Ankara Kafkas Ihlamuru’nu ve Sevgi Soysal Evi’ni koruyacak mı?

Sevgi Soysal’ın iz bıraktığı ev, Kafkas Ihlamuru’nun direnişi ile kentsel dönüşüme meydan okuyor. Bu meydan okumaya katılmaya çağrı, kent hakkımız, utanma duygumuz ve kentsel vicdanımızdır.

Cumhuriyet’in Başkenti Ankara’da bazı yapılar yalnızca taştan duvardan ibaret değildir. Eğitimden bürokrasiye kültürden sanata kadar uzanan bir şehrin kuruluşunun ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamlarının hatırlatma mekânlarıdır. Bu mekânlar yükü ağır bir yolcu gibidir. Yaşanmışlıkları geleceğe aktarmak için sırtladığı hafıza ile kentin sorumlu yapıları, mihenk taşlarıdır.

Tanıklıkları ile yapılar kadar anıtsallaşan ağaçlar da bu sırtlanma sürecinin doğal parçalarıdır. Bu ağaçlar sadece gölge vermez, mekânlar kadar sorumlu varlıklar olarak geleceğimizi inşa eder. Toprağa saldığı kök ile geleceğimize uzanan derin bir kökleşmenin temsilcileri olarak kente değer katar.

Ankara’nın biricik varlığı Kafkas Ihlamuru

Ankara’da Kavaklıdere’de bulunan Kafkas Ihlamuru Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 25.02.2005 tarihli kararı ile anıt ağaç olarak tescillenir. Böylece Ankara’da başka yerde görmeyeceğiniz Kafkas Ihlamuru uzun ömürlü yavaş büyüyen haliyle Ankara’ya derin kök salar. Geniş taç yapısıyla bulunduğu yeri kaplar gölgeleyerek zamana karşı bir duruş oluşturur. Kafkas ıhlamuru doğası gereği aceleye gelmez, kesintiye, yer değiştirmeye zorlamaya karşı hassastır. Tıpkı hafıza gibi… Ankara’nın biricik varlığı olan Kafkas Ihlamuru hepimizin göz bebeği, özenle bakılması gereken hafızası.

Bir ağacın 126 yıllık tanıklığının direnişi

Ankara’da 1900 yılında dikilen Kafkas Ihlamuru, 17 yaşında Ankara’da çıkan ve birçok mahallenin yanmasına neden olan yangına, 19 yaşında Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişine ve Kurtuluş Savaşı’na, 23 yaşında bir ülkenin geleceğini değiştiren Cumhuriyet’in ilanına, devrimlere tanıklık eder.

Bu yıl 125 yaşını bitirip 126 yaşına basacak Kafkas Ihlamuru 23 metre boyu 77 cm çapı, 16 metre tepe tacı ile şimdilerde belleği koruyup geleceğe taşıyan bir direnişinde başrol oyuncusu. Bu yüzden yaşına taşıdığı tanıklığına bakmadan onu yok etmek isteyen rantçıların hedefinde... Köklerinin kurutulmaya çalışıldığı ise şikâyet dilekçelerine konu ediliyor.

Bir bahçede ıhlamurun gölgesinde büyüyen edebiyat, Sevgi Soysal ve Kavaklıdere

Ankara’mızın biricik Kafkas Ihlamuru Çankaya Kavaklıdere Barbaros Mahallesi’nde Bilir Sokak’ta (Gökçek döneminde ismi değiştirildi Abay Kunanbay Caddesi oldu) 28 ve 30 numaralı evlerin bahçesinde yaş almaya devam ediyor.

1950’li yıllarda üç katlı olarak inşa edilen bu ikiz evler iki kardeşe ait. Kardeşlerden biri Veteriner Fakültesi hocalarından 2014 yılında vefat eden Prof. Dr. Mehmet Sandıkçıoğlu. Ankara’da kiralar pahalı olunca memleketteki mallarını satarak bir üzüm bağı satın alır. Bu bağ içerisinde kardeşi ile bu evleri yaptırdıklarını Orman Mühendisi Ahmet Demirtaş’a bizzat aktarmış. Şimdi kentsel dönüşümün yıkıcı etkisi ile karşı karşıya kalan bu ikiz evler ve Kafkas Ihlamuru edebiyat dünyasına iz bırakan Sevgi Soysal’ın izlerini de taşıyor. Sevgi Soysal’ın Kafkas Ihlamurunun gölgesinde ve tanıklığında “Yürümek” romanını yazdığı bu ev bugün onun kitaplarından esinlenen ismiyle “Tante Rosa” Kafe’ye ev sahipliği yapıyor.

Yürümek romanının izleri ile Tante Rosa’dan bugüne

İstanbul’da doğan ve Ankara ile birlikte büyüyen Sevgi Soysal kitapları Ankara’nın ritmini, dönemin sınıfsal konumlanışı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve politik süreçlerinin mekânla nasıl şekillendiğini izlerini taşır. İlkokula başladığı Mimar Kemal İlkokulu, Yüksel Caddesi ve Yenişehir’in ritmi onu şekillendirir. Ankara Kız Lisesi’ndeki dönemleri, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’ndeki üniversite yılları, anı biriktirdiği yerlerle bir başkent hikâyesine rastlamanız tesadüf değildir. Onun kitaplarında Ankara bir karakteridir aslında, mekânın gücünü hissedersiniz her satırında. Yenişehir’de, Kavaklıdere'de ikamet ederken yazdıkları ile o evlere bir sorumluluk yükler. Geçmişi geleceğe aktaracak ve tanık mekân olan bu yapılar dönemin hafızasının adım taşlarıdır.

Kentsel dönüşüm mü? Hafızanın tasfiyesi mi?

Şimdilerde bu evler kentsel dönüşüm ile birlikte yıkım tehditi altında. Kafkas Ihlamuru ise bu dönüşümün önündeki en büyük engellerden birisi. Tescilli Kafkas Ihlamuru’nun koruma çapı 119 metre ve evlere denk geliyor. Yapıların yıkılıp yeniden yapılması sürecinde ıhlamurun büyük zarar göreceği hatta kuruyacağı ortada. Çevre sakinleri bu yüzden kentsel dönüşüme neden olan Kafkas Ihlamuru’nun köklerine mazot döküldüğünü ve kurutulmak istendiğini şikâyet dilekçelerine konu edecek bir hassasiyetle bir bellek koruması yürütüyorlar. Yapının yıkılıp yeniden yapılması sürecinde Kafkas Ihlamuru’nun koruma çapı kurul tarafından yeniden ele alınacak notu ise endişe verici.

Kentsel utanma duygusu

Yapının varislerinin şimdilerde bu yapıyı satışa çıkardığına dair bilgi ortalarda dolaştığı gibi, evleri satın almak ve gelip gidip bakanların sayısı da her geçen gün artıyor. Bu kez kentsel dönüşüme kurban edilmek istenen, Sevgi Soysal’ın bir dönem yaşadığı ve Yürümek romanını yazdığı ev ile birlikte 126 yaşında Kafkas Ihlamuru’dur. Burası sadece bir ev değil edebiyatın, düşüncenin ve bir kuşağın yürüyüşünün mekânsal tanığı… 126 yıllık Ankara tanıklığının bahçesinde büyümüş köklenmiş birçok kültürlülük bahçesi...

Kafkas Ihlamuru biricik canını ortaya koymuş, bir edebiyat mekânını ayakta tutan son canlı varlıktır.

Sevgi Soysal’ın yazdığı ev yıkılırsa, Ankara bir yazarın izlerini değil yürümeyi bilen bir hafızayı kaybeder.126 yaşında Kafkas Ihlamuru kurutulursa Ankara sadece bir ağacını kaybetmez utanma duygusunu kaybeder.

Utanmak da bir direniştir.

Belediyelere ve Ankara’ya açık çağrı

Şimdi başta Çankaya Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, meslek örgütlerine derneklere Ankara’da nefes alan duyarlı herkese bu utançtan kurtulmanın sorumluluğu düşüyor.

Belediyeler satışa çıkan bu mekânları satın alıp kentin kamusal hafızasına kazandırarak, Sevgi Soysal adına bir kent tarihi mekânı yapsa, Ankara’nın biricik ağacı Kafkas Ihlamuru’nun gölgesinde festivaller, okuma günleri düzenlese hepimiz nefes alırız.

Bir kahve molası kadar yakın bir direniş

Sevgi Soysal’ın iz bıraktığı ev, Kafkas Ihlamuru’nun direnişi ile kentsel dönüşüme meydan okuyor. Bu meydan okumaya katılmaya çağrı, kent hakkımız, utanma duygumuz ve kentsel vicdanımızdır. Şimdi vakit bulduğunuz ilk anda, Sevgi Soysal Evi’ne ev sahipliği yapan ve kitaplarından esinlenen Tante Rosa Kafe’ye gidin Kafkas Ihlamuru’na bakan bir köşede oturun, kahvenizi yudumlarken bu direnişe tanıklık edin. Ankara, Kafkas Ihlamuru’nu ve Sevgi Soysal Evi’ni koruyacak mı?

Gündem Haberleri