ABD-İsrail ikilisi ile İran arasındaki savaşta 1 ay geride kalırken, Türk borsasındaki hasara ilişkin veriler ortaya çıktı.
Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören şirketler, savaşın başladığı 28 Şubat'la 31 Mart 2026 tarihleri arasında 990 milyar lira değer kaybetti.
28 Şubat'ta 20 trilyon 650 milyar lira olan şirketlerin değeri, 31 Mart'ta 19 trilyon 660 milyar liraya geriledi.
Bu rakamlar savaşın ilk haftasında baş gösteren paniğin dindiğini gösteriyor. İlk hafta hisselerin değerinde 1 trilyon 100 milyar liralık düşüş olmuştu. Daha sonraki günlerde endeksin paralel seyrettiği ve kayıpların 990 milyar lira seviyesine gerilediği görülüyor.
Son haftadaki alımlar endeksin kısmen toparlanmasını sağladı ve BİST 100 endeksi 3 Nisan Cuma günü haftalık kapanışı yüzde 1.88 oranında yükselişle yaptı. Borsanın aylık binde 2 oranında değer kazandığı dikkat çekiyor.
Amerika, Avrupa ve Asya borsaları düşerken, Borsa İstanbul'un pozitif ayrıştığı görülüyor.
BIST 100 endeksi yıllık olarak yüzde 36'lık getiri ile de dünya borsalarının önünde.
Aslında...
Borsa İstanbul'da görünmeyen hasar, yükseliş potansiyelinin frenlenmiş olması. Son 1 ayda endeks yerinde sayıyor, ama savaş çıkmasa muhtemelen bugünkü seviyenin çok üzerinde olacaktı.
Savaştan önce yılsonu için BİST 100 endeksinin 17 bini geçmesi bekleniyordu. Şimdi bu rakamı yakalamak zorlaştı.
Küçük yatırımcılar kaçtı
Savaşın ilk haftasında endeksteki düşüşü fırsat bilen çoğu küçük yatırımcılardan oluşan 60 bin kişi borsaya giriş yapmıştı. Daha sonraki günlerde endeks fazla gerilemese de savaşın uzun süreceğine ilişkin beklentiler paniğe neden oldu.
Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre son 1 ayda 350 bin yatırımcı borsadan çıktı. Yatırımcı sayısı 6 milyon 780 binden 6 milyon 430 bine geriledi.
Yaşanan savaşın borsadaki testere hareketleri için fırsat doğurduğu ve bu ortamda küçük yatırımcılar korkup kaçarken büyüklerin paniği fırsata dönüştürdüğü dikkat çekiyor.
Yabancılar ne yapıyor?
Yabancılar 8 hafta süren toplam 3 milyar dolar civarında kesintisiz alımın ardından son 3 haftada önce 700 küsur, sonra 137 milyon dolarlık satış yaptırmıştı. 27 Mart'la biten haftada ise yabancılar 137 milyon dolarla alışa döndü.
Yerliler satıyor, ancak yabancı oranında düşüş yok. 3 Nisan Cuma kapanış itibariyle borsada yabancı oranı hala yüzde 36.
Son 3 ayda ne oldu?
Borsa İstanbul'da şirketlerin değeri 31 Aralık 2025 tarihi itibariyle 17 trilyon 330 milyar liraydı.
Ocak ayında yaşanan rallide şirketler 20 trilyon 620 milyar liralık değere ulaştı. Bir aylık artış 3 trilyon 290 milyar lira oldu.
Şubat ayında şirketlerin değeri 30 milyar lira daha artarak 20 trilyon 650 milyarlık seviyeye geldi. Bir ayda sadece 30 milyar liralık artış oldu.
Savaşın başlamasıyla birlikte borsanın yükseliş ivmesi kesildi. Mart ayında şirketler 990 milyar lira değer kaybetti.
Yılbaşına göre Borsa artıda
Geçen yılı 17 trilyon 330 milyar lira piyasa değeriyle kapatan borsa şirketlerinin mart ayı sonundaki 19 trilyon 660 milyar liralık değeri - savaş hasarına rağmen- son 3 ayda borsanın 2 trilyon 330 milyar lira değer kazandığını gösteriyor.
Bundan sonra ne olur?
Her ne kadar borsada, Avrupa ve Amerika ile paralel olarak Salı gününden itibaren yukarı doğru bir seyir izlense de İran savaşının biteceğine ilişkin beklentiler, spekülasyondan ibaret. ABD'nin ne yapacağı tam olarak bilinmiyor. Belirsizlik borsalar için ciddi bir risk oluşturuyor.
Yine de hisse fiyatları düştükçe kademeli alım yapılabilir. Çünkü savaş bittiğinde borsaların olumlu tepki vermesi bekleniyor.
Peki savaş ne zaman biter?
Petrol fiyatındaki artışın dünya enflasyonunu körüklemesi nedeniyle bu savaşın çok uzun sürmesine ne Amerika dayanır, ne de Avrupa.
O yüzden savaşın bitmesi için tabandan gelen güçlü tepki, yönetimler üzerinde baskı oluşturuyor.
Trump'ın birbiriyle çelişkili açıklamalarına aniden "savaş bitti" ya da "geri çekiliyoruz" gibi yeni bir açıklama eklenebilir.
Yine de, portföyün tamamını bir yere enjekte etmek riskli. Düşen altın fiyatları, yükselen mevduat faizleri ve dövizdeki beklenti yatırımcılar için ciddi alternatifler oluşturuyor. Eldeki tasarrufun tamamen borsaya yatırılması risk olur. Birkaç alternatiften oluşan sepet hazırlamak bu döneme için cazip görünüyor.
Black Rock etkisi mi?
Dünyayı yöneten Rockefeller, Rothschild gibi ailelere ait 13 trilyon dolarlık varlık yönetim şirketinin CEO'su Laurance Dauglas Fink'in 27 Mart'ta İstanbul'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyaret etmesi, "Acaba dışarıdan Türkiye'ye yüklü bir sıcak para girişi mi olacak" sorusunu gündeme getirdi.
Görüşmenin içeriğine ait bilgi yok, ama piyasa ziyareti olumlu algıladı. Türk tahvilleri ve borsaya Amerika'dan para geleceğine yönelik spekülasyonlar hızla yayılıyor. Bu tür söylentilerin yanıltıcı oma ihtimalini göz önünde bulundurmak lazım.
Çünkü...
Yüksek faiz yabancıları cezbedebilir. Bu yüzden Nisan toplantısında merkez bankası faiz artışına giderse şaşırtıcı olmaz.
Akılda tutulması gereken not şudur: Bu ay savaş bitse bile, Merkez Bankasının PPK toplantısında 300 baz puanlık faiz artışı olursa, borsa bundan olumsuz etkilenecek, en azından yeni yatırımcı girişi zayıflayacaktır...