LGS'de fırsat eşitsizliği: Aynı sınav, farklı koşullar

HASAN AYDIN l Eğitimde fırsat eşitliği güçlendirilerek okulların eğitim kalitesi arasındaki farklar azaltılmalıdır. Öğretmen kalitesi artırılırken, öğretmen açığı olan okullara öğretmen atamaları yapılmalıdır. Sınav sorularının zorluk düzeyi dengeli dağıtılmalı, sorular tarafsız anlayışla hazırlanmalıdır.

HASAN AYDIN

Eşit koşullarda eğitim görmeyen, 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin katılacağı LGS (Liselere Geçiş Sistemi) kapsamındaki merkezi sınav, 13 Haziran Cumartesi günü yurt içi ve dışındaki sınav merkezlerinde gerçekleşecek. 8. sınıf öğretim programlarında yer alan kazanımların esas alındığı bu sınavın uygulanış biçimi ve öğrencilerin hazırlanma koşulları, her yıl olduğu gibi bu yıl da fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden gündeme taşımaktadır.

İki oturum halinde gerçekleşecek bu sınavın 09.30'da başlayacak ilk oturumunda; Türkçe, inkılâp tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek. 45 dakikalık bir aradan sonra, 11.30'da başlayacak olan ikinci oturumda ise matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre tanınacak.

Çocukluk döneminde olan öğrencileri, sosyal yaşamdan ve aileden izole ederek, sınav odaklı bir yaşantı içinde stres, kaygı ve korkuya sürükleyen LGS sınavında "okuduğunu anlama, yorumlama, problem çözme, sonuç çıkarma, analiz yapma ve eleştirel düşünme becerilerini" ölçecek nitelikteki soruların ağırlıklı olacağı MEB yetkililerince ifade ediliyor.

13 Haziran'da sınava girecek ve sayıları 1 milyonun üzerinde olan öğrencilerin anne ve babalarının oluşturduğu 2 milyonluk büyük bir veli kitlesi de bu sınav sürecinden etkilenmiştir. Çevresine hissettirmese de bazı veliler çocukları ile birlikte strese girip kaygı duydu. Sırf çocuğu olumsuz etkilenmesin diye eş, dost, komşu ziyaretleri veya misafir kabul etme gibi sosyal ilişkilerini sınırlamak zorunda kaldı.

İyi bir liseye, ileride başarılı bir kariyer yapmaya giden yolun ilk adımı olarak LGS sınavını gören velilerin bir kısmı, bu düşüncelerini her fırsatta çeşitli söylemlerle çocuklarına empoze etmeye çalıştılar. Bu baskılayıcı tutum, ne yazık ki çocukların psikolojisinin bozulmasına yol açtı.

LGS, tüm öğrencilere aynı soruların sorulduğu merkezi eşit bir sınav gibi görünse de, öğrencilerin sınava hazırlanırken sahip oldukları imkânlar açısından farklılıklar söz konusudur. Büyük şehirlerde veya merkezi yerleşim alanlarında yaşayan, özel ders alıp özel kurs merkezlerine devam eden öğrencilerle, ekonomik zorluklar içinde yaşayan ve eğitim kaynaklarına sınırlı seviyede ulaşabilen öğrenciler, aynı yarışın içinde yer almaktadır.

Bu gerçek, sınavın sonucunu yalnızca öğrencinin bilgi düzeyinin değil, aynı zamanda sahip olduğu eğitim olanaklarının da belirlediği yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir. Özellikle son yıllarda, eğitimdeki bölgesel farklılıklar, sınıfların kalabalıklığı, öğretmen eksiklikleri, sınavla ilgili yardımcı yayınlara ulaşamama ve ekonomik koşulların olumsuzluğu daha da görünür hâle gelmiştir.

Yetkililer, sınava giren öğrenci sayısının çok fazla olması ve ortaöğretim okullarının eğitim kalitesi bakımından farklılaşması gibi nedenlere bağlı olarak merkezi sınavın gerekliliğini ifade etmektedirler. Çoktan seçmeli teste dayalı merkezi sınavların eğitimde niteliksel gelişmeyi engellediği açıktır.

Ortaöğretim kurumlarının nitelik bakımından sınıflandırılması ve nitelikli olarak ilan edilen okullara çok az sayıda öğrenci kontenjanının ayrılması tartışmalı bir durumdur. Öğretim kademeleri arasındaki geçişlerde, merkezi sınavların değil, bilgiye ulaşma ve bu bilgiyi yaşamda kullanma felsefesinin temel alınması önemlidir.

LGS başarı puanı ile Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi, Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri'nin Anadolu teknik programları tercih edilebilmektedir.

Sınavda yüksek puan alan ve bu okullara girmek için tercih yapan öğrencilerin ancak yüzde 10'u bu okullara yerleştirilmektedir. Geriye kalan öğrencilerin yüzde 90'ı ise adrese dayalı kayıt sistemi ile evlerine yakın tercih ettikleri bir okula yerleştirilmektedir.

MEB, ortaöğretim sistemini İmam Hatip Liseleri ve Meslek Liseleri şeklinde biçimlendirmeye çalışmaktadır. Meslek liseleri, ara eleman temini ve ucuz iş gücü merkezi olarak, İmam Hatip liseleri de siyasal ve ideolojik hedefler doğrultusunda öne çıkarılmak istenmektedir.

MEB'in, öğrencilerin ilgi, yetenek, ihtiyaç ve tercihlerini dikkate almadan, sınavla öğrenci alan okul kontenjanlarını oluşturması da tartışılır bir durumdur.

Dünyada ortaöğretime geçiş sınavları

Dünyada ortaöğretim kurumlarına yerleştirme süreçlerinde, genel olarak merkezi sınav sonuçları ölçüt olarak kullanılsa da bu konuda bazı ülkelerde farklı uygulamalar vardır. Çin, Singapur, Güney Kore, Hollanda ve ABD'nin bazı eyaletlerinde merkezi sınav yapılırken, İsviçre, Japonya, Danimarka gibi ülkelerde her okul kendi giriş sınavını yapmaktadır. Almanya, Fransa ve Finlandiya'da ise okul notlarının yanı sıra öğretmen görüşleri de dikkate alınmaktadır.

İngiltere'de öğrencilerin çoğunluğu merkezi sınav olmaksızın velilere sunulan tercih rehberi ile adreslerine en yakın okula yerleştirilmektedir.

Öte yandan uluslararası başarı araştırmalarında (PISA) en yüksek performansı gösteren ülkeler arasında hem merkezi sınav uygulayan (Singapur) hem de uygulamayan ülkeler (Finlandiya) bulunmaktadır. Bu nedenle konunun uzmanı eğitimciler, başarıyı belirleyen temel unsurun yalnızca merkezi sınavlar değil; öğretmen niteliği, müfredatın kalitesi, eğitime yapılan yatırımlar ve ailenin ekonomik durumu gibi faktörlerin de etkili olduğunu vurgulamaktadırlar.

Türkiye’de ortaöğretime geçiş sınavlarının tarihçesi

Sınav odaklı eğitimden, yaşam odaklı eğitime yıllardır geçemeyen ülkemizde, ortaöğretim kurumlarına öğrenci yerleştirmek için her seferinde biçimsel farklılık gösteren, fakat çoktan seçmeli test yöntemini uygulayan 5 ayrı sınav modeli uygulanmıştır. Ortaöğretime geçişle öğrencilerin sınavla seçilmesine dayalı uygulamalar, 1955'te Maarif Kolejleri'ne giriş sınavlarıyla başlamış, 1975'te sınavla öğrenci alan okulların Anadolu liselerine dönüştürülmesiyle de devam etmiştir.

1997 yılına kadar Anadolu liseleri, öğrencilerini 5. sınıftan sonra merkezi olarak yapılan Anadolu Liseleri Sınavı ile almıştır. Anadolu lisesine yerleştirilen öğrenciler, 1 yıllık yabancı dil eğitiminin ardından ortaokul ve lise eğitimini birlikte görmüşlerdir. 1985 yılında Anadolu İmam Hatip liseleri de 5. sınıf öğrencilerini sınavla almıştır. 1990'da Anadolu Öğretmen liseleri, 2003'te de Sosyal Bilimler liseleri açılmıştır.

1997-1998 eğitim öğretim yılında kesintisiz eğitim 8 yıla çıkarılınca liselere girişte ilk geniş katılımlı merkezi sınav sistemi 1998 yılında başlamıştır.

  • 1998-2003 yılları arasında LGS (Liselere Geçiş Sistemi): 2000 yılından itibaren Fen liseleri, Anadolu Öğretmen liseleri ve Anadolu İmam Hatip liseleri de merkezi olarak yapılan LGS kapsamına alınmıştır. Bu sınav 8. sınıftan mezun olacak öğrencilere uygulanmıştır.

• 2004-2006 yılları arasında OKS (Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı): Bu sınava giren öğrenciler 6, 7 ve 8. sınıf konularından sorumlu tutulmuşlardır.

• 2007-2013 yılları arasında SBS (Seviye Belirleme Sınavı): 6, 7 ve 8. sınıflara yönelik uygulandı. Bu sistemde, yerleştirme puanına davranış notu da eklendi. Danıştay, puan eklenmesi uygulamasını 2010 yılında kaldırdı.

  • 2014-2017 yılları arasında TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş): Bu sınavla 8. sınıf öğrencilerinin tümünün bu sınava girmesi zorunlu hâle getirildi. TEOG sınavları, her iki eğitim döneminde birer defa asıl olarak, birer defa da mazeret sınavı olarak uygulandı.

• 2018-2026 yılları arası tekrar LGS (Liselere Giriş Sistemi): Bu sınav hâlen uygulanmaktadır. Yeni LGS ile tüm öğrencilerin sınava girme zorunluluğu kaldırıldı.

Ortaöğretime geçiş sisteminin aralıklarla, özellikle aynı iktidar döneminde değiştirilmesi, sınav sorularının içeriği ve zorluk derecesinin bazı yıllarda farklılık göstermesi hem öğrencilerin hem de velilerin tepkisine neden olmuştur.

2014'te dershanelerin kapatılması ve devlet okullarında DYK'nın (Destekleme ve Yetiştirme Kursları) açılması öğrencilerin başarısına ciddi bir katkı sağlayamamıştır. Bu kurslara katıldığı ifade edilen bazı öğrencilerin sayıları ve varlığı sadece kâğıt üzerinde kalmıştır.

Eğitim uzmanları ve rehber öğretmenler, sınavın başarılı geçmesi için özellikle yeterli ve kaliteli uyku alınmasını, stresten uzak durulmasını, sınav öncesinde dengeli ve sağlıklı bir kahvaltı yapılmasını tavsiye ediyorlar.

Sınav günü, sınav merkezleri önünde, heyecan ve korku ile karışık bir duygu içindeki öğrencilerin ve velilerin bilindik görüntülerine şahit olunacak. Yine kimi öğrenci sınava geç kalırken, kimisi de kimliğini evde unutacak.

Sınavla birlikte öğrencilerin bireysel yetenek ve sosyal etkinliklerinin, okul ders başarılarının, öğretmen ve veli gözlem ve tavsiyelerinin dikkate alındığı bir sistem üzerinde çalışılmalıdır.

Adaletli bir LGS için öneriler

Merkezi LGS sınavlarının daha adaletli gerçekleşebilmesi için eğitim sisteminde hem sınav öncesinde hem de sınav esnasında çeşitli önlemler alınabilir:

  • Eğitimde fırsat eşitliği güçlendirilerek okulların eğitim kalitesi arasındaki farklar azaltılmalıdır.
  • Öğretmen kalitesi artırılırken, öğretmen açığı olan okullara öğretmen atamaları yapılmalıdır.
  • Sınav sorularının zorluk düzeyi dengeli dağıtılmalı, sorular tarafsız anlayışla hazırlanmalıdır.
    • Geçmiş yıllarda birçok merkezi sınavda sorular çalındı. Sınav güvenliği tartışılır oldu. Birinci olan yüzlerce öğrencinin başarılarını neye borçlu oldukları sorusu uzun süre tartışıldı. Bu nedenle sınav güvenliği en üst düzeyde sağlanmalıdır. Kopya ve usulsüzlükleri önlemek için etkili denetimler yapılmalıdır.
    • Okullarda maddi olanakları sınırlı öğrenciler için açılan kurslar ve destekleme programları, gerçek anlamda uygulanmalıdır.
  • Okullarda öğrencilerin sınav kaygısını azaltabilecek rehberlik hizmetleri verilmelidir.

Çözümün tam olarak yaşama geçirilmediği bu sınav sisteminde, yoğun emek harcayan tüm öğrencilere başarılar diliyorum.

Köşe Yazıları Haberleri