İBRAHİM EKİNCİ
JCR açıklama yaptı. Fon vurgununa adı karışan bazı şirketler için kredi derecelendirmesinin mevzuata uygun yapıldığını savundu. Uzmanlar aynı görüşte değil. Portföy şirketleri yönünden konuyu tartışılabilir bulmakla birlikte örneğin Kontrolmatik, Astor Enerji, CW Enerji, Graintürk, Kiler Holding, Pasifik Holding yönünden konunun açık olduğu görüşündeler.
Bilindiği gibi Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale gündeme getirmiş, “Fon vurgununda konuştuğumuz çoğu şirketin ortak bir noktası var” diyerek, bu kuruluşların tamamının derecelendirmesini JCR Avrasya’nın yaptığına dikkat çekmişti. Peki bunların hepsine “yatırım yapılabilir” notu, hatta yüksek derecelendirme notları nasıl verilmişti? Riskler neden görülmemişti? Bu kurumların notları aşağıda.
Benim konuştuğum uzman bu şirketleri ikiye; bir kısmını “regülasyon temerrüdü”, bir kısmını ise “finansal temerrüt” olarak ikiye ayırdı. Regülasyon temerrüdünde sorunu yaratan sermaye piyasası mevzuatının kendisi… Benim anladığım fon vurgunu 4 konuda mevzuat gediklerinin yarattığı gri alanda geliştirilmiş görünüyor:
- Bir fonun her hangi bir hissede payı ile ilgili sınırlama yoktu. İsterse halka açık bütün hisseleri toplayabilirdi. Bunu yaptılar ve hisse fiyatlarını bin kata, iki bin kata sürüklediler. (Buna sınırlama daha yeni geldi.)
- Mevzuatta, diyelim bir hisse şu zaman aralığında şu kadar yüzde artış gösterirse artışın manipülatif olup olmadığına bir şikayete bağlı olmaksızın bakılır diyen açık kriterler yok. Eski SPK Başkanı, bin kat artışı “halkın teveccühü” olarak açıklayabiliyor. Oysaki şirketin gerçek durumundan bağımsız olağanüstü artışlarda bile denetim mekanizması otomatik olarak kontrole geçmeliydi.
- Fonlar arası danışıklı işlemleri sınırlayan mevzuat yoktu. Bir sığ hisse iki üç fon arasında çevrilerek fiyatı bin kata, beş bin kata çıkarılabiliyor. Mevzuat bunu önlemiyordu. Uzman dostumuz, “Bazı fonların bağlantıda olduğunu İMKB’nin bilmesi lazım. Şimdi biri alıp biri satıyor. ‘Koordineli alım satış yasaktır’ demesi lazım ama iş işten geçti. İlişkili kişi ve kurumlar arasında top çevriliyorsa bu sorun. Şimdi sorun oldu ama.. Kuralı yoktu” dedi.
- Fonlar kendi aralarında danışıklı işlem yaparken birbirlerine borçlanıyorlar. Borçlanmayı takip için fonların raiting alması gerekiyordu. Konuştuğum uzman, “Fonlara rating zorunluluğu getirilmesi lazım. Hala yok. Asıl oraya lazım. Bankalar da sermaye piyasası kurumlarıdır. Kurdukları fonlar halktan para topluyor. Derecelendirme kuruluşuna diyeceksin ki buna, SPK kurallarına uygun olup olmadığına, likidite riskine uygun olup olmadığına, kontrol edilme kabiliyetine göre not ver. SPK böyle bir kural koymuş ama 7’ye ayırmış, A,B,C gurubu… 40 risk varsa 2’sini ölçüyor. Bir anlamı yok. Kalmadığı da ortaya çıktı” dedi.
Uzman dostumuzun “regülasyon temerrüdü” ayrımı buna dayanıyor. “Bir kısmı SPK’nın fon düzenlemesiyle temerrüde düştüler. SPK, hisselerde yoğunlaşmalara sınırlama getirdi. Mevzuata uymak için hisse satışları başlayınca sistem tıkandı, temerrütler oluştu. Ama bir kısmı finansal temerrüt. Yani derecelendirme kuruluşlarının rahatlıkla tespit etmekten sorumlu oldukları bir durum. Finansal temerrüt veya regülasyon temerrüdü bu olaya özgü. SPK’nın çok geç kalmış fon düzenlemesi sonrası gerçekleştiği için onlara regülasyon (düzenleme) temerrüdü diyorum.
‘Finansal temerrüt’ dediğim kuruluşlardaki sorunu yüzde 100 rating şirketi görmeliydi. Derecelendirme finansal temerrüt riskine bakar. Bunu rating şirketinin sistemleri ölçmesi lazım. Ya sistemleri yanlıştır ya da kasıtlıdır. Bir rating kuruluşu iki görevinden biri rapor, ikisi izlemek. İzlemek de önemlidir. Denetçi eğer her ay 1 rapor yazarsa, izlemeye zaman kalır. Ama bir ayda 10 rapor istersen denetçi onu izleyemez. Bunların çoğu tahvil ihraç etmişler, ödeyemediler. Kim almışsa tahvilleri risk onların üzerinde kaldı. Dolayısıyla orada rating şirketi sorumlu. Yatırımcı o raporlara, notlara bakarak tahvil alıyor. Notlarda en düşük BBB… Diğerleri daha yüksek not. Tamamı yatırım yapılabilir notu. Notlar C’den başlıyor yukarı giderek üç A’ya (AAA) ulaşıyor. BBB- üstü olan bütün notlar yatırım yapılabilir. Altında olanlar spekülatiftir. Dikkat çeken yatırım yapılabilir notu verilen firmanın kısa süre sonra batması… Bu nasıl rapordur? Kontrolmatik’e BBB notu verilmiş. Bugün TMSF’de.”
Derecelendirmede durumu değerlendirilen şirketin mevzuat kısıtlarına uyup uymadığına bakıldığını ve sermaye ve diğer bilanço kriterlerinin, risklerinin mevzuat zemininde değerlendirildiğine dikkat çeken uzman, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Eğer kapatılmasalardı eski mevzuatla, finansal bilgilerine bugün bile girilse yine riskler fark edilemezdi. Sığ hisseler almış. Fiyatı şişirmiş, onu yatırımcıya satmış. Yatırımcının parasını almış. Bu bilançosunda nakit gözükür. Ama SPK şimdi diyor ki ‘koordineli artırmışsın hisse fiyatını ve halka satmışsın. Bu işlemleri iptal et.’ İptal edince elindeki nakit başkasına gidiyor. Temerrüt buradaki ödeyememeden ortaya çıkıyor. SPK regülasyon yapamasa devam edecek.
SPK zamanında kural koysaydı. ‘Sen koordineli şekilde fiyat artıramazsın yasaktır’ deseydi işte o zaman rating kuruluşu bunu tespit etmek, buna bakmak zorundaydı. Raiting kuruluşu olmayan yasağın üstünden derecelendirme yapamaz. Yoğunlaşma riskinde hangi kural geçerliyse ona göre bakıyor. Ama şimdi kural geldi yüzde 3’ten fazla yoğunlaşma yasak. Bugün derecelendirme gitse bunu kontrol etmek zorunda. En büyük sorun o. Regülasyon eksik. Engelleyici değil. M. Şimşek 1 yıl önce konuştu. Ama bir şey yapılmadı. Regülasyon geç kaldı. TERA’nın sahibi risk uyarılarına karşılık diyordu ki… “Ben hangi regülasyonu ihlal ediyorum?” Mevzuatın kendisi yol veriyor. Bugün yapamaz çünkü yoğunlaşma sınırı geldi. Ayrıca koordineli alış satışa sınır geldi.
Danışıklı fonlar var. Biri diyelim 5 liraya hisse aldı. Ertesi gün diğer fona 6’ya, o diğerine 7’ye satıyor. Hisse arada çevrilerek fiyatlandırılıyor. Ama bu kimseyi ilgilendirmiyor. Çünkü fon o zaman kapalı. 2023 sonuna kadar kapalı gelmiş. Kapalı bir fonun halka açılmasında SPK hata yapmış. İzin vermiş. İki üyesi izin vermeyince görevden alınmış. Halka açık hale gelince, danışıklı fonların arada çevirerek 6 bin liraya getirdiği fiyattan halka açılıyor. Yani 5 liradan başlayan hisse 6 bin liradan satılınca parasını alıp çıkmış. Derecelendirme gittiğine kasasında o 6 bin liralık satışın kazancını görüyor. Hisselerden de çıkmış oluyor zaten. Tera 5’ten aldığı hisseyi 6 binde halka açıp sattı, kar yazdı, özkaynakları 10’a 20‘ye 100’e katlanıyor. Denetimci şöyle bakıyor. X hisse senedini almış, 6 bin liradan değerlemiş, borsaya bakıyor, aynı fiyat… Sorun görmüyor. Pahalı görsen bile yapacağın bir şey yok. SPK ve İMKB’nin uyanması lazım. İnsider trading tarafı başka. Mevzuat açık suç sayıyor. Fon, kendi danışıklı işlerini birilerine açıyor. Onların giriş çıkışları insider.”