Tuana'nın selde ölümüne 'doğal afet' denilerek verilen takipsizlik kararına itiraz: Tüm yetkililer yargılanmalı

Kastamonu’da 2021 yılında meydana gelen selde hayatını kaybeden Tuana İrem Işık’ın ölümüne dair yapılan soruşturmada verilen kovuşturmaya yer yok kararına Işık ailesinin avukatı itiraz etti. İtirazda dönemin Bozkurt Belediye Başkanından kaymakamına ve DSİ yetkililerine kadar pek çok kurum ve yetkili hakkında bilinçli taksirle adam öldürmeye sebebiyet vermek suçundan dava açılması talep edildi.

ESRA TOKAT


Batı Karadeniz’de 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen sel felaketi onlarca kişinin ölümüne ve çok sayıda binanın yıkılmasına sebep olmuştu. 11 yaşındaki Tuana İrem Işık da selde hayatını kaybedenler arasındaydı.

Ezine Çayı’nın denize kavuştuğu Abana sahilinde Tuana’nın cansız bedenine selden 2 gün sonra yani 13 Ağustos’ta ulaşılmıştı. Ardından ailenin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmaya İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı geçtiğimiz ay kovuşturmaya yer yok kararı vermişti.

Sel yatağına imar izni veren herkes sorumlu

Işık ailesinin avukatı Deniz Aykal verilen takipsizlik kararına geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Başsavcılığının kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın tetkiken incelenerek ortadan kaldırılması ve ölüme sebebiyet veren durumdan dolayı yetkililer hakkında kamu davası açılması için itiraz etti.

Aykal itiraz dilekçesinde Tuana’nın hayatını kaybettiği konutun dere yatağında olduğunu belirterek, Bozkurt Belediye Başkanı ve imar müdürleri ile yetkililerin sel yatağına imar izni vererek burada bina inşa edilmesine sebebiyet verdikleri için sorumlu olduklarını ve yine belediyenin dere yatağına imar izni verilmesine ilişkin olarak İçişleri Bakanlığına bağlı görev yapan Bozkurt İlçe Kaymakamı ile denetim yapması gereken amir ve memurların denetimi yapmamaları nedeniyle sorumlu olduklarını ifade etti.

Binayı inşa eden Embey Grup İnşaat Ltd. Şti. yetkilileri Yasin Gurur Tekin ve Metin Uzun’unda iş yeri olarak görünen yapının konut olarak satılmasından sorumlu oldukları için bu ölümden sorumlu tutulmaları gerektiğini kaydetti.

DSİ orman materyallerinin debinin yükselmesine neden olduğunu kabul etti

Avukat Aykal, maddi ve manevi açmış oldukları tazminat talepli dava dosyasında DSİ vekilinin cevap dilekçesinde suyun geliş yönünde orman emvalinin bulunmadığına dair raporun tam aksine sel ile birlikte orman materyallerinin dere üzerinde bulunan köprülerin altını tıkadığını, bundan kaynaklı suların yükselerek setleri aştığını ve bu köprülerin DSİ tarafından yapılmadığı gerekçesi ile sorumlu olmadıklarını savunduğunu belirtti.

Aykal dolayısıyla mevcut raporun aksine bizzat DSİ’nin dere debisinin orman materyalleri ile tıkanması neticesinde debinin yükseldiğini kabul ettiğini dilekçede vurguladı.

‘Bilinçli taksirle adam öldürmeye sebebiyet verme’ suçu

Avukat Aykal, Tuana İrem Işık'ın hayatını kaybetmesinden dolayı Bozkurt Belediye başkanı ve ilgilileri, Kastamonu DSİ yetkilileri, denetim görevini yerine getirmeyen İçişleri Bakanlığı adına görev yapan dönemin Bozkurt Kaymakamı ve ilgileri ile müvekkillerin sel esnasında ikamet ettiği ve aslında iş yeri iken konut olarak imalat yapıp müvekkillere satan müteahhitler Yasin Gurur Tekin ve Metin Uzun'un da soruşturmaya dahil edilerek ilgi sayılı dosyadan verilmiş olan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılması ve tüm ilgiler hakkında iddianame düzenlenerek bilinçli taksirle adam öldürmeye sebebiyet vermek suçundan dava açılmasını talep etti.

Yeterli delil ve şüpheye ulaşılamadığı gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlandırılmıştı

Tuana’nın ölümüne dair yapılan soruşturma ise bölgede başlayan yağmurun şiddetini artırması sonucu yağışların sel felaketine dönüştüğü, bunun üzerine daha sonra bölgenin Cumhurbaşkanlığı kararı ile afet bölgesi ilan edildiği, alınan meteoroloji raporlarına göre alması gereken yağış miktarından olağan dışı şekilde daha fazla yağış alması sonucu meydan gelen sel taşkınlarının bir doğal afet olduğu, bu nedenle Tuana’nın sel felaketine bağlı olarak hayatını kaybetmesinde herhangi bir kamu kurum veya kuruluşunun ya da kişinin kusur veya ihmalinin olduğu yönünde yeterli delil ve şüpheye ulaşılamadığı gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlandırılmıştı.

Özel Haber Haberleri