Küçük yatırımcı yine “doğrandı” mı?

Borsada sert düşüş var... Borsada neler oluyor? “Borsaya hücum” devrinin sonuna mı geldik? Nasıl bir hücum? Yatırımcı sayısı 3 milyondan 8,5 milyona çıkmıştı. Endeks 4.400 seviyesinden 8.500’e çıktı. Şimdi geri çekiliyor....Küçük yatırımcının başına iş mi getiriliyor?

İBRAHİM EKİNCİ


Borsada sert düşüş var. Acaba küçük yatırımcı (borsacıların tabiriyle) yine “doğrandı” mı? Piyasa uzmanı İris Cibre’nin paylaştığı verilere göre 8 seansta 673 bin kişi ya batmış ya da hesap kapayıp çıkmış. İddialar ciddi. Yabancıya cazip fiyatlar oluşsun diye düşürülüyor iddiası en korkuncu. Birkaç gündür ortada dolaşıyor ama yetkili kurum çıkıp açıklama yapmıyor… Yabancı gelsin diye kendi yurttaşlarımızı zarara sokmuş olabilir miyiz?

****

Borsada neler oluyor? “Borsaya hücum” devrinin sonuna mı geldik? Nasıl bir hücum? Yatırımcı sayısı 3 milyondan 8,5 milyona çıkmıştı. Endeks 4.400 seviyesinden 8.500’e çıktı. Şimdi geri çekiliyor. Son üç aylık kayıp % 15’in üzerinde. İbrahim Ethem Afacan’ın hesaplamasına göre BIST100:
- 2023 Ocak-2023 Haziran döneminde dolar bazlı %28 düşmüştü.
- 2023 Haziran dolar bazlı dipten, 2023 Eylül'e kadar %43 prim geldi.
- 2023 Eylül'de gördüğü zirveden bugüne ise dolar bazlı %21'i aşan gerileme oldu.
“Bu nasıl bir piyasadır” dedirten tabloda son durum yine derin düşüş!
Peki neler oluyor? İris Cibre’nin söylediği şu: “8 seansta 673 bin kişi ya batmış ya da hesap kapayıp çıkmış.”

Küçük yatırımcının başına iş mi getiriliyor?
Ekonomi Gazetesi Yazarı Alaattin Aktaş, önemli bir iddiaya yer vermiş yazısında: “Bir dizi etken söz konusu. Faiz belirgin bir şekilde artırılınca bazı tasarruf sahipleri borsadan mevduata geçti. (…) Ancak küçük tasarruf sahipleri sayıca çok olmalarına rağmen borsayı böylesine oynatacak büyüklükte portföye sahip değil. Kim bilir belki de filler tepişiyor ve çimler eziliyor, böyle bir durum da var. Ancak son dönemde giderek daha çok taraftar bulan bir iddiayı da göz ardı etmemek gerek. Acaba yabancı yatırımcının Türkiye’ye yönelmesini ve döviz getirmesini sağlamak amacıyla borsada fiyatlar alım için cazip hale getirilmeye mi çalışılıyor? Peki böyle bir amaç varsa bile bunu kim yapacak? Yapsa yapsa Varlık Fonu yapabilir; iddia bu yönde... Ama dediğim gibi bu bir iddia ve ne yazık ki doğrulama şansına sahip değiliz.”


Aslında hemen bir açıklama gerekirdi ama ne yazık ki şu ana kadar bir yalanlama da gelmedi. Soru belli: Yabancıya giriş cazibesi yaratmak için küçük yatırımcı, belki yüzbinlerce küçük yatırımcı, kendi yurttaşlarımız zarar mı ettiriliyor?
Aktaş, daha önce uluslararası bir fonda trader olarak görev yapmış bir ismin söylediklerini aktarmış: “Sıcak paranın gelmesi için ya dövizin yukarı gitmesi ya borsanın aşağı gelmesi lazım. Hükümet seçim öncesi dövizin yukarı gitmesini istemez, bu yüzden borsanın düşmesi lazım. Gerek faiz artışları gerek TL depo ihaleleri bu amaca hizmet ediyor. Daha da olmazsa Varlık Fonu satış yapıp fiyat düşürür.”

Böyle mi? Değilse neden bir açıklama yapmıyorsunuz?

Neler oluyor? Faiz cazibesini gözardı etmiyorum ama ekonomi yönetiminin piyasa dostu bir ekibe teslim edilmesi ve yabancı girişinin bu düşüşü sınırlaması gerekmez miydi? Neler olup bittiğini tam bilmiyoruz. AKP’ci birine, (Hakkında çok ciddi iddialar olan ve görevden alınan eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun kardeşi eski AKP’li vekil Zehra Taşkesenlioğlu’nun yakın dostu Nihat Özçelik’e) operasyon yapılıyor şu sıralar. O’nun ve onların parmağı nereye kadar?
Genel durumu borsa uzmanı İris Cibre’ye sordum. Söyledikleri şöyle:
“Düşüşü tek nedene bağlamıyorum. Nedenlerden ilki, ekimde başladı; mevduat faizlerinin artışı, özel sektör tahvili ve eurobond tahvillerinde o dönemdeki çekici faizler, büyük yatırımcıların piyasadan çekilmesine neden oldu. Ekimde borsadan 370 milyar TL para çıktı. Kasımda az bir kısmı, yabancı geliyor düşüncesiyle geri dönse de piyasayı kaldırmaya yeterli olamadı.
Nedenlerden diğeri; 2 ay önce başlayan borsada bir kısım manipülatöre operasyon yapılacağı dedikodusu ile başladı. Bahse konu kişiler borsada hatırı sayılır hacim yapan kişiler olduğu için birçok “yancı” tabir ettiğimiz, bu kişileri takip eden, tahtacının panik olup mal satmaya başlaması söz oldu. Hatta, bazıları yasak yiyince, finansman sorunu da ortaya çıktı. Böylece yan tahtalar da satış yemeye başladı.
Borsaya bir miktar yabancı yatırımcı girdi fakat tüm bu satışları karşılayacak boyutta değildi. Görece yüklü girdiklerini düşündüğümüz haftalarda, bankalara girdiler, bankalar piyasadaki gevşemeye rağmen dayanıklı kaldılar. Bu hafta orada da bir satış gözlemliyoruz. En büyük nedeni, yabancılar tatil ve panik bankalara da sıçrayınca tahtalara gelen alıcı güçlü değil. Küçük yatırımcı son 3 ayda yine bizim tabirle “doğrandı.”
Varlık Fonu’na gelince; TVF’nin alım satım yaptığını tahmin ettiğimiz Ziraat fonlarında paylarda ciddi bir gerileme var. Dolayısıyla ilk bakışta TVF satıyor bu yüzden geriliyor demek çok kolay. Fakat, takaslara baktığımda TVF satışından emin olamadım. Ziraat’in bu fonlarda satışı var fakat Ziraat Portföy’e ait ürünler olduğu için, burada piyasa yapıcı rolünde olabilir, çünkü, karşılığı diğer kamu bankaları alıcı. Bu yüzden kesin TVF satıyor ve bilinçli piyasayı düşürüyor demek benim için zor. Fakat, içerisinde tabii ki bir mantık var. Yabancı yatırımcının piyasaya girmesini isteyen yönetim, bunu kolaylaştırmak için böyle bir şey yapmaz hiçbirimiz diyemeyiz, ne yazık ki. Fakat, bu öyle bir şey ki; eğer TVF piyasayı bilinçli aşağı sürmek için BES fonlarını kullanıyorsa, yabancılar daha fazla para kazansın diye vatandaşına ciddi zarar veriyor demektir. Bunu düşünmek bile istemiyorum. BES’lerden tutun, borsadaki 1 senede gelen küçük portföylü 5 milyon yatırımcı adayına, tüm profesyonel sisteme ihanet ediliyor anlamı taşımaz mıydı? Düşünmek bile istemiyorum…”
Ben de. Düşünmek bile istemiyorum. Gelgelelim AKP’cilerin dadandığı hiçbir kurumun doğru işlemesi imkansıza yakındır. Bunu 22 yılda deneyimledik. Mesela… ODA tv’nin haberine göre yatırımcılar arasında devletin yüksek bürokratları da var. Bunlara “tahtacı bürokrat” deniliyormuş. Şimdi bunlardan bazılarının insider yapıp yapmadığı akla gelecek. Benim de geldi. Cevabı kim verecek? Bu bürokratlar önceden - içerden bilgi almış olabilirler mi? Güvenle “yok canım, olabilemez” diyen var mı aranızda?
Piyasa uzmanı Doç. Dr. Hakkı Öztürk, 100 günlük ortalamanın (7.500) altına gelen endeksin 7.200’lerde tutunamaması halinde 200 günlük hareketli ortalamalara çekilebileceği görüşünde. Durumu şöyle değerlendirdi:
“Yurtdışı kapalı, tatil var. Ocağın ilk haftası da bir şey olmaz, sonrasında yabancı işleme başlar. 2024’te borsa baskıda kalabilir. Faiz oranları % 50’lerde. Bu yatırımınızı 2 yılda geri alabiliyorsunuz demek. Ama borsada fiyat – kazanç oranı 6’da. Yani şirketler tüm karını temettü olarak dağıtırsa yatırımınızı 6 yılda ancak çıkartıyorsunuz. (BIST fiyat/kazanç 6 ise kazanç getirisi 1/6 =%16.6 olur. Bununla mevduat faizi arasındaki fark %16 -%50 = -%34 son 20-25 yılın en düşük seviyesinde. Bu da 2024 yılında borsa üzerindeki baskının artmasını tetikliyor, özellikle yerli yatırımcıların yükselen faizler nedeniyle risksiz olan mevduatta kalma olasılığını yükseltiyor. Bundan sonra yabancının tavrı belirleyici olacak. Seçimden sonra gelirse bu borsayı destekleyebilir. Yerli taraftan kaynak girişi beklemiyorum. Şirketlerin borçlanma maliyetleri, öz sermaye maliyetleri yükseliyor. Diğer değişkenler sabit kaldığı takdirde şirket değerlerinin düşmesi beklenir, onu yaşıyoruz. Yerli satıyor, yabancı alıyor ama yetmiyor. Böyle geri çekimeler alım fırsatı da olabilir. Riskleri görece düşük karlı şirketlere yatırım için fırsat da olabilir.
Varlık Fonu iddiası için doğrudur veya yanlıştır diyemem çünkü ispat edemem ama yabancı yatırımcıların az da olsa ilgisi olduğu kesin. Zaten son 6 haftada 1.4 milyar dolar nette alım yaptılar. Ancak bu hafta noel nedeniyle piyasaların kapalı olması, likiditenin kuruması, hisselerde derinliğin kaybolması gibi nedenler de var.”

“Düşüşlerin spekülatif tarafı da olabilir”

Piyasa uzmanı Fatih Tonguç’un görüşleri şöyle:
“Borsada düşüş ve çıkışlar normal olmakla birlikte; seçim dönemi risk algısı, faizlerin oldukça cazip bir risksiz gelir imkânı sunması gibi faktörler de söz konusu. Ayrıca ABD borsasına yatırım imkânı ve kripto tarafında başlayan boğa koşusu da bir miktar yatırımcının o tarafa geçmeye başlamasına neden oldu. Öncelikle SPK'nın Gübre Fabrikaları hissesinde bedelsiz başvurusunu reddetmesi düşüşü tetikledi. Ancak burada yüksek kredi faizlerine ve sıkı para politikasına ilaveten, halen PPK metinlerinde faizlerle ilgili bir tur daha artış sinyali vermesi, kredili ve kaldıraçlı oyuncuları zora soktu. Ayrıca borsa kulislerinde çeşitli spekülasyon yapan isimlere operasyon yapıldığı haberleri ve çeşitli grupların arasındaki karşıt vadeli ve spot tarafta yapılan manipülatif hareketler de bu dönemde küçük yatırımcıyı da tetikleyerek satışların hacimsiz bir şekilde derinleşmesine neden oluyor.
Halka arzlarda bir dönem gelir kapısı olarak görülürken, şu an gong çalmasıyla düşüşler görüyoruz. Eğer burada bireysele eşit dağıtım kuralından rahatsız olan kesim, piyasaya mesaj vermek istiyorsa, spekülatif bir tarafı da olabilir düşüşlerin.”

“Ağlamayın, yasal hakkınızı arayın”

BIST’teki ciddi düşüşün “olağan olmadığını” belirten Dr. İbrahim Can, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “SPK tarafından daha önce çok sayıda idari para cezası ve işlem yasağı uygulanan bir piyasa dolandırıcısı (manipülatör) ve suç örgütünün tutuklanması somut bir bulgu olarak görülebilir. Bu suç örgütlerinin tek bir vaka ile sınırlı olmadığı da bir gerçektir” dedi.


Can küçük yatırımcıyı da uyardı:
“Son birkaç halka arz projesinde Borsa İstanbul'da ilk işlem gününde düşüşle başlayan şirketler var. Bunlar arasında 15 günlük fiyat istikrar garantisi veren de var. Bu insanlara Telegram vs üzerinden panikle satışa sürükleyenler var. Bunlar içinden de ucuza mal toplayanlar var. SPK, bu 15 günlük sürenin sonunda fiyat istikrarı garantisi için yatırımcının zararını tazmin edecek mi? Yoksa yatırımcılar SPK şikayetleri sonrasında dava açmak zorunda kalacak mı? Bu olursa zincirleme reaksiyon olur ve bütün borsa bundan olumsuz etkilenir. Siz sevgili yatırımcılar; "Küçük yatırımcı" diyerek kendi kendinizi küçük düşürmekten vazgeçerseniz ve yasal haklarınıza sahip çıkarsanız piyasa düzelir! Ancak, siz buraya ağlama duvarına çevirirseniz kimse sizden çaldığı şekeri geri vermez.”


Köşe Yazıları Haberleri