Stajyer ve çırakların bitmeyen emeklilik mücadelesi: Çırağa müjde olmaz mı?

Sigorta başlangıcının tescil edilmesi için gündeme getirilen “geriye dönük borçlanma” formülünün TBMM’de düzenlenen Torba Yasa Taslağı’na girdiği haberini bazı internet siteleri “müjdeli haber” başlığıyla kamuoyuna duyuruldu. Staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının umutlu bekleyişlerini manipüle etmeye çalışan bu “haberler”, masadaki formüllerin nasıl olacağına dair detayları dahi yazıyor.

Hasan Aydın

2023’te çıkarılan EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) Yasası’ndan yararlanamayıp emekli olamayan staj ve çıraklık mağdurlarının emekliliğe ilişkin sorunları hâlen devam ediyor.

Sigorta başlangıcının tescil edilmesi için gündeme getirilen “geriye dönük borçlanma” formülünün TBMM’de düzenlenen Torba Yasa Taslağı’na girdiği haberini bazı internet siteleri “müjdeli haber” başlığıyla kamuoyuna duyuruldu. Staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının umutlu bekleyişlerini manipüle etmeye çalışan bu “haberler”, edindikleri kulis bilgileriyle masadaki formüllerin nasıl olacağına dair detayları dahi yazıyor.

Hâlbuki staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının tüm sorunlarının TBMM’de görüşülüp çözüleceğine dair şu ana kadar yapılmış herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor.

Bu konu, gündeme getirilen 4447 sayılı Kanun’la birlikte tartışılmaya başladı. 8 Eylül 1999 tarihinde çıkarılan 4447 sayılı Kanun’un hükümlerine göre emeklilik sistemi köklü biçimde değişti. Emeklilikte yaş + prim + sigorta başlangıcı şartları ağırlaştırıldı. Kanunla birlikte “emeklilikte sigorta başlangıcı tarihi” esas alındı, bu tarih için çalışanın uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık, ölüm) tabi olması şartı getirildi.

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na göre, 8 Eylül 1999 öncesinde işletmelerde stajyer ve çırak olarak işe başlayanların uzun vadeli sigorta primleri yatırılmamış; yalnızca kısa vadeli sigorta primleri (iş kazası ve meslek hastalığı) ödenmişti.

4447 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemeler sonucunda birçok kişi, emeklilik için gerekli prim gün sayısı ve hizmet süresi şartlarını taşımasına rağmen belirli bir yaşı dolduramadığı için emekli olamadı. EYT’li yüz binlerce kişi bu nedenle yıllarca emeklilik hakkına kavuşamadı, yaş şartının gerekliliği uzun süre tartışma konusu oldu.

İşe giriş tarihleri 8 Eylül 1999 öncesi olan kişiler için 1 Mart 2023 tarihinde kabul edilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun sayesinde, emeklilikte yaş koşulu dışındaki şartların sağlanması hâlinde yaş sınırı kaldırıldı ve EYT’lilerin büyük bir bölümü emekli oldu.

Öte yandan, 8 Eylül 1999’dan önce çalışma hayatına stajyer ve çırak olarak başlayan yaklaşık 240 bin kişi, işe başladıkları tarihte emekliliğe esas uzun vadeli sigortaları yapılmadığı için EYT kapsamı dışında kaldı. Bir başka ifadeyle, fiilen çalışmış olmalarına rağmen çalışmamış sayıldılar.

Çıraklık okullarından ve meslek liselerinden fabrikalara ve küçük işletmelere yasa gereği gönderilen; haftanın büyük bir bölümünü fiilen çalışarak geçiren, üretime katkı sunan, iş giriş tarihleri kaydedilen, vesikalık fotoğraflı ve tescil numaralı sigorta kartları verilen stajyer ve çırakların büyük bir bölümü, kendilerine “sigortanız başladı” denilerek verilen bu kartların geçersiz olduğunu ancak yıllar sonra, EYT Yasası çıkarılırken fark edebildi.

4447 sayılı Yasa ile stajyer ve çırakların sigorta başlangıçları emeklilik açısından geçersiz sayıldı ve EYT kapsamında erken emeklilik hakları engellendi. Staj ve çıraklık başlangıç tarihleri nedeniyle, aynı iş yerinde, aynı tarihte, aynı işi yapan ve aynı risklere maruz kalan kişiler arasında açık bir eşitsizlik ortaya çıktı.

Ölürken işçi, çalışırken değil

Çalıştıkları dönemde 15–16 yaşlarında olan stajyer ve çıraklara ya da ailelerine, sigortanın kapsamı ve emeklilik için uzun vadeli sigorta primlerinin gerekliliği yetkililer tarafından yeterince anlatılabilirdi. Emekliliğe esas sigorta primlerinin yatırılmamasında resmî kurumların ve işverenlerin hiç mi ihmali yoktu? Bilgileri dışında eksik yatırılan primlerin sorumluluğunun staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına yüklenmemesi gerekirdi.

EYT başvuruları başlarken dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Staj mağduru diye bir kavram doğru değil. Primini yatırmamış kişiler prim yatırmadan emekli olabilir mi? Staj bir eğitimdir, iş akdi başlamaz. Dolayısıyla EYT bunu kapsamıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Hayatlarının baharında; sanayide, fabrikalarda, irili ufaklı işletmelerde, tamirhanelerde, torna tezgâhı başında, kızgın ateş karşısında ve inşaatlarda sağlıksız ve ağır sömürü koşulları altında çalışan; iş disiplinine uyan ve geçirdikleri iş kazaları sonucunda hayatını kaybeden 770 stajyer ve çırak çocuk (2013–2025 İSİG verileri), çalıştıkları sırada işçi değil miydi? Eğer verilen yalnızca bir eğitim ise neden iş kazası sigortası yapılmış ve primleri yatırılmıştı? Çünkü bu çocuklar fiilen çalışmış ve fiilî bir hizmet akdi içinde bulunmuşlardı.

Mağdurlar örgütlendi

Staj ve çıraklık sigortası mağdurları, EYT düzenlemesinden yararlanamadıkları için daha uzun süre çalışmak zorunda kalacaklarını dikkate alarak, emeklilik hesaplamasında staj ve çıraklık başlangıç tarihlerinin esas alınmasında ısrarcı olmuşlardı. Taleplerini ve mağduriyet nedenlerini iktidara ve kamuoyuna duyurmak amacıyla farklı illerde dernekler kurdular, ardından “Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu” çatısı altında birleştiler.

Federasyon, özellikle 2023 yılından itibaren Türkiye’nin farklı illerinde stantlar açtı; düzenlediği basın açıklamaları ve sosyal medya çalışmalarıyla kamuoyu nezdinde görünürlük kazandı. Kurulan komisyonlar aracılığıyla siyasi partileri ziyaret ederek diyaloglarını artırdı.

Federasyon tarafından 10 Aralık 2023’te İstanbul Kartal Meydanı’nda, 21 Ocak 2024’te Ankara Anıttepe’de ve 15 Şubat 2024’te yeniden İstanbul Kartal Meydanı’nda binlerce staj ve çıraklık mağdurunun katılımıyla üç büyük miting düzenlendi. Bu mitinglerde emeklilik için ilk sigorta girişinin esas alınması ve staj-çıraklık mağduriyetinin sona erdirilmesi talepleri, yapılan konuşmalar ve atılan sloganlarla güçlü biçimde dile getirildi.

31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde staj ve çıraklık sigortası mağdurları, birçok ilde AKP’nin miting ve açılış programlarına katılarak “çırağa müjde, staja müjde” sloganlarıyla kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştı.

“Çırağa müjde olmaz”

17 Mart 2024’te AKP’nin Konya’da düzenlediği mitingde, “çırağa müjde” sloganları atılması üzerine kürsüde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çırağa müjde olmaz. Kalfaya, ustaya müjde olur. Bu tür adımlar yanlış adımlardır” diyerek slogan atanları uyarmıştı. Miting sırasında kimlikleri alınarak gözaltına alınan bazı staj ve çıraklık mağdurları ise kısa süre sonra serbest bırakıldı.

Öte yandan, üç seçim dönemi boyunca staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının çözüleceğine dair vaatlerde bulunan MHP, bu sözlerini süreç içinde yerine getirmedi; mağdurlara sabır tavsiye etti. İktidarın konuyla ilgilenen milletvekilleri ve bürokratlarıyla görüşen federasyon yetkililerine ise “şu an bütçe olanakları müsait değil” yanıtı verildi.

CHP’nin stajyer ve çırakların sorunlarına ilişkin verdiği Meclis Araştırma Önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da yöneltilen bir soruya “Gündemimizde staj mağdurları ve kademeli emeklilikle ilgili bir çalışma yok.” cevabını vermişti.

TÜİK işçi olarak kabul ediyor

TÜİK, işsizlik oranlarını düşük göstermek amacıyla işletmelerde çalışan stajyer ve çırakları işgücü istatistiklerinde işçi olarak saymaya devam ediyor. Staj ve çıraklık sigortası mağdurları ise SGK’ya şu soruyu yöneltiyor: “TÜİK bizi işçi olarak kabul ediyorsa, siz neden özlük haklarımızı vermiyorsunuz? Devletin iki resmî kurumu arasında bu denli bir çelişki olabilir mi?”

Uğradıkları mağduriyeti her fırsatta dile getiren staj ve çıraklık sigortası mağdurları, TBMM’de gündeme gelen geriye dönük borçlanma formülünün bir yasa hâline getirilmesine olumlu yaklaşıyor.

Yasal düzenleme şart

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesine göre; doğum, askerlik, doktora, uzmanlık eğitimi, avukatlık stajı ve hekimlerin asistanlıkta geçen süreleri borçlanma kapsamına alınmışken; aday çıraklık, çıraklık ve stajyerlik süreleri bu kapsama dâhil edilmedi. Yurt dışından gelenlere dahi geriye dönük borçlanma hakkı tanınırken, staj ve çıraklık sürelerinin kapsam dışında bırakılması önemli bir eşitsizliktir.

Yapılacak bir yasal düzenleme ile 8 Eylül 1999 öncesinde staj ve çıraklık yapan kişilerin, geriye dönük prim ödemesi yaparak sigorta başlangıç tarihlerini öne çekmeleri ve şartları uygunsa erken emeklilik hakkı kazanmaları mümkün olabilecek.

Toplumun geniş bir kesimini ilgilendiren bu düzenlemenin kısa süre içinde hayata geçirilmesi, kamuoyunun beklentisi açısından büyük önem taşıyor.

Yasanın Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından, geri ödeme tutarlarının miktarı ve hangi belgelerin temin edilmesi gerektiği kamuoyunda ayrıntılı biçimde tartışılacaktır.

İşçi olduklarının tescilini isteyen staj ve çıraklık sigortası mağdurları, işe giriş tarihinden itibaren uzun vadeli sigorta primlerini ödemeyi taahhüt ettiklerini ifade ediyor.

Sonuç olarak, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının emekliliğe ilişkin haklarının iadesi için, toplumsal destekle ve TBMM’deki siyasi partilerin uzlaşmasıyla hayata geçirilecek adil bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var.

Köşe Yazıları Haberleri