den bu yana, 50 ülkenin CPI puanı belirgin biçimde gerilemiştir. En sert düşüş yaşayan ülkeler arasında Türkiye (31), Macaristan (40) ve Nikaragua (14) yer almaktadır. Bu tablo, demokratik gerileme ve kurumsal kırılganlıkla birlikte güçlenen kayırmacı ağların, yolsuzlukla mücadele mekanizmalarını son on yılda kalıcı biçimde zayıflattığını göstermektedir. Düşüşler keskin, kalıcı ve tersine çevrilmesi zor. Zira yolsuzluk siyasal ve idari yapılara derinlemesine yerleşebilmekte.”)
- Dünyada hangi ülkede ihale kanunu 200 kere delinmiştir? Hükümetimiz bu başarıyı göstererek ihale tekeli kurmaya muvaffak olmuş, kamu ihalelerini AKP (arada MHP) iltisakı olmayan firmalara kapatmış, bu sayede kamudan ihale alan şirketler sıralamasında ilk 10’a 5 şirket sokma başarısı göstermiştir. Küresel ölçekte bir başarıdır.
- Türkiye, (çoğu, hacıyatmaz patronların maliyetten kaçınmaları sonucu cinayet kabilinde olan) iş kazalarında küresel şampiyondur. 2025’te 2015 işçi hayatını kaybetmiştir. Türkiye'deki ölümlü iş kazası oranı, Avrupa Birliği (AB) ortalamasının yaklaşık 10 katıdır.
- OECD verilerine göre Türkiye, haftalık ortalama 45,7 saat çalışma ile dünyada en uzun çalışma sürelerine sahip ikinci ülkedir. Listenin zirvesinde 47,6 saat ile Kolombiya bulunurken, Türkiye 45,7 saat ile ikinci sıradadır. OECD’nin 2022 yılına ait verilerine göre haftada 60 saatten fazla çalışanların oranı Türkiye’de yüzde 15’tir. Bu rakam OECD ortalamasının (yüzde 4,4) üç katından fazladır.
- Grev yasaklama şampiyonluğu, habere erişim engeli getirme şampiyonluğu, mafya türetme hızı, kadın cinayetleri, sosyal medya yasakları, umutsuz genç göçü, doktor göçü, yazılımcı göçü, yurtdışında gayrimenkul alımı, sermaye kaçışı gibi daha birçok alanda madalyalık durumlar var.
[1] İktisatçı Ömer Rıfat Gencal’ın hesabı: “TL 2025 yılında Dolara karşı %21.52 EUR'a karşı %37.68 ½ USD + ½ EUR’dan oluşan sepete karşı %29.78 Altına karşı %100.68 değer kaybetti. TL'den kazanılan faiz brüt %55 net %44.7 oldu. Böylece Dolara (Net faize göre) %19.07 faiz vermiş olduk.”
İbrahim Ekinci, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunudur. Basında çalışmaya, 1990 yılında başladı. Dünya Gazetesi, Yeni Yüzyıl, Star gazetelerinde ekonomi muhabirliği yaptı. Power Dergisi’nde genel yayın müdür yardımcılığı yaptı. 2000 yılında Milliyet Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Ekonomi Servisi’nde 5 yıl editörlük, şef yardımcılığı, 5 yıl süreyle de servis şefi yöneticiliği yaptı. 2010 yılında tekrar Dünya Gazetesi’ne dönerek 10 yıl süreyle yazıişleri müdürü ve genel yayın müdür yardımcısı olarak çalıştı. Halen Ekonomi Gazetesi ve Kısa Dalga’ya haber ve yazılar yazıyor.