MHP'den gelen seçim sinyali ve CHP iç savaşı

MEHMET ÇETİNGÜLEÇ I MHP Merkez Yönetim Kurulu 27 Nisan'da toplanarak 15. Olağan Büyük Kurultayın 7 Mart 2027 tarihinde yapılmasına karar verdi. Bahçeli-Erdoğan görüşmesinde daha erken tarihte bir seçim konusunda mutabakat sağlanmış olsaydı MHP'nin kurultay tarihi öne çekilebilirdi.

MEHMET ÇETİNGÜLEÇ

MHP Merkez Yönetim Kurulu 27 Nisan'da toplanarak 15. Olağan Büyük Kurultayın 7 Mart 2027 tarihinde yapılmasına karar verdi.

Ancak...

Bu karar kamuoyuna açıklanmadı.

Ne zamana kadar?

MHP lideri Bahçeli'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'la 30 Nisan'da yaptığı görüşmeye kadar.

Bu görüşmeden 1 gün sonra, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, olağan kongre takvimini açıkladı.

Anlaşılıyor ki, Erdoğan ve Bahçeli görüşmesinde olası erken seçim tarihleri de ele alınmış.

MHP'nin büyük kurultay tarihi erken seçim konusunda sağlanan mutabakat dikkate alınarak kamuoyuna ilan edilmiş.

MHP'nin bu görüşme ışığında büyük kurultayını 2027 Mart'ında yapmaya karar vermesi, o tarihe kadar bir seçim olmayacağını gösteriyor.

Bu arada geçen süreçte MHP il ve ilçe kongrelerini tamamlayacak.

İlk kongre 19 Mayıs'ta "Atatürk'ü anmaya" atfen, Samsun'un İlkadım ilçesinde yapılacak.

Birçok il ve ilçede örgütleri fesheden MHP, yeni delegelerle seçime hazırlanacak.

MHP'nin önünde "hazırlık" için yaklaşık 10 aylık süre bulunuyor.

Bu sürede seçim olmayacağı söylenebilir.

Eğer...

Bahçeli-Erdoğan görüşmesinde daha erken tarihte bir seçim konusunda mutabakat sağlanmış olsaydı MHP'nin kurultay tarihi öne çekilebilirdi.

XXX

Peki erken seçim ne zaman olur?

MHP örgütlerini yenileyip seçime hazır hale geldiğinde...

Zaten Türkiye'de son 24 yıldır seçim tarihlerini belirleme konusunda işaret fişeği hep MHP'den geliyor.

Görünen o ki, 7 Mart 2027'deki MHP Büyük Kurultayından sonra seçim takvimi işlemeye başlayacak.

Ondan sonraki süreçte...

Mayıs'tan Kasım'a kadar herhangi bir tarihte erken seçim olabilir.

Tabii...

Mantıklı olan iktidarın emekli ve asgari ücretli gibi oy depolarını memnun ettikten sonra seçime gitmesi.

Önceki yazılarda vurguladığımız gibi, Temmuz 2027'de emeklilerin durumu "refah payı" ile iyileştirilip, asgari ücretlilere de ek zam yapıldıktan sonra seçime gitmek şu anda en akıllı seçenek gibi görünüyor.

XXX

Peki bu yıl içerisinde baskın seçim olabilir mi?

Ekonomik duruma bakalım:

Emekliler ayın 17'sinden itibaren ikramiye ve maaşlarını almaya başlayacak.

Emekli ikramiyesini 4 bin liradan 5 bin liraya çıkarmanın yükünü bile taşıyamayacak kadar zayıflamış bir bütçe var.

Yılın ilk 4 ayında 758 milyar lira açık vermiş bir bütçe.

Dış ticaret iyi gitmiyor.

Yıllık cari açık Mayıs ayında 40 milyar doları aşacak.

Savaşın ne kadar süreceği kestirilemiyor ve petrol yükü tüm dünya ile birlikte Türkiye ekonomisini de sarsıyor.

Enflasyonla mücadele sekteye uğradı. Yılsonu hedefi yüzde 16'dan yüzde 24'e yükseldi.

Merkez Bankası sıkı para politikasıyla dövizdeki dalgalanma ihtimaline karşı piyasaya müdahale ediyor.

Bir devalüasyon ihtimaline karşı şimdilik tek güvence 170 milyar dolar civarında seyreden brüt döviz rezervi ve Merkez Bankası Başkanının Türk lirasını değerli tutacaklarına dair sözü.

Böyle kaotik bir ortamda hükümetin "baskın seçime" gitmesi için rasyonel akıldan uzaklaşmış olması gerekir.

Özetle,

Sadece CHP'yi gafil avlama hevesiyle baskın seçime gitmek "Dimyat'a pirince gitme..." hesabına dönebilir...

XXX

Gelelim CHP'deki iç savaşa...

Daha doğrusu "sinsi" savaşa...

Partide iktidar kanadından medet uman, siyasi ahlaka sığmayacak akıl almaz ittifaklar kurulmuş.

İktidarın eli muhalefetin cebinde.

Her türlü "ucuz" senaryonun devreye sokulduğu bir savaş bu.

Ne yazık ki, bu savaşın baş aktörleri ipini iktidara kaptırmış kuklalar gibi... Yargı yoluyla mevcut yönetimi indirmenin hesabını yapıyorlar.

Oysa mevcut yönetimi partide işbaşına getiren onlar.

İmamoğlu'nu parlatan...

Gösterdikleri adaylarla partiyi sağa çeken de...

Şimdi...

"CHP'yi güvenli limana ulaştırma" gibi yüce hedefler öne sürseler de partiyi olabildiğince zayıflatarak iktidara ulaşma imkanını ortadan kaldırıyorlar.

Partiyi parçalamaya çalışanlar geçmişte verdikleri büyük mücadelelerle elde ettikleri saygınlığı kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını göremiyorlar...

İstanbul'a bakın.

Parti kongresiyle il başkanı seçiliyor, mahkeme kanalıyla atanmış eski CHP yöneticisi Gürsel Tekin, hala yerinde duruyor. Hafta içinde yine mahkeme kararıyla süresi uzatıldı ama "bu durum partime zarar veriyor" deyip bırakmak yerine pişkin bir tavırla görevde kalmayı tercih etti.

Tekin'in parti tabanında saygınlığı ne kadarsa, yarın yargı yoluyla partinin başına geçme planları yapanların saygınlığı da o kadar olacaktır.

CHP'de seçimle kaybettiği makama mahkeme yoluyla dönme hesabı yapanların kazanacağı hiçbir şey yok...

Genel seçim dahil...

Köşe Yazıları Haberleri