ZELİHA VE PATRONU: MAHKEME KARARLARI NEYE YARAR?

Mahkeme, engelli çocuğuna bakmak için çalışan Zeliha’nın kendisini işten çıkaran patronuna karşı açtığı davada, 11 yıl önce lehine karar verdi. Alacak miktarı o tarihte 2 bin 275 dolar ediyordu. Zeliha’nın ve avukatının elinde mahkeme kararı vardı ama icra yoluyla o olacak tahsil edilemedi. Şimdi alacağın değeri 1340 dolara düştü. Dava açarken devlet harcını almıştı, hesap yaparken bilirkişi de masrafını… İcra takibi yaparken devlet yine harcını almıştı, her tebligat için de masrafını… Bir tek Zeliha alacağını alamadı…

Zeliha, Ankara’da bir kantinde işçiydi. Engelli çocuğu ile beraber yaşıyordu, emeğiyle geçiniyordu. Kantini kapatan ve borca batan patronu işten çıkışını verince, Zeliha da çaresizce eski amirlerinin tanıdığı bir avukata başvurdu. Zeliha’dan ücret almayan, mahkeme masraflarını da cebinden karşılayan avukat, Ocak 2010’da Zeliha’nın davasını açtı, işvereni davaya cevap vermedi, Zeliha’nın şansı yaver gitti ve yıl bitmeden Aralık 2010’da davası karara çıktı.

Mahkeme, 1.500 TL kıdem tazminatı, 1.260 TL ihbar tazminatı, 310 TL yıllık ücretli izin ücreti ve 390 TL mahkeme masrafı olmak üzere 3.460,00 TL’nin işverenden alınarak Zeliha’ya verilmesine hükmetti. (yaklaşık 2.275 Dolar)

Avukatı gerekçeli karar yazılır yazılmaz, Ocak 2011’de icra dairesine başvurdu, icra emri tebliğ edildi, işverenin araçlarına ve taşınmazlarına (ev, dükkân, arsa) haciz konuldu. Ancak işverenin malları üzerine bankaların ipoteği, hacizleri, başka alacakların hacizleri vardı.

Gerçi işçi haczinin birçok alacağa göre öncelikliydi ama işçinin bu öncelikten faydalanması için ev, dükkân veya arsanın icra marifetiyle satılması, öncelikle satış masraflarının satışı yaptırana ödenmesi, ipotek alacaklısının da alacağını alması gerekiyordu. Para kalırsa işçi Zeliha tabi ki diğer alacaklılara göre öncelik hakkına sahipti. Ama satılan taşınmaz ve arabalardan para artmadı. İşverenin bankalardaki parasına, kredi çektiği bankalar el koyduğundan Zeliha’ya oradan da para gelmedi.

Zeliha’nın avukatı da kalan malları satışa çıkaramadı. Çünkü bu malları satışa çıkarmak için Zeliha en az 2 maaşını icra bilirkişi, tebligat ve satış masraflarına ayırmak zorundaydı. Satış sürecinde icra dairesinin yapacağı ufak bir hata satışı geçersiz kılabilirdi. Zaten emeği ile geçinen Zeliha satış masraflarını karşılayamazdı.

Bu arada Zeliha’nın işvereni emekli oldu. Ama alacaklı işçi bile olsa, borçlu işveren de olsa emekli maaşına haciz konamıyordu.

Zeliha’nın elinde alacaklı olduğunu gösteren bir mahkeme kararı vardı. 5 aylık ücretine denk gelen bu mahkeme kararı ile ne doğalgaz ne de elektrik faturası ödenebiliyordu. Markette alışveriş yaparken de işe yaramıyordu. Bir süre sonra Zeliha, avukatını aramayı bıraktı, icra dosyasını da unuttu.

Avukatı dosyayı takip etmeyi bırakmadı, aradan 10 yıl geçti, işverenin yeni açtığı işyerini buldu ama hacze gitmedi. Çünkü hacze gitmek için en az 750 TL masraf gerekiyordu. Hacze gittiğinde mesela kantindeki tost makinesini falan haczetse, haczettiği malları saklayacak yediemin deposuna mal bedelinden fazla kira ödemek zorundaydı, hem de 6 aylık peşin.

2020 yılının ilk aylarıydı, işveren haciz korkusu ile mi bilinmez, dosya hesabını çıkarın ödeme yapayım dedi, hesap çıkarıldı, işçilik alacaklarına en yüksek banka faizi uygulanmasına rağmen alacak 1.650 Dolara düşmüştü…

İşveren 2020 Nisan ayında ödeme yapabileceğini söyleyince avukat müjdeyi vermek üzere Zeliha’ya telefon açtı, ulaşamadı. Vekaletnamedeki adresine mektup gönderdi, tanıyan çıkmadı. Dile kolay 10 yıl geçmişti… Sonra icra dairesine durumu anlattı, halden anlayan bir memura denk geldi, güncel adresini öğrendi Zeliha’nın, müvekkiline mektup yazıp kendisini aramasını istedi. Telefonda müjdeyi verdi…

Ancak ödeme günü geldiğinde işveren covid nedeniyle işyerini kapatmıştı. Tahsilat yapılamadı. Yıl 2021 olduğunda da tahsilat yapılamadı. Bu yazıyı yazmadan önce Zeliha’nın avukatını aradım, halen tahsilat yapamamış.

Zeliha ya da avukatını ceza mahkemesi mahkûm etseydi, hâkim kararı savcılığa gönderecek, savcılık polis eliyle kararı infaz edecekti. Zeliha ya da avukatı devlete borçlansaydı, devlet kendi memurları aracılığıyla alacağını tahsil edecekti. Ama aynı devletin verdiği mahkeme kararını icra etmek için, Zeliha’nın, alacağından fazla masraf yapması gerekti, yapamadı.

Kuşkusuz her dosya böyle değildi, 100 TL icra masrafıyla tahsil edilen dosyalar da vardı.

Zeliha haklı olarak sormuş avukatına, ben bu mahkeme kararını niye aldım? Borçlarımı ödeyemeyeceksem, markette işime yaramayacaksa, işsizken derdime derman olmayacaksa hâkim niye bu kararı verdi?

2021 yılının sonlarına gelirken Zeliha’nın 10 yıldır tahsil edemediği alacağı 1.340 Dolara düşmüştü... Dava açarken devlet harcını almıştı, hesap yaparken bilirkişi de masrafını. İcra takibi yaparken devlet yine harcını almıştı, her tebligat için de masrafını. Bir tek Zeliha alacağını alamadı…

Köşe Yazıları Haberleri