Emekliden alıp kime veriyorsunuz?

Soru emekli maaşlarıyla ilgili. 2002’de en düşük SSK emekli aylığı asgari ücretin yüzde 139,4’ü düzeyinde. 24 yıl sonra yüzde 73,6’sı düzeyinde. Yaklaşık 70 puan kayıp! Bu neden yapıldı?

Soru emekli maaşlarıyla ilgili. Grafiği görüyorsunuz. 2002’de en düşük SSK emekli aylığı asgari ücretin yüzde 139,4’ü düzeyinde.

24 yıl sonra yüzde 73,6’sı düzeyinde. Yaklaşık 70 puan kayıp!

Onu diyorum…

Bu neden yapıldı?

2002’deki oranlar korunsaydı, bugün en düşük emekli aylığı 39 bin 305 TL olacaktı.

Yanlış anlaşılmasın, asgari ücretin matah bir rakam olduğunu varsaymıyorum. O zaten makul bir seviyeye getirilmiş olsaydı ve 2002’deki oran korunsaydı en düşük emekli aylığı da kuşkusuz daha yukarıda olacaktı. Sadece aynı oranlar korunmuş olsaydı ne olurdu sorusuna cevap arıyoruz.

2002’de en düşük SSK emekli aylığı kişi başına milli gelirin (457 TL) yüzde 56’sı kadardı.

Bugüne getirsek (Prof. Dr. Aziz Çelik, 2026 OVP milli gelir tahmini üzerinden hesaplamış) 42 bin TL ediyor.

Aynı şey… Eğer emekliye refah payı filan da eklenseydi belki 45 -50 bin lira seviyelerine gelecekti.

Emeklilerimizin refah içinde olduklarını düşünmüş olmalılar ki refah payı eklemeye gerek görmedikleri gibi, her yıl tepelerine biraz daha vurarak asgari ücretin altına çektiler.

Nedir bu? Anısı sonsuz olsun Sırrı Süreyya Önder’in lafına istinaden soruyorum; bu emekliler size ne etti?

2002 – 2026 arasında en düşük emekli aylığı 78 kat artarken, AKP hesabına bakarsak kişi başına milli gelir 164 kat artmış!

Ne istiyorsunuz bu emeklilerden?

42 bin lira olması gereken en düşük SSK emekli aylığı neden 20 bin lira!

Yarısı nerede? Nereye gitti ya da gidiyor?

Emekliden alıp kime veriyorsunuz?

Daha önce 2025 yılı rakamları üzerinden yazdım, 22 yılda, maaş ve ücret dengelerini altüst ettiler. 2026 son rakamlarla revize edilmiş tablosu sayfada. 2002’de (65,8 lira olan -komik tabi- En Düşük Bağ Kur Tarım Emekli Aylığı dışında) en düşük SSK, en düşük Emekli Sandığı, en düşük Bağ Kur Esnaf ve ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranında dramatik düşüşler olmuş. Bunu nasıl açıklayalım?

Öyle bir sistem kurdular ki… Her dönem hem “enflasyon kadar” zam yapılıyor ama her dönem maaşlar, aylıklar eriyor!

Peki ortalama emekli aylığı ne kadar? 23.551 lira. Bu ortalama, “en düşük aylık”tan 3.551 lira yüksek. Ya da yüzde 18 daha yüksek. 2019 başında yüzde 109 daha yüksekti. Daha geçen yıl yüzde 24 daha yüksekti.

Derdiniz ne emekli ile?

20 bin TL… 4 milyondan fazla emeklinin aylığı bu.

Açlık sınırı denen rakamın (31 bin lira) 3’te 2’si…

65 yaş aylığı (6.393 TL) açlık sınırının 5’te 1’i

Yetim aylığı 6’da 1’i

Dul aylığı açlık sınırının yarısı…

Bunların da sayısı 4 milyon civarında. En düşük emekli aylığı alacak 4.6 milyon kişi ile toplarsak 8 milyon 600 bin kişi… 1.500 liraya et satılan ülkemizde bu paralarla ay çıkaracaklar!

Sadece 1 yılda, 2025’ten 2026’ya en düşük emekli sandığı aylığının asgari ücrete oranı yüzde 74,8’den yüzde 72,4’e geriledi. Ortalama Emekli Sandığı aylığının asgari ücrete oranı 1 yıl içinde yüzde 93’ten yüzde 89,2’ye geriledi.

Sistemi “siyaset” bozdu

Görünen şu: İşin içine “siyaset” soktular. Konjonktürde kime biraz daha fazla vermek işlerine geliyorsa, kime az vermek ihmale edilebilirse öyle yaptılar. Katsayı, gösterge, prim gün filan boş… Oy hesapları çalıştı. Seçim arifelerinde ellerini biraz bol tuttular. Seçimler geçince işlerine baktılar. Bütün sistemin ayarı kaçtı. Ya da daha doğru bir ifade ile ayarı iyice bozuldu. Hemen her maaş grubunda farklı açılardan kötüleşmeler izleniyor. Mesela en yüksek memur maaşı, ortalama memur maaşı da asgari ücrete oranda düşüş göstermiş. En düşük memur maaşının asgari ücrete oranı aşağı yukarı aynı yerde. Ama en yüksek memur maaşı 2002’de, asgari ücretin 16,7 katıydı. Yüzde olarak yüzde 1.667’siydi. 2026 itibariyle bu oranı yüzde 699’a çekilmiş durumda. Bir yandan en dip’i baskılıyorlar, bir yandan görece yüksekleri dip maaş seviyesine itiyorlar. Sonuç? Sonuç şu: Yoksulluk sınırı üstünde maaş alan tek bir kesim var: “En yüksek memur maaşlı” olanlar. Sayıları ne ola ki? 30 – 40 bilemedin 50 bin kişi…

En düşük emekli aylığını bin 62 lira artırarak 20 bin liraya çektiklerinde, 69 milyar lira “yük” yarattığından dem vuranlar ve bunu çok büyük “fedakarlık” gibi anlatanlar, her yıl garantici müteahhitlere 250 milyardan fazla ödeme yapıyorlar. Faiz olarak trilyonlar ödüyorlar. 120 bin makam aracında 200 milyara yakın kaynak yakıyorlar. Banyolu, dinlenme odalı, devasa şatafat makamları tefriş ediyorlar. Hiçbir yere konvoysuz gitmiyorlar.

İnanılmaz demeyeceğim. Bunlar böyle.

Emeklinin kaybı nereye gidiyor sorusunun cevabı burada.

Elbette birilerinden alınıyorsa birilerine de veriliyordur. Birilerinden alınanlar başka birilerinin cebindedir. Birilerine saray yavrusu evler, konaklar, model arabalar, banka hesapları, türedi şirketler, zincirler, bal kaymak ihaleler, kahyalık çiftlikler, kupon araziler olmuş olmalı. Bir çeşit ganimet ekonomisi yarattılar. Vatandaş, aylık alan, maaş alan; yandaşlar arasında üleştirilmesini hak bilinen kamu kaynağına ortak olmaya çalışan yabancılar gibi düşüyor. Sistem, itaat, sadakat ödemelerinde eli açık.

Gündem Haberleri